{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/885 - 2025/1283<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/885 <br>KARAR NO\t: 2025/1283<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                  \t        K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/304 E.  -  2022/327 K.<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/12/2022 tarih ve 2021/304 E. - 2022/327 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 1990 yılında Gebze’de kurulduğunu, 5 üretim tesisi ve 2400’den fazla çalışanı olduğunu, 90’dan fazla ülkeye ihracat yaptığını, müvekkilinin, ... 62. sırada yer aldığını, müvekkilinin, alüminyum profil, kompozit panel, alüminyum yassı mamul, PVC profil ve panjur üretim tesislerinde hizmet verdiğini, “... markaları altında inşaat sektöründe geniş bir ürün yelpazesi bulunduğunu, davaya konu 2019/72876 sayılı markanın yenilik ve ayırt ediciliğinin bulunmadığını, markalar arasında iltibas bulunduğunu, “...” ibaresinin tüm kompozit panellerde kullanılan jenerik bir tanımlama olduğunu, altta ve üstte bulunan iki alüminyum levhanın ortadaki dolgu malzemesiyle yapıştırıldığını ifade ettiğini, markaların ilk iki hecesinin birebir aynı olduğunu, müvekkilinin ... domainin de sahibi olduğunu, bütünsel olarak karıştırılma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin itirazı sonucu davaya konu markadan 40. Sınıfın tamamen çıkartıldığını, ancak 37. Sınıfın bırakıldığını, davalının, alüminyum sektöründe dev bir üretici olan müvekkilinden haberdar olmamasının imkân dışında olduğunu, müvekkiline ait markaların 5, 6, 7, 8, 9, 16, 19, 20, 35, 41 ve 42. sınıflarda tescilli olduğunu, davaya konu markada yer alan madencilik hizmetleri ile inşaat hizmetlerinin, doğrudan müvekkilinin faaliyet alanı olduğunu, markayı gören tüketicilerin, müvekkili firmanın farklı alanlarda üretim yaptığının düşünüleceğini, “...” kelimesi ile ... ve ...’te yapılan aramalarda müvekkilinin çıktığını, markaların seri marka olarak algılanacağını, müvekkilinin, yer aldığı sektörde tanınmış marka olduğunu, davaya konu markanın tescili halinde müvekkiline ait markaların itibarına zarar verileceğini, markanın ilk kısmı olan “...” ibaresinin, müvekkilinin hem ticaret unvanı hem çatı markası olan “...” ile birebir aynı olduğunu,“...” ibaresinin tali nitelikte olduğunu, kaldı ki müvekkilinin de “...” ibareli markalarının bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, davaya konu marka başvurusunun, müvekkilinin ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK’nın 2021-M-6967 sayılı kararının iptali ve 2019/72876 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı ... Kurumu vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabulüne karar verildiğini, bunun üzerine davacının, markanın tümden reddi için YİDK başvurusunda bulunduğunu, markalar arasında karıştırılma ve tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimalinin bulunmadığını, sunulan bilgi ve belgelerin, davacı şirkete ait markaların Türkiye’de tanınmışlık düzeyine ulaştığı sonucuna ulaşmak için yeterli olmadığından tanınmışlık konusundaki itirazların haklı olmadığını, daha önceden verilen kararların emsal teşkil etmediğini, kötüniyete dayalı iddiaların kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Diğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka kapsamında yer alıp eldeki davaya konu olan hizmetlerin; \"37.SINIF: İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri.\" şeklinde olduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan \"İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri\" ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların kapsamlarında yer alan \"19. SINIF:İnşaat, yol yapımı, tamirat, kaplama amaçlarıyla kullanılan biçimlendirilmemiş halde yapı / inşaat / yol yapımı malzemeleri. Beton, alçı, toprak, kil, kum, doğal taş, yapay taş, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden yapılmış biçimlendirilmiş halde yapı / inşaat / yol yapımı malzemeleri, yapı parçaları, yapılar, direkler, bariyerler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. Tabaka veya şerit halinde tabii veya sentetik yüzey kaplamaları, ısı ile yapıştırılabilen sentetik kaplamalar; çatılar için ziftli kartonlar; ziftli kaplamalar. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları. 06. SINIF: Metalden mamül inşaatlarda kullanıma mahsus malzemeler.\" emtiası arasında benzerlik bulunduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan \"Madencilik, maden çıkarma hizmetleri.\" ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların kapsamlarında yer alan \"6. SINIF: Değerli olmayan maden cevherleri.\" arasında da benzerlik bulunduğu, bunun haricinde, dava konusu marka kapsamında yer alan hizmetler ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığı, davaya konu marka başvurusunun düz beyaz zemin üzerine büyük harflerle yazılmış “...” ibaresinden oluştuğu, davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların, \"... ibarelerinden oluştukları, taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; dava konusu marka kapsamında yer alıp itiraza/mesnet markaların kapsamlarında yer alan bir kısım mal ve hizmetlerle benzer olduğu tespit edilen dava konusu marka kapsamındaki \"İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri.\"nin gündelik ve sıradan hizmetler olmadıkları, pahalı hizmetler oldukları, toplumun her kesimine hitap etmedikleri, bu nedenle ilgili tüketici kesiminin dikkatli ve bilinçli olduğu, bu hizmetlerle itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin benzerlik düzeyinin bilirkişi kök raporunda belirtildiği üzere yakın olmadığı, mal ve hizmetler arasındaki benzelik seviyesinin azalması halinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinden bahsedebilmek için markaları oluşturan işaretler arasındaki benzerlik seviyesinin yükselmesi gerektiği, somut olayda bu çerçevede yapılan değerlendirmede; dava konusu \"...\" markası ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların dikkatli ve bilinçli tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede benzer olduklarının söylenemeyeceği, bu nedenle somut olayda SMK m.6/1 hükmü koşulunun oluşmadığı, davacı tarafın, “...” markasının tanınmış marka olduğunu beyan ettiği, bu doğrultuda anılan ibarenin tanınmış marka olarak tescil edildiğine dair herhangi bir kayda rastlanılmadığı, öte yandan mahkememize ibraz edilen bilirkişi kök raporunun, davalı şirketin delillerinin listelendiği 5.1. numaralı başlığında görselleri sunulduğu üzere, davacı yan, “...” ibaresini, ... Sınıflandırma Sistemi’nin 06. sınıfında yer alan “alüminyum panel” emtiasında uzun yıllardır yoğun şekilde kullandığı, bu marka altında üretilen ürünlerin yurtiçi ve yurtdışına pazarlandığı görülmüş olup nihayeten mezkûr emtia bakımından anılan ibarenin belirli bir bilinirliğe ulaştığı kanaatine varıldığı, ancak; karşılaştırılan markalar arasında benzerlik bulunmadığından SMK m.6/5 hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı, SMK’nın 6/6 maddesine göre; tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceği, davacıya ait ticaret unvanının ayırt edici unsurunun \"....\" ibaresi olduğu, davacıya ait ticaret unvanı ve alan adı ile dava konusu marka arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede bir benzerlik bulunmadığından SMK m.6/6 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği, davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasına dayalı istemleren yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu her iki markanın ilk iki hecesinin \"...\" kelimesinden oluştuğunu, ayrıca son ibare olan \"...\" ibaresinin de yine tüm kompozit panellerde kullanılan jenerik bir tanımlama olduğunu, tanımlayıcı niteliğinden ötürü tali unsur olması gerekmekle beraber,  bu şekilde düşünülmese dahi müvekkili firmanın sonu \"...\" ibaresi ile biten bir çok markasının varlığı dolayısıyla  ... adında yeni bir kompozit panel markası piyasaya sürdüğü ve bu ürünün arkasında ... güvencesinin olduğunun düşünülebileceğini, işitsel ve görsel açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, ayrıca başvurusu yapılan marka ile aynı “...” domain adının da mevcut bulunduğunu, müvekkilinin itirazı sonucu başvurusu yapılan işaretin mal/hizmet sınıfından 40. Sınıf  tamamen çıkarılmış ancak 37. Sınıfın bırakıldığını, markalar arasındaki yüksek benzerlik, mal ve hizmet sınıfı birebir aynı sınıflarda  olmasa dahi karıştırılma ihtimaline yol açabilir mal hizmet sınıfı açısından iltibas tehlikesine yol açtığını, 37. sınıfta yer alan emtia arasında madencilik hizmetleri ve inşaat hizmetlerinin yer aldığını, bu emtianın müvekkilinin markasının birebir faaliyet alanını oluşturduğunu, müvekkili firmanın alüminyum, kompozit panel sektöründe lider üretici konumunda olduğunu, “...” ibaresinin de tüm kompozit panellerde kullanılan jenerik bir tanımlama olduğunu, söz konusu başvurunun müvekkilinin ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, davalı şirketin dava konusu “...” ibareli