{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                     \t     K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/03/2023<br>NUMARASI\t\t....<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/03/2023 tarih ve 2022/237 E. - 2023/101 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı yanın 2021/028520 sayılı marka başvurusuna karşı ileri sürdükleri itirazların hatalı şekilde reddolunduğunu, müvekkilinin geçmiş 1970li yıllara dayanan bir firma olduğunu ve “...” tanınmış markasının sahibi olduğunu, 2013 yılından beri bu markayı koruma altına aldığını, müvekkilinin bu ibareyi içerir şekilde 2013/56774, 2013/56775, 2015/49168, 2018/63588 sayılı markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin ayrıca ambalaj tasarımları da bulunduğunu, müvekkili markalarının tamamında asli unsurun “...” olduğunu, davalı yanın müvekkilinin kendini kabul ettirmiş bu markayı ile iltibas yaratır şekilde başvuru yaptığını, davalı yanın başvurusunun 43. sınıftaki tescilinin müvekkilinin markaları ile ilişkilendirilecek olduğunu, taraf markalarında “...” ibaresinin ortak olarak yer aldığını, bu durumun tüketiciler nezdinde iltibas yaratma ihtimalinin kaçınılmaz olacağını, markalar arasındaki tek farkın “...” sözcük unsuru olduğunu, bu ibarenin ise markalar arasında bir ayırt edicilik sağlamadığını, müvekkilinin markasını tanınır olmasından ötürü dava konusu markanın tescil edilmesi halinde de bu tanınırlıktan yararlanacak olduğunu, müvekkilinin “...” markasını piyasada maruf hale getirdiğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2022/M-4572 sayılı kararının iptaline, 2021/028520 sayılı \"... ...\" ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı şahıs süresinde cevap dilekçesi sunmamış, 09/11/2022 tarihli beyanlarında dava konusu başvuruya yönelik tescil ücretini yatırmadığını, başvuru sürecinin 16 ay gibi uzun bir süre sürmesinden ötürü markadan vazgeçtiğini, kötüniyet iddialarını kabul etmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu 2021/028520 sayılı marka başvuru kapsamında yer alan 43.01 alt grubundaki hizmetler ile davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında 29. Sınıfta yer alan \"Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri.” malları arasında benzerlik düzeyinde bir ilişkinin mevcut olduğu, taraf markaları arasındaki benzerlik derecesindeki emtia ilişkisinin yanı sıra, taraf markaları arasında, ortak unsur olarak “...” ibaresinin, markaların bütününe hakim kurumsal imajları, ek ve farklılaşan unsurları gözetildiğinde, ilgili tüketiciler nezdinde iltibas ihtimaline yol açacak bir benzerlik ilişkisi içerisinde oldukları, davacı yan markalarının tanınırlığı iddialarını somutlaştırır herhangi bir delilin işlem dosyasında mevcut olmadığı, davacı yanın kullanıma dayalı ve önceki hak sahipliğine yönelik  iddialarının esasen tescilli markalarına yönelik olduğu, davacı yanın önceki kullanımlarına dayalı olarak da ek bir korumadan yararlanamayacağı, kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı, YİDK kararının yerinde olmadığı ve iptali şartlarının oluştuğu, davaya konu markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu ancak tescil olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne YİDK'nın 2022/M-4572 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde, gerekçeli kararın usule aykırı olarak tebliğ edilmiş olması nedeniyle istinaf dilekçesinin süresinde verildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, başvurunun işlemden kaldırılmasını zımnen kabul ederek bir işlem gerçekleştirmediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kötüniyetli bir başvuru olmadığını, SMK'nın 6/1 ve 6/5. maddelerinin koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının dava konusu ibareli markası ile davacının itiraz konusu markalarının birbirinden tamamen bağımsız markalar olduğunu, davalının markasının gerek tertip tarzı gerekse markasındaki ... ibaresinin yer alması dikkate alındığında davacı markalarıyla aralarında herhangi bir benzerlik olmadığını, SMK'nın 6/1. Maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/5. maddesindeki şartların oluşmadığını, markaların benzer olduğu yönündeki iddianın tek başına başvurunun kötüniyetle yapıldığını ispatlamayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ...'e yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle davalı .. istinaf dilekçesinin süresinde verildiğinin kabulünün gerektiği,  davalının \"... ... + Şekil\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"...\" ibareli tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların \"...\" ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının marka başvurusunu  gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, ayrıca marka başvuru kapsamında yer alan 43.01 alt grubundaki hizmetler ile davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında 29. sınıfta yer alan \"Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri.\" malları arasında benzerlik düzeyinde bir ilişkinin mevcut olduğu anlaşılmakla, davalıların istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1- Davalı ... vekili ile davalı ... istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı şahıstan ve davalı ... Kurumundan alınması gereken 615,40'ar.TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şahıs ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar.TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50.TL'nin davalı şahıs ile davalı ... Kurumundan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/06/2025 tarihinde  HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c09723b62a927977","SID":"456d647a7a83fabc"}}