{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br><br><br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 28/12/2022<br>NUMARASI\t....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 18.06.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18.06.2025\t<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan alacak  istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili: Müvekkili şirket ile davalılardan ...... Şti. arasında 12.06.2017 tarihinde ... Bölge Hastanesinde kullanılmak üzere \"... Söndürme Sistemi\" işinin yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca malzemelerin davalılar tarafından sahaya teslim edildiğini, ancak bir kısım ekipmanların ... şirketince temin edilememesi nedeniyle ... Hastanesinin ... söndürme sisteminin bir kısmının organik bağ içinde olan diğer davalı ......Şti.'den temin edildiğini, bu alıma istinaden davalı ...  şirketi tarafından 15.11.2018 tarihli 20.004,19 TL’lik ve 12.12.2018 tarihli 28.042,49TL’lik faturaların düzenlendiğini ve bu faturaların karşılığının davalı ... Şirketine ödendiğini, davalı ... firmasına gönderilen ve davalının da kabule ilişkin imza ve kaşesini ihtiva eden 12.06.2017 tarihli teklifte ... tüplerinde bulunan FM200 Gazının TPED, CE, EN standartlarına uygun olması gerektiği hususunun da açıkça yer aldığını, ayrıca 12.06.2017 tarihli sözleşmenin 4.maddesinde \"Söz konusu işi teknik şartnamede ve normlara ve bu iş için verilecek proje ve şartnamelere uygun olarak gerçekleştirecektir.\"  hükmünün bulunduğunu, Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırım Genel Müdürlüğünün 05.08.2019 tarihli yazısı üzerine can ve mal güvenliği riski oluşturmaması için ... ... Hastanesinde gazlı söndürme yapılan tüm mahallerden gaz numunesi alınarak akredite bir kuruluş tarafından numunelerin test edilip onaylanmasının istenildiğini, bu kapsamda alınan numunelerin şartnamelere ve taşıması gereken vasıflara aykırı olması nedeniyle idare tarafından ... Söndürme Sistemlerinin kabulünün yapılmadığını, müvekkili şirketçe ... ... Hastanesinde bulunan Gazlı Söndürme Sistemi sistemlerinin standartlara uygun ve tüplerin üzerinde belirtilen gaz miktarlarında olup olmadığının tespiti amacıyla yasal mevzuata uygun olarak denetim, test ve raporlama yetkisi bulunan ... ...… A.Ş. tarafından rapor tanzimi talep edildiğini  ve bu talep doğrultusunda 22.08.2019 tarihinde saha ziyareti gerçekleştirilerek rapor düzenlendiğini, söz konusu raporda, sahada tartılan tüplerin boş olduğu, içinde söndürücü gazın bulunmadığı tespitine ulaşıldığını, yine ... 9. Noterliği marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak ... söndürme tüplerinin incelendiğini, inceleme sonucu düzenlenen 11.09.2019 tarihli 33356 yevmiye nolu tutanakta; tüplerin manometrelerinin arızalı olduğu, etiketlerinde yazan ağırlıkları ile gerçek ağırlıklarının uyuşmadığının tespit edildiğini, tüpler dışında ... söndürme sisteminde de hatalı imalatlar yapıldığını, hatalar tespit edildikçe düzeltilmesi için işlemlerin devam ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.3. maddesinde \"İdare tarafından malzemelerin onaylanmasında birinci derece sorumlu olup, onaylanmayan malzemeler yerine onaylatılacak malzeme için herhangi bir bedel talep etmeyecektir.\", 11.maddesinde \"Yüklenici yaptığı imalatların tamamından sorumludur. Bu imalatların malzeme, sarf malzeme, işçilikten kaynaklanacak tüm kusur, eksiklik ve noksanlıklar geçici kabul tarihinden 2+5 yıl süre ile ... sorumluluğundadır.\" 13.2.maddesinde\"İdare tarafından kesin kabul yapılmadığı müddetçe, yüklenicinin sorumluluğu ortadan kalkmaz. Kesin kabul tarihine kadar idare tarafından yapılan tespitler, cezalar, ihtarlar, düzeltmeler, ilgisine göre yüklenici firma olan ... ... aynen yansıtılır ve bu işlerin yapılmasından ve kusursuz tesliminden yüklenici sorumludur\" hükümleri yer almakta olup idare tarafından kesin kabul yapılmaması nedeniyle davalı şirketlerin sözleşme konusu alımlara ilişkin sorumluluklarının devam ettiğini, sözleşme ve TBK’nun 112 ve 219.maddeleri hükümleri dikkate alındığında davalıların teklif, sözleşme ve şartnamelerde istenilen standartlara uygun olmayan, müvekkilin ... söndürme sisteminden beklediği faydayı tamamen ortadan kaldıran ekonomik ayıpla teslim ettiğinin açıkça ortada olduğunu, olası bir ... durumunda ... söndürme sistemi ile en küçük yangını bile söndüremeyeceğini, davalılar arasında organik bağın bulunduğunu, davalı ... firmasının tek hissedarı ..., ... firmasının tek hissedarının ise kardeşi ... ... olduğunu, ... adına müvekkili ile  tüm görüşmeleri yapan ... firması çalışanı... isimli kişi olup, bu şahsın ... firmasından alınacak ürünler için e- posta görüşmelerini \"...\" adresi üzerinden gerçekleştirdiğini, Ali Doğan’ın ekte sunulan yazışmalarında kullandığı \" …çek (... ... Mh. Mek. Tes. İnş. Tic. ....) firmamız adına kesilecektir.\"  şeklindeki ifadelerin davalılar arasındaki organik bağın başka bir göstergesi olduğunu, ... ... Hastanesinin malzemelerinin %90 kısmı ... firmasından alındığı halde, hastanedeki F200 sistemlerinin kontrol edilmesinin ... firmasından talep edildiğinde kontrol için gelen tüm elemanların (4 kişi ) ... çalışanları olduğunu, ... firmasının başta...  olmak üzere birçok çalışanının ... firmasına geçiş yaptığını, son bir yıl içinde her iki firmanın SGK işçi listelerini giriş çıkış yapanlarla birlikte müzekkere ile talep edilmesi halinde bu hususun açıkça görüleceğini, ... Hastanesinden sonra ... Firmasının işlerini ...'in yürüttüğünün öğrenilmesi üzerine Etlik Hastanesinin FM200 Gazlı Söndürme Sistemi işinin müvekkili  tarafından ... firmasından temin edildiğini, ... firmasından alınan ... tüplerinin de boş olduğunun öğrenilmesi üzerine Ankara 43. Noterliği marifetiyle uzman bilirkişi marifetiyle 04.09.2019 tarih 13438 yevmiye nolu tespitin yaptırıldığını, ekte sunulan tespit tutanak ve fotoğraflarından ... tarafından müvekkiline satılan tüm ... söndürme tüplerinin ... anteti taşıdığı, yani ...'un malzemesi olduğunun açıkça  görüleceğini, ... firmasının internet sitesine girilmeye çalışıldığında site açılmayıp doğrudan ... firmasının  internet sitesine gönderme yapmakta ve ... firmasının sayfasının açıldığını, bu hususun 26.12.2019 tarih 21617 yevmiye nolu noter tespiti ile de sabit olduğunu, yargı içtihatları, doktrin ve  ortaya konulan maddi olgular çerçevesinde davalı firmalar arasındaki organik bağ sabit olup ... firmasının borçlarından davalı ... firmasının da müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini, müvekkilinin ... ... Hastanesinde davalı ... firmasıyla yaptığı sözleşme kapsamında malzemelerin ayıplı çıkması nedeniyle uğradığı zararlara ilişkin davalılara ihtar gönderdiğini, ihtarların sonuçsuz kalması üzerine  ... firmasından sözleşmenin ayıplı  ifası nedeniyle uğradığı zararın tazmini için arabuluculuk yoluna başvurduğunu, başvurulan arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalılar arasında organik bağ olduğunun tespitine,  ... firmasından ... ... Hastanesinde kullanılmak üzere alınan FM200 Gazlı Söndürme Sisteminin ayıplı olması nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarardan fazlaya ilişkin dava ve talep hakları  saklı kalmak kaydıyla şimdilik 350.000,00 TL’nin davalı ...’a ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 19.10.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı olarak, davalıların yükümlendikleri işin eksik ve ayıplı ifası nedeniyle  dava konusu 350.000,00 TL talep miktarını 613.313,56 TL daha arttırarak 963.313,56 TL’na yükseltmiş, müvekkilinin ödediği sözleşme bedelinin 963.313,56 TL’lık bölümünün davalı ... firmasına yapılan ödeme tarihlerinden itibaren (ödeme tutarları kapsamında) avans faiziyle her iki davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\t\tDavalı ...…....Şti.vekili: Öncelikle davacının dava dilekçesinde belirttiği ... şirketi ile müvekkili arasındaki tek ilişkinin aynı sektörde faaliyet gösteriyor olmalarından ibaret bulunduğunu, bunun haricinde bahsi geçen diğer davalı şirketle müvekkili arasında  herhangi bir ticari, iktisadi ilişki ve organik bağın bulunmadığını, müvekkili hakkındaki davanın  husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında dava konusu olan ... ... Hastanesine ... söndürme malzemelerinin teslimi ile ilgili yapmış bulunduğu herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacının ... ... Hastanesi’nin ... söndürme işi için diğer davalı ... adındaki firma ile anlaştığını, bu hususun dosyaya eklenen sözleşmeden de anlaşıldığını ve müvekkilinin bu sözleşmede taraf olmadığını, sadece  büyük çaplı bir proje olan (yaklaşık 1.000 yatak kapasiteli) ... ... Hastanesi’ndeki eksik kalan 2-3 odalık bölüm için davacının, müvekkilinden cüzi bir malzeme alımı yaptığını, bu durum dışında ... ... Hastanesi işine ilişkin müvekkilinin başka hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davacı ile müvekkili şirketin ... Hastanesine ... söndürme malzemelerinin temini işi ile ilgili müzakerelere başladığı dönemde ... ... Hastanesi’ndeki eksik kalan 2-3 odalık bölüm için ücreti mukabilinde iş yaptırmak için davacının bir teklifte bulunduğunu, ... işinin müzakereleri sırasında gelen bu teklife müvekkilinin aradaki ticari bağları güçlendirebilmek adına davacının bu teklifini reddetmediğini  ve bu 2-3 odalık işi üstlendiğini, ancak yapılan işin karşılığı olarak anlaşılan tutar ile işbu davada talep edilen tutar göz önünde bulundurulduğunda arada aşırı orantısızlığın olduğunu,  müvekkilinin davacı ile ... işi için sözleşme aşamasındayken ... ... Hastahanesi işi ile ilgili olarak yaklaşık 48.046,00 TL bedelli bir iş teklifinde bulunulduğunu, bahse konu 48.000,00 TL'lik tutar ile anlaşılmaya çalışılan işin büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda, birazda sözleşmenin müzakere aşamalarının müvekkili üzerinde oluşturduğu baskı ile arada herhangi bir sözleşme ilişkisi kurulmadan ... ... Hastanesi’ndeki işin  kabul edildiğini ve müvekkili tarafından verilen sözün de eksiksiz olarak yerine getirildiğini, ancak davacının  bu durumu fırsat olarak kullanmak için derhal harekete geçtiğini, organik bağ ilişkisi iddiasıyla müvekkili aleyhine husumet yönlendirme çabalarına girdiğini, hiçbir şekilde organik bağ iddiasını kabul etmediklerini, ayrıca esas bakımından da davacı iddialarının yerinde olmadığını ve dayandığı bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, raporu kabul etmemekle birlikte, raporun doğru olduğu varsayıldığında bile sözleşme tarihi ile rapor tarihi arasında 2 yıldan fazla süre olduğunu, bu süre zarfında tüplerin ne şekilde muhafaza edildiği ve bu süre zarfında oynama yapılıp yapılmadığı hususunun izaha muhtaç olup, bu nedenle de müvekkilinin sorumluluğunu kabul etmediklerini, davacının iddia etmiş olduğu rapor tarihi ile malların davacıya eksiksiz teslim edildiği tarih arasında geçen süre zarfında, malların davacı şirketçe hangi koşullar altında saklandığı ve muhafaza edildiğinin müvekkilinin bilgisi ve dolayısı ile sorumluluğu dışında olduğu, ... söndürme sistemleri son derece hayati işlevi olan ve bu sebeple mutlaka uygun koşullarda muhafaza edilmesi gereken sistemler olduğunu, aradan geçen sürede ürünlerin hangi koşullarda saklandığı, ürünlere şantiye ortamında kim veya kimlerin müdahalesinin olduğunun müvekkilince bilinebilecek ve kontrol edilebilecek bir husus olmadığını, basiretli tacir olan davacının ürünlerin teslimini eksiksiz ve ayıpsız olarak aldığını, teslimden sonra ürünlerin muhafazasından davacının sorumlu olduğunu, ayrıca rapor ve tespitlere esas alınan ürünlerin davacıya teslim edilen ürünler olup olmadığı hususunun da araştırmaya muhtaç olduğunu, teslimat sırasında tüplerin tartıldığını ve sözleşmede kararlaştırılan nitelikleri taşıdığının davacı teknik ekibi tarafından doğrulandığını, ayrıca davacı her ne kadar bahse konu manometrelerin arızalı olduğunu ve bu sebeple idare tarafından kabul yapılmadığını iddia etmişse de ... ... Hastahanesi'nde davacı ile davalı şirket arasındaki iş kapsamında ifa edilen edimler neticesinde ...  firması tarafından temin edilen tüpler ve tüplere takılmış olan yine arızalı olduğu iddia edilen manometreler ile kesin kabulün yapıldığı bilgisine ulaşıldığını, yine bu kapsamda ilgili ihaleyi gerçekleştiren ve kabulü yapan idareden kesin kabulün  yapıldığına ilişkin tutanağın celbini talep ettiklerini, açıklanan hususlar kapsamında koşulları oluşmadığından ayıptan kaynaklanan sorumluluğa gidilmesinin mümkün olmadığını, garanti kapsamında değerlendirilebilmesi için davacının muhafaza ve kullanım talimatlarına uygun hareket etmiş olması gerektiğini, aradan geçen uzun zaman sebebiyle bu talimatlara uygun hareket edilip edilmediğinin tespitinin de imkansız olduğunu belirterek, davanın husumet ve esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\t\tDavalı ...…....Şti.vekili: Arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası olarak açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davalılar arasında zorunlu ya da ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi hukuki ya da fiili bir irtibatta bulunmadığını, bu nedenle her iki davalı hakkındaki davanın tefrik edilmesini talep ettiklerini, esas bakımından ise dava dilekçesinde yer alan iddiaların soyut ve gerçek dışı olduğunu, şimdiye kadar noter marifetiyle yahut bilirkişiler vasıtasıyla harici olarak yapılan tespitlerin müvekkilini bağlar hiçbir yönü bulunmadığını, söz konusu tespitlerin her birine itiraz ettiklerini, davacının idareye karşı  kendi taahhüdünde olan yapım işlerinde eksiklikler varsa bu eksikliklerden müvekkilinin sorumlu tutmasının ya da bu eksikliklerin zarara sebep olduğu iddiasıyla müvekkiline rücu etmesinin mümkün olmadığını, davacının üstenmiş olduğu  yapım işi için müvekkilinden sadece malzeme (... ünitesi) tedarik etmiş olup, davacı ile müvekkili davalı arasındaki ilişknini mal tedarikinden ibaret olduğunu, müvekkilinin davacının tüm edimlerini üstlenmediği gibi, davacının yapım işine dair bir taahhüt altına da girmediğini, müvekkili ediminin, davacıya sadece ... ünitesi satılmasından ibaret olduğunu, sistemin çalışır konumda olduğunun da yapılan işlemlerle sabit olup, müvekkilinin davacı ile idare arasında akdedilen sözleşmenin tarafı olmadığını, bu sebeple sadece ... ünitesi satan müvekkilinin davalının, ekstra olarak idareye kesin kabulü yaptırması yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkilinin edimi sadece ... ünitesinin satımı ve kurulumundan ibaret olup bunun dışında sitemin periyodik bakımı gibi başkaca edim yükümlülüğü bulunmadığını, davacıya satımı yapılan ünitenin eksiksiz bir şekilde teslim edilerek faturalandırıldığını, davacıya satılan ... ünitesi ve bu ünitenin montajıyla ile ilgi olarak satıcı müvekkiline teslim esnasında ya da sonrasında herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, söz konusu malın davacıya eksiksiz ve sağlam olarak teslim edildiğini, sorunsuz ve eksiksiz olarak da montajı yapıldığını, ünitenin teslim edildiğini ve montajının yapıldığı 2017 yılından itibaren davacıya teslim edilen malların ne şekilde kullanıldığının bilinmemekte olup, davacının ünite bileşenlerini sökmesi, değiştirmesi, kullanım hatası oluşturacak şekilde kötü kullanmasının son derece olası olduğunu, ayrıca davacının \"Garanti süresince sorumluluk devam eder\" iddiasının da kabulünün mümkün olmadığını, ürünün ayıplı olması ile garantili olmasının farklı kavramlar olduğunu, nitekim garanti süresi ile ayıp ihbarı süresinin nitelikleri ve sonuçlarının da farklı olduğunu, garanti süresinin bulunmasının ayıp ihbarını ortadan kaldıran bir olgu olmadığını, davacının  ... firması ile harici sözleşmeler yaptığını,  bu sözleşmelere müvekkili taraf olmadığından söz konusu sözleşmelerden müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin ... firması ile bir ilgisi bulunmadığını, organik bağ iddiasının yerinde olmadığını, dava dilekçesinde davalılar arasında organik bağ olduğunun iddia edildiğini, öncelikle ... ile ... ...' nın kardeş olmalarının yapılan tüm işlemlerde beraber oldukları ve aralarında bağlantı olduğu anlamında asla yorumlanamayacağını, davalılar arasında herhangi bir hukuki ya da ticari ilişki bulunmadığını, ayrıca davacının haksız ve mesnetsiz taleplerini kabul etmemek kaydıyla davacının işbu davadaki taleplerinin tamamıyla zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiş, \tıslaha karşı da zamanaşımı definde bulunmuştur.<br>\t\tİlk derece mahkemesince: Davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, öncelikle davalı ... vekilinin arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediği iddiasının , sunulan son oturum tutanağına göre davalıya çağrının yapıldığı ancak davalı tarafça katılım olmadığı, bu nedenle dava şartının gerçekleştiği , yine belirsiz alacak davası yönündeki itirazının, açılan davanın kısmi dava olduğu nazara alınarak yerinde olmadığının anlaşıldığı,  davalı ...... Şti. tarafından ... ... adına  hazırlanan 12.06.2017 tarih ve ...-T-15-1710-r6 referans numaralı, ... Bölge Hastanesi FM200 Gazlı ... Söndürme Sistemi ( A-B-C-B-D Blok)57 Oda başlıklı teklif dokümanında ; 57 ayrı hacim için ayrı ayrı alan ve yükseklik ölçümü yapılarak FM 200 tüp kapasitesinin hesaplandığı, her bir hacim için tüp kontrol vanası, manuel tetikleme ünitesi, manometre, boşaltma hortumu, duvar aparatı vs. ekipman ile gazın ağırlığının hesaplanarak fiyat çalışmasının yapıldığının belirtildiği, davacı  şirket adına kaşe ve imza bulunduğu (yine teklifte FM 200 gazının TPED, CE, EN standartlarına  uygun 25 bar basınçlı olması gerektiğinin  açıkça belirtildiğinin görüldüğü, davacı ile davalı ...  arasında  12.06.2017 tarihinde imzalanan, ... Bölge Hastanesinde kullanılmak üzere \"... Söndürme Sistemi\" yapım işi sözleşmesinin , 1. maddesinde sözleşme konusunun; işverenin taahhüdü altında bulunan “... Bölge Hastanesi FM200 Gazlı ... Söndürme Sistemi” yapım işin olduğu , iş kapsamının  FM200 Gazlı ... Söndürme Sistemi Mekanik Bölüm (57 oda),  Elektronik Bölüm (57 oda) ve  Montaj ve İşçilik (57 oda) olduğu, 2. maddesinde  işin bedelinin; anahtar teslimi götürü bedel, sistemin tutarının 200.000,00 € + 36.000,00 € KDV = 236.000,00€ olarak kararlaştırıldığı, 6.maddesinde yüklenicinin yükümlülüklerinin(6.2 maddesinde) ;iş kapsamındaki malzemelerin,  ...  