{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 04/06/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 28/02/2025<br>DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 04/06/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davacı müvekkilleri olan şirketlerin ortaklarının aynı olan grup şirketleri olduğunu, üç şirketin %100 hissesinin ...'e ait olduğunu, ortak tüm mal varlığı ile kefil olduğunu, şirketlerin Antalya merkezli inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, ağırlıklı olarak 3.kişilere ait taşınmazlarda inşaat, kat karşılığı inşaat ve tadilat, yeniden inşa, üretim ve satış işi konulu faaliyetlerini yürüttüğünü, davacı ... Limited Şirketi'nin 2016 yılında kurulmuş olduğunu, grubun faaliyet ve iş hacminin büyümesi ile ...grubu müteahhitlik karnesi sahibi olan ... Limited Şirketi ve ...Şirketi'nin katıldığını, daha sonrasında ise globalde yaşanan krizler ve ülkeye etkisi, Covid pandemisi, ülke sınırlarına yakın yerlerde yaşanan savaş ve iç huzursuzlukların etkisi sebebi ile üretim maliyetlerinde artış meydana geldiğini, bu durumda da müvekkili şirketlerin mali yapısında vaki dengesizlikler yaşandığını ve daralmalar meydana geldiğini, dövizdeki dalgalanmalar ve artan maliyetler nedeniyle üretim odaklı müvekkili şirketler için durumun dayanılmaz hal aldığını, akabinde bankaların da kur kıskacında olduğunu, bu nedenle kredi ve nakit avanslarında birtakım kısıtlamaların getirildiğini, bu duruma müvekkili şirketlerin hazırlıksız yakalandığını, ancak sektörün en ağır yüklerinden arındırılarak kar marjını yükseltmeyi hedeflediğini, müvekkillerinin iyi niyetli olduğunu ancak ödemeyeme durumunda olduğunu, tüm kat karşılığı inşaat sözleşmesinde akit tarafların varlığı ile devam eden işlerin akıbeti grup şirketlerin varlığı ve fiili devamlılığına bağlı olduğunu, şirketlerin süreci yönetebilmek adına belli ekonomik tedbirleri sıraladığını, bu önlemlerle şirketin tek ortaklı olduğunu ve ...in tüm mal varlıkları ile grubun tüm borcunu şahsi olarak da üstlenerek sürecin sorumluluğunu üstüne aldığını, yönetim tarafından şirketin tüm borçlarını şahsi olarak üstlenmiş olduğunu, bu süreçte sorumluluğu üstüne aldığını, yönetim tarafından şirketin tüm borçlarının şahsen de üstlenilmesinin piyasa grubuna olan güvenini de göstermiş olduğunu, ancak salt ekonomik tedbirler ile sürecin aşılamayacağını, ekonomik şartların ve maliyetlerin gün geçtikçe değiştiğini, bu nedenle borçlunun yasal yönetimlerce işletme sermayesinin yeniden oluşturulması, piyasa bozulmasının yarattığı kayıpların telafisi edilmesi, yatırımların tamamlanması ve alacaklıların alacaklarına tüm olarak kavuşmasını temin etmek amacıyla konkordato projesinin hazırlanmasının lazım geldiğini, konkordato projesi çerçevesinde borçlarını tamamen ödeyebileceğini, sağlıklı mali yapı ile faaliyetlerine devam etme fırsatı bulacağını, borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında olan müvekkili şirketlerin İİK 285 vd.maddeleri hükümleri uyarınca borçlarını ödeyebilmesi ve muhtemel bir iflastan kurtulmasına yönelik olarak alacaklılarıyla borçların ertelenmesine yönelik her bir şirket ve şahıslar için bağımsız olarak hazırlanan ön projelerde belirtilen esaslar dahilinde, vade konkordatosu yapabilmesi ve her bir şirket ve şahıs işletmesi için ayrı ayrı olmak üzere geçici mühlet verilmesini, mahkemece 286 maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğu tespiti halinde derhal geçici mühlet kararı verilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep ettiği, İİK'nun 285 madde ve devamı maddeleri uyarınca konkordato başvurusu, konkordato ön projesi, şirket kayıtları, finansal analiz raporlarına istinaden de İİK'nun 287 maddesi doğrultusunda bir yıl süreyle geçerli olmak üzere kesin mühlet kararı verilmesini, kesin