{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL<br>13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2024/687 Esas<br>KARAR NO:2025/477<br><br>DAVA:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>DAVA TARİHİ:18/11/2024<br>KARAR TARİHİ:04/07/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ... Şirketi’nden ortaklıktan çıkarılmasına, ayrılma akçesi, kar payı ve ortaklara ödenen maaşın kendisine de ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini, ayrıca dava sürecinde hisselerinin değerinin azaltılmaması amacıyla şirketin menkul ve gayrimenkullerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istediğini belirttiğini, davalı şirketin uluslararası taşımacılık alanında faaliyet gösterdiğini ve davacının 2009 yılında 2646 pay ile ortak olduğunu, aynı zamanda münferit imza yetkisine sahip müdür olarak atandığını ifade ettiğini, ancak şirket ortaklarıyla yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle güven ilişkisinin onarılamaz şekilde zedelendiğini ve ortaklığın sürdürülemez hale geldiğini açıkladığını, davalı şirketin, 2023 yılında aldığı müdürler kurulu kararlarıyla hukuka aykırı şekilde müdürlük yetkilerini değiştirdiğini, imza yetkisini kaldırdığını ve davacıya haber vermeden olağanüstü genel kurul düzenlediğini ileri sürdüğünü, bu süreçte şirket binasına girişinin engellendiğini, odasının boşaltıldığını, kasa ve eşyalarına el konulduğunu, şirket içi yazışmalardan çıkarıldığını, çalışanlara ve iş ortaklarına şirketten ayrıldığı yönünde yanlış bilgiler verildiğini belirttiğini, ortaklara düzenli olarak huzur hakkı adı altında maaş ödemesi yapılırken kendisinin bu ödemeden mahrum bırakıldığını, ayrıca şirketin elde ettiği karın büyük kısmının yedek akçeye ayrılarak kendisine düşük bir ödeme yapılmasının planlandığını ifade ettiğini, tüm bu nedenlerle ortaklığın devamının imkansız hale geldiğini ve şirketten ayrılmasının haklı bir sebebe dayandığını savunduğunu, ayrılma akçesi ve ödenmeyen kar payı ile birlikte kendisine yapılması gereken huzur hakkı ödemelerinin hesaplanarak ödenmesini talep ettiğini, ayrıca dava sürecinde şirket varlıklarının devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini istediğini, davalı şirketin banka hesaplarına, menkul ve gayrimenkullerine tedbir konulmasını talep ettiğini, sonuç olarak ortaklıktan çıkma talebinin kabulüyle birlikte ayrılma akçesi, kar payı ve huzur hakkı ödemelerinin kendisine yapılmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı ... ... Ltd. Şti. 2009 yılında kurulmuş olup, sermayesi üç ortak arasında paylaştırıldığını, davacı ...’in 2009 yılında ortak olup 2010’dan itibaren 40 yıl süreyle Müdürler Kurulu Başkanı olarak atandığını, ancak 2023 itibarıyla şirket yönetimini aksattığını, şahsi sanat işleriyle ilgilenerek şirket kaynaklarını bu yönde kullandığını, diğer ortaklar tarafından tespit edildiğini belirttiğini, bu nedenle 21.12.2023 tarihli Müdürler Kurulu toplantısında başkanlık görevine son verildiğini, 12.01.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurulda ise üyeliğinin sona erdirildiğini ifade ettiğini, davacının genel kurul kararının iptali için .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde dava açtığını, ancak mahkemenin genel kurul kararının hukuka uygun olduğuna karar verdiğini, bu davanın kesinleştiğini ve davacının buna itiraz etmediğini vurguladığını, buna rağmen davacının aynı iddialarla ortaklıktan çıkma davası açtığını, aslında yönetim yetkisini geri almaya çalıştığını ileri sürdüğünü, davacının ortaklıktan çıkma hakkının bulunmadığını, çünkü haklı sebebin oluşmasına bizzat kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, bu nedenle yüksek mahkeme içtihatlarına göre ortaklıktan çıkma hakkının bulunmadığını savunduğunu, müdürler kurulunun tüm üyelerinin münferit temsil yetkisinin müşterek hale getirilmesine karar verildiğini, dolayısıyla davacıya yönelik özel bir uygulama yapılmadığını, tüm kararların usulüne uygun alındığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin de bu kararların hukuka uygun olduğuna hükmettiğini, dolayısıyla ortaklıktan çıkma sebebi oluşturamayacağını belirttiğini, davacının şirkete girişinin engellendiği, eşyalarına el konulduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, yalnızca şirket belgelerinin tanıklar huzurunda alındığını, davacıya ait tüm şahsi eşyaların tutanakla teslim edildiğini ifade ettiğini, ayrıca davacının şirket arabasını iade etmediğini ve şirketin masraflarını ödemeye devam ettiğini, bu konudaki hukuki sürecin devam ettiğini belirttiğini, davacının huzur hakkı ve kar payı taleplerinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, çünkü huzur hakkının yalnızca müdürler kuruluna ait olduğunu ve genel kurul tarafından hukuka uygun şekilde kararlaştırıldığını, ayrıca davacının kar payı dağıtımı talebinde bulunmadığını ve genel kurullara katılmadığını, şirketin mali durumunu korumak amacıyla yedek akçe ayrıldığını, bu durumun kötü niyetli olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladığını, ayrılma akçesi talebinin de hukuka aykırı olduğunu, çünkü ortaklıktan çıkma talebinin reddedilmesi gerektiğini ve dolayısıyla ayrılma akçesi talebinin de gündeme gelemeyeceğini ifade ettiğini, ayrılma akçesinin şirketin malvarlığı değerine göre hesaplanması gerektiğini, mahkeme kararından önce faiz talebinin hukuken mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davacının taleplerinin reddedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: <br>Dava; Davacının davalı şirket ortaklığından haklı nedenlerle çıkmasına izin verilmesi, ayrılma akçesi, kar payı ve huzur hakkının hesaplanarak davacıya ödenmesine ilişkin kısmi alacak talebinden ibarettir. <br>Davacı vekili 24/06/2025 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.<br>HMK MADDE 307- (1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. <br>MADDE 309- (1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. <br>(2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.<br>Hükümleri uyarınca davanın feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;<br>1.Davanın feragat sebebiyle HMK 307 ve  devamı maddeleri uyarınca REDDİNE,<br>2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 427,60 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 -TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, <br>3.HMK 312/1 maddesi uyarınca davacı yanca yapılan tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4.Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5.Davacı - Davalı yanca yatırılan gider/delil avansından artan bakiyenin karar kesinleştiğinde ve talep halinde  davacıya-davalıya/vekillerine iadesine,<br>Davacı ve  davalı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile temyiz için Yargıtay'a başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  04/07/2025<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>e-imzalıdır  <br>Katip ...<br>e-imzalıdır  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13ea7fdde399f6cd","SID":"c2d7c1335abab370"}}