tarafından, gaz hesapları ve uygulama projeleri, malzeme katalogları ve kalite belgeleri ile birlikte işverene teslim edileceği,( 6.3 mddesinde); idare tarafından malzemelerin onaylanmasında birinci derece ...'un sorumlu olduğu, onaylanmayan malzemeler yerine onaylatılacak malzeme için her hangi bir bedel talep etmeyeceği, (6.4 maddesinde); işin kapsamında ... ... söndürme sistemi alt yapı imalatları (koruma, algılama, kablolama vs) sistem testleri, kullanıcı eğitimi ve sistemin kabulü ... tarafından yapılacağı, 11.maddesi 1. bendinde  garanti hususunda; imalatların tamamından sorumlu olduğu, bu imalatların malzeme, sarf malzeme, işçilikten kaynaklanacak tüm kusur, eksiklik ve noksanlıklarında (kullanıcı hatalı hariç) geçici kabul tarihinden itibaren 2+5 yıl süre ile ...'un sorumlu olduğu, 13.maddesi  \"Muayene, Kabul ve Ölçümler\" başlıklı 2. bendinde; idare tarafından kesin kabul yapılmadığı müddetçe, yüklenicinin sorumluluğu ortadan kalkmayacağı, kesin kabul tarihine kadar idare tarafından yapılan tespitler, cezalar, ihtarlar, düzeltmelerin, ilgilisine göre yüklenici firma olan ...'a aynen yansıtılacağı ve bu işlerin yapılmasından ve kusursuz teslimden yüklenicinin sorumlu olduğu, yine  16. maddesinde;!\" İşin Kontrolü ve Kabul Edilmeyen İşler\" başlıklı  bölümünde ;  ortaya çıkan kusurlu ve noksan işler, iş verene bildirilecek ve iş veren tarafından verilecek makul bir sürede düzeltilecek ve düzeltilmesi mümkün olmayan kısımlar yüklenici firma tarafından sökülüp yeniden imal ve monte edilecek ve bu iş için yükleniciye herhangi bir ilave ücret ödenmeyeceği hükümlerinin yer aldığı, davalı ... .... Şti. tarafından tanzim edilen 25.07.2018 tarihli 817,818,819,820 ve 821 seri numaralı Teknik Servis Teslim Tutanağı ile ; A2 Blokta, A-3 Blokta, C Blokta, D Blokta ve B blokta bulunan bütün FM200 ... söndürme sistemlerinin montajlarının tamamlandığı, sistemlerin devreye alınıp, kullanıcı eğitimlerinin verildiğinin, yine ... .... Şti. tarafından tanzim edilen muhtelif tarihli Teknik Servis Teslim Tutanakları ile de muhtelif mahallerdeki FM gazlı ... söndürme sistemleri montajlarının tamamlandığı, sistemlerin devreye alınıp, kullanıcı eğitimlerinin verildiğinin tutanak altına alındığının görüldüğü, ... ... ..A.Ş ve ... İnş... ....Şti. arasında akdedilen 10.07.2017 tarihli zeyilname ile devralınan 15.02.2017 tarihli Mekanik İşleri (A2 Blok ve A3 Blok) Sözleşmesi gereğince geçici kabul bakımından yapılan incelemesinde ; “Yapılan işin , gizli kusurlar ve tespiti test ve TC Sağlık Bakanlığı (İdare)nin ya da ... ... A.Ş(İşveren)in kabulüne bağlı hususlar istisna olmak üzere, sözleşme ve eklerine uygun olduğu, Ek- de yer alan eksik, kusur ve arızaların geçici kabule engel olabilecek nitelikte olmadığı görülmüştür.” denilerek geçici kabul itibar tarihinin 25.12.2018 olarak kabul edildiği ve ... söndürme sistemlerine ilişkin bir kesintinin söz konusu edilmediğinin anlaşıldığı, Sağlık Bakanlığınca işin kabulü aşamasında işin standartlara uygun olmadığının bildirilmesi üzerine gazlı söndürme sistemlerinin standartlara uygun ve tüplerin üzerinde belirtilen gaz miktarlarından olup olmadığının tespiti amacıyla, ... ... A.Ş tarafından hazırlanan, Ağustos 2019 tarihli ... ... Hastanesi FM200 Gazlı Söndürme Sistemi Tüpleri Kontrol Raporunda ; “22.08.2019 tarihinde ... ... Hastanesinde, söz konusu gazlı söndürme sistemine ait tüplerin dolu olup olmadıklarının tespiti amacıyla saha ziyareti gerçekleştirildiği,  toplam 121 adet  FM200 temiz gazlı otomatik söndürme tüplerinin kullanıldığı , her tüpün ayrı ayrı tartıldığı, ölçülen değerlerin listelenip kayıt edildiği, tedarikçi/ üretici firma tarafından tüplerin üzerinde doldurulması gereken gaz miktarının yazıldığının gözlemlendiği ve tüp üzerindeki manometrelerin 15-25 BAR basınca ayarlandığı, manometreler söküldüğünde de aynı değeri gösterdiği, manometrelerin sürekli olarak 15-25 Basınçta duracak şekilde ayarlandığının gözlemlendiği, sahada tartılan tüplerin boş olduğu, içinde söndürücü gazın olmadığı, tamamen boş olan ... söndürme tüplerinin manometre düzeneklerinin bozuk ve hileli göstergeler ile 25 bar basınca ayarlandığının tespit edildiğinin belirtildiği, Ankara 30. Noterliğinin 27.08.2019 tarih ve 8430 yevmiye nolu  ihtarnamesi ile; davacı şirketin davalı ... ..., işin ilgili raporlar ile  ayıplı ve eksik yapıldığının tespit edildiği bildirilerek, sözleşme uyarınca ödenmiş toplam 236.000 €'nun  tebliğinden itibaren 3 gün içinde, hesaplarına ödenmesi  talep edildiği ve  ihtarnamenin 28.08.2019 tarihinde ... Şti.'ne tebliğ edildiği, davacı talebi üzerine, Ankara Bilirkişi Bölge Kurulu Bilirkişi listesinde kayıtlı  makine mühendisi bilirkişi ... tarafından, ... 9. Noterliği nezaretinde yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen 11.09.2019 tarih ve 33356 Y.numaralı tutanaktan; bilirkişi  refakatiyle yapılan incelemede;  121 ayrı  tüpe ilişkin  seri numarası, tüp kapasitesi ve etiket yazılı gazı miktarı  ile tartılan toplam ağırlıklarının tablo halinde listelendiği, yine 121 ayrı manometreden sadece 3 adedinin çalışır durumda olduğu, geriye kalan 118 manometrenin arızalı olduğu tespit edilerek, incelemeye ilişkin detaylı fotoğrafların da tutanak ekinde sunulduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ile davalı .... .... Şti arasında imzalanan 12/06/2017 tarihli sözleşme uyarınca, davalılarının edimini eksik yada ayıplı olarak yerine getirip getirmediği, davacının süresinde gerekli ihbarda bulunup bulunmadığı, davacının  eksik ya da ayıplı ifa nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, uğraması halinde zarar miktarı ile davalılar arasında organik bağ bulunup bulunmadığı ve bu nedenle tüzel kişilik perdesinin aralanması ile her iki şirketin zarardan sorumu tutulup tutulmayacağına ilişkin olduğu, taraf delilleri toplanarak, mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla, davalılara ait  ticari  defterleri üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde 16.08.2021 tarihli  raporun