{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1066 <br>KARAR NO: 2025/1218<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/03/2025<br>NUMARASI: 2023/1015 E. 2025/231 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 13/06/2025\t<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 06/03/2025 tarih ve 2023/1015 E - 2025/231  K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin faturaya bağlanmış alacağının tahsili bakımından davalı borçlu hakkında Yahyalı İcra müdürlüğünün ...esasında kayıtlı olarak 15.11.2022 tarihinde 240.311,72 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığını, takipten sonra ve fakat ödeme emrinin tebliğinden önce borçlu tarafından müvekkilin banka hesabına bilgisi dışında 17.11.2022 tarihinde 90.000 TL ve 25.11.2022 tarihinde 113.654,00TL olmak üzere toplam 203.654,00TL ödeme yapıldığını, ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra ise borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğini, \tDavalının, takipten sonra- ödeme emri tebliğinden önce yapmış olduğu kısmi ödemeye rağmen, müvekkile ödenmesi gereken, bakiye ana para 36.657,72 TL, icra takip giderleri, icra vekalet ücreti ve gecikme faizi alacağına yönelik haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, bu aşamada arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşma sağlanamadığını, davalının ... inşaatı adı altında faaliyet  gösterdiğini, işletenin ihtiyaçları için gerekli dere kumunu müvekkilinden fatura karşığılında aldığını, davalının ticari işletmesinin Yahyalı şantiyesindeki işlemleri ile müvekkilinden mal alımında bulunduğunu, yahyalı ilçesinde teslimi yapılarak ifa edilen işbu mal bedellerinden doğan para alacağını müvekkiline ödenmediğini, davalının, almış olduğu mal bedellerine ilişkin faturaya itiraz etmediği ve ayrıca icra takibinden sonra borcunu kabul edip ana paranın büyük bir kısmını ödediğini buna rağmen ödeme emri tebliği sonrası hiçbir borcu bulunmadığını gerekçe göstererek itirazda bulunduğunu, tüm bu nedenlerle,davalı borçlunun icra takibine karşı yapmış olduğu yetkiye , borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının;Bakiye ana para borcu 36.657,72 TL,takip tarihindeki toplam borç üzerinden hesaplanacak icra vekalet ücreti,icra masrafları ve  faiz alacağı  yönünden  iptali ile takibin devamına,borçlunun bakiye alacağın %20’sinden az olmayacak şekilde inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafından Yahyalı İcra Dairesi ...Esas sayılı ile başlatılan icra takibine  itiraz doğrultusunda yetkiye açıkça itiraz ettiklerini, davacı  tarafından icra dosyasının yetkili icra dosyasına gönderilmediğini yetkisiz icra dosyası üzerinden Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi üzerinden dava açıldığını, müvekkili şirketin merkezinin Diyarbakır ilinde olmasına rağmen davacı tarafından hukuka ve yasalara aykırı olarak Yahyalı İcra Dairesi'nde icra takibi açıldığını, Davacının açmış olduğu icra takibinin ilamsız icra takibi olup borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinin yetkili olması gerektiğini, davacı tarafından  Yahyalı İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra takibi neticesinde 15/11/2023 tarihli 240.311,72-TL asıl alacak üzerinden müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlattığını, icra takibine konu olan asıl alacağa dair dayanak belgesi icra takibinde davacı tarafından sunulmadığını, davacı tarafından 04/10/2022 tarihli ... fatura numaralı 240.311,72-TL'lik fatura düzenlendiğini, her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinde \"müvekkil şirketin faturaya itiraz etmediği\" belirtilmiş ise de bahse konu durumun gerçeği yansıtmadığını, düzenlenen faturaya dair müvekkili şirket tarafından