{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR <br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2024/464 <br>KARAR NO\t: 2025/511<br>MAHKEMEMİZİN 2024/464 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA;<br>DAVA\t: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 23/07/2024<br>BİRLEŞEN İZMİR 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/614 E.SAYILI DOSYASINDA;<br>DAVA\t: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 25/07/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 23/05/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Genel Kurul Kararının İptaline ilişkin asıl ve birleşen  davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili mahkememize sunduğu asıl dava dilekçesinde, davacının davalı kooperatif ortağı olduğunu, 28/06/2024 tarihli genel kurul toplantısına vekili aracılığı ile katıldığını, davalı kooperatifte 9 ayrı tipte mesken bulunduğunu, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin... D. İş sayılı dosyası ile şerefiye bedellerinin tespit edildiğini ve hak sahiplerine ödendiğini, böylece ortaklar arasında eşitlik sağlandığını, kooperatifin m2 'si küçük olan konut sayısının fazla olduğunu, nitekim 28.06.2024 tarihinde aidatların belirlenmesine ilişkin genel kurul kararının da çoğunlukta olan m2'si küçük konut sahiplerinin iradeleri ile eşitlik ilkesini bertaraf edecek nitelikte ve iyi niyet ve hakkaniyet ilkeleri gözetilmeksizin alındığını, kooperatif tarafından verilen ve konut tiplerine göre farklılık arz eden bir hizmetin de söz konusu olmadığını ileri sürerek, davalı kooperatifin 28.06.2024 tarihli genel kurulun 10 nolu gündem maddesinde yer alan ve aidatların belirlenmesine ilişkin alınan kararın yasal düzenlemeye, kooperatif ana sözleşmesine aykırı olduğundan iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili asıl davaya sunduğu cevap dilekçesinde, kooperatifte en küçüğü 75 m2, en büyüğü 200 m2 olmak üzere m2'lerine göre tip 1,2,3,4,5,6,7,8 olarak adlandırılan 8 ayrı tipte konutun mevcut olduğunu, aidat miktarının tip 8'den yukarı doğru arttığını, davacının konutunun  tip 5 olduğunu, davacının tip 6-7 ve 8 kategorisindeki evlere göre daha fazla aidat öderken tip 1-2-3 ve 4 kategorisindeki evlere göre daha az aidat ödediğini, m2'lere göre aidatın kademeli olarak arttırılması eşitlik ilkesini zedelemeyen hakkaniyete uygun bir yöntem olduğunu, kooperatifin yönetim giderlerinin oldukça yüksek olduğunu, elektrik faturalarının ve tüm arızaların aidatlardan karşılandığını, konut m2'lerinin ve bahçe büyüklüklerinin farklı olduğu ev tiplerinde kademeli olarak farklı miktar aidatın belirlenmesinin ana sözleşmeye, eşitlik ilkesine ve iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil etmediğini, aksine hakkaniyete uygun bir düzenleme getirdiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur. <br>Davacı vekili birleşen davaya sunduğu dava dilekçesinde, davacının davalı kooperatif üyesi olduğunu, davalı kooperatifin 28/06/2024 tarihinde gerçekleşen genel kurul toplantısına bütün üyelerin çağrılmadığını, genel kurula çağrı yapılmayan üyelerin toplantıya katılma ve oy kullanma haklarının ihlal edildiğini, ana sözleşmenin 28. maddesinde çağrı şeklinin düzenlendiğini, bu usule uyulmadığını, genel kurul toplantısında alınan kararların ana sözleşmeye, eşitlik ilkesine ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, 10. maddenin eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığını, aidatların konut metrekaresine göre belirlenmesi hususunun oylamaya sunulduğunu, suyun bütün üyelere eşit ve aynı miktarda verildiğini, kooperatif tarafından verilen tüm hizmetlerden diğer tüm ortaklar ile eşit sayıda yararlanmalarına rağmen aidatların konut metrekaresine göre belirlenmesinin ek ödeme yükünü getirdiğini ve kişisel sorumluluğu ağırlaştırıcı nitelikte olduğunu ileri sürerek, davalı kooperatifin 28/06/2024 tarihli genel kurul kararlarının