{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br><br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t         <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t      <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...             ...<br>ÜYE \t: ...\t                    ...<br>ÜYE \t: ...                    ...<br>KATİP \t: ...                             ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 22/12/2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: ....<br>\tDavacılar vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacılar vekili, müvekkili ....... bulunan ve mülkiyeti S.S. ... ... ....üzerinde yer alan 60 numaralı konutu eski sahibi ve kooperatif üyesi ... ..., kooperatifin 26.Mart.2018 tarihli kararı ile devir ve teslim aldığını, davalının ise aynı kooperatifin 61 numaralı konutun sahibi olduğunu ve müvekkilinin konut sahasının 237,32 m2'lik kısmına tecavüz ettiğini, kooperatif tarafından davalıya ihtarname keşide edilmiş ise de bir sonuç alınamadığını, tapunun halen kooperatif adına olması ve ferdi mülkiyete geçilmemesi nedeniyle davanın kooperatif ile birlikte ikame edildiğini ileri sürerek, davalının haksız ve hukuka aykırı tecavüzünün önlenmesi ve taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili, davacı tarafca talep edilen haksız ve hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddi gerektiğini, mahkemenin eldeki davaya bakmakla görevli olmadığını savunarak, öncelikle davanın görevsizlik ve husumet eksikliği nedeniyle usulden reddine, aksi takdirde esastan reddine,  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, davacılar tarafından her ne kadar davalıya mevcut dava açılmış ise de davaya konu 60 ve 61 numaralı bağımsız bölümlerin halen davacı adına tapuya kayıtlı olduğu, 60 ve 61 numaralı bağımsız bölümlerin ... ilçesi, ... mahallesi, 2....içerisinde kaldığı, söz konusu parselin halen kadastral parsel olduğu yani söz konusu parsel içerisindeki 60 ve 61 numaralı bağımsız bölümlerin herhangi bir çap ve krokisinin bulunmadığı, sınırlarının belli olmadığı, söz konusu bağımsız bölümlerin sınırlarının yerinde ölçülerek tam sınırları dahilinde davacı ... ve davalı .. kooperatif tarafından teslim edildiğinde dair de dosya içerisinde de herhangi bir belgenin bulunmadığı, fen bilirkişisi raporunda yapılan ölçümlerin vaziyet planına dayandığı,  imar planına dayanmadığı, zira söz konusu parselin imar planı değişliğine yönelik yapılan talebin ... Belediye Başkanlığı tarafından reddedildiği, red kararının ... ... ... Meclisi'nin  13/10/2017 tarih 2087 sayılı kararı ile onaylandığı, yani taşınmazın halen kadastral parsel olduğu ve ölçeksiz vaziyet planı dışında bağımsız bölümlerin sınırlarını belirleyen herhangi bir durumun bulunmadığı, yine 60 ve 61 numaralı parseller arasındaki sınırın 13 Şubat 2019 tarihinde düzeltmenin yapıldığı, söz konusu düzeltmeye ilişkin kroki dikkatlice incelendiğinde Fen Bilirkişisi raporunda davalının duvarının geçtiği alanın söz konusu tashihatta iptal edilen sınır olduğunun anlaşıldığı görülmüş olup, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu  60 ve 61 numaralı bağımsız bölümlerin ölçeksiz vaziyet planı dışında sınırlarının belirlenmemiş olması, davacı kooperatif tarafından 60 ve 61 numaralı bağımsız bölümlerin kendi üyeleri olan davacı ....... ölçülerek teslim edildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir delilin bulunmaması, 60 ve 61 numaralı bağımsız bölümlerin halen bir kadastral parsel içerisinde bulunması(60 ve 61 numaralı bağımsız bölümlerin kadastral parsel içerisinde çaplı ve krokili bir şekilde yerlerinin belli olmaması), ölçeksiz vaziyet planında 13 Şubat 2019 tarihinde yapılan tashihat ile davalının müdahale eden konumuna düşmesi hususları göz önüne alındığında mahkememizde 60 ve 61 numaralı bağımsız bölümlerinin çaplı krokilerinin bulunması ve davalının iyiniyetli olması nedeni ile davacıların davasının reddine...