süresi içerisinde itiraz edildiğini, faturanın e-Fatura sistemi üzerinden reddedildiğini, Davacı tarafından düzenlenen hatalı fatura reddedilmesine rağmen, müvekkil şirket 17/11/2022 tarihinde 90.000,00-TL ve 25/11/2022 tarihinde 113.654,00-TL toplamda 203.654,00-TL'lik ödemeyi davacıya yaptığını, davacının usul ve yasalara aykırı faturayı düzeltmemesine rağmen; müvekkili şirkete karşı alacağının muaccel olmadan 15/11/2022 tarihinde Yahyalı İcra Dairesinin ...Esas sayı dosyası ile icra takibi başlattığını, yapılan icra takibi neticesinde ödeme emrinin  02.12.2022 tarihinde tebliğ olduğunu, somut olayda davacı alacaklı, iddia olunan borca konu takip talebinde borcun kaynağını ve nedenini yazmayıp faturaları ilgili icra dosyasına sunmadığını,bu nedenle faturaların bu davada delil olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerden dolayı Sayın mahkemenizin yetkisiz olduğu, yetkili mahkemenin Diyarbakır yargı çevresinin olduğuna, mahkeme aksi kanaatte ise dahi yetkili mahkemenin Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna; sayın mahkemenin yetkili mahkeme olduğuna karar vermesi halinde ise; açılan davanın reddi ile davacı aleyhine dava konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.      <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Somut olayda; davacı, ticari satımdan kaynaklı alacağın tahsili istemiyle davalı alıcı hakkında satış bedelinin tahsiline yönelik icra takibi başlatmış; davalı, icra takibi başlatıldıktan sonra kısmen ödeme yapmış ve ödeme yaptığı kısım dışında kalan alacağa ilişkin süresinde borca itiraz etmiş ve icra takibi durmuştur. Her ne kadar davalı, takip konusu borcun bir kısmını davacıya ödemiş ise de davacının takip konusu alacağa ilişkin aradaki akdi ilişkiyi ispat yükü yer değiştirmemiştir. Kaldı ki davacı, aradaki akdi ilişkinin davalının yapmış olduğu kısmi ödeme tutarı kadar değil takip talebinde istenen tutarın tamamı kadar olduğunu da ispatla yükümlü olup, ispat yükü yer değiştirmemiştir. Davacı, dava dilekçesinde her iki tarafın ticari defter ve belgelerine delil olarak dayandığına göre öncelikle kendi tuttuğu ticari defter ve belgeleri mahkemeye ibraz etmekle yükümlüdür. Hal böyleyken davacının ticari defter ve belgelerini geçerli bir mazeret öne sürmeksizin ibrazdan kaçınmış olması nedeniyle alacağın varlığı ve miktarını ispat edememiş olup; dosyada mevcut diğer delil ve belgeler de davacının haklılığını ispata elverişli olmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.<br>Davacının davalı hakkında başlatmış olduğu icra takibinin (davalının yaptığı kısmi ödeme dışında) haksız olduğu; bunun yanında, tacir olan ve basiretli iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü bulunan davacının alacaklı olduğunu ileri sürdüğü halde tutmakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgelerini mahkemeye ibrazdan haklı bir sebep olmaksızın kaçınması nedeniyle kötüniyetli olduğuna kanaat getirilerek davalının kötüniyet tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davanın Reddine, ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, faturaya bağlanmış alacağının tahsili bakımından davalı borçlu hakkında Yahyalı İcra müdürlüğünün ...esasında kayıtlı olarak 15.11.2022 tarihinde 240.311,72 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığını,  takipten sonra ve fakat ödeme emrinin tebliğinden önce borçlu tarafından müvekkilinin banka hesabına bilgisi dışında 17.11.2022 tarihinde 90.000 TL ve 25.11.2022 tarihinde 113.654,00TL olmak üzere toplam 203.654,00TL ödeme yapıldığını, ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra ise borca  itiraz ettiğini, davalının ,takipten sonra- ödeme emri tebliğinden önce yapmış olduğu kısmi ödemeye rağmen, müvekkiline