{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   4. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/2299 <br>KARAR NO\t: 2025/1275<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 26/06/2025<br><br><br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) DAVACININ İDDİASI VE İSTEMİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde:  09.08.2021 tarihinde müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu ve davalı ..... tarafından sigortalanan aracın seyir halinde iken sol ön tekerinin patlaması ve buna bağlı sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracın takla atarak ters şekilde sürüklenmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralanmasına bağlı maluliyeti oluştuğunu, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, dava açılmadan önce zararın giderilmesine yönelik davalı ... şirketine yapılan başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 50,00 geçici iş göremezlik tazminatı ile 25,00 TL geçici ve 25,00 TL kalıcı bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 25.01.2023 tarihli değer arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden talep sonucunu 305.447,70   TL'na, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden talep sonucunu 41.002,46 TL   TL'na ve bakıcı giderleri yönünden talep sonucunu 7.155,00 TL'na yükselterek toplamda 353.605,16 TL'nın davalıdan tahsilini istemiştir.<br>B) DAVALININ SAVUNMASI: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından dava açılmadan önce yapılan zorunlu başvuru esnasında sunulması gereken evraklar sunulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sadece sürekli iş göremezlik tazminatının ödenmesinden sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını, kabul anlamına gelmek kaydıyla kusur, maluliyet ve zararın usulüne uygun tespit edilmesi gerektiğini, SGK tarafından ödenen bir tazminat varsa bunun mahsup edilmesi gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini ve avans faizi talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/04/2023 tarih ve E.2022/89, K.2023/216 sayılı kararı ile; \"...Dava, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyle araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralanmasına bağlı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin davalı ... şirketinden tahsili istemine ilişkindir.<br>....plaka sayılı aracın 26.04.2021-26.04.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma ve ölüm halinde kişi başı maddi tazminat üst limitinin 430.000,00 TL olarak belirlendiği, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu sigortalı aracın dava dışı ....'ın sevk ve idaresinde iken 09.08.2021 tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı ... şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, kaza nedeniyle davacıların yaralanmasına bağlı olarak SGK tarafından peşin sermaye değerli rücuya tabi her hangi bir ödeme yapılmadığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı ... şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığı, bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecekse tazminatın miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkindir.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.\"; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.  Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı ..., düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. <br>Dosya içerisinde yer alan kaza tespit tutanağı ile kusura ilişkin alınan bilirkişi raporundan, 09.07.2021 günü Saat:12.20 sıralarında davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ve dava dışı sürücü ....'ın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracı ile .... istikametine seyri sırasında olay yerine geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, seyir yönüne göre yolun sağından yol dışı kalarak, mısır tarlasına devrilmesi sonucu davaya konu kaza meydana gelmiştir. Kaza tespit tutanağında araç sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK.'nun 56/1-A maddesini ihlal ettiği belirtilmiş, yargılama aşamasında Ankara ATK'dan alınan bilirkişi raporunda  ise, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, kazanın meydana gelmesinde kusur izafe edilecek başka herhangi bir kişi, kurum veya kuruluş bulunmadığı mütalaa edilmiştir. Alınan bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce de benimsenmiş ve kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir. <br>Kaza nedeniyle davacının geçici ve sürekli maluliyet durumunun ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davaya konu kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı  engel oranının %29 ve sürekli olduğu, 09.07.2021  tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 2 ay olduğu ve yine aynı tarihten itibaren kişinin iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında kişinin %100 özürlü sayılması gerektiği, mütalaa edilmiştir. Her ne kadar davalı ... tarafından cevap dilekçesinin ekinde sunulan davacı hakkında düzenlenmiş medikal görüş raporunda belirtilen maluliyet oranı yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda belirtilen orandan daha düşük olarak tespit edilmiş ve bir an için aralarında çelişki olduğu düşünülse dahi, medikal görüş raporunun ilgili mevzuatta belirtilen sağlık kuruluşlarınca düzenlenmemiş olması karşısında eldeki dava yönünden çelişki oluşturacak mahiyette kabul edilmemiştir.<br>Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporunda; güncel asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada, davacının 305.447,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 41.002,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 7.155,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplamda 107.409,48 TL maddi tazminat hesabı yapılmıştır.<br>Maluliyet ve tazminat hesabı yönünden alınan bilirkişi raporlarında belirtilen miktar ve oranların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş ve mahkememizce de benimsenmiştir. <br>Bu kapsamda belirlenen tazminat miktarlarından resen müterafik kusur indirimi yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılması gerekir. Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden davaya konu kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı meydana gelen zararın artmasına ilişkin davacıya kusur atfedilecek herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, belirlenen tazminat miktarlarından müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek görülmemiştir.