{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/768 <br>KARAR NO\t: 2025/788<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/04/2023<br>NUMARASI\t\t:....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 12.06.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07.07.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı bir kısım davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili, 10.12.2016 tarihinde müteveffa ... idaresindeki .... plaka sayılı araca kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme kuralını ihlal eden davalı ... idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu davacı ... oğlu, ... eşi ve diğer davacıların babası olan ... vefat ettiğini, kazada davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olup müteveffanın kusursuz olduğunu, davalı ... şirketine başvurudan sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 1.000,00 TL, ... için 500,00 TL, ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 25.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’den tahsiline karar verilmesini istemiş, 04.03.2019 tarihli dilekçe ile maddi tazminat taleplerinden feragat etmiştir. <br>\tDavalı ... şirketi vekili, poliçe teminat limitinin 310.000,00 TL. olduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe Genel Şartları gereği teminat dışında olduğunu, davacı tarafça dosyaya sunulmuş olan hesap özetinin müteveffanın geliri gibi yansıtılmasının dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusuru ile sebebiyet verdiğini, kontrolsüz ve aşırı hızla kavşağa girdiğini, ışık ihlali yaptığını, müteveffanın emniyet kemeri takmadığının anlaşıldığını, müteveffanın ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiğini, ceza yargılamasının devam ettiğini ve sonucunun beklenmesini talep ettiklerini, kazaya karışan aracın genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müteveffanın gelirine itiraz ettiklerini, talep edilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, 20.06.2019 tarihli ve 2017/502 Esas, 2019/697 Karar sayılı karar ile davalı ... şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 24.02.2022 tarihli ve 2019/2376 Esas, 2022/440 Karar sayılı kararı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargıma sonunda, davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 19.03.2019 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 85 oranında, müteveffa sürücünün % 15 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında maddi tazminat talebinden feragat edildiği, manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkelere göre 06.04.2023 tarihli karar ve 08.05.2023 tarihli hükmün tamamlanmasına ilişkin ek karar ile, davalı ... ve davalı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, müteveffa ... vefatı sebebiyle davacılardan ... 22.500,00 TL, davacılardan ... 12.500,00 TL, ... 12.500,00 TL, ...'e 12.500,00 TL ve ... mirasçılarına (dahili davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e miras payları gözetilerek toplamda) 12.500,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ten alınarak adları belirtilen davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı bir kısım davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar ..., ..., ..., ... - ... Mirasçıları ... ... vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece yeterli inceleme yapılmadan ve aradan geçen zaman dikkate almadan hakkaniyete aykırı karar verildiğini, kısa sürede sonuçlanacağı düşüncesiyle alt düzeyde manevi tazminat talep edildiğini, faiz talebinde bulunulmadığını, manevi tazminat taleplerinin davacılar için 2.500,00 TL’lik kısmının reddedilmesi nedeniyle vekalet ücreti ödemek durumunda kalındığını ve davacıları mağdur olduğunu, manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>\tDavacılar vekili, 10.12.2016 tarihinde davalı ... idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile .... idaresindeki aracın karıştığı trafik kazasında .... vefat ettiğini, müteveffanın annesi olan ..., eşi olan ... ve kızı olan ... destekten yoksun kaldığını, ayrıca tüm davacıların manevi olarak zarar gördüğünü belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 24.02.2022 tarihli ve 2019/2376 Esas, 2022/440 Karar sayılı kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin verilen hükme karşı bir kısım davacılar vekili tarafından manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tBir kısım davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)<br>\tSomut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 10.12.2016 tarihinde davalı sürücünün idaresindeki araç ile ... idaresindeki aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ... vefat ettiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 19.03.2019 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 85 oranında, müteveffa sürücünün % 15 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, dava dilekçesinde davacılar için talep edilen manevi tazminat tutarları, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacılar üzerindeki etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2016) paranın alım gücü nazara alındığında yargılama sırasında vefat eden davacı ... oğlu, davacı ... eşi ve diğer davacıların babası ... vefatı nedeniyle davacılar için belirlenen manevi tazminat tutarlarının uygun takdir edildiği, ayrıca mahkemece verilen  ilk karar ile hüküm altına alınan  manevi tazminat miktarına karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmadığı, Dairemiz tarafından davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine inceleme yapılarak kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk karar ile hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının davacılar yönünden kesinleştiği de anlaşıldığından ilk karar ile hükmedilen manevi tazminat miktarına göre karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediğinden  bir kısım davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda bir kısım davacılar vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacılar ..., ..., ..., ... - ... Mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...  vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf başvurusunda bulunan davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile kalan 435,50 TL harcın istinaf başvurusunda bulunan davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f382ef20b60bd9f7","SID":"db4f4293c69c9cba"}}