ödenmesi gereken, bakiye ana para 36.657,72 TL,icra takip giderleri,icra vekalet ücreti ve gecikme faizi alacağına yönelik haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının, alacağın tahsilini geciktirme niteliği dışında bir amaç ihtiva etmeyen haksız ve kötüniyetli itirazının iptali bakımından açılan işbu davada,alacağın varlığı ve miktarı,dosya içerisinde mevcut ödeme dekontları,fatura ve davalının ikrar mahiyetindeki beyanları ile sabit olduğu halde mahkemece (ticari defterlerin ibraz edilmediği gerekçesi ile) alacağın ispatının yapalamadığı kanaati ile davada red kararı verildiğini, oysaki ,müvekkilinin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına dair ara karar gereği bilirkişi ücreti taraflarınca yatırılmakla birlikte defterlerin ibrazı aşamasında , ticari e-faturaların muhatabı alıcı (borçlu) tarafından reddedilmesi halinde,satıcı (müvekkillin) e-defter kayıtlarına işlenemediği,bu sebeplerle de dava konusu faturanın e-defter kayıtlarında bulunmadığının anlaşılması üzerine süresi içerisinde vermiş oldukları 19.11.2024 tarihli dilekçe ile mazeretlerinin mahkemeye bildirildiğini  ve davalının herhangi bir bildirim veya ihbar yapmaksızın ve ayrıca hiçbir yasal ve haklı gerekçe göstermeksizin ticari e-faturayı reddetmesi nedeniyle,ticari e-defterlerinde dava konusu faturaya ilişkin kayıt bulunmayan davacı müvekkilinin defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına yönelik ara karardan dönülmesi talepleri  hakkında herhangibir karar ve inceleme yapılmaksızın davanın reddine karar verildiğini, davalının yasal ve haklı gerekçe göstermeksizin salt  faturaya itiraz etmiş olması borcunu ortadan kaldırmadığı gibi, icra takibinden sonra fatura bedelinin,hizmet tutarı kısmını kuruşu kuruşuna müvekkili hesabına göndermekle taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ve mal teslimatını,takibe dayanak fatura bedelinin asıl alacak tutarını açık ve net bir biçimde kabul etmiş bulunduğunu, bu hali ile akdi ilişkiyi ve  mal teslimatını kabul ederek  kısmi ödemede bulunan davalının,borcunun bulunmadığı ve faturanın reddi gerekçelerini yazılı delillerle ispatlaması gerektiği halde bu yükümlülüğünü de yerine getiremediğini, ayrıca,icra dosyası ve  takibe dayanak belgeler,banka ödeme makbuzları,borçlu itiraz dilekçesi ve dosya kapsama ile sabit olduğu üzere davalının borcu ikrar etmekle birlikte icra takibinde borcun tamamına itiraz ettiği,borcun bir kısmına (faturadaki KDV kısmına) itiraz ettiği biran için kabul edilse bile İİK madde 62/4 gereği itiraz edilen miktarı,itiraz dilekçesinde açıkça bildirmesi gerekirken,bu açıklıkta yasaya uygun bir itirazının da bulunmadığı  sabit oluğundan  davalının takip konusu alacağın tamamına itirazı yasal dayanaktan yoksun ve mesnetsiz bulunduğu dosya içerisindeki mevcut delillerle de sabit halde olduğunu, bu nedenlerle ,mahkemenin defter dışında belge ve delilerle alacağın ispatının yapılamadığına dair gerekçesinin hatalı bulunduğunu, bunlardan ayrı olarak, davalı borçlunun, takipten sonra- ödeme emri tebliğinden önce borcunu kabul ederek  yapmış olduğu kısmi ödemeye konu miktar üzerinden müvekkiline ödenmesi gereken,  hesaplanacak ,icra vekalet ücreti ,takip masrafları, gecikme faizi,bakiye borç ve harçlar yönünden sorumluğunun devam etmekte olup bu yönü ile de itirazın iptali gerektiği halde mahkemece bu talepler yönünden de davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı bulunduğunu beyan ederek yerel mahkemenin davanın reddine dair kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan deliller, gerekçeli kararda da belirtildiği üzere yerleşik içtihatlarda da belirlenen özellikleri taşımakta olup usul ve yasaya uygun olduğunu, dosyaya sunulan deliller neticesinde