<br> Davalı ... sigortalısının veya eyleminden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında ve poliçede yazılı teminat miktarı kadar tazminat ödemekle yükümlü olup, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olmasına göre, davacı yönünden tespit edilen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderlerinin tamamının ödenmesinden sorumlu olup, bu yöne ilişkin bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda davacı vekili tarafından değer arttırım dilekçesi ile talep edilen miktarlar üzerinden davanın kabulüne ve davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetildiğinde kabul edilen alacağın tamamına davalı ... şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>1-Davanın KABULÜNE, 305.447,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 41.002,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 7.155,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplamda 353.605,16 TL'nın davalı ... şirketinin temerrüt tarihi olan 19/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,...\" karar verilmiştir.<br>D) İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı vekili istinafında; Yerel mahkeme tarafından verilen kararın eksik inceleme sebebiyle hatalı olduğunu, davacının maluliyetine ilişkin Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 31.05.2022 tarihli rapor ile  Erişkinler için Engellilik Sağlık Raporuna göre davacının engel oranı %29  tespit edildiğini, müvekkili şirketin almış olduğu MEDİKAL RAPORDA; davacı için vertebra fraktürüne bağlı verilen yükseklik kaybı oranının kaza ile illiyeti kurulamadığını, davacının kaza tarihli BT raporları ve beyin cerrahi konsültasyon notları incelendiğinde lomber vertebrada herhangi bir hassasiyet ya da fraktürden bahsedilmediğini, beyin cerrahi tarafından cerrahi işleme gerek durulmadığının belirtildiğini, kaza tarihinden 2 ay sonra çekilen BT ve MR raporlarındaki çökmeye bağlı yükseklik kaybının kaza ile illiyeti kurulamadığını, davacının yaşı ve diğer vertebralarındaki fıtık durumları da göz önüne alındığında bu durumun davacının kendisinden kaynaklandığı hususu incelenmeksizin rapor hazırlanmasının hatalı olduğunu, davacının nöbeti olmayan ancak nöbet riski geçirme olanlar için verilen %5lik orana da katılmalarının mümkün olmadığını, davacının kaza tarihli beyin tomografisinde sağ frontal bölgede hematomdan bahsedilmediğini, daha sonra beyin cerrrahide herhangi bir patolojiye rastlanmadığını, Antiepileptik tedavi verilmediğini,  cerrahi uygulanmadığını,  davacının nöbet geçirme riski bulunmadığını, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu,  geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafı sorumluluk kapsamında bulunmadığını, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda  karar verilmesini talep etmiştir.<br>E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava; Tek taraflı trafik kazasında yolcu konumundaki davacının yaralanmasına bağlı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin tahsiline ilişkindir. <br>Dosyanın incelenmesinde; kazanın, 09.07.2021 günü Saat:12.20 sıralarında sürücü ...'ın, içerisinde yolcu olarak (davacı) ...’ın bulunduğu, yönetimindeki \"....\" plaka sayılı kamyonet ile .... yönüne seyri sırasında olay yerine geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, yolun sağından yol dışı kalarak, mısır tarlasına devrilmesi neticesi, davacının yaralanması şeklinde meydana geldiği, mahkemece, ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu, Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından maluliyet raporu ve aktüerya uzmanından tazminat raporu alınarak yargılama neticesinde, davanın kabulüne ve 305.447,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 41.002,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 7.155,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplamda 353.605,16 TL'nın davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, işbu kararı davalı ... vekilinin istinaf ettiği anlaşılmıştır. <br>**Davalı vekili iki temel noktadan kararı istinaf etmektedir;  <br>1-İlki, davacının maluliyetine ilişkin Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 31.05.2022 tarihli rapor ile  Erişkinler için Engellilik Sağlık Raporuna göre davacının engel oranı %29  tespit edildiği, müvekkili şirketin almış olduğu Medikal Raporda; ....davacının kaza tarihli beyin tomografisinde sağ frontal bölgede hematomdan bahsedilmediği, daha sonra beyin cerrrahide herhangi bir patolojiye rastlanmadığı, ..... cerrahi uygulanmadığı, mahkemece aldırılan maluliyet raporu ile şirketlerince aldırılan özel rapor arasında çelişki bulunduğu yönündeki istinafı, <br>2-İkincisi ise, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu, geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafının sorumluluk kapsamında bulunmadığı yönündeki istinafıdır.  <br>**İstinafın Değerlendirilmesi:  <br>1-Yargıtayın istikrarlı uygulamasına göre, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin   bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması zorunludur. <br>Somut olayda, davacının maluliyetine ilişkin Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 31.05.2022 tarihli raporda kaza tarihine uygun olarak Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğe göre davacının engel oranı tespit edilmiş olup davalı ... şirketinin sunduğu özel rapor ise doktor iki uzmandan alınmış ve ilgili yönetmeliğe uygun düzenlenmemiştir. Bu nedenle Yargıtayca da kabul edilmeyen kişi veya kurumlardan alınan rapor ile üniversiteden alınan rapor arasında bir çelişkiden bahsedilemez. <br>Mahkemece olay tarihinde yürürlükte olan ve 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e göre belirlenen geçici ve sürekli maluliyet raporları gereğince yapılan hesaplamaya itibar edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Davalının bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. <br>2-Davalı tarafın, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmayacağı yönündeki istinafına gelince; Geçici işgöremezlik nedeniyle hükmedilecek tazminatın kusurlu sürücü ve işletenin yanında ZMSS poliçesini düzenleyen şirketin de gerçek zarar nedeniyle sorumluluğu kapsamı içerisinde değerlendirilmesi gereklidir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, Esas No: 2015/6603, Karar No: 2018/794 sayılı ilamı). Buna göre, geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketi de sorumludur. Yine davalı vekilince istinaf konusu edilen bakıcı giderlerinden de sigorta şirketi sorumludur. Bu nedenle davalının bu istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.<br>Bu itibarla, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereği  esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalıdan alınması gereken 24.154,76 TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 6.039,00 TL harcın  mahsubu ile eksik kalan 18.115,76 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,   <br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, <br>6-Kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkartılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, Yargıtay'a temyiz kanun yolu açık olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"375a97ae0effed3c","SID":"591ad05b707e3797"}}