{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br><br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t:....<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14.02.2023<br>NUMARASI\t\t: ....\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 19.06.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 25.06.2025<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.10.2012 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki motosikletiyle Sivas ili istikametinden Yozgat ili istikametine seyir halindeyken plakası tespit edilemeyen bir tırın davacıya çarpması sonucunda çift taraflı ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza tespit tutanağındaki tek taraflı trafik kazası ibaresini kabul etmediklerini, söz konusu kazanın davacının aracıyla seyir halindeyken tır tipi aracın şerit ihlali yaparak davacının bulunduğu şeride geçerek motosiklete çarpması sonucu meydana geldiğini, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın asli ve tam kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00-TL geçici işgöremezlik tazminatı, 100,00-TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 50,00-TL bakıcı masrafı olmak üzere toplam 200,00-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın davacının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda kendi kusuru ile meydana geldiğini, bu durumun da kaza tespit tutanağı ile tespit edildiğini, söz konusu tutanakta meçhul bir araca kusur atfedilmediğini, bu sebeple davalı kuruma yöneltilebilecek bir talebin söz konusu olmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2020/438 Esas 2022/1603 Karar sayılı kararı ile, mahkemece dava dilekçesinde hangi vakıayı ispat için tanık deliline dayandığını belirten davacı vekilinin tanıklarının dinlenilmesi gerekirken tanık dinletme talebinin reddine karar verilmesi, hukukî dinlenilme hakkının ve bu hakkın alt unsurları olan “iddia ve savunma hakkı” ile “açıklama ve ispat hakkı”nın ihlâli niteliğinde olup adil yargılanma hakkı ile bağdaşmadığı, diğer taraftan, davacının ceza soruşturmasında şikayetçi olmaması yada takipsizlik kararına itiraz etmemesinin tazminat davası açmasına ve tazminat istemesine engel olmayacağı gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı sonrası davacı tarafça bildirilen tanığın talimatla ifadesinin alındığı, tanığın kaza  ilişkin görgüsünün bulunmadığı, dinlenen tanığın beyanında, kazaya doğrudan şahit olmadığını, kazanın nasıl meydana geldiğini de bilmediğini ifade ettiği, davacının ceza dosyasındaki beyanlarında da herhangi bir aracın sıkıştırmasından veya kendisine çarpmasından bahsetmediği, davacıda denge bozukluğu (MS) hastalığının bulunduğu, davacı tarafın trafik kazasının bir başka aracın dahili sonucunda gerçekleştiği yönündeki iddialarını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tanığın kazaya şahit olmadığını ancak kaza sonrası olay mahallindeki 5-6 kişinin kazaya, traktör ile kamyonun sıkıştırması sonucu meydana geldiğini söylediklerini, davacının kaza sonrası bilincini kaybettiği için kazaya ilişkin doğru bir ifade verememiş olabileceğini, kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, plakası tespit edilemeyen tırın davacı idaresindeki motosiklete çarptığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davacı idaresindeki motosiklete plakası tespit edilemeyen aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.<br>Mahkemece, davacı tarafın trafik kazasının bir başka aracın dahili sonucunda gerçekleştiği yönündeki iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili, davacının motosikleti ile seyir halinde iken plakası tespit edilemeyen bir tırın çarpması sonucu devrildiğini iddia ederek davacının işgücü kaybı zararının davalı kurum tarafından tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürmüş, mahkemece, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen ilk karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesini yapan Dairemizce, dava dilekçesinde davacının tanık deliline dayandığı, dava dilekçesinde hangi vakıayı ispat için tanık deliline dayandığını belirten davacı vekilinin tanıklarının dinlenilmesi gerekirken tanık dinletme talebinin reddine karar verilmesinin, hukukî dinlenilme hakkının ve bu hakkın alt unsurları olan “iddia ve savunma hakkı” ile “açıklama ve ispat hakkı”nın ihlâli niteliğinde olduğu belirtilerek kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince, kaldırma kararı sonrasında, davacı vekiline tanıklarını bildirmesi için süre verilmiş, davacı vekili sunduğu tanık listesinde, tanık ... ismini bildirmiştir. Mahkemece, tanık ... ifadesinin alınması için talimat yazılmış, tanık ... alınan ifadesinde, dava konusu kazayı bizzat görmediğini, olaydan sonra kaza yerine gittiğini, olay yerindeki bazı kişilerin kendisine, bir tır ile traktörün davacı idaresindeki motosikleti sıkıştırması sonucu motosikletin devrildiğini söylediklerini beyan etmiştir. Davacı tarafça bildirilen tanığın, olaya ilişkin görgüye dayalı bir bilgisinin bulunmadığı, duyuma dayalı beyanda bulunduğu, kaza tespit tutanağında, kazanın tek taraflı meydana geldiğinin tespit edildiği, davacının kaza sonrası ceza soruşturmasında alınan ifadesinde, kendisine bir aracın çarptığına dair bir iddiasının bulunmadığı, olayla ilgili hiçbir şey hatırlamadığını, kaza sonrası baygın şekilde hastaneye götürüldüğünü, bir hafta sonra kendisine geldiğini beyan ettiği görülmüş olup bu itibarla, davacının, motosikleti ile seyir halinde iken, plakası tespit edilemeyen bir tırın çarpması veya bir tır ile traktörün sıkıştırması sonucu devrildiğine dair iddianın ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı adli yardımdan yararlanmış olması nedeniyle istinaf başvurusunda alınmayan 1.683,10  TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile 435,50 TL harcın  davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,<br>3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>5-Kararın  taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki  haftalık süresi içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 19.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br> <br><br>Başkan <br> <br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Katip <br> <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"decdd042020d556f","SID":"717f9eacaa218741"}}