tüm iddialarının sübut bulduğunu, dosyayı istinaf mahkemesine taşıyan davacı tarafta iddialarını ispatlayamadığını, tüm iddiaların soyut olarak kaldığını, yapılan işlemlerin hepsinde iddialarının doğruluğunun da kanıtlandığını, yerel mahkemenin ilamı oldukça yeterli ve isabetli olduğunu,  bu sebeple davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasını talep etme zaruriyetinin hasıl olduğunu beyan ederek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 06/03/2025 tarihli 2023/1015 Esas ve 2025/231 Karar numaralı kararının onaylanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dava, ticari satımdan kaynaklı faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılmış icra takibinde itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.<br>Yahyalı İcra Dairesi ...Esas Sayılı dosyası incelendiğinde;  davacı tarafından davalı aleyhine 15.11.2022 tarihinde  ... No'lu fatura 240.311,72 TL Numaralı fatura dayanak yapılarak 240.311,72 TL asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalı tarafından yetkiye ve borca itiraz edildiği görülmüştür .İcra dosyasına  sunulan  yapılan ... No'lu fatura incelendiğinde;  203.654 TL Mal ve hizmet toplam tutarı 36.657,72 TL (%18) KDV  olmak üzere toplam  240.311,72 TL olarak düzenlendiği görülmüştür.<br>Davalı tarafın borcu itiraz dilekçesi incelendiğinde; işbu dosyada ödenmesi talep edilen alacak müvekkil tarafından kabul edilmemektedir. Fatura hatalı olduğu alacaklı şahsa bildirilmiş olmasına rağmen fatura işleme bırakılmıştır. Faturanın hatalı olması sebebiyle alacaklıya sadece görülen işin hizmet ve ücret tutarı ödenmiş olup, KDV oran tutarı alacaklıya fatura düzenlenmediğinden ödenememiştir. Bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize açıkça itiraz ediyoruz.\" şeklinde ibarelerin olduğu görülmüştür.<br>Davacı, davalı tarafça takipten sonra 17.11.2022 tarihinde 90.000 TL ve 25.11.2022 tarihinde 113.654,00TL olmak üzere toplam 203.654,00TL ödeme yapıldığını kabul etmiştir.<br>2004 sayılı İİK'nun 62. maddesi; Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısman cihet ve miktarını açıkca  göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.\"<br>İİK'nun 63. maddesi; “İtiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.” şeklindedir.<br>Davacı icra dosyasına ... Numaralı  dere kumu açıklamalı   faturayı sunmuş olup davalı   görülen işin hizmet ve ücret tutarını ödediğini kabul etmiştir. Faturada  1851,4 ton dere kumu mal ve hizmet bedelinin  203.654 TL  olarak belirlenmiş olup davalının davacıya bu tutarda ödeme yaptığı itirazında   KDV oran tutarı alacaklıya fatura düzenlenmediğinden ödenemediğini ileri sürdüğü görülmüştür. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalının sunulan faturaya konu  akdi ilişkiyi kabul ettiği  taraflar arasında mal teslimi hususunda ihtilaf bulunmadığı uyuşmazlığın faturada belirtilen KDV oranından kaynaklandığının   kabulü gerekmektedir.<br>Mahkemece dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdii ile faturada belirtilen malın cinsine göre KDV tutarının belirlendikten sonra davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği toplam alacak (Mal ve hizmet bedeli +KDV) tutarından takip tarihi ancak dava tarihi öncesi ödemeler 6098 sayılı TBK 100 madde hükmü dikkate alınarak  karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi HMK 353/1-a-6 md uyarınca  usul ve yasaya aykırı görülmüştür. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 06/03/2025 tarih ve 2023/1015 E - 2025/231 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA,<br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.13/06/2025 <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5011abe83939142","SID":"bf86d36c3ea055ca"}}