düzenlendiği, yine makine mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanından oluşturulan bilirkişi heyetinden  04.08.2022 tarihli rapor alındığı, 6100 sayılı HMK'nın 401. maddesi 1. bendinde;  henüz dava açılmamış olan hâllerde delil tespiti, esas hakkındaki davaya bakacak olan mahkemeden veya üzerinde keşif yahut bilirkişi incelemesi yapılacak olan  şeyin bulunduğu veya tanık olarak dinlenilecek kişinin oturduğu yer sulh mahkemesinden istenebileceğinin, 2 bendinde ;  Noterlerin, 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu uyarınca yapacağı vakıa tespitine ilişkin hükümlerin saklı olduğunun belirtildiği, bu kapsamda  davacının vakıa tespiti niteliğinde olan durum ve ayıp tespitinin noter huzuru ile teknik bilirkişi marifetiyle yaptırılmasında  hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı, anlan yasa hükmü  kapsamında geçerli sayılan noter huzuru ile teknik bilirkişice yapılan durum tespiti, yani eksik ve ayıplı olduğuna dair tespit raporu, ayıp iddiasının iddia ve ispatına elverişli resmi nitelik belge olup  kabulü gerektiği, yine  ... söndürme sistemleri alanında akredite kuruluş olan ve Sağlık Bakanlığı ilgili birimince kabul gören  kontrol raporunda da tüplerin  ayıplı durumları tespit edildiğinden, işin asıl işverene teslimi nedeniyle dava tarihi itibariyle mahallinde keşif yapılmasının davanın çözümünde ve rapor tanzimine bir faydası bulunmayacağı nazara alınarak, mahkemece teknik bilirkişiler ve hesap bilirkişinin de dosya kapsamı ve de bu raporlar ile yapılan tespitler nazara alınarak teknik değerlendirme istendiği  ve  heyettçe de bu tespitler nazara alınarak teknik değerlendirme yapıldığı, bu nedenle hazırlanan raporun  kanun, sözleşme ve teknik hususlara uygun olup hüküm kurumaya elverişli olduğu nazara alınarak, davalılar vekillerinin yeniden rapor alınması talebinin reddine karar verildiği, davalı ... vekili yeniden rapor alınması talebinin reddi üzerine ; dosyada alınan raporun yeterli olmadığı, yokluklarında noter huzuru ile alınan teknik bilirkişi raporunun delil vasfında olmadığı,  mahkemenin görevlendirdiği teknik bilirkişilerde bizzat tüpleri görmedikleri,  2017 yılında teslim edilen tüplerle ilgili herhangi bir ihbar bulunmadığı,  bu hali ile dosyadaki raporun yetersiz olduğu, yeniden rapor alınması taleplerinin haksız ve gerekçesiz reddedildiği,  adil yargılanma haklarının kısıtlandığı,  bu nedenle davanın reddini talep ettiğini bildirmiş olduğu, tüm dosya kapsamı, dava ve cevaplar, davacı ile ... arasındaki teklif formu  ile imzalanan sözleşme içeriği ile diğer davalı ...'in bu sözleşme kapsamında sözleşme tarafı olmadığı halde, doğrudan davacı ile iletişime geçerek, gerek eksik malzeme, gerekse de montaj ve teknik servis hizmetlerini vermesi ve şirketlerin tek ortak ve temsilcilerinin kardeş olmaları yanında aynı kişilerin her iki şirket için çalıştırılmaları,  her iki şirket adına hareket eden ve sözleşmeyi davalılar yönünde takip eden yazışmaları yapan proje müdürünün...  olması  hususları birlikte değerlendirildiğinde, bu sözleşmenin örtülü olarak diğer tarafının da ... firması olduğu anlaşılmakla, sözleşmeye aykırılık nedeniyle oluşan zararda her iki şirketin de sorumlu olacağının kabul edildiği, yine tarafları  bağlayacağı  kabul edilen  sözleşmenin, malzeme ve motajı içerdiği, bu haliyle TBK. 470 vd. düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, eser sözleşmelerindeki eksik ve ayıbın düzenlendiği 477. maddesinde, açık ayıplarda teslim ile yüklenicinin sorumluluktan kurtulacağı ancak gizli ayıplardan kurtulamayacağı, gizli ayıpların öğrenilmesi halinde gecikilmeden yükleniciye ihbarı  gerekeceği, aynı kanunun 474. maddesi gereğince de, iş sahibinin işin kontrol aşamasında gerektiğinde yetkili kurum ve kuruluşlarda durum tespitini içeren rapor alabileceği nazara alınarak, dosyada davacının işi  25.07.2018  tarihinde teknik servis tutanaklarına göre teslim aldığı, her bir tüp için içindeki gazın tartılarak  kontrol edilip teslim alındığına dair bir tutanağın bulunmadığı, ancak teslimde  tüplerin üzerindeki etikette içindeki gaz miktarının yazılı olduğu  görülmüş ise de bilirkişilerce bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu belirtildiği gibi  sözleşmenin  4.maddesinde; söz konusu işin teknik şartname ve normlara, bu iş için verilecek proje ve şartnamelere uygun olarak gerçekleştirileceği, yine 6.3 maddesinde; idare tarafından malzemelerin onaylanmasında birinci derecede sorumlu olunduğu hükmü ile sözleşmenin 11. maddesinde,  işin tamamında,   malzeme ve işçilikten kaynaklanan tüm kusurlardan, eksiklik ve noksanlıklarda geçici kabul tarihinden itibaren 2+5 yıl süre ile ...'un sorumlu olacağının yani garanti ettiğinin kararlaştırıldığı, ayrıca sözleşmenin 13.2 maddesi gereğince, idare tarafından kesin kabul yapılmadığı müddetçe, yüklenici sorumluluğunun ortadan kalkmayacağı, kesin kabul tarihine kadar idare tarafından yapılan tespitler, cezalar, ihtarlar, düzeltmeler, ilgisine göre yüklenici firma olan ...'a aynen yansıtılacağı ve bu işlemlerin yapılmasında ve kusursuz tesliminde yüklenicinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; tüplerde sözleşme ve teklif formu, şartname ve bu iş ilişkin normlar göre bulunması gereken miktarda gazın olmadığı, bu durumun asıl işverenin işi kabulü aşamada yapılan incelemeler neticesinde ortaya çıktığı, gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacı tarafında gerekli bilirkişi incelemeleri yaptırılarak raporların alındığı, testlerin yaptırıldığı ve bu süreç içinde makul sürede ayıp ihbarını davalıya noter vasıtasıyla bildirdiği gibi süresinde ayıp ihbarında bulunulmasa dahi sözleşmenin 11. maddesi gereğince davalıların 5 yıllık garanti taahhüdü bulunduğu ve bu garanti süresinin  ihbar ve dava tarihi itibariyle dolmadığı, bu nedenle de ayıp öneline uyulmasına da gerek olmadığı, davalıların işin eksik ve kusurlu tesliminde sorumlu olduklarının kabul edildiği, yine bilirkişilerce işin  fiyatını etkileyen en önemli kısmının tüpler içindeki gaz olduğu ve bunu doldurularak eksiğin giderileceği, bu