{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/89 <br>KARAR NO: 2025/912<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/11/2024<br>NUMARASI: 2024/508 Esas -  2024/1113 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın, iş sözleşmesinin ikale ile sona ermesinden sonra 1 ay geçtiğin de yöneticiliğini yaptığını, müvekkil şirketinin Ankara şubesinin bulunduğunu, aynı binada bir ofis kiraladığını, diğer davalı ... A.Ş'yi kurduğunu, bu şirket üzerinden müvekkilinin iştigal alanı olduğu boya, mürekkep, boya pigmenti, boya ham maddeleri, boya yardımcı maddeleri alım ve satımıyla iştigal etmeye başladığını, davalı ...'ın kendisi ayrıldıktan sonra yönetici asistanı ...’u ayarttığını müvekkil şirketten istifa ettirdiğini ve ... bünyesinde işe aldığını böylece kendisine bir ... Ankara Şubesi kopyasını oluşturduğunun ortaya çıktığını,  bu noktada ...'un uzun yıllar boyunca Ankara Şubesinde çalıştığını, tüm müşterilerle muhatap olduğunu, yönetici ... ile müşterilerinin arasındaki bağlantıyı sağladığını, müvekkil şirketinin tüm bilgi ve kayıtlarını elinde bulundurduğunu, davalı tarafın bu süreçte müvekkil şirketinin Anadolu’daki müşterilerinin hedef aldığını, istanbul’da bir şube kurma girişimlerinde bulunduğunu, bu amaçla 12 yıldır müvekkil şirketinin merkezinde çalışanın, tanınırlığını ve tecrübesiyle şirketin her departmanıyla ilişkisi bulunan dolayısıyla şirketin üretim prosedürlerini, ürün formüllerini, muhasebe kayıtlarının ve tüm müşteri portföyünü elinde tutan bir personel olan ...yı ayarttığını işten çıkmasını sağladığını, müvekkil şirketinin 1998 yılında kurulduğunu ve uzun yıllar ticari faaliyetlerde bulunduğunu halen de masterbach boya sektöründe piyasa olarak kabul edilen Bayrampaşa Sanayi Bölgesinde bir dükkan kiralanması amacıyla ... ile birlikte hareket ettiğini, davalı ile ... Bayrampaşa'da kiralık dükkan baktıklarının öğrenildiğini, davalı taraf bu amacının gerçekleştirdiğini, ... ile arasındaki gönül ilişkisinin de kullandığının düşünüldüğünü, dolayısıyla davalı taraf müvekkil şirketin nezdinde çalışan her iki çalışanını da, ayarttığını, şahsı ve şirketi hesabına çalışmasını sağladığını, davalının bu faaliyetlerinin ortaya çıkmış olması ile müvekkil şirketin harekete geçtiğini, davalıya karşı Bakırköy ... Noterliğinin ... yevmiye, 08.01.2024 tarihli ihtarnamesini keşide ettiğini, sözleşmeden ve yasadan doğan tazminatlarının ödenmesini ihtar ettiğini, davalı ...'ın,  müvekkil şirketinin müşterileriyle bizzat ve birebir görüşmeler yaptığını, müvekkil şirket hakkında ...’un artık bittiğini,  bundan sonra piyasada kendisinin var olduğunu, müvekkil şirketin ortaklarının ailevi sorunlar yaşadığını, ...'ın kötü alışkanlıklarının olduğunu, Ankara şubesini kapattığını, Anadolu'ya mal satmasının imkansız olduğunu, mal isteyen müşterilerinin yarı yolda kalacağını, üretimlerinin aksayacağını, kendisi ayrıldıktan sonra artık ...'un dağılacağını, ...'un finansal olarak zorda olduğunu, güvenilemeyeceğini türünden gerçeğe aykırı söylemlerinin müvekkil şirketinin kötülediğini ve karaladığını, ...'un  tüm müşterilerinin kendisiyle çalışmaya başladığını ortaya attığını, müvekkil şirketinin müşterilerine yeni teklifler verdiğini, davalı tarafların, müvekkil şirketinin Ankara şubesinin birebir aynısını kopyalayadığını, davalı tarafın söze konu hükümlerinin her birini ayrı ayrı ihlal ettiğini,  müvekkil şirketin hem ticari olarak hem de itibar olarak zarara uğradığını, müvekkil şirketinin müşteriyle görüşmeler yaptığını, müvekkil şirketi kötülemekte ve karalamakta olduklarını daha düşük fiyatlar ve ödeme kolaylıkları teklif ettiğini, haksız rekabette bulunduğunu, müvekkil şirkete kasten zarar verdiğini, dava konusu taleplerine ilişkin dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak müzakereler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin tüm talep hakları ile manevi tazminat talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla davalı tarafların hukuka, ticari ahlak, etik ve rekabete aykırı davranışlarda bulunarak işledikleri haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını, davalıların haksız rekabet fiilleri nedeniyle maddi tazminat olarak 1.000 TL'nin 11.01.