mutlak butlanla yok olduğunun tespitine, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda bu genel kurulda 10. maddede alınmış olan kararın eşitlik ilkesine, iyi niyet kurallarına ve ana sözleşmeye aykırı olması sebebiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili birleşen davaya sunduğu cevap dilekçesinde, 23/07/2024 tarihinde aynı genel kurul kararının iptaline ilişkin olarak İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde...Esas sayılı davanın açıldığını, bu davanın ilk davanın açıldığı dosya nezdinde birleştirilmesi gerektiğini, davacı tarafın 35 üyeye hiç çağrı yapılmadığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu üyelere watsapp mesajı veya mail gönderilerek toplantıdan haberdar edildiklerini, bu üyelerden 11 tanesinin toplantıya katıldığını, davaya konu genel kurulun çağrısız toplantı niteliğinde olmadığını, dolayısıyla ana sözleşmenin 29. maddesindeki ve 1163 sayılı KK’nın 47. maddesindeki şartların aranmasının gerekmediğini, toplantı çağrı usulüne uyulduğunu, davacının muhalefet şerhi koyarak iptalini istediği 10. Maddede alınan kararın yasaya ve ana sözleşmeye uygun olarak alındığını, 1163 sayılı KK’nın 23. maddesinde kabul edilen eşitlik halinin nispi eşitlik yani aynı durumda olan üyeler arasındaki eşitlik hali olduğunu, kooperatifte kullanım alanları birbirinden farklı 8 ayrı büyüklükte konutun bulunduğunu, kullanım alanları farklılık gösteren bu konutların bahçe büyüklüklerinin de farklılık gösterdiğini, kademeli olarak farklı miktar aidatın belirlenmesinin ana sözleşmeye, eşitlik ilkesine ve iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturmadığınını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur. <br>İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dava dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirildiği ve dosyamız içine alındığı anlaşılmıştır. <br>Asıl dava, davalı ...Su Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi'nin 28.06.2024 tarihinde yapılan 2023 yılına ait olağan genel kurul toplantısında, gündemin 10. maddesinde alınan ve ortaklardan tahsil edilecek aidatların, konutların alanlarına göre belirlenmesini içeren kararın iptali ile ilgilidir. Birleşen davada ise, ilaveten genel kurul çağrısındaki usulsüzlükler gerekçe gösterilerek, genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptal edilmesi istenmiştir.<br>Dosyanın kooperatifler konusunda uzman serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi ile nitelikli hesaplamalar konusunda uzman hukukçu bilirkişiye verilerek, davalı kooperatife ait 28.06.2024 yılında yapılan 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında 10 nolu gündem maddesi ile alınan kararın iptali talep edilmiş olmakla anılan kararın kooperatifler kanunu, TTK hükümleri, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerine aykırılık bulunup bulunmadığı, birleşen dava yönünden de yine tüm genel kurul kararlarının butlanı öncelikli olarak talep edilmiş olmakla bu husustaki iddiaların inceleme konusu yapılarak çağrı usulsüzlüğü iddiaları ile karar ve toplantı nisapları da göz önüne alınarak alınan kararlara etkisi tüm usulü ve şekli kurallar yönünden değerlendirme yapılarak yine alınan kararların aynı şekilde kanuna kooperatif ana sözleşmesine, dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı yönünden rapor alınmasına karar verilmiştir.<br>Bilirkişiler Kooperatifler Konusunda Uzman ... ile Nitelikli Hesap Uzmanı Hukukçu ... 