{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/694 <br>KARAR NO: 2025/1022<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/04/2022<br>NUMARASI: 2022/42  E. -  2022/334 K.<br>DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi<br>Zayi belgesi verilmesi talebinin  ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ...'in müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, müvekkili şirket adına şirket yetkilisi ...'e 04.01.2022 tarihinde tebliğ edilen yazı ile vergi denetim müfettişi tarafından müvekkili şirkete ait hesap ve işlemlerin inceleneceği, müvekkili şirkete ait ticari defter ve belgelerin İstanbul Denetim Daire Başkanlığı'na teslim edilmesinin talep edildiğini, müvekkili şirketin, vergi denetim müdürlüğünden gelen yazıya istinaden ticari defterlerin akıbetini araştırdığını, ancak müvekkili şirketin 2017-2018-2019 yıllarına ait defterlerin çalınmış olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin merkezinin, 12.11.2018 tarihinde, Mardin ilinden İstanbul iline taşındığını ve nakledildiğini, tüm bu merkez nakli ve taşınma işleri müvekkili şirketin eski ortağı tarafından yürütüldüğünü, müvekkili şirkete ait ticari defterlerin bu taşınma esnasında çalındığını, ticari defterlerin ve içerisindeki mübrez bilgi ve belgelerin başkaları tarafından sahte imzalarla kullanılma ihtimalinin olduğunu, bu sebeple İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/ 9924 Sor. Numaralı dosyasında suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmanın devam ettiğini, ...'in  müvekkili şirketi 10.01.2020 tarihinde devraldığını, ... tarafından, şirketin devralınmasından sonraki ticari defterlerin mübrez olduğunu, ancak, 04.01.2022 tarihli yazının tebliğ alınmasıyla yapılan araştırmada devirden önceki  2017-2018-2019  yıllarına ait ticari defterlerin bulunamadığının tespit edildiğini ileri sürerek,  davacı şirketin  2017 yılına ait  Kızıltepe ... Noterliği'nde 13.12.2016 tarihinde  ... tasdik numarası ile tasdik edilen  envanter ve yevmiye defterinin,  2018 yılına ait Kızıltepe ... Noterliği'nde 16.01.2018 tarihinde ...  tasdiknumarası ile tasdik edilen  envanter ve yevmiye defterinin,  2019 yılına ait İstanbul ... Noterliğinde 10.12.2018 tarihinde ... tasdik numarası ile tasdik edilen  envanter ve yevmiye defterinin zayi olduğuna karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Somut olayda, davacı şirketin Mardin 'den İstanbul'a taşınma esnasında ticari defterlerinin çalındığı ileri sürülmekte olup, Bu husus kanunun aradığı şartlar kapsamında zayi belgesi verilmesi için gerekli olduğu durumlar içinde kalmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 82/7 maddesine göre zayi belgesi verilebilmesi için bu maddede belirtilenler gibi olağanüstü hallerden birinin olayda mevcut olmasının gerektiği, tacirin saklamakla mükellef olduğu ticari defter ve kayıtlarını özenle muhafaza etmesinin zorunlu olduğu, somut olayda davacının, gerekli dikkat ve özeni göstermediği, olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin bir delilin de mevcut olmadığı anlaşılmış. bu nedenlerle davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"  gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; TTK'nın82/7 maddesinde maddesinde belirtilen şartlardan birinin de hırsızlık olduğunu, ancak ilk derece mahkemesi kararında kanunun aradığı şartların oluşmadığının belirtildiğini,  davacı adına şirket yetkilisi ...'e 04.01.2022 tarihinde tebliğ edilen yazı ile vergi denetim müfettişi tarafından müvekkil şirkete ait hesap ve işlemlerin inceleneceğinin, müvekkil şirkete ait ticari defter ve belgelerin İstanbul Denetim Daire Başkanlığı'na teslim edilmesinin talep edildiğini, ancak  yapılan araştırmada müvekkili şirketin 2017-2018-2019 yıllarına ait defterlerin çalınmış olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin merkezinin, 12.11.2018 tarihinde, Mardin ilinden İstanbul iline taşındığını ve nakledildiğini, tüm bu merkez nakli ve taşınma işleri müvekkili şirketin eski ortağı tarafından yürütüldüğünü, müvekkili şirkete ait ticari defterlerin bu taşınma esnasında çalındığını, ticari defterlerin ve içerisindeki mübrez bilgi ve belgelerin başkaları tarafından sahte imzalarla kullanılma ihtimalinin olduğunu, bu sebeple İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/ 9924 Sor. Numaralı dosyasında suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmanın devam ettiğini, ...'in  müvekkili şirketi 10.01.2020 tarihinde devraldığını, ... tarafından, şirketin devralınmasından sonraki ticari defterlerin mübrez olduğunu, ancak, 04.01.2022 tarihli yazının tebliğ alınmasıyla yapılan araştırmada devirden önceki  2017-2018-2019  yıllarına ait ticari defterlerin bulunamadığının tespit edildiğini, davacı şirketin  2017 yılına ait  Kızıltepe ... Noterliği'nde 13.12.2016 tarihinde  ... tasdik numarası ile tasdik edilen  envanter ve yevmiye defterinin,  2018 yılına ait Kızıltepe ... Noterliği'nde 16.01.2018 tarihinde ... tasdiknumarası ile tasdik edilen  envanter ve yevmiye defterinin,  2019 yılına ait İstanbul ... Noterliğinde 10.12.2018 tarihinde ... tasdik numarası olan yevmiye ve envanter defterlerinin zayi olduğuna dair karar verilmesi gerektiğini, yerleşik Yargıtay içtihatları ve doktrindeki görüşler uyarınca, somut davanın konusu davacının kusuru olmadığını, kusura ilişkin araştırma yapılamayacağını, zayiye sebep olan olayda tacirin kusurlu olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılması, kanunda öngörülmediği gibi, uygulamada da kabul edilmediğini,  davacının n herhangi kusuru olmamakla birlikte yine yerleşik Yargıtay kararları uyarınca zayiye sebep olan olayda davacının kusurunun olup olmamasının bir önemi bulunmadığını, tacirin basiretli davranıp davranmadığının, zayi belgesi verilmesi bakımından sonuç doğurmayacağını, zayi belgesi, delil niteliği taşıyan belgelerin kaybolması halinde bu kaybın resmi olarak tespiti için verileceğini,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince  zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 82/1. maddesi \"Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.\" hükmünü içerir.Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren bir ay içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun'da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). Davacı, ticaret şirketi olup tacirdir. Zayi olduğu talep edilen envanter ve yevmiye defteri de maddede belirtilen saklanması zorunlu olan ticari defterlerdendir. Yasal düzenlemede açıklandığı üzere davanın bir aylık süre içinde açılması gerekir  TTK'nın 82/7 maddesinde düzenlenen zayi belgesi verilmesi için başvuru süresi hak düşürücü süre olup bu süre içinde başvuru yapılması zorunludur. Somut olayda da davacı vekili dava dilekçesinde,  04.01.2022 tarihinde tebliğ edilen yazı ile vergi denetim müfettişi tarafından müvekkili şirkete ait hesap ve işlemlerin inceleneceği, müvekkili şirkete ait ticari defter ve belgelerin İstanbul Denetim Daire Başkanlığı'na teslim edilmesinin talep edildiğini, müvekkili şirketin, vergi denetim müdürlüğünden gelen yazıya istinaden ticari defterlerin akıbetini araştırdığını, ancak müvekkili şirketin 2017-2018-2019 yıllarına ait defterlerin çalınmış olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin merkezinin, 12.11.2018 tarihinde, Mardin ilinden İstanbul iline taşındığını ve nakledildiğini, defterlerin bu sırada çalındığının düşünüldüğünü belirtmiştir. Bu hukuki açıklamalara göre somut olaya gelindiğinde; zayi belgesi verilmesi için kanunda sayılan sebepler tahdidi olmamakla birlikte, davacı tarafça ispata ilişkin herhangi bir delil ibraz edilemediği gibi somut olayda, davacının özen ve basiretli tacir yükümlülüğüne uygun davrandığı da kanıtlanamamıştır. Davacı şirket 2016,2017 ve 2018 yılına at envanter ve yevmiye defterlerinin çalındığını 04.01.2022 tarihli vergi dairesi yazısı üzerine fark etmiştir. Bu  durum özensiz davranıldığını göstermektedir. Ticari belgelerin uygun şekilde muhafaza edilmek suretiyle gerekli önlemlerin alınması basiretli bir tacirden beklenecek davranıştır. Davacı dava konusu karar defterinin ne şekilde zayi olduğunu kanıtlamadığı gibi bu konuda delil ve bilgi de sunmamıştır. Davacı  ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğüne ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne uygun davarandığını kanıtlayacak delil göstermemiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin zayi belgesi istemine ilişkin içtihadı da bu yöndedir (E:2015/13372, K: 2017/1346, T:07.03.2017). Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.ç maddesi uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8530df2250ec2d9c","SID":"6e9968907da18e7c"}}