{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ     <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2024/238 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/20<br><br>HAKİM\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: .... <br>VEKİLİ\t: Av. ... -.... <br>DAVALI \t: 1- ... .... <br>VEKİLİ\t: Av. ... .... <br>DAVALI \t: 2- ... - ... .... <br><br>DAVA\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) <br>DAVA TARİHİ\t: 24/05/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 15/01/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH  \t: 27/01/2025<br>Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili 24/05/2024 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dünya çapında sayısız ülkede uzun yıllardan bu yana sahibi olduğu tesciller ile pantene ve ... markalarını koruma altına almış olduğunu, müvekkilinin pantene ve ... markalarının gerçek, öncelikli ve üstün hak sahibi olduğunu, müvekkilinin pantene ve ... ibaresini içerir markaları, uzun yıllardır süregelen kullanım ve tanıtım faaliyetleri sonucunda ilgili sektörde tüketici tarafından bilinir hale gelmiş olduğunu ve doğrudan müvekkili ile bağdaştırıldığını, müvekkilinin pantene  ... markasını ve pantene ibaresini içeren markaları ile davalıya ait ... sayılı marka başvurusunun benzer olduğunu, başvuru kapsamında yer alan mallar ve hizmetler açısından karıştırılma ihtimali bulunduğunu, bu nedenle dava konusu başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca reddi gerektiğini, müvekkilinin pantene logo markalarının tanınmış marka olduğunu, tüm mal ve hizmetler bakımından koruma kapsamında olduğunu, dava konusu markanın varlığının, müvekkilinin tanınmış ve önceki tarihli markalarının itibarını ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, markaların sulandırılmasına da sebep olacağını, davalı şahsın kötü niyetli olduğunu belirterek; ... sayılı ... kararının iptaline, tescili halinde dava konusu ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>C E V A P :<br>Davalı ... vekili 03/06/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu \"...\" ibareli başvuru markası ile davacının \"...\" ibareli itiraz <br>markası değerlendirildiğinde genel görünümleri <br>ve bir bütün olarak bakıldığında bıraktıkları intibanın, karıştırılacak şekilde benzer <br>olmadıklarını, dava konusu markayı okuyan veya gören ortalama dikkate sahip ve her iki <br>işareti yan yana karşılaştırma imkânı olmayan kişinin zihnindeki intibanın, davacıya ait <br>marka/markaların bıraktığı intiba ile aynı olmadığını, dava konusu markaya baktıklarında, <br>asıl, marka algılaması yaratan unsurun “...” ibaresi olduğunu ve itiraz markasını <br>incelediklerinde bu veya buna benzer herhangi bir ibarenin mevcut olmadığını, başvuru <br>markasından farklı renk ve şekilde, farklı konumlandırılmış bir ... unsurundan ibaret <br>olduğunu, söz konusu markalar bir bütün olarak <br>değerlendirildiğinde; karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını, söz konusu <br>markanın bölünerek değil, bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, söz konusu <br>markaların birbirlerinden farklı olduklarını ve iltibas yaratacak şekilde benzemediklerini, bu <br>nedenle 6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesinde sayılan şartları sağlamadığını, başvuru konusu <br>markanın tesciline bir engelin olmadığını, iki marka örneğinin <br>aynı firmanın markası gibi algılanabilecek nitelikte olmadığı gibi iki markanın karıştırılma <br>ihtimallerinin hiçbir şekilde  olmadığını <br> beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...'a usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen, davaya karşı cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. Bu nedenle HMK m.128 hükmü gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.<br>UYUŞMAZLIK :<br>Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... kararının iptali istemi ile 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şahsa ait ... sayılı \".... \" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, davalı şahsın kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.<br>GEREKÇE:<br>İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden, markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>... kararının iptali istemi bakımından yapılan değerlendirmede ise; davacı vekili 16/12/2024 tarihli dilekçesi ile ... kararının iptali istemi bakımından feragat beyanında bulunmuştur. <br>Davacı vekilinin sunmuş olduğu vekaletnamede açıkça feragate yetkisinin bulunduğu  anlaşılmaktadır.<br>Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK m.307) Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ya da mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK m.309/2) Somut olayda davacı vekili dilekçe ile feragat beyanında bulunduğundan feragat nedeni ile ... kararının iptali isteminin reddine  karar verilmiştir.<br>Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M  :<br>1-... kararının iptali isteminin FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,<br>2-Dava konusu markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>3-Harçlar Kanunu m.22 uyarınca alınması gereken 615,40/3*2=410,27 TL maktu karar ve ilam harcının peşin yatan 427,60 TL harçtan mahsup edilmesi ile arta kalan 17,33 TL'nin talebi halinde davacıya iade edilmesine,  <br>4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.6 hükmü gereği hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,<br>5-Davacının yapmış olduğu 427,60 TL başvurma harcı, 410,27 TL karar ve ilam harcı, 182,40 TL vekalet harcı, 800,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.820,27 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,<br>Dair, davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin ve davalı ...'ın yokluğunda, HMK m. 341 hükmü gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ....  Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2025<br><br>Katip ...<br> E imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br> E imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cb17a5dfab6db6f","SID":"b53c2598ccf6a931"}}