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tTaraflarınca işbu davanın ikame edilmesinin ardından müvekkili kooperatifin yönetim kurulu başkanı tarafından bizzat ... ... Başkanlığı İmar Müdürlüğü'ne başvurulduğunu, başvuru sonucunda müvekkili kooperatifin belediyede onaylı projeleri arasında 02 Kasım 2015 tarihinde onaylanan mimari projesi dışında 2019 yılı Şubat ayında proje üzerinde kooperatif yönetiminin bilgisi dışında değişiklik yapıldığının öğrenildiğini, yapılan değişiklik incelendiğinde 60 ve 61 numaralı bağımsız bölümler arasındaki sınır çizgisinin tecavüze uygun hale getirildiğinin ve su deposunun yerinin değiştirilerek sosyal tesis alanı olarak planlanan alana taşındığının hayretle görüldüğünü;<br>\tMüvekkili kooperatif yönetiminin bilgisi dışında ve yetkileri olmadan değişikliği yapan proje müellif mimarı ... ..., ... Belediyesi'nde değişikliği onaylayan yetkili mimar... ile değişiklikten menfaat sağlayan ve değişikliği talep eden üyeler ... ve ... hakkında yasal işlem başlatılması hakkında kooperatif yönetim kurulu tarafından karar alındığını ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na anılan kişiler hakkında görevi kötüye kullanma, emniyeti suistimal, özel evrakta sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu dosyanın halen soruşturma aşamasında olduğunu, bu dosyanın sonucu beklenmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu;<br>\tDosya kapsamında tanzim olunan raporlarda, davaya konu ihlal bir inşaat mühendisi, bir harita mühendisi ve bir harita teknikeri tarafından 237,32 m2 olarak hesaplanırken, kadastro teknikeri bilirkişi tarafından 228,21 m2 olarak hesaplandığını, hesaplanan rakamlar her ne kadar birbirine yakın olsa da, bahsi geçen bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarında ve mimari projelerinde kaç m2 olduklarının belli olduğunu ve herhangi bir sapma olmayacağının kabul edilmesi gerektiğini, öncelikle bu çelişkinin giderilmesi adına dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tKooperatif üyelerine isabet eden alanların sınırlarının davacı kooperatif tarafından belirlendiğini, tüm sınırları gösteren onaylı proje ve krokilerin ise belediye kayıtlarına işlendiğini, nitekim davada görevlendirilen bilirkişilerce taraflara ait sınırların, dosyada oluşan tüm proje, kroki, tapu ve belediyeden alınan kayıtlara göre belirlenebildiğinin ve tecavüz olgusunun kesin olarak tespit edildiğini, davaya konu kooperatif arazisinde diğer hiç bir parselde sınır aşımı yaşanmamasının, gerekse yargılamada görevlendirilen bilirkişilerce sınırların sorunsuz şekilde belirlenerek tecavüzün tespit edilmiş olmasının, dava konusu sınırların belirlenmesinde bir zorluk olmadığının,  davalı yanın da  kötüniyetli olduğunu gösterdiğini;<br>\tKarar gerekçesinde değinilen 13 Şubat 2019 tarihli düzeltmenin yok hükmünde olduğunun dosyada sübut bulduğunu, davacı kooperatifin haberi olmadan projede yapılan değişiklik öğrenildikten sonra kooperatifin ilgili kişiler hakkında suç duyusunda bulunduğunu, ancak yerel mahkemenin bu suç duyurusuna istinaden açılan dosyanın neticesini beklemeden karar verdiğini;<br>\tGerekçeli kararda davalının iyiniyetli olarak bu yapıyı inşa ettiğinin kabul edildiğini, bu kabulün dosyaya ve gerçeğe uygun olmadığını, davaya konu ve davalı ... tarafından yapılan ve bilirkişi raporlarına göre müvekkili arazisine tecavüzlü yapıldığı belirlenen bahçe duvarının, eşya hukundaki teknik tabirinin taşkın yapı olduğunu, haksız yapı ile taşkın yapı kavramları birbirinden farklı olup, davada haksız yapının söz konusu olmadığını, davaya konu tecavüze Yargıtay kararları ışığında bakıldığında davalının iyi niyetli kabul edilebilmesinin imkansız olduğunu, davalının, taşkın yapı yapmamak üzere yükümlülükleri yerine getirdiğini, gerekli özeni gösterdiğini ispatlayamadığını, dosyada davalının iyiniyetini çağrıştırabilecek hiç bir somut delil ortaya konulamadığını beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, davalı tarafından davacı kooperatifin mülkiyetinde ve diğer davacının kullanımında olan daireye elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1-... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/798 E., 2020/834 K. sayılı dava dosyasında verdiği 22/12/2020 tarihli kararına yönelik davacılar vekillerinin İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30-TL harcın düşümü ile kalan 556,10-TL harcın davacılardan ayrı ayrı alınıp Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.<br>\t02/07/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  02/07/2025<br>   <br>          \tBaşkan ...                      Üye ...                Üye ...               Katip ...<br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır <br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6897d78bce38de4","SID":"acb1900b1e293380"}}