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, davacı şirket ile davalı ... arasında akdedilen iş sözleşmesi hükümleri  ile 10/c maddesi uyarınca rekabet yasağı hükümlerinin ihlal edilmesi halinde belirlenen cezai şart alacağından şimdilik 500 TL,  10/b, 10/d ve 10/e  hükümlerinin ihlal edilmesi halinde 11. Maddede belirlenen cezai şart alacağından şimdilik 500 TL olmak üzere fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla toplam: 1.000 TL alacağın 11.04.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte Davalı ...'dan  tahsiline, davalı tarafların haksız rekabet teşkil eden yasaya ve akde aykırı eylemleriyle kamuya ilan edilen yanıltıcı iddia ve beyanların; tüm masrafı davalılar tarafından karşılanmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan gazetelerden biri vasıtasıyla kamuya ilan edilerek düzeltilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara müşterek ve müteselsilen tahsiline tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlerinde satış elemanı olarak çalıştığını, 28/09/2023 tarihinde tarafının kanunsuz emirlere uygulanmaya zorlandığını ve  özel hayatının gizliliğini ihlal ettiği suretiyle tehdit ve şantaja varan baskılara maruz kaldığını, istifaya zorlandığını, müvekkilinin istifa etmediği üzerine, işveren tarafından haklı bir neden bildirmeden iş sözleşmesinin feshedildiğini, davaya konu edilen ve müvekkilin imzaladığı iddia olunan sözleşme ve içeriklerini kabul etmediklerini, sözleşmenin bir suretinin müvekkile verilmediğini, dava dilekçesinde buna benzer bir beyan ya da delilin bulunmadığını, davacı dava dilekçesinde bir takım ikale sözleşmesinin varlığından bahsettiğini, ikale sözleşmenin şekil şartlarının mevcut olduğunu ve müvekkilin iş akdinin sonlanmasında bir ikale sözleşmesinin akdedilmediğini, sözleşme işveren tarafından haklı bir sebep bildirilmeden feshedildiğini, cezai şart da iş bu sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacı tarafça  müvekkilin kişilik haklarına yoğun saldırılar ve iftiralar mevcut olduğunu, davacının dava dilekçesinde haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli iddiaları kabul etmediklerini, müvekkilin iş akdinin başından sonuna şirketine emek verdiğini, şirketi iyi konumlara taşıdığını, davacı dilekçesinde müvekkille firma sahibinin oğlunun çok samimi olduğunu, 01/06/2013 tarihinden bu yana çalıştıklarını beyan ettiğini, müvekkil tarafından herhangi bir çalışan ya da işçinin iş akdinin sonlandırılmasına teşvikin söz konusu olmadığını, olamayacağını, şirket yetkililerinin kurumsal yapı sınırlarını aşmak suretiyle kanunsuz emirlere uymayan çalışanlara hakaret, tehdit ve şantajda bulunduğu suretiyle suç işlediğini ve mobing uyguladığını, müvekkilinin şirket çalışanı ... ile bir gönül ilişkisinin olduğunu ve birlikte hakaret ettiklerini, bu sebeplerle durumda gerçeğe aykırı tüm iddiaları kabul etmediklerini bildirdiklerini, davacı şirkete ait herhangi bir bilgi ya da belgenin müvekkilinde olmadığını, şirketin merkezinin İstanbul da olmasının aynı yerde bir iş ya da işlem tesisinin söz konusu olmadığını, haksız ve mesnetsiz iş bu davanın usulden reddini, haksız ve mesnetsiz iş bu davanın usulden reddedilmemesi halinde esastan reddini, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep  etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Davacı taraf, davalı ile aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali iddiasından kaynaklı tazminat  talep etmektedir. Davalı taraf süresi içerinde yetki itirazında bulunmuştur. Davacı ve davalılar  arasındaki temel ilişki değerlendirildiğinde davalıların yetki itirazının yerinde olduğu, yetkili Mahkemenin tayininde HMK 6. Maddesi gereği davalıların yerleşim yeri Mahkemesinin yetkili olması gerektiği, davalıların  adresinin Ankara  olduğu, açıklanan bu nedenlerle Mahkememizin yetkisizliğine, yetkili Mahkemenin Ankara  Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar vermek gerektiğini ve davanın yetki nedeniyle reddine, mahkemenin yetkisizliğine,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; doktrinde haksız rekabet, haksız  fiilin özel bir görünüm şekli olarak kabul edildiğini, haksız fiil de olduğu gibi haksız rekabet hukukunda da amaç, haksız rekabet fiilinin faili ile mağduru arasında, kanuna aykırı hareket etme neticesinde doğan zararın giderilmesi ve bu zararın oluşumunun engellenmesi olduğunu, haksız rekabet hükümlerinin temelde koruduğu menfaatin, ekonomik ilişkiye dahil olan piyasa katılımcılarından zarar gören veya zarar görme ihtimali bulunanların iktisadi menfaatini koruduğunu, dolayısıyla haksız fiile ilişkin düzenlenen yasa hükümlerinin haksız rekabet uyuşmazlıkları bakımından da aynı şekilde uygulama alanı bulacağını, haksız fiilden doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin HMK md. 16:  “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir” hükmüyle belirlendiğini, alıntılanan yasa hükmünün haksız eylemden kaynaklanan tazminat davaları için özel yetki kuralı olduğunu v davacıya seçimlik hak tanıdığını, davacının yasanın tanıdığı seçimlik hak uyarınca huzurdaki davayı, şirket merkezi olan  Esenyurt/İstanbul adresine göre yetkili bulunan Bakırköy Ticaret Mahkemelerinde ikame etmiş olduğundan İlk Derece Mahkemesinin yetkili olduğunu, açıklanan durumda  usul ve yasaya aykırı şekilde kurulan yetkisizlik kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; işçinin rekabet yasağını, sadakat yükümlülüğünü, sır saklama yükümlüğünü  ihlal etmesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart,  ayrıca davalı işçi ve şirket hakkında TTK 55 ve devamı hükümlerince haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve haksız rekabetten kaynaklı maddi taminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davalıların yetki itirazı kabul edilerek Bakırköy Mahkemelerinin yetkisizliğine,  HMK 20/1 maddesi gereği talep edilmesi halinde dosyanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş,  karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin uyuşmazlığın çözümünde yetili olup olmadığı noktasındadır.Davacının davalı ...'a yönelik davası iş sözleşmesi ile kararlaştırılan rekabet yasağı, sadakat ve sır saklama yükümlülüklerine aykırı davranışı nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde davalı adresinin Etimesgut/ Ankara olduğu, işçinin çalışma yerinin  Esenyurt /İstanbul'daki  fabrika  olmak üzere işverenin ... Sitesi  ... Cadde ... Sokak no: ... Ostim/Yenimahalle - Ankara adresindeki kurulu şubesi dahil tüm Türkiye olarak belirtildiği görülmektedir.  Yine rekabet yasağına ilişkin 10.c Maddesinde personelin rekabet  yasağı \"işverenin faaliyet gösterdiği alanda sürekli veya geçici olarak çalışmış olduğu işverenin Türkiye'deki işyerlerinde ve/vaya işyerlerinin bağlı bulunduğu ilerde.... işin yapıldığı şehirlerde borçlar kanunun 445. Maddesi gereğince 2 yıl rekabet etmemeyi....\" üstlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda sözleşmenin rekabet etmeme hükmünün ifa yeri başta Bakırköy/İstanbul ve Ankara illeridir. Bu dava yönünden yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri olan (HMK 6)  ve sözleşmenin ifa yeri olan (HMK 10)  İstanbul mahkemeleri yetkilidir.Haksız rekabet istemi yönünden davalı gösterilen her iki davalının adresi yine Ankara adli yargı çevresindedir. TTK'nın Haksız rekabete ilişkin düzenlemelerinden kaynaklı davalar HMK 6. Maddesi gereği davalıların yerleşim yerinde açılabileceği gibi aynı zamanda bir haksız fiil olduğundan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer yada zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. (HMK 16)  bu talep yönünden Ankara mahkemeleri yetkili olduğu gibi davacı adresinin bağlı bulunduğu Bakırköy Adliyeleri de yetkili olduğu anlaşılmaktadır.Somut uyuşmazlıkta her iki talep yönünden Bakırköy  Mahkemeleri yetkili olduğu gibi her iki talebin dayanağı  olan vakıalar aynıdır. Bu durumda davalıların yetki itirazının reddine karar vermek gerekirken kabulüne yönelik karar isabetli değildir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi   isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-3 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.27/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8901a0331d7b03ac","SID":"dce006b13271f15b"}}