mühlet ve uzatma süreleri içerisinde gerçekleştirilecek inceleme ve değerlendirme ile de konkordatonun tasdiki kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Dava, İİK 285 vd maddeleri gereği açılmış konkordato davasıdır. Mahkememizce davacıların talebi üzerine 18/12/2023 tarihinde davacılara 3 ay süre ile geçici konkordato mühleti verilmiş, İİK 297.maddesinde öngörülen tüm tedbirlere hükmedilmiş ve üç kişilik komiser heyeti görevlendirilmiştir. Devamında komiser heyetinin olumlu raporu üzerine 18/12/2023 tarihinde verilen 3 aylık geçici mühlet süresi 2 ay uzatılarak 15/03/2024 tarihinden 14/05/2024 tarihine kadar uzatılmıştır. Uzatma süresi sonunda da yine komiser heyetinin olumlu raporu üzerine 14/05/2024 tarihinde davacılara 1 yıl süre ile kesin konkordato mühleti verilmiştir. Yargılama sırasında, davacı şirketlerin yetkilisi olan ve davacı gerçek kişinin olumsuz davranışları nedeniyle ilk atanan heyetten iki komiser affını istemiş ve mahkememizce değiştirilerek yerlerine yeni komiserler atanmıştır. Bu defa kesin süre içerisinde komiser heyetinin sürekli ve ısrarlı talimatları ve mahkememizce yapılan yazışmalara rağmen komiser ücretleri yatırılmadığı gibi personel giderleri ve kamu borçları da ödenmemiş, ayrıca kesin mühletin bitmesine kısa bir zaman kalmasına rağmen gerekli giderler karşılanmadığından alacaklılara gerekli ilanların yapılamadığı ve alacaklılar toplantısına rapor sunulmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla İİK 292/c maddesi gereğince davacılar tarafından İİK 297.maddeye aykırı davranılması ve mahkememizin ve komiser heyetinin talimatlarına uymayan davacılar hakkında 14/05/2024 tarihinde verilen kesin mühletin kaldırılmasına ve konkordato taleplerinin reddine, davacılar .... .... A.Ş ve .... Ltd. Şti'nin 28/02/2025 saat 15:00 itibari ile İFLASINA ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerine, komiser ücretlerinin ödenmesine ilişkin ihtarat içerir muhtıranın gönderilmediğini, İlk Derece Mahkemesince, \"personel giderleri ve kamu borçları da ödenmemiş\" gerekçesine dayanmış ise de dosyada personel giderlerinin ödenmediğine ilişkin hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, ayrıca hangi personel giderleri olduğuna ilişkin hiçbir açıklamaya da yer verilmediğini, komiser raporlarında  müvekkillerinin aktiflerinin pasiflerinden çok daha fazla durumda olduğunu, müvekkillerinin devam eden projeleri beklendiği şekilde ilerlemekte olup bu itibarla müvekkillerin dosyaya sunmuş olduğu konkordato projeleri olumlu şekilde ilerlediğini, müvekkillerinin aktiflerinin pasiflerinden daha fazla olduğu durumda, (SMS yoluyla) usulüne uygun olmayan şekilde yapıldığı iddia edilen ihtaratlara istinaden müvekkilinin konkordato ücretlerini yatırmadığından bahisle iflaslarına karar verilmesinin usul kanunlarına aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava,  İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince konkordato istemine ilişkindir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br> İİK'nun \"Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması\" başlıklı 292. maddesi :<br>\"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:<br>a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa,<br>b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa,<br>c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa,<br>d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse,<br>İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir.<br>Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.\" hükmüne haizdir.