markasını, 37. ve 40. Sınıfta tescili için, 01/08/2019 tarihinde arka tescil başvurusunda bulunduğu, markanın 2019/72876 başvuru numarası ile işleme alındığı, başvurunun ilanı üzerine davacı tarafından, 2009 26151, 2018 13717, 2018 13772, 2018 13740, 2018 13692, 2011 42025, 2013 103870, 2013 103875, 2013 103883, 2015 104077, 97 003668, 2002 28078, 2006 02828, 2005 40716 sayılı markaları ile benzer olduğu ileri sürülerek, itirazda bulunulduğu,  ... Markalar Dairesi Başkanlığınca, davalı muterizin itirazlarının incelenmesi sonucunda, 2019/72876 başvuru numarası ile kayıtlı olan “...” ibareli marka tescil başvurusunun mesnet bir kısım marka ile benzer bulunması nedeniyle SMK'nın 6/1. maddesi hükmünce, marka tescil başvurusundan SINIFKODU: 37 Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri. SINIF KODU: 40 Adi metallerin işleme hizmetleri. Değerli metallerin işlenmesi hizmetleri. Fotografik ve sinematografik ürünlerin işlenmesi hizmetleri] banyo, baskı ve foto gravür hizmetleri. Gıdaların kurutulması, konservelenmesi, dondurulması, pişirilmesi, tütsülenmesi, salamura edilmesi hizmetleri; gıda işleme ve üretimi konularında bilgi verilmesi hizmetleri. Hayvan kesim hizmetleri. Deri ve kürk işleme hizmetleri. Saraçlık hizmetleri Kumaş işleme hizmetleri, yün işleme hizmetleri. Terzilik hizmetleri, nakış işleme hizmetleri. Ahşap ve kereste işleme hizmetleri. Sanat eserlerinin çerçevelenmesi hizmetleri. Sıvı, kimyasal madde, gaz, hava işleme hizmetleri. Cam ve optik cam işleme hizmetleri. Malzemelerin montajı (üçüncü şahıslar adına) hizmetleri. Diş teknisyenliği (döküm) hizmetleri. Çömlekçilik hizmetleri. Enerji Üretimi hizmetleri, jeneratörlerin kiralanması hizmetleri. Kağıdın işlenmesi. Baskı hizmetleri, ciltçilik hizmetleri Plastik işleme hizmetleri.\" in çıkarılmasına, tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler için devam ettirilmesine karar verildiği, bu karara davacı tarafça itiraz edildiği, YİDK kararı ile itirazın reddine karar verildiği, iş bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.  <br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"...\" esas ibareli tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların \"...\" ibareleri olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, bond ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olması nedeniyle markada tali unsur olarak yer aldığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma  süresi içinde, davalının marka başvurusunu  gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının  \"...\" esas ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının söz konusu markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği anlaşılmıştır. <br>\tDiğer yandan davalı başvuru sahibine ait dava konusu marka kapsamında kalan mal ve hizmetlerin; 37 İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. olduğu görülmektedir. <br>\tDava konusu marka kapsamında yer alan \"İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri\" ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların kapsamlarında yer alan \"19. SINIF:İnşaat, yol yapımı, tamirat, kaplama amaçlarıyla kullanılan biçimlendirilmemiş halde yapı / inşaat / yol yapımı malzemeleri. Beton, alçı, toprak, kil, kum, doğal taş, yapay taş, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden yapılmış biçimlendirilmiş halde yapı / inşaat / yol yapımı malzemeleri, yapı parçaları, yapılar, direkler, bariyerler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. Tabaka veya şerit halinde tabii veya sentetik yüzey kaplamaları, ısı ile yapıştırılabilen sentetik kaplamalar; çatılar için ziftli kartonlar; ziftli kaplamalar. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları. 06.SINIF:Metalden mamül inşaatlarda kullanıma mahsus malzemeler.\" emtiası arasında benzerlik bulunduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan \"Madencilik, maden çıkarma hizmetleri.\" ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların kapsamlarında yer alan \"6.SINIF: Değerli olmayan maden cevherleri.\" arasında da benzerlik bulunduğu görülmekte olup bu benzerlik dosya kapsamında da belirlenmiştir.  <br>\tMahkemece, dava konusu \"...