{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 04/06/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 18/11/2021<br>DAVANIN KONUSU: Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 04/06/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili ile davalnın inşaat malzemeleri alım satımı hususunda uzun süreli bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ticari ilişki <br>sürecinde müvekkilinin, davalının ihtiyaç olarak bildirmiş olduğu malzemeleri temin etmekte karşılığında fatura <br>düzenlendiğini, bu alışveriş karşılığında davalı ara ara ödemeler yaptığını, yani taraflar arasında cari ilişkinin mevcut olduğunu, bu cari ilişki sonucunda davalının toplamda 58.624,90 TL.’lik borcu bulunduğunu, kalan bakiye olan 58.624,90 TL.’nin  tahsili için haricen davalı ile görüşülmüş ancak davalı yan borcunun olmadığı iddiasında bulunarak ödeme yapmadığını, ticari defterler incelendiğinde müvekkilinin  davalıdan alacaklı olduğunun ortaya çıktığını bu sebeplerden dolayı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, borçlunun takip konusu borcu <br>takip dosyasında belirtilen ödemeye ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum <br>edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili,   davacı-alacaklı taraf ile müvekkili arasında inşaat malzemeleri alım satımı hususunda bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili firma tarafından davacı-alacaklıya çek karşılığı malzeme alınması usulü ile çalışıldığını, müvekkili firma tarafından davacı-alacaklıya çek verilmekte, bu çekler karşılığında malzeme alındığını, 01.01.2019 tarihi itibariyle müvekkil firmanın borcunun 140.805,01 TL. olmakta olup, sonrasında dört parça halinde 124.560,00 <br>TL. lik ödeme gerçekleştirildiğini, müvekkili firmaya ait <br>cari hesaptan da anlaşılacağı üzere gerçek borcun  16.245,01 TL olduğunu bu nedenlerden dolayı davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Dava, cari hesap alacağına dayanan itirazın iptali davasıdır. Bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu kabul olundu. Ticari defterler  incelendiğinde davacı defterlerinin hmk 222.md uygun olarak lehine delil teşkil edebileceği oysa davalı defterlerinin muhasebe sistemi uygulamaları genel tebliğine uygun olmamasından dolayı davalı lehine delil  olma niteliğini yitirmiştir. (hmk 222/2-4)Davacı defterleri incelendiğinde takip tarihi itibariyle  58.624,90 TL alacaklı olduğu tespit olunmuştur. Aydınlatılması gereken husus 3 adet çek ile toplam 100.000 TL  ödeme yapmış olup olmadığı hususudur. 30.000 TL  tutarlı çek yönünden davacı defterlerinde davalı lehine kayıt mevcut olup 30.000 TL davalının cari borcundan düşülmüştür. 35.000'er TL bedelli 2 çek yönünden ise davalıya ait hesaptan 08.07.2019 tarihinde  çeklerin...ya ödendiği tespit olunmuştur.  10.02.2021 tarihli Denizli Ticaret Odası müzekkere cevabında ...davacı şirketin %15 hissedarı ve müdürü olduğu görülmektedir. Her ne kadar bilirkişi raporunda 2 çek tutarı olan 70.000 TL cari hesaptan düşülmüş olsa dahi çeklerin ödeme aracı olması ile ödemelerin  şirket hesabına değilde ,şirket ortağı hesabına yapılmış olduğu görüldü. Bu sebeple şirketlerin cari hesaplarından ilgili ödemenin  düşülmeleri uygun görülmedi. Şirketin tüzel kişiliği ayrı olduğundan ve çek şartsız bir ödeme aracı olduğundan ve davalı defterleri de usulüne uygun tutulmamış olmakla, davacı tarafın ticari  defterleri raporu hükme dayanak alındı.Tüm dosya kapsamı ve  bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde HMK 222. Md gereği davacı davasını usulüne uygun tutmuş olduğu defter ile ispatlamış sayıldığından davanın kabulüne karar verildi. Takip öncesi temerrüt bulunmadığından faiz talebi red olundu. Her ne kadar davalı 16.245,01 TL bakiye borcunu kabul ettiğini bildirmişse de takipte tüm alacağa itiraz olunmuştur. Bu sebeple tüm alacak yönünden icra inkar tazminatına hükmolundu. Alacağın  cari hesap  alacağına dayandığı görülmekle likit ve hesaplanabilir olması, davalının itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından, İİK 67/2  uyarınca asıl alacağın %20 si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı-alacaklı tarafından ticari defterden kaynaklı 58.624,90-TL bedelin ödenmediği iddiasıyla müvekkili hakkında  icra takibi başlattığını, ancak davalı yanın ticari defterleri incelendiğinde müvekkili firma tarafından ödenen iki ayrı çekin davalı firmanın ticari defterlerine işlendiğini, müvekkili firmaya ait ...Şubesinde bulunan hesaptan 08.07.2019 tarihinde ... nolu 35.000,00 TL tutarındaki çekin şirket yetkilisi ...ya ait...Bankasındaki hesabına ödendiğini, yine müvekkili firmaya ait...bulunan hesaptan 08.07.2019 tarihinde ...  nolu 35.000,00 TL tutarındaki çekin şirket yetkilisi ...'ya ait ...Bankasındaki hesabına ödendiğinin bankadan gelen yazı cevapları ve ek bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, müvekkili firmanın davacı yana herhangi bir borcunun olmamasına rağmen yapılan icra takibine müvekkilinin itirazının haklı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava,  itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne  karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde ; davacı-alacaklı tarafından ticari defterden kaynaklı 58.624,90-TL bedelin ödenmediği iddiasıyla davalı  hakkında  icra takibi başlatıldığı, bankadan gelen yazı cevapları ile birlikte 23.02.2021 tarihli ve 05.07.2021 tarihli ek bilirkişi raporlarına göre davalıya ait... Şubesinde bulunan hesaptan 08.07.2019 tarihinde...nolu 35.000,00 TL tutarındaki çekin davacı şirket yetkilisi ...'ya ait ...Bankasındaki hesabına ödendiği; yine davalıya ait ...Şubesindende bulunan hesaptan 08.07.2019 tarihinde ... nolu 35.000,00 TL tutarındaki çekin davacı şirket yetkilisi ...'ya ait ... Bankasındaki hesabına ödendiğinin sabit olduğu bu çeklerin ödenmesiyle birlikte davacının davalıdan alacağının kalmaması sebebiyle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuş, davalı vekilinin istinafının kabulü gerekmiştir.<br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/11/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın REDDİNE,<br>a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 305,81 TL harcın mahsubuyla bakiye ‭309,59‬ TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, <br>b-Davacı tarafından yatırılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, <br>c-Davalı  tarafından yargılama gideri masraf olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>e- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 1.002,00 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde  davalıya İADESİNE, <br>b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d108eaf9f15db43","SID":"11b9f28b5eab899c"}}