{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br><br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No<br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t:....<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28.03.2023<br>NUMARASI\t\t:...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 19.06.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 24.06.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.06.2016 tarihinde davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın davacının yolcu olarak bulunduğu araca,  çarpması sonucu davacının yaralandığını, davalı şirket tarafından davacıya ödeme yapıldığını ancak yetersiz olduğunu belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca şimdilik 3,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 2,00 TL bakıcı gideri ve 2,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 10,00 TL maddi tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 22.223,27 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 47.550,85 TL’ye, tedavi gideri için 2.750,00 TL’ye yükseltmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete müracaat ederek ihbarda bulunulduğunu ve şirket tarafından hasar dosyası açıldığını, yaptırılan aktüer hesaplamaları dikkate alınarak davacının yaralanması neticesinde 34.506,47 TL tutarında tazminat ödemesinin davacıya yapıldığını ve sorumluluğunun kalmadığını, poliçeden dolayı şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, davacının kalıcı sakatlığının bulunmadığını, bakıcı ihtiyacı duymadığını, rapor alınması gerektiğini, geçici iş görmezlik ve tedaviye ilişkin sorumluluğun SGK da olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanabileceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün %25 oranında, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu raporuna göre, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %4 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 18 ay olduğunun, bakıcı ihtiyacının bulunmadığını mütalaa edildiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı, tedavi gideri ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 12.01.2018 tarihinde 34.506,47 TL sürekli işgöremezlik ödemesi yapıldığı, ödeme tarihi verilerine göre yapılan hesaplama dikkate alındığında davacının ödeme ile sürekli işgöremezlik zararının karşılandığı, tedavi gideri yönünden doktor bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı için açılan davanın reddine, 22.223,27 geçici iş göremezlik tazminatı, 2.750,00 TL tedavi gideri  toplamı olan 24.973,27 TL tazminatın dava tarihi olan 06.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının sürekli işgöremezlik zararının karar tarihine en yakın verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacının gelirinin düşük esas alındığını, davalı tarafından yapılan ödemenin sadece sürekli işgöremezlik zararı için değil tedavi gideri ve geçici işgöremezlik zararı için de olduğunu, tedavi giderinin az hesaplandığını, bakıcı gideri taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu araca, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı gideri talep etmiş, mahkemece davacının bakıcı ihtiyacı bulunmadığından bakıcı gideri talebinin reddine,  sürekli iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödeme ile karşılandığı gerekçesi ile reddine, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre de; davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde ödeme tarihi itibariyle davalı tarafça gerçekleştirilen ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmeli, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davalı tarafından yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme), hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. <br>Somut olayda, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, dava konusu kazadan kaynaklanan işgücü kaybı zararlarının karşılanmasının talep edildiği, davalı şirket tarafından 12.01.2018 tarihinde davacıya 34.506,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihindeki veriler esas alınarak yapılan hesaplama sonucu davacının sürekli işgöremezlik zararının 10.539,00 TL olarak hesaplandığı, buna göre davalı sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödemenin yeterli olduğu belirlendiğinden davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Davacının tedavi gideri talebinin hesaplanması yönünden adli tıp doktoru bilirkişiden rapor alındığı; raporda, davacının hastane tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığının, davacı tarafça karşılanmayan tedavi giderine ilişkin dosyaya bir belge (fatura, makbuz vs) sunulmadığının belirtildiği ve tedavi evrakları incelenerek tedavi süresince yapılması gereken ulaşım giderinin 2.750,00 TL olduğunun ayrıntılı şekilde hesaplandığı, raporun dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu anlaşılmış, davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu raporunda, davacının dava konusu kazadaki yaralanması nedeniyle bir başkasının bakımına muhtaç olmadığı belirtildiğinden bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu görülmüş, bu itibarla davacı vekilinin tedavi gideri ve bakıcı giderine yönelik istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye \tgelir kaydına, <br>3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine ,<br>5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’da TEMYİZ YOLU AÇIK  olmak üzere 19.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br><br>Başkan <br> <br><br>Üye <br> <br><br>Üye <br> <br><br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a5a2a738ec81f78","SID":"b040a4ef4afc0433"}}