<br> İcra ve İflas Kanunu’nun 292 nci maddesinde, konkordato sürecinin devam ettirilmesinin artık hukuken temelinin kalmadığı, konkordato sürecinin kesilmesi ve iflâsın açılması gereken hâller düzenlenmiştir. Mahkeme bu hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda, herhangi bir talebe gerek olmaksızın, borçlu iflâsa tâbi ise resen iflâsın açılmasına; iflâsa tâbi olmayan borçlu bakımından ise resen konkordato talebinin reddine karar verecektir. Ancak bu kararı vermeden önce bir duruşma açarak borçluyu, konkordatoyu bir alacaklı talep etmişse onu ve varsa alacaklılar kurulunu dinlemesi gerekir. Diğer alacaklıları ise gerek görürse dinler (Selçuk Öztek, Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku 7101 sayılı Kanunla Değişik İcra ve İflas Kanunu m. 285-309 Şerhi, Ankara 2018, s. 194, Hukuk Genel Kurulunun 18.5.2022 tarihli ve 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararı).<br>Davacıların  16/12/2023 tarihinde konkordato isteminde bulundukları, mahkemece 18/12/2023  tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği;  15/03/2024 tarihinde geçici mühletin 2 ay uzatıldığı, 14/05/2024 tarihinde kesin mühlet kararı verildiği, konkordato komiserleri tarafından mahkemeye sunulan  06/02/2025 havale tarihli rapora göre;  \"..Davacılar tarafından yasal ihtaratlara rağmen komiser ücretlerinin ödenmediğini, kesin mühletin dolmasına 3 ay kaldığını, davacıların alacaklı sayısı da göz önüne alındığında dosyada yeterli masraf da bulunmaması nedeniyle ilanların yapılması ve İİK 300 ve 301.maddeleri gereğince alacaklılar toplantısına rapor sunulmasının 3 aylık sürede mümkün olamayacağının bildirildiği anlaşılmıştır\" denildiği,  bu tespit raporu doğrultusunda ilk derece mahkemesince  mahkemenin ve komiser heyetinin talimatlarına uymama gerekçesiyle davacılara verilen konkordato kesin mühletinin kaldırılarak, konkordato isteminin  reddi  ile davacı şirketlerin iflasına  karar  verildiği anlaşılmıştır. <br>İİK 292/ son fıkrası hükmü gereğince konkordato talep eden borçlu şirketlerin  yetkili temsilcisi ve aynı zamanda kendi adına konkordato talep eden... katıldığı  28/02/2025  tarihli son oturumda  beyanı alınmıştır. Beyanında : \"Dava dilekçesini aynen tekrar ederim, projelerimiz olumlu bir şekilde gitmektedir iki projede iskan aşamasına geldik, ... ile karşılıklı anlaşma sağladık, birkaç tane daha alacaklı ile de anlaşma sağladık, müdahale talebinden vazgeçecekler, geçici ekonomik sıkıntı nedeniyle masraflar konusunda sıkıntıya düştük, fakat en kısa zamanda tamamlayacağız\" demiştir.<br>Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ve tespitler ışığında bir arada değerlendirildiğinde; kesin süre içerisinde komiser heyetinin sürekli ve ısrarlı talimatlarına rağmen komiser ücretlerinin yatırılmadığı, kesin mühletin bitmesine kısa bir zaman kalmasına rağmen gerekli giderlerin karşılanmadığından alacaklılara gerekli ilanların yapılamadığı ve alacaklılar toplantısına rapor sunulmasının mümkün olmadığı, davacı şirketlerin yetkilisi ve kendi adına konkordato talep eden ...in de son celse duruşmasında  bu durumu ikrar ettiği, ayrıca yargılama sırasında, davacı şirketlerin yetkilisi olan ve kendi adına konkordato talep eden davacı gerçek kişinin olumsuz davranışları nedeniyle ilk atanan heyetten iki komiserin komiserlik görevinden çekilme talebinde bulunmaları üzerine mahkemece komiserlerin değiştirilmek zorunda kalındığı sabit olmakla  ilk derece mahkemesince  davacılar için verilen kesin mühlet kararının kaldırılarak  davacıların konkordato talebinin reddine ve iflasa tabi borçlu şirketlerin  iflasına karar verilmesinde yukarıda açıklanan  İİK m. 292 ve yerleşik Yargıtay içtihadı gereği bir isabetsizlik bulunmamıştır. <br>Bu açıklamalar ve gerekçelerle neticeten HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak davacılardan ayrı ayrı alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına<br>3-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"371f7cc92355c447","SID":"b90935a36ce32609"}}