29.04.2025 tarihli raporunda, ortaklardan tahsil edilecek aidatların, konutların alanları esas alınarak hesaplanmasının, Yasa ve Ana Sözleşme hükümleri ile iyi niyet esaslarına aykırı olmadığı sonucuna varıldığı, 28.06.2024 tarihinde yapılan genel kurulda, gündemin 10. maddesindeki aidatların, ne şekilde hesaplandığının açıklanmadığı, ayrıca birleşen davada genel kurul çağrı yazılarının ortaklara gönderilmesinde, Anasözleşmenin 28. Maddesinde yer alan “en az bir ay önce gönderme” şartına riayet edilmediği, toplantı gündeminin 35 ortağa whatsaap kanalı ile gönderilmesinin de, anılan maddeye uygun olmadığı, genel kurul çağrısının usulsüz olduğu gerekçesiyle dava açan ...'nun dava konusu genel kurul toplantısına bizzat katıldığı, davacının genel kurul çağrısındaki usulsüzlüklerden etkilenmediği, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda ...'nun, genel kurul kararlarının iptalini isteyip, istemeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. <br>Bilirkişi raporuna karşı davacı vekili itiraz etmiş ise de, dosya içerisine ibraz edilen bilirkişi raporu, dosya kapsamına denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmakla ve esasen bilirkişi raporlarının nihai takdiri mahkememize ait bulunmakla davacı vekilinin yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve rapor aldırılması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Bilirkişi raporu dosya kapsamına ve mevzuata uygun bulunmakla hükme esas alınmıştır.<br>Dosya kapsamına göre davacıların ortağı olduğu davalı ... Su Arsa ve Konut Yapı Kooperatifinin 183 konutunun bulunduğu ancak kooperatifin 174 ortağı bulunduğu, bazı ortakların birden fazla konut sahibi olması nedeni ile üye sayısının konut sayısından az olduğu, davalı kooperatifin 28.06.2024 tarihinde yapılan 2023 yılının olağan genel kurul toplantısına 54 ortağın asaleten 30 ortağın vekaleten katıldığı, toplantı nisabının fazlası ile sağlandığı, gündemin 10 nolu maddesi ile 2024 yılı üye aidatlarının, aidat gecikme faizinin ve oturulmayan evlerin bahçe otlarının kesim ücretinin belirlenmesinin oylamaya sunulduğu, davalı kooperatifte farklı büyüklükte 8 tip konut mevcut olduğu, bu konutlardan davacı ...'a ait konutun 150 m2, ...a ait konutun ise 170 m2 olduğu, buna göre genel kurulda 150 m2'lik konutlar için 2.566,00-TL, 170 m2'lik konutlar için 2.908,00-TL aylık aidat ödenmesine ilişkin karar alındığı, bu kararın 31 ret oyuna karşılık, 42 kabul oyu ile alındığı ve karar nisabının sağlandığı anlaşılmaktadır. <br>Asıl ve birleşen davanın davacıları, açtıkları davayı kooperatif ortağı olarak açmışlardır. Kooperatifler Kanunu ve Ana Sözleşme hükümlerine göre kooperatif ortakları, gerekli şartları yerine getirmek suretiyle, Yasa ve Ana Sözleşme hükümleri ile iyi niyet esaslarına uygun olmadığını düşündükleri kararların iptali için dava açabilmektedirler. ... ve ...'nun, kooperatif ortağı olduğu, davalı tarafça da kabul edilmekte ve bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacılara dava konusu genel kurul toplantısına ait hazırun listesinde yer verildiği, genel kurul toplantısına davacı ...'nun bizzat katıldığı, davacı ...'nın ise vekaleten temsil edildiği görülmektedir ki, böylece genel kurul toplantısına katılma koşulu gerçekleşmiştir. Dava konusu olan gündemin 10. maddesindeki aidatların, konutların alanına göre belirlenmesine ilişkin karara 31 ortak ret oyu vermiş, ret oyu kullananların isimleri toplantı tutanağına yazılmamış ise de, toplantı tutanağındaki eksikliğin sorumluluğunun davacılara yüklenemeyeceği, ayrıca karara muhalefet şerhi koyan ... ve ...'nun, karar aleyhinde oy kullandığının kabulü gerekmiştir. Böylece muhalefet şerhini toplantı tutanağına yazdırma koşulu da gerçekleşmiştir. Sonuç olarak davacılar, Kooperatifler Kanunu ve Anasözleşmedeki dava açma şartlarını yerine getirmişlerdir.<br> Davacılar tarafından farklı aidat belirlenmesi, büyük konut ortaklarını mağdur edeceği ve alınan kararın eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddia edilmiş, davalı taraf ise kooperatifin verdiği hizmetlerden, büyük konutlar ile küçük konutların aynı ölçüde yararlanmadıkları, hizmetlerden yararlanma farklı iken eşit aidat ödenmesinin eşitsizlik yarattığı, farklı aidat uygulaması ile eşitliğin sağlandığı savunulmuştur.  Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kökeninde, kooperatifin verdiği hizmetlerden, alanları farklı olan konutların eşit olarak yararlanıp yararlanmadıkları, görüş ayrılığı yarattığından, öncelikle bu durumun irdelenmesi gerekmiştir. <br>Dava konusu genel kurulda belirlenen aidatlar, 18.06.2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısında belirlenen aidatların belli oranda arttırılması suretiyle hesaplanmıştır. Esasen 2023 yılına kadar tüm konutlardan eşit miktarda aidat tahsil alınmakta iken şikayetler üzerine eşit aidat uygulamasından vaz geçilerek, konutların alanlarına göre orantılı aidat belirlenmesi yoluna gidilmiş ve 2023 yılında yapılan 2022 yılına ait genel kurul toplantısında da karar alınmıştır. Bu kararın iptali için dava açılmadığı anlaşılmaktadır. Genel yönetim giderleri, kooperatifin varlığını sürdürmesi ve rutin giderlerin karşılanması için yapılan harcamalardır. Bu tür giderlere, konutların alanına bakılmaksızın tüm ortakların eşit olarak katılması gerekir. Ancak üretilen hizmetlerden, küçük konutlar ile büyük konutlar aynı oranda yararlanmazlar. Konutların alanları büyüdükçe bahçe bakım, elektrik, su, bakım onarım ve benzeri giderler de doğal olarak artacaktır. Dolayısı ile hizmet üretim giderlerinin, konutların alanlarına göre paylaştırılması, hakkaniyet kurallarının gereğidir. Böylece ortaklardan tahsil edilecek aidatların konutların alanları esas alınarak hesaplanmasının, yasa ve ana sözleşme hükümleri ile iyi niyet esaslarına aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Davacı tarafça Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesini...D. İş sayılı dosyası ile şerefiye bedellerinin tespit edildiği ve hak sahiplerine ödendiği,  böylece ortaklar arasında eşitlik sağlandığı ileri sürülmüş ise de, şerefiye bedelleri, inşaat imalatlarının tamamlanması aşamasında konutların yeri, yapı durumu ve sair özelliklerine göre takdir olunan kıymetler arasındaki farkın giderilmesini sağlayan bir değer olup ortaklara tahsis ve teslim edilen konutların kıymetleri, şerefiye bedelleri ile eşitlenmektedir. Bu nedenle şerefiye bedellerinin, konutlarda oturulmaya başlandıktan sonra oluşan giderlerin paylaşımına bir etkisi yoktur. Böylece davacının ileri sürdüğü eşitliğin sağlandığı yönündeki beyana itibar edilmemiştir. <br>Birleşen davada davacı ... genel kurula çağrının usulsüz yapıldığı iddiasının değerlendirilmesinden, davalı kooperatifin 174 ortağı bulunmakta ve toplantıya başlanmadan önce yapılan kontrollerde, çağrı yazılarının, 12.06.2024 tarihinde 128 ortağa imza karşılığında elden tebliğ edildiği, 11 ortağa ise 24.06.2024 tarihinde PTT kanalı ile iadeli/taahhütlü olarak gönderildiği tespit edilmiştir. Bu şekilde çağrı yazısı gönderilen ortak sayısının 139 olduğu, 35 ortağa genel kurul çağrısı yapılmadığı belirlenmiştir. Genel kurul çağrısı yapılmayan 35 ortaktan 25 ortağın genel kurula katıldığı anlaşılmıştır. <br>Genel kurul çağrısı ile ilgili usul ve esasların düzenlenmesi, Kooperatifler Kanunu'nun 45. maddenin 2. fıkrasında yer alan “Genel kurul, Ana Sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır” hükmü ile ana sözleşmelere bırakılmıştır. Aynı maddenin 7. fıkrasına, 21.10.2021 tarih ve 7339 sayılı Kanunla, “Genel kurul toplantısı anasözleşmede va şartıyla elektronik ortamda da yapılabilir. Genel kurullara elektronik ortamda katılma, öneride bulunma, görüş açıklama ve oy verme, fiilen katılmanın ve oy vermenin bütün hukuki sonuçlarını doğurur. Bu hükmün uygulama esasları ile genel kurula elektronik ortamda katılmaya ve oy vermeye ilişkin ana sözleşme hükmü örneği Ticaret Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir” hükmü eklenmiştir. Anasözleşmeye hüküm konularak, genel kurul toplantılarının elektronik ortamda yapılmasına olanak sağlandığına göre, aynı şekilde genel kurul bildirimlerinin de elektronik ortamda yapılmasına olanak sağlanabilir. Ancak davalı kooperatife ait Anasözleşme incelendiğinde, Kooperatifler Kanunu'na uyumlu hale getirmek