{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/448 <br>KARAR NO:2025/775<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/10/2021<br>NUMARASI:2020/570   E. - 2021/975  K.<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin teknolojinin en son yeniliklerini eğitimin hizmetine sunarak; yazı tahtası, akıllı tahta, Okul sırası ve eğitim mobilyaları alanında üretim yapan ve hizmet veren, Türkiye'nin öncü kuruluşlarından biri olduğunu, davalı ile yapılan anlaşma uyarınca, davalı tarafından sipariş edilen ürünlerin tam, eksiksiz ve ayıpsız bir biçimde davalı'ya teslim edilmesine rağmen davalının, ödemekle yükümlü olduğu bedelleri ödemeyerek borcuna aykırı davrandığını, müvekkili Şirket ...'nin, bakiyenin ödenmesi konusundaki tüm çabalarının sonuçsuz kaldığını, müvekkili şirket çalışanlarının, ödemenin yapılması için muhatap bulamadığını, davalı tarafından, 07/08/2019 tarihli, 41.300,00 TL bedelli ve 06/09/2019 tarihli 8.700,00 TL bedelli faturalar ve cari hesap borcunun (toplam 50.000,00 TL ana para borcu) ödenmediğini, bu nedenle davalı tarafından ödenmeyen borcun tahsili için, fazlaya dair her türlü haklarını saklı tutarak ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, 42.750,00 TL alacak için, davalıya ait menkul ve gayrimenkul mallara, banka mevduadarına, adına kayıtlı araç ve makinelere, 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız; bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulüne davalı tarafından ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak itiraz eden davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına  karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; Müvekkili şirketin; 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı için 5 bin metrekare kapalı olan 624 kontenjanlı bir okul inşa ettiğini, inşaat ve tefrişatın tamamını bizzat kendilerinin tedarik ettiğini, dersliklerde kullanacak akıllı tahtalar için tanesi 25 adet tahta için 45.000 dolar nakit paraya davacı alacaklı şirket ile anlaşıldığını, numune olarak getirilen ürüne, 2019 Mayıs ayında 16915 TL para 28.05.2019 tarihinde banka üzerinden gönderildiğini, akıllı tahtaların teslimatından sonra da kalan parayı nakit bir şekilde banka üzerinden kendilerine gönderildiğini, akıllı tahtaların montajından sonra bir koruyucuya ihtiyaç olduğu düşünülüp, daha önce davacı/alacaklı firmaca müvekkili şirkete gösterilen emaya sürgülü akıllı tahta koruyucuları için firma ile anlaşıldığını; ödeme ile ilgili herhangi bir tarihin konuşulmadığını ve bu anlamda bir takvimin de belirlenmediğini, sürgülü Akıllı Tahta kapaklarının getirilip montajı yapılırken kilit sisteminde sıkıntı tespit edilince, (anahtarlar kilit sisteminde tam dönmüyor sürgüler kilitlenmiyor; asıl amacı yüklü bir para ile alman koruyucu sistem asıl işlevini yerine getirmiyordu) montajı yapan firma elemanına derhal vakit kaybedilmeksizin bu kilitlerin olmadığını ve asıl amacın hasıl olmadığı müvekkil şirket tarafından ifade edildiğinde; montaja gelen yetkili tarafından da tespit edilen ve \"evet bu ürünün tek kusuru bu, nereye gitsek kilitlerle ilgili şikayet oluyor” denilmesinden sonra Firma Pazarlama ve Satış Personeli yetkilisi ... Bey'e kilitlerin sıkıntılı olduğunu, ustanın da bunu aynen kabul ettiğini, ürünü kullanan başka firmalardan da aynı şikayetin geldiğini, bizzat ustanın kendisinin dile getirdiğinin iletildiğini ve firma yetkilileri tarafından imalattan kaynaklı bir problem olduğunun kabul edildiğinin bildirildiğini, Davacı/alacaklı Firma yetkililerine kendilerine söz konusu ürünün akıllı tahtayı muhafaza etmek amaçlı alındığının, asıl fonksiyonunu yerine getiremeyecekse, sağlıklı kilitlenemeyecekse ürünü almak istemediklerinin ve ürünü iade etmek istediklerinin; ancak kilit sistemi değişirse ürünü kabul edip ödeme yapılacağının belirtildiğini, Pandemi başladıktan yaklaşık bir ay sonra ödeme için firmanın muhasebesi tarafından müvekkili şirket arandığında; pandemiden kaynaklı kurumun kapalı olduğunun, ödeme alınamadığının, isterlerse 6 aylık bir çek verebileceğinin ... isimli firma temsilcisine iletildiğini, ancak firma yetkilileri tarafından kötüniyetli ve adeta fırsatçı bir tavır ile müvekkili şirkete \"50 bin TL olan borç için  vade farkı istenip üstüne KDV ekleneceği ve bu paranın peşin olmasının istendiğini, müvekkili şirket okullarının kapalı olması ve ödeme alınamaması nedeniyle Haziran ayında... Bankasından Kredi kullanıldığını ve kredi alınır alınmaz alacaklı/borçlu şirkete 25.000 TL nakit ödeme gönderildiğini, söz konusu firma