{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/12/2020<br>NUMARASI\t\t: .....<br>DAVACI\t: .....<br>VEKİLİ\t: Av. ... -.....  <br>DAVALI\t:.....<br>VEKİLİ\t: Av. ... .....<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 04/04/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 24/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/10/2023<br><br>Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/12/2020 tarih, ...../..... Esas, ...../..... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı tarafa muhtelif tarihlerde, muhtelif çeşit ve miktarlarda kumaş verdiğini, satımı yapılan kumaşın eksiksiz teslim edildiğini, davalının müvekkili ile olan ticari münasebetten kaynaklanan toplam 30.478,29 TL tutarındaki fatura bedelini ödememesi nedeniyle davalı hakkında icra takibine girişildiğini, ancak davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının ..... 9. İcra Müdürlüğünün ...../..... Esas sayılı icra dosyasındaki  itirazının iptali ile icra takibinin devamına, itirazlarında haksız olan davalının %20'den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davacı ile ticari ilişkisine konu bakiye borcunu muhtelif tarihlerde teslim etmiş olduğu çeklerle eksiksiz ödemiş olmasına rağmen davacının, kur farkı adı altında mesnetsiz bir fatura düzenleyerek alacak talep ettiğini, taraflar arasında yapılan mutabakat gereği müvekkili firmanın davacıya uzlaşılan miktarı cari hesaplar gereği eksiksiz ödediğini, ancak tarafların anlaştığı ve uzlaştığı miktar üzerinden davacı firmanın ödeme tarihindeki dolar kurunun TL cinsinden miktarına isabet eden kısmına fark faturası düzenlendiğini, bu durumun ticari etiklere aykırı olduğunu, ticari ilişkide döviz anlaşması olmadığı gibi cari hesaba istinaden çeklerin keşide edilip karşılığının da ödendiğini, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereği çek ile yapılan ödemenin akabinde kur farkının talep edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 13/04/2018 tarih, ...../..... E. ...../..... K. sayılı ilam ile; \"Davanın kabulüne, davalının ..... 9. İcra Müdürlüğünün ...../..... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, İİK 67. maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında olan 6.095,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiş, söz konusu karara karşı  davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin ...../..... E. ...../..... K. sayılı ilamı ile; \"Somut olayda, taraflar arasında kumaş alışverişi yapıldığı, satış ve kur farkı faturalarının her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, cari hesap ekstresine göre davalının bir kısım fatura bedellerini çekle ödediği, ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığının kabulü gerektiği, mahkemece yapılan alışverişin ne kadar miktarının çekle ödendiğinin, çekle ödenmeyen (kur farkı hariç satış fatura bedelleri yönünden) bakiye alacak bulunup bulunmadığının araştırılmadığı görülmekle,  bilirkişiden ek rapor alınarak, taraflar arasındaki alışverişin ne kadar tutarının çekle ödendiğinin, çekle ödenmeyen bakiye kısım bulunup bulunmadığının, eğer kur farkı dışındaki fatura bedellerinin tamamının çekle ödendiği tespit edilirse davacının kur farkı talep edemeyeceğinin, kur farkı hariç bir kısım satış bedellerinin çekle ödenmediği tespit edilirse davacının bakiye bu kısım için kur farkı talep edebileceği kabul edilerek, neticesine göre bir karar verilmesi gerektiği\" belirtilerek kararın  kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; \"Davanın kısmen kabulüne, buna göre davalı tarafın ..... 9. İcra Dairesinin ...../..... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 2.649,05 TL asıl alacak, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz işletilerek, icra gideri, vekalