{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/941 <br>KARAR NO: 2025/1406 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/03/2025<br>ESAS NO: 2024/329 <br>KARAR NO: 2025/248<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 04/07/2025<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/03/2025 tarih ve 2024/329 E - 2025/248  K kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki olmamasına rağmen davalının 19.12.2023 tarihli ... numaralı 2.976.000,00 TL bedelli e-faturayı tanzim ederek müvekkiline GİB sistemi üzerinden gönderdiğini, taraflar arasında herhangi bir ticari alım satım ve hizmet ilişkisi olmadığını, bahse konu faturanın Kayseri 8. Noterliğinin ... tarihli ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya iade edildiğini, davacının davalıya borçlu olmadığını davalı bildiği halde Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip başlattığını, ödeme emrinin davacının hiç kullanmadığı UETS adresine gönderildiğini ve kesinleştiğini, davacının bir kısım inşaat malzemelerinin haczedildiğini, banka hesaplarına haciz konulduğunu, davacının ticari itibarının zedelendiğini davalının kötü niyetli olduğunu belirterek davacının davalıya Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası sebebiyle borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı tarafça davaya karşı bir cevap dilekçesi verilmediği görülmekle, HMK hükümleri gereği davanın reddini istediği kabul edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle eldeki davada faturaya dayalı alacağın ispatı davalıya aittir. Mahkememizce takip ve dava konusu 19.12.2023 tarihli, ... numaralı, e-faturaya ilişkin  forms Bs ve form Ba kayıtları celpedilmiş ve taraflara ticari defter ve kayıtları sunmak üzere kesin süre verilmiştir. Verilen kesin süre içerisinde davacı taraf ticari kayıtlarını sunmuş ise de davalı tarafça ara kararın yerine getirilmediği defter/belge sunulmadığı tetkik edilmiştir. Davacı tarafça sunulan belge ve kayıtlar mali müşavir Prof. Dr. ... tarafından incelenmiş olup; 03.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda; davalının davacı aleyhine başlatmış olduğu takipte dayanak yapılan 19.12.2023 tarihli, ... numaralı, e-temel fatura niteliğinde ve toplam tutarı 2.976.000 TL olan fatura davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının ticari defterlerinde davalı adına açılmış hesap bulunmadığı ve ödeme kaydı da gözükmediği, davalının davacıya düzenlemiş olduğu fatura davacının Ba formunda yapılan mevzuat değişikliği ile sistemsel olarak yer aldığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça bilirkişi rahorna karı itiraz dilekçesinde faturaya süresinde itiraz edilmediği, ayrıca bilirkişi raporunda iade faturası düzenlenip düzenlenmediği hususunda bir tespit olmadığı yönünde itiraz ileri sürülmüş ise de davacının Kayseri 8. Noterliği'nin ... tarih ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile davaya konu faturaya kapsamında bir ticari alış verişi olmadığını belirterek faturayı iade ettiği görülmektedir.  Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle eldeki davada faturaya dayalı alacak iddiasınında ispat külfeti davalıya ait olup davalı tarafın alacağını ispatlayamadığı, süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, dolayısıyla yemin deliline de dayanmadığı gözetilerek davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline karar verilmiş ancak kötüniyet tazminatına yönelik yasal şartlar oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmolunmamıştır. DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davacının  Kayseri Genel İcra  Müdürlüğünün ... E.sayılı takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, 2-Yasal şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemesine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve ticari defter kayıtlarınından da anlaşılacağı üzere, taraflar arasında herhangi bir ticari ve akdi ilişki olmamasına rağmen, davalı şirket, 19.12.2023 tarihli ...numaralı 2.976.000,00 TL bedelli e-faturayı tanzim ederek, müvekkil şirketin KEP adresine gönderdiğini, müvekkil şirket, Kayseri 8. Noterliğinin ... tarihli ve ... yev. no.lu ihtarnamesi ile e-faturayı davalı şirkete iade ettiğini, ancak, davalı şirket; müvekkil şirketin herhangi bir borcunun olmadığını bildiği halde, müvekkil şirket ile ilgisi olmayan e-fatura düzenlediğini, fatura içeriğine gerekli itiraz yapıldığı halde, haksız ve kötü niyetli olarak müvekkil şirket aleyhine, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile olarak icra takibi başlattığını, müvekkil şirketin mallarını haksız olarak haczettiğini, davalı, müvekkil şirketin borçlu olmadığını bildiği halde, bile bile haksız ve kötü niyetli olarak Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi yaparak, müvekkil şirkete ait şantiyede bulunan bir kısım menkul malları haczederek muhafaza altına aldığını, müvekkil şirketin bu haciz işleminden sonra faaliyeti durduğunu, müvekkil şirketin ticari itibarı telafisi mümkün olmayacak şekilde zedelendiğini ve ekonomik olarak da ciddi zarara uğradığını, davalının kötü niyetli olarak, müvekkil şirketin borçlu olmadığını bildiği halde, müvekkil aleyhine icra takibi yaptığı tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, yerel mahkeme dosyada mevcut delil ve belgeler ve ayrıca istikrar kazanmış Yargıtay kararlarına aykırı olarak, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmetmediğini, yerel mahkeme kararının bu yönden kaldırılması gerektiğini, Yargıtay 11. H.D. 2024/1739 E., 2025/325 K., T. 22.01.2025 kararın, Yargıtay HGK 2019/472 E., 2022/386 K., T. 24.03.2022 kararın, Yargıtay HGK, 2018/19-374 E., 2018/943 K., T. 25.04.2018 kararın emsal bulunduğunu, yerel mahkemece, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E.S.D. İle müvekkil aleyhine yapılan takipten dolayı, müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespiti ve müvekkil aleyhine yapılan takibin iptaline dönük kararı hukuka uygun olmakla birlikte; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/329 E. 2025/248 K. ve 11/03/2025 tarihli kararının, kötü niyet tazminatı talebimizin reddi yönündeki kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından davacının faturaya süresi içerisinde itiraz ettiği buna ilişkin ihtarname gönderdiği belirtildiğini yine davacının ticari defter kayıtlarında müvekkil şirkete ait bir ödeme bilgi bulunmadığı belirtildiğini, yine faturaya ilişkin bir alacağın mevcut olması sebebiyle bu alacağa yönelik ispat külfeti müvekkile yüklendiğini, ancak davacı tarafın  her ne kadar faturaya ilişkin süresi içerisinde itirazda bulunulduğu beyan edilse de bu durumun kabulü mümkün olmadığını, zira fatura kesim tarihi 19/12/2023 tarihi olup karşı tarafın faturayı kabul etmediğini beyan ettiği ve itiraz süresini kullandığı tarih ise 03/01/2024 tarihi olduğunu, her iki tarafında tacir olması sebebiyle e-fatura nın tacirlere ulaşması gönderi tarihi ile aynı olduğunu, dolayısıyla fatura kesimi sonrası itiraz süresi olan 8 gün kaçırıldığını ve bu tarihten sonra ihtar çekildiğini, yine iade sonrası ikinci bir tebliğ ise 23/03/2024 tarihinde yapıldığını, başlatılan icra takibi ise 29/02/2024 tarihli olduğunu, bu duruma ilişkin  15. HD, 30.05.2016, E. 2016/944, K. 2016/3009 ; HGK,12.10.2011, E. 2011/15-472, K. 2011/608 sayılı ilamının bulunduğunu, karardan da anlaşılacağı üzere itiraz süresinin kaçırılması halinde müvekkil şirket lehine bir sonuç çıkacağını, davacı taraf faturaya ilişkin itiraz süresini kaçırdığını, yine mahkeme tarafından davacının ticari kayıtlarında müvekkil şirkete ilişkin bir kayıt olmadığı belirtilmiş buna ilişkin ise  davacı tarafından sunulan kayıtların bilirkişi tarafından incelendiği  bilirkişi raporu esas alındığını, bu duruma ilişkin ise icari defterlerin delil olması için aranan şartlar davacı tarafından sunulan defter ile sağlanmadığını, 6100 sayılı HMK’nın 222. maddesinde ticari defterlerin delil olmasının koşulları düzenlenmiş olup, anılan madde hükmü gereğince; ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğunu, açılış ve kapanış onayları yaptırıldığını ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ve bunun yanında diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğini, ancak davacının defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespiti  bilirkişi tarafından yapılamadığını, tüm bunlar bir arada değerlendirildiğinde bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarımız da  değerlendirilmediğini, bilirkişi raporundaki eksiklikler giderilmediğini, davacı tarafın HMK 190 uyarınca ispat yükü edilmiş alacağı ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiğini, davacı tarafın faturaya ilişkin borcu olmadığını ispatlaması gerekirken ispat yükü yer değiştirdiğini, bu durum kanuna aykırılık oluşturmaktadır. Kaldı ki davacı taraf borçlu olmadığının ispatlayamadığını, tüm bu nedenlerle verilen kararı istinaf etme zorunluluğu hasıl olduğunu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2025 Tarih 2024/329 Esas 2025/248 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda kötüniyet tazminatı açısından kesinleşmesine diğer hükümler açısından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava, Kayseri Genel İcra  Müdürlüğünün ... E sayılı takibe yönelik açılan  menfi tespit talebine ilişkindir.<br>Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davalının taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığını ve takibin dayanağı olan faturaya konu malların davacıya teslim ettiğini yeterli ve kesin delillerle ispat edememesi, davacının ise davalının kötü niyetli olarak takip talebinde bulunduğunu yeterli ve kesin delillerle ispat edememesi nedeniyle menfi tespit talebi yönünden davanın kabulüne, kötü niyet tazminatı talebi yönünden ise davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının ve davalının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının ve davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/03/2025 tarih ve 2024/329 E - 2025/248 K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacının istinafı yönünden; Alınması gerekli olan 615,50 TL istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,  <br>Davalının istinafı yönünden; Alınması gerekli 206.797,32 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından yatırılan 51.700,00 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye eksik kalan 155.097,32 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile, HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 03/07/2025<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18c310e4ce9c07d9","SID":"f792be38ec2f9ced"}}