ile pandemi süreci öncesi yüksek meblağlı başka iş yapıldığını ve kendilerine 45.000. Amerikan Doları ödeme yapıldığını ve hiçbir sorun yaşanmamış iken; pandemi süreci ve bu sürecin fırsata çevrilmek istenmesinin kötüniyetli bir durum olduğunu savunarak, davanın reddine ,karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... davacının, fatura ve cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmesine karşın davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi üzerine sadece davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmış; davacı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 48.000,00 TL asıl olacak, 6.271,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.271,29 TL talep edebileceği, davalının icra takibinden sonra ödeme emrinin tebliği üzerine 25.000,00 TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Her ne kadar cevap dilekçesinde ayıp iddiasında bulunulmuş ise de davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde borcun ikrarı anlamına gelecek ifadelerin yer alması; verilen usulüne uygun kesin süreye rağmen davalının ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle davalının bu yöndeki savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir.Her ne kadar davacı vekili tarafından icra takibinden sonra yapılan ödeme, faiz ve ferilerinden mahsup edilerek harca esas değer belirlenmiş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Esas No: 2017/19-910, Karar No: 2018/1111 tarihli kararında da belirtildiği üzere takipten sonra davadan önce yapılan ödemenin asıl alacak miktarından düşüldükten sonra itirazın iptali davası açılması gerektiği, ödenen tutar bakımından davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile ödeme yapılan kısım bakımından davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine, gerek davalının cevap dilekçesinde borcun kabulü anlamına gelecek beyanının bulunması gerek verilen kesin süreye rağmen inceleme gününde ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeni ile bakiye 23.000,00 TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne, alacağın likit olması nedeni ile kabul edilen miktarın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek... \" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının ...sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 23.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebin kabulü ile 4.600,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın hatalı olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasındaki anlaşma doğrultusunda müvekkili şirketin anlaşmaya konu ürünlerin tamamını ayıpsız ve eksiksiz şekilde davalıya teslim ettiğini, davalının anlaşma kapsamında ödemelerini gerçekleştirmediğini, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan 25.000,00 TL haricindeki ödemenin takipten sonra yapılmış olmasına rağmen ödenen bedel yönünden davanın kısmen reddedildiğini, müvekkili şirketin adeta cezalandırıldığını, müvekkilinin alacaklı olduğu rakam üzerinden takip başlattığını, yapılan ödeme yönünden itirazın iptali davası açılamayacağı şeklinde karar verildiğini, faizler dahil olmak üzere 54.271,29 TL yönünden takip başlatıldığını, takip tarihi itibariyle davalı tarafça ödenen hiçbir bedel olmadığını, takip sonrasında ödenen 25.000,00 TL üzerinden meydana gelen haklarından müvekkilinin mahrum kaldığını, yapılan ödemelerin öncelikle faiz, icra masrafları ve vekalet ücreti yönünden mahsup edilmesi gerektiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunmuş ise de mahkemece 25.01.2022 tarihli muhtıranın tebliğine rağmen yatırılması gereken istinaf karar harcının yatırılmaması nedeniyle 11.02.2022 tarihli ek karar ile davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru gerçekleştirilmemiştir.Bu nedenle istinaf incelemesi, sadece davacının başvurusu bakımından yapılmıştır.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari satıma ilişkin faturaya bağlı açık hesap alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine  ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, ticari satım ilişkisinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, takip sonrasında ancak dava öncesinde ödenen 25.000,00 TL bedel yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle verilen ret kararının isabetli olup olmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı şirket adına ticari satım konusu olan ürünlere dair fatura ve sevk irsaliyelerinin düzenlenmiş olduğu, davacı şirket tarafından 41.300,00 TL ödenmeyen fatura/cari hesap alacağı, 6.700,00 TL ödenmeyen fatura/cari hesap alacağı ve işlemiş faiz toplamları olmak üzere 54.331,13 TL alacağın tahsili amacı ile davalı hakkında... sayılı dosyasında 16.06.