üzere anasözleşme intibakının yapılmadığı, 1989 yılında kabul edilen Anasözleşmenin halen yürürlükte olduğu görülmektedir. Ana sözleşmenin tam metni birleşen dosyada mevcut olup, 28. Maddesi, “Olağan ve olağanüstü toplantılara çağrı; taahhütlü mektupla, ayrıca gerektiğinde gazete ile gazete olmayan yerlerde mahalli örf ve adete göre ilan yoluyla yapılır. Çağrının sadece yazılı olarak imza karşılığında yapılması da mümkündür. Çağrının toplantı gününden en az 30 gün önce ve en çok 2 ay içinde yapılması, toplantı gün ve saati ile yerinin ve gündem maddelerinin bildirilmesi zorunludur.” hükmünü içermektedir.  28.06.2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına ait çağrı yazıları, 128 ortağa 12.06.2024 tarihinde imza karşılığında elden teslim edilip, 11 ortağa 24.06.2024 tarihinde PTT kanalı ile gönderilmekle, Anasözleşmenin 28. maddesinde yer alan “çağrının toplantı gününden en az 30 gün önce yapılması” koşuluna uyulmamıştır. Çağrı yazılarının 35 ortağa whatsaap kanalı ile gönderilmesi de, anılan maddeye uygun değildir. Ancak birleşen davanın davacısı ... dava konusu genel kurul toplantısına bizzat katılmıştır. Dava konusu genel kurul çağrısının usulüne uygun olarak yapılmamasına rağmen bu durumun birleşen davacı ...'nun toplantıya katılmasına engel olmamıştır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, usulüne uygun olarak yapılmayan çağrı nedeniyle toplantıya katılamayan kooperatif ortakları, genel kurul kararlarının iptali için dava açabilmektedir. Genel kurul çağrısındaki usulsüzlükler genel kurul kararının iptali için yeterli değildir, talebin kabul edilebilmesi için iptali istenen kararın, yasa ve ana sözleşme hükümleri ile iyi niyet esaslarına uygun olmadıklarının iddia ve ispat edilmesi de zorunludur. Asıl ve birleşen davada iptali istenen 28.06.2024 tarihinde yapılan genel kurulda gündemin 10. Maddesi ile alınan karar, Yasa ve Ana Sözleşme hükümleri ile iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. <br>Yukarıda açıklanan gerekçelerle iptali istenen 28.06.2024 tarihinde yapılan genel kurulda gündemin 10. Maddesi ile alınan kararın, Yasa ve Ana Sözleşme hükümleri ile iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddia ve ispat edilmediğinden asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen davacı ... iptalini istediği genel kurul toplantısına bizzat katıldığından, genel kurul çağrısındaki usulsüzlüklerden etkilenmediğinden, genel kurul kararının iptalini isteyemeyeceğinden, birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Asıl ve Birleşen davanın REDDİNE,<br>2-Asıl dava yönünden, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın düşümü ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının asıl davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, <br>3-Asıl dava yönünden; asıl davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin asıl davacıdan alınarak asıl davalıya VERİLMESİNE, <br>4-Asıl dava yönünden, asıl davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin asıl davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>5-Birleşen dava yönünden, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın düşümü ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının birleşen davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, <br>6-Birleşen dava yönünden; birleşen davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin birleşen davacıdan alınarak birleşen davalıya VERİLMESİNE, <br>7-Birleşen dava yönünden, birleşen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin birleşen davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE,<br> Dair, davacı vekilleri ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  23/05/2025<br><br>Başkan ...<br>✍e-imzalı <br>Üye ...<br>✍e-imzalı <br>Üye ...<br>✍e-imzalı <br>Katip ...<br>✍e-imzalı <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f62eb236b45a81a7","SID":"ece4b9c91d953c13"}}