gaz bedeline isabet eden ve ödenen bedelin davacıya iadesi gerektiği, ayrıca manometrelerin göstergeleriyle oynandığından ayıplı oldukları ve bu iki hususun götürü bedelli  işin %75'ne denk geldiği hesap edilerek, davalıların, davacıya  iade etmeleri gereken bedelin sözleşme bedeli dolar üzerinde belirlenmiş ise de, davacı ödemeleri TL üzerinde olduğu gibi dava dilekçesinde TL olarak talep edildiğinden, ödenen (1.284.418,08 TL x % 75 =) 963.313,56 TL'nın iadesi gerektiği, ihtarname ile davalıya üç günlük önel verildiğinden temerrütün  ihtarnamenin tebliği tarihi  28.08.2019  tarihinden itibaren üç günlük sürenin bitimi  01.09.2019 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla, bu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 963.313,56 TL'nın temerrüt tarihi olan 01.09.2019 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 2/2 maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>\tDavalı ......Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, diğer davalı ... firması ile müvekkili arasındaki tek benzerliğin \"aynı sektörde faaliyet gösteriyor\" olmalarından ibaret olup bunun haricinde iki şirket arasında herhangi bir ticari, iktisadi ilişki veya organik bağ bulunmadığını, müvekkiline bu hususta husumet yöneltilmesinin  haksız ve hukuka aykırı olmakla husumet yokluğu sebebiyle müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 16/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda da; müvekkili ile diğer davalı şirket arasındaki organik bağ ve çalışanlarının aynı olduğu yönündeki iddialarla ilgili olarak; ''çalışanlar ... ... 23.01.2018 tarihinde ... firmasından ayrıldığı, 29.05.2018 tarihinde müvekkil şirkette işe başladığı, ...'nın 10.04.2016 tarihinde ... firmasından ayrıldığı, 25.03.2019 tarihinde müvekkil şirkette çalışmaya başladığı, ...'ın 10.09.2017 tarihinde ... firmasından ayrıldığı, 20.11.2017 tarihinde müvekkil şirkette çalışmayı başladığı, çalışanların işten çıkış ve giriş tarihleri arasında boşluklar olduğu''nun belirtildiğini, bilirkişi raporunun bu tespitinin de organik bağ iddiasına ilişkin itirazlarını desteklediğini, müvekkilinin iş yaptığı ... sektörünün, kapsamı dar ve özellikli bir alan olduğunu, bu alanda çalışan şirket sayısının da oldukça az olduğunu, ayrıca iş alanında tecrübeli nitelikli personel sıkıntısının da yaşandığını, dolayısı ile sadece üç çalışanın üstelik arada uzun süreli fasılalar bulunarak,  benzer iş alanında faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başlamış olmalarının iki şirket arasında organik bağ olduğunu göstermeyeceğini, yine aynı tarihli bilirkişi raporunda, yapılan ticari defter ve kayıt incelemelerinde davalı taraflara ait 2017-2018-2019 ve 2020 yıllarına ait yılsonu mizanlarında taraflar arasında bakiye borç ve alacak kayıtlarına rastlanmadığının belirtildiğini, bu hususun da müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasında herhangi bir organik bağın bulunmadığını gösterdiğini, dolayısı ile davacı tarafın organik bağ olgusuna ilişkin iddiasının ispatlanamadığını, davacı taraf ile müvekkili arasında ... ... Hastanesi'nin ... söndürme malzemelerinin teslimi hakkında akdedilmiş bir sözleşme olmadığını, sadece büyük çaplı bir proje olan (yaklaşık 1.000 yatak kapasiteli) ... ... Hastanesi'nde 2-3 odalık bir bölüm için davacı firmanın müvekkilinden  cüzi bir malzeme alımı yaptığını, bilirkişi raporundaki \"... .... Şti. ile İlgili Kayıtlar\" başlığı altında belirtilen '' Davalı tarafından dava konusu ... ... Hastanesi için 48.046,68TL KDV dahil 2 adet fatura düzenlendiği, karşılığında çek, nakit ve kur değerlendirmesi yapılarak intikal ettirildiği, dava tarihi itibariyle bakiyenin -0- olduğu görülmüştür.'' şeklindeki tespitlerin de bu beyanlarını doğruladığını, müvekkilinin teslim etmiş olduğu ve montajını yapmış olduğu bu malzemelerde herhangi bir eksiklik bulunmadığını, dolayısı ile dava konusu olayda müvekkilinin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davada husumet  olduğunu kabul etmemekle birlikte; dava konusu malların ayıplı olduğu veya eksik olarak teslim edildiği yönünde mahkemece aldırılmış bir keşif ya da tespit sonucu hazırlanmış bir rapor da bulunmadığını, davacı tarafın iddia etmiş olduğu ayıplı mal teslimine ilişkin teknik bir değerlendirmenin de dosyada bulunmadığını, dolayısı ile davacının iddialarının ispatlanamadığını, yine dava konusu sözleşmenin yürürlük tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 2 yıldan fazla bir süre bulunduğunu, dava konusu  malların, teslimden sonra 1 yıldan fazla bir süre boyunca davacı uhdesinde kaldığını, bu süre zarfında söz konusu malların ne şekilde muhafaza edildiği,  mallar üzerinde davacı tarafça oynama yapılıp yapılmadığı hususunun  izaha muhtaç olduğunu, bir an için davacının iddia ettiği gibi tüplerde eksiklik ve manometrelerin bozuk olduğu kabul edilse bile bu eksiklik ve bozulmanın teslimattan sonra ve davacının muhafaza şartlarından kaynaklanmış da olabileceğini, zira teslimat tarihi üzerinden uzun bir süre geçmiş bulunduğunu, ürünlerin muhafazasının nasıl sağlandığının da şüpheli olduğunu, bu husus açıklığa kavuşturulmadan bir sorumlu belirleme yoluna gidilmesinin eksik ve hatalı olacağını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ......Şti.  vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu,  6102 ve 6325 sayılı yasalarda düzenlenen dava şartına uyulmadığından dava şartının eksik olduğunu, davada arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, arabuluculuk sürecinde müvekkili şirkete 7201 sayılı ve 6325 sayılı yasa hükümlerine uygun olarak usulüne göre bir davet mektubunun gönderilmediğini, müvekkili şirketin toplantıdan haberdar edilmemiş olması nedeniyle dava şartı arabuluculuk müessesesine uyulmadığını, dava  şartı yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, talep sonucunda iddia edilen zararın neye ilişkin olduğu ya da zarar miktarının nasıl belirlendiği hususlarında bir açıklama yapılmadığını, davacının varsa biz zararı bu hususu tam bir eda davası yahut kısmi bir dava olarak yöneltmesi gerekirken şartları olmamasına rağmen belirsiz alacak davası olarak açıldığını, belirsiz alacak davasına ilişkin şartlar bulunmadığından açılan davada hukuki yarar bulunmadığını, belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini gerekirken yargılamaya devam edilerek kabul kararı verildiğini, dava dilekçesinde iki ayrı hükmi şahsiyeti olan, iki ayrı şirket bir arada gösterilmek suretiyle dava açıldığını, davalı olarak gösterilen iki şirket arasında mecburi yada ihtiyari dava arkadaşlığının söz konusu edilemeyeceğini, davalılar arasında zorunlu ya da ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi,  müvekkilinin  diğer davalı ile hukuki yada fiili herhangi bir irtibatı bulunmadığını, bu iki şirketin hükmi şahsiyetlerinin birbirinden ayrı ve farklı olması gözetildiğinde, her iki şirketin birlikte davalı olarak gösterilmesinin HMK hükümlerine tamamen aykırı olduğunu, bu usulü itirazlarının mahkemece dikkate alınmadan haksız ve hukuksuz bir karar verildiğini, esas bakımından ise; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, mahkemenin yalnızca şekli olarak gerekçeli karar oluşturduğunu, somut olayın irdelendiği ve delillerin tartışıldığı bir gerekçe yazmadığını, kabule karar verilen miktar yönünden 04.08.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre karar verildiğinin belirtildiğini, davacı tarafından alınan noter evrakları gıyapta alınmış  olup, müvekkilinin  katılımının söz konusu olmadığını, söz konusu raporların müvekkiline tebliğ de edilmediğini, tüm itirazlarına rağmen mahkemenin noter tarafından hazırlanan evrakları vakıa tespitine  ilişkin olduğundan bahisle geçerli saydığını, dava konusu uyuşmazlık hakkında noter delil tespiti yapamayacağı gibi, ayıbın tespiti tamamiyle yargılamayı gerektiren bir konu olduğundan noterlerin bu konuda inceleme yapması ya da görüş bildirmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenle davacının dava açmadan önce tek taraflı olarak tanzim ettirmiş olduğu noter evraklarının resmi belge ve delil sayılarak hükme esas alınarak kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,  mahkemece  iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, birinci raporun mali bilirkişi tarafından sunulduğunu, bu raporda taraflar arasında bir alacak ya da borç kaydına rastlanılmadığının belirtildiğini, hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda ise son derece soyut bir şekilde, dava konusu ... üniteleri ve ... tüpleri üzerinde bir inceleme yapılmaksızın somut olaya aykırı bir şekilde rapor sunulduğunu, bilirkişilerin 22.08.2019 tarihinde yapıldığı iddia edilen ve kendilerince kabul edilmeyen  bir özel incelemeye atıfta bulunarak tüplerin içinin  boş olduğu, tüplerin içerisinde söndürücü gazın bulunmadığı, manometrelerin 15-25 bandında sabitlendiği  gibi bilimsel olmayan tespitlerde bulunduklarını, bilirkişilerce dava konusu tüpler üzerinde incelemede bulunmadan rapor düzenlediklerini, bilirkişilerin söz konusu ... tüplerini görmeden   sadece dosya içerisine davacı tarafından sunulan, tek taraflı olarak hazırlanmış asla kabulü mümkün olmayan inceleme ve noter evraklarına atıf yapılarak rapor tanzim edildiğini, işbu raporun objektiflikten ve bilimsellikten son derece uzak olup, davacının beyanlarının ve dosyaya sunduğu evrakların özetlenmesinden ibaret olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, mahkemece itirazlarının da değerlendirilmediğini ve yeniden inceleme yapılması taleplerinin gerekçesiz bir şekilde reddedilerek bilirkişi raporu doğrultusunda hatalı bir karar verildiğini, ... ünitesinin davacıya tam ve çalışır bir şekilde teslim edildiğini, davacı  tarafından teslimden ve montajdan sonra müvekkiline herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, Türk Ticaret Kanunu’nun 23.maddesi hükmüne göre müvekkiline süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının söz konusu olmadığını, davacının ayıplı ürün teslim edildiği iddiasındaki sürecin 12.06.2017 tarihinde sözleşme imzalanmasıyla başladığını, ürünlerin davacıya teslim edildiği hususunda ihtilaf bulunmadığını, davacının  teslim olgusundan sonra geçen iki ve sekiz günlük sürelerde müvekkiline herhangi bir ihbarda bulunmadığını, mallar  teslim edilip  2018 yılında  fatura bedelleri dahi ödendikten sonra 2019 yılının sonlarına doğru noter inceleme tutanağı adı altında tek taraflı inceleme tutanakları tanzim ettirerek, müvekkiline 26.02.2020 tarihinde dava açtığını, hükme esas bilirkişi raporunda ayıp ihbarının süresinde yapıldığı iddiasının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararında ... tüplerinin boş olduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, bu durumun gizli ayıp niteliğinde olduğu, makul sürede ayıp ihbarının yapıldığı belirtilerek kabul kararı verildiğini, mahkemenin  \"şartname ve bu iş ilişkin normlar göre bulunması gereken miktarda gazın olmadığı \" görüşünün son derece soyut olup, müvekkilinin ... ünitesini teslimi anında böyle bir eksiklik  tespit edilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla  tüplerin boş olarak teslim edildiği iddia ediliyorsa bunun  bir gizli ayıp olamayacağını, olsa olsa basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olan davacının muayene ve ihbar külfetini ihlal ettiği anlamına geleceğini, tüpleri teslim alan, basiretli bir tacir olan davacının tüp boş mu dolu mu bilmemesi ya da fark etmemesinin düşünülemeyeceğini, zira basit bir havaya kaldırma, tartma hareketiyle bu durumun rahatça tespit edilebileceğini, teslim anında  müvekkiline herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, ayıba ilişkin hükümler ile garantiye ilişkin hükümlerin birbirinden ayrı olduğunu, ihbar külfeti ve ayıp önelinin 5 yıllık garanti süresine eşit olarak düşünülemeyeceğini, kanunda ayrıca ve özel olarak emredici hükümlerle düzenlendiğini, davacıya ürünlerin teslimi yapıldıktan sonra, söz konusu ürünlerin müvekkilinin  kontrol alanından çıktığını, davacının nasıl ve ne şekilde söz konusu tüpleri muhafaza ettiğinin belli olmadığını, davacının kendi kullanım hatasından ötürü müvekkilinin  soyut