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından icra takibine karşı itirazda bulunulduğu, icra  takip dosyasında davacı vekili tarafından 16.06.2020 tarihli 23.000,00 TL'lik tutarın haricen tahsil edildiği belirtilerek söz konusu tutardan tahsil harcının düşürülmesinin talep edildiği, davalının itiraz dilekçesinde takip ve tüm ferilerine itiraz ettiği,  davalı tarafça itiraz tarihinden önce davacı şirket banka hesabına 25.000,00 TL tutarında ödemenin 19.06.2020 tarihinde gerçekleştirdiği, davacı vekili tarafından İİK'nın 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde 25.000,00 TL ödeme sonrasında iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, dava dilekçesinde 19.06.2020 tarihinde haricen 25.000,00 TL'nin ödemenin gerçekleştirilmiş olduğundan söz edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece, tarafların delillerini dosyaya ibraz ve ilgili delillerin dosya içerisine celbi sonrasında bilirkişi raporu alınmıştır. 29.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında akdedilmiş herhangi bir yazılı sözleşmeye rastlanılmadığı, davacı tarafça incelemeye ibraz edilen; 2019 ve 2020 yılları yasal defterlerinin e- deftere tabi olduğu, e-deftere tabi olan yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter beratlarının yasal süresinde verildiği, sadece açılış tasdikine tabi envanter defterlerinin ise açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, davalı tarafça incelemeye ibraz edilen; 2019 ve 2020 yılları yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, raporun “4.5-değerlendirmeler” kısmında detaylarına yer verildiği üzere davacının davalıdan icra takibine kadar talep edebileceği alacak tutarlarının asıl alacak yönünden 48.000 TL, işlemiş faiz yönünden 6.271,29 TL olmak üzere toplamda 54.271,29 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça icra takibinde 48.000 TL fatura alacağı, 6.331,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 54.331,13 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça icra takibinden sonra, ancak ödeme emrinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde haricen davacının banka hesabına 25.000 TL ödendiği, söz konusu ödemenin haricen ve ödeme emrinde belirtilen süre içerisinde yapılması nedeniyle ödeme tarihine kadar herhangi bir hesaplama yapılmadığı, söz konusu ödemenin icra müdürlüğünce dikkate alınarak kapak hesabının yapılmasının gerektiği belirtilmiştir.Davacı vekili rapora karşı itiraz dilekçesinde; davalı tarafından fatura ve cari hesap borcunun ödenmediğini, müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, raporda değinilmesi gereken önemli hususlardan birinin müvekkiline haricen yapılan 25.000,00 TL'ye ilişkin ödemeye dair olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili rapora karşı itiraz dilekçesinde; cevap dilekçesinde ayrıntılı şekilde belirttikleri üzere akıllı tahtaların montajından sonra bir koruyucuya ihtiyaç olduğunun düşünüldüğünü, daha sonra davacı firma tarafından müvekkili şirkete gösterilen emaye sürgülü akıllı tahta koruyucuları için firma ile anlaşıldığını, ödeme ile ilgili tarihin konuşulmadığını, bir takvim belirlenmediğini belirterek rapordaki aleyhe hususlara itiraz ettiklerini ifade etmiştir.Mahkemece, bilirkişi raporu kapsamında davalı tarafın davadan önce itiraz süresi içinde ödemiş olduğu miktara ilişkin açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, bakiye alacak yönünden ise itirazın iptaline dair hüküm tesis edilmiştir. Dava, İİK'nın 67.maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava tarihinden önce takip konusu borç tamamen veya kısmen ödenirse,  davacının o miktara yönelik olarak dava açmasında hukuki yararı yoktur. HMK'nın 114/1-h bendinde, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması, dava şartlarındandır. Somut olayda, davalı borçlu tarafından ödeme emrinin tebliği tarihinden sonra dava konusu alacağın 25.000,00 TL'lik kısmının haricen alacaklıya ödenmiş olduğu tartışmasızdır. Bu alacak miktarı yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı gibi, itiraz süresi içerisinde ödenmiş olması da dikkate alındığında davacının takipten dolayı aleyhine sonuç doğurabilecek bir husustan da söz etmek de mümkün olmayacaktır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 08.05.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a53225d965351b24","SID":"ad3f47b6c1e85955"}}