{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/491 <br>KARAR NO: 2025/887<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>TARİHİ: 17/01/2025<br>NUMARASI: 2025/1 Esas -  2025/29 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/06/2025<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın ... isimli teknesine müvekkili şirket tarafından bağlama hizmeti verildiğini, davalı/ borçlu hizmet ilişkisinin varlığına ilişkin hiçbir itirazda bulunmadığından müvekkil şirket marinasında hizmet aldığı hususunda da şüphe bulunmadığını, ancak davalı/borçlu borcunu müvekkil şirkete ödenmediğini, davalının bizzat hizmet aldığına ilişkin herhangi bir itirazda bulunmamışken aldığı bağlama hizmetlerine karşılık marina ücret tarifesi üzerinden tanzim edilen fatura bedelini de ödemesi gerektiğinin  kuşkusuz olduğunu, davalının ... isimli teknesine sunulan hizmet bedellerine ilişkin borcun ödenmesi için icra takibi başlatılmadan önce Beyoğlu ... Noterliğinin 20.08.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiş olup hizmet bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak karşı taraf her ne kadar borçlu olduğunu bilse de borcunu ödemekten imtina ederek takibi sürüncemede bırakmak için kötüniyetiyle takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..Mahkememiz 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş olup   açıklanan  nedenlerle  taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işleminden kaynaklandığı, buna göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (11.04.2019 tarih 2017/15-2141  Esas  2019/442 Karar sayılı)  dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik kararı verilmesinin 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olduğu yönündeki ilamı da gözününde bulundurularak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu Mahkememizin görevsizliğine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu itirazın iptali davasının deniz ticareti alacağından kaynaklanan ticari iş niteliğinde olduğunu, dolayısıyla görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı ile Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda deniz ticareti ile ilgili alacaklarla ilgili düzenleme bulunmadığından davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, İstinaf başvurularının kabulü ile İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/01/2025 tarihli 2025/1 Esas 2025/29 Karar sayılı kararın kaldırılarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, davalıya ait  tekneye verildiği ileri sürülenen bağlama hizmetinden doğan alacağın tahsili talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın tüketici mahkemelerinin görevi dahilinde bulunduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafça, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalının maliki olduğu ... isimli tekneye bağlama hizmeti verildiği  ancak davalının sözleşmeden doğan bağlama ücretinden doğan alacağını ödemediği, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiği  ileri sürmüştür. Dava dilekçesine ekli 25.07.2023 tarihli hizmet sözleşmesinin taraflar arasında imzalandığı ancak dosyada davalıya ait olduğu belirtilen teknenin bağlama kütüğü ruhsatnamesinin  bulunmadığı anlaşılmıştır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, uyuşmazlığın çözümünde görevli olan mahkemenin hangi mahkeme olduğu noktasındadır. 6100 sayılı HMK. 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir.Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür(HGK'nın 11.04.2019 tarih, 2017/15-2141 esas ve 2019/442 karar).Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir.  Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava söz konusu olup, ticaret mahkemesi  görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 3. maddesinde tüketici; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi”; sağlayıcının, “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi”; satıcının, “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi” tüketici işleminin ise; \"mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem\" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1 bendinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda da tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş olup, Kanunun 83/2. fıkrasında taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engelleyemeyeceği açıklanmıştır. Tüketici mahkemesinin görevli olması için öncelikle uyuşmazlığın bir tüketici uyuşmazlığı olması gerekir. Hangi tür uyuşmazlıkların tüketici uyuşmazlığı olduğu ise dava konusu işlem veya uygulamanın taraflarından birinin tüketici, diğerinin ise girişimci/satıcı/sağlayıcı olmasına göre belirlenmektedir (Topuz, G.; Tüketici Mahkemeleri, Ankara 2018, s.37). Tüketici işlemi kavramı ile ticari dava kavramı farklı iki kavram olup, her iki kavrama da farklı sonuçlar bağlanmıştır. Tüketici işlemi niteliğindeki özel hukuk uyuşmazlıklarının aynı zamanda ticari dava niteliğinde olması, işlemin, tüketici işlem niteliğini ve buna bağlanan sonuçları ortadan kaldırmaz.Somut olayda dava dosyası kapsamında bağlama kütüğü ruhsatnamesi yer almadığından dava konusu teknenin maliki ve teknenin özel veya ticari kullanım amacına tahsis edilip edilmediği anlaşılamamaktadır. Bu nedenle mahkemece bağlama kütüğü ruhsatnamesi dosyaya kazandırılarak, gerçek kişi olan davalının tacir sıfatının bulunup bulunmadığı hususu da araştırılmak suretiyle mahkemenin görevinin tayin edilmesi gerekirken mahkemece eksik araştırma ile yazılı şekilde karar  verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece hatalı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-3 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.26/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a40eaffab1077699","SID":"d7cf2d9522560e2d"}}