\" markası ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların dikkatli ve bilinçli tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede benzer olduklarının söylenemeyeceği, bu nedenle somut olayda SMK m.6/1 hükmü koşulunun oluşmadığı belirtilmiş ise de, markalar arasındaki benzerlik derecesi ve kapsamlarının benzerliği nedeniyle bilinçli tüketici tarafından da iş bu markaların karıştırılabileceği sonucuna varılmış, mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesi yerinde bulunmamıştır. <br>\tSMK'nın 6/5. maddesi gereğince; “Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir”. Dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesinde, davacı yanın, “...” ibaresini, ... Sınıflandırma Sistemi’nin 06. sınıfında yer alan “alüminyum panel” emtiasında uzun yıllardır yoğun şekilde kullandığı, bu marka altında üretilen ürünlerin yurtiçi ve yurtdışına pazarlandığı, mezkûr emtia bakımından anılan ibarenin belirli bir bilinirliğe ulaştığı belirlenmiştir. <br>\tMahkemece çekişme konusu hizmetlerin farklı tüketicilere hitap eden ve birbiriyle ilintili olmayan hizmetler olması karşısında davacıya ait tanınmış markaların ayırt ediciliğinin düşebileceği yahut marka itibarından haksız şekilde yararlanılabileceğine ilişkin olarak kanaat oluşmadığı gerekçesi ile SMK 6/5. madde bağlamında tescil engelinden bahsedilemeyeceği belirlenmiş ise de, yukarıda belirtildiği üzere, dava konusu markaların birbiri ile irtibat kuracak derecede benzer olduğu, hatta bir kısım emtianın benzer olarak da belirlendiği, davacının ... markasının Ülkemizde tanınmış olduğunun tespit edildiği, davacının .... ibareli markalarının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle, davalı tarafça haksız bir yararın sağlanabileceği, davacının markasının itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerinden birinin gerçekleşebileceği kanaatine varılmıştır. Bu nedenle başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. <br>\tDiğer yandan, SMK’nın 6/6 maddesine göre; tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamında, mahkemece de belirlendiği üzere, \"...\" ibareli alan adının 09/05/2016 tarihinde tescil edilmiş olduğu, alan adının tahsisi sırasında sahip bilgilerinin gizlendiği, anılan alan adının iletişim sekmesi incelendiğinde; alan adında faaliyet gösteren kişinin davacı olduğu, davacı yan \"...\" alan adının da kendisine ait olduğunu beyan etmiş olup bilirkişi heyeti marifetiyle yapılan incelemede, bu alan adının hali hazırda aktif olmadığı, alan adının 03/08/2015 tarihinde tescil olduğu, ancak ... bilgilerinin gizlendiğinin tespit edildiği, bilirkişi kök raporunda sunulan görsellerden görüleceği üzere \"...\" alan adlı internet sitesinde \"...\" ibaresinin markasal olarak yer aldığı, sitenin “Grup Faaliyetleri” sekmesinde yer alan “...” alt sekmesinde “...”, “...” alt sekmesinde “..”...” markalarının yer aldığının tespit edildiği, \"...\" alan adlı internet sitesinde 2016-2022 yılları arasında \"...\" ibaresinin, sitenin sol üst kısmında ve sair kısımlarda markasal olarak kullanıldığı, 2016 yılından bu yana “...” ürünleri üzerinde markasal kullanımdan bahsedilebileceğinin tespit edildiği, buna göre SMK m.6/6 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşdiği sabit olmasına rağmen ibarelerin benzer bulunmaması nedenine dayalı aksi kanaat yerinde bulunmamıştır. Bunun haricinde davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden mahkemenin kötüniyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. <br>\tBu itibarla, yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi kanaat ile davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. <br>\tHMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile, Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/12/2022 Tarih ve 2021/304 Esas - 2022/327 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-DAVANIN KABULÜ ile, ... Kurumunun 2021-M-6967 sayılı YİDK kararının İPTALİNE,<br>\t3-Davalı adına tescil edilen 2019/72876 sayılı \"...\" ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Sicinden terkin edilmesine,<br>\t4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40 maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0.TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,  <br>\t6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.000,00.TL bilirkişi ücreti, 163,25.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 150,00.TL tebligat ve posta giderleri, 492,00.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı 2.805,25‬.TL yargılama giderine 59,30.TL peşin harç, 59,30.TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 2.923,85‬ TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davacıdan peşin olarak alınan 179,90.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"899ca181375336fe","SID":"ac28007299575c86"}}