bir şekilde 5 yıllık garanti yükümlülüğünün devam ettiği görüşüyle, davacının soyut tazminat talebi yönünden kabul kararı verilmesinin mümkün olmadığını, tüpün içindekinin bir gaz olduğunu  ve bu gazın ömrünün dahi sadece 1 yıl olduğunu, bir yılda ... tüpleri boşaltılarak yenisi ile doldurulacağını, mahkemenin 1 yıllık ömrü olan ... söndürücü gaz için müvekkilinin 5 yıllık garanti sorumluluğu bulunduğu gibi haksız ve hukuksuz yorumla davanın kabulüne karar verdiğini, davacının üstenmiş olduğu  yapım işi için müvekkilinden sadece malzeme(... ünitesi)  tedarik ettiğini, davacı ile müvekkili arasındaki ilişkinin mal tedarikinden ibaret olduğunu, müvekkilinin davacının tüm edimlerini üstlenmediği gibi, davacının yapım işine dair bir taahhüt altına da girmediğini, müvekkili ediminin, davacıya sadece ... ünitesi satılmasından ibaret olduğunu, sistemin çalışır konumda olduğunun da yapılan işlemlerle sabit olduğunu, davacıya satımı yapılan ünitenin eksiksiz bir şekilde teslim edilerek faturalandırıldığını, davacı ile herhangi bir alacak bakiyesinin bulunmadığının da bilirkişi raporunda tespit edildiğini, sözleşme konusu malın davacıya eksiksiz ve sağlam olarak teslim edilip, sorunsuz ve eksiksiz olarak montajı da yapılarak kullanıcı eğitimleri verildiğini, davacıya satılan ... ünitesi ve bu ünitenin montajıyla ile ilgi olarak satıcı müvekkiline teslim esnasında ya da sonrasında herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, ünitenin teslim edildiği ve montajının yapıldığı 2017 tarihinden  itibaren malların ne şekilde kullanıldığının bilinmediğini, davacının ünite bileşenlerini sökmesi, değiştirmesi, kullanım hatası oluşturacak şekilde kötü kullanmasının son derece olası olduğunu, bu nedenle teslim olgusuna aykırı olarak, teslimden yıllar sonra ... ünitesinde  eksiklikler ve ayıplar bulunduğuna, ... tüplerinin gerekli şartları taşımadığına dair sunulan iddiaların ve açılan davaların kabulünün mümkün olmadığını, davacının idareye karşı  kendi taahhüdünde olan yapım işlerinde eksiklikler varsa bu eksikliklerden müvekkilinin sorumlu tutması yahut bu eksikliklerin zarara sebep olduğu iddiasıyla müvekkiline rücu etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin ediminin, davacıya sadece ... ünitesi satılmasından ibaret olduğunu, sistemin çalışır konumda olduğunun da yapılan işlemlerle sabit olduğunu, müvekkilinin davacı ile idare arasında akdedilen sözleşmenin tarafı olmadığını, bu sebeple sadece ... ünitesi satan müvekkilinin  ekstra olarak idareye kesin kabulü yaptırması yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin ediminin sadece ... ünitesinin satımı ve kurulumundan ibaret olduğunu, bunun dışında sitemin periyodik bakımı gibi başkaca edim yükümlülüğü bulunmadığını, satıma ilişkin ... ünitesinin davacıya tam ve çalışır bir şekilde teslim edildiğini, davacı tarafından teslimden ve montajdan sonra satıcı müvekkiline herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, davacının kötüniyetli olarak açtığı ve ispatını yapamadığı davanın kabulüne karar verildiğini, dosyadaki delil durumuna aykırı olarak, ispatı yapılamayan davadan verilen kabul kararının her şeyden önce sürpriz karar yasağı ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu işte herhangi bir eksiklik veya ayıp bulunmadığının yapılan geçici kabul tutanağıyla sabit olduğunu, mahkemenin bilirkişi raporunu  herhangi bir denetime tabi tutmaksızın, rapordaki tespitleri hükme esas alarak  963.313,56 TL üzerinden davanın kabulüne karar verdiğini, müvekkiline tüm  iş karşılığı ödenen bedelin 1.284.418,08 TL olduğunu, bilirkişilerin sanki ortada kabul tutanağı yokmuş gibi işin %75 kısmının yapılmadığı görüşüyle  müvekkiline sorumluluk çıkardığını, mahkemenin bu yanlışı  hükmüne esas alarak müvekkilinin işin %75 'ini yapmadığı gibi haksız ve hukuksuz bir kabulle  müvekkilini  963.313,56 TL bedelden sorumlu tuttuğunu, hükmedilen alacak bedelinin  işlemiş faizi ve faiz  oranı açıkça hukuka aykırı olup, hükmün mutlak suretle kaldırılması  gerektiğini, davacının ... firması ile harici sözleşmeler yapmış olup, bu sözleşmelere müvekkili taraf olmadığından söz konusu sözleşmelerden müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin ... firması ile bir ilgisi bulunmadığını, dava dilekçesinde davalılar arasında organik bağ olduğu iddia edildiğini, mahkemenin de hukuka aykırı olarak davanın kabulüne ve davalılardan müteselsilen  tahsiline karar verdiğini, ... ile ... ...'nın kardeş olmalarının yapılan tüm işlemlerde  beraber oldukları ve aralarında bağlantı olduğu anlamında yorumlanamayacağını, müvekkili ile diğer davalı ... ... şirketi arasında herhangi bir hukuki ya da ticari ilişki bulunmadığını, davacının haksız ve mesnetsiz taleplerini kabul etmemek kaydıyla davacının taleplerinin tamamıyla zamanaşımına uğramış olup, mahkemenin zamanaşımı def'isi yönünden herhangi bir değerlendirme yapmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın  kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiştir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve  355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tMahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında  mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına ve özellikle arabuluculuk anlaşmazlık tutanağının düzenlenmiş olmasına, geçici kabul ve sözleşmedeki garantiye ilişkin düzenleme nazara alındığında zamanaşımının gerçekleşmediğinin anlaşılmasına göre davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>             HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince  alınması gereken  65.803,95 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL ve 16.271,09 TL olmak üzere toplam 16.450,99  TL harcın mahsubu ile bakiye 49.352,96‬  TL harcın davalılardan  tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar  yapılan yargılama giderlerinin ve davalı ......Şti. 'nin ödediği istinaf başvuru harcının kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere  18.06.2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da6e4339a4031b56","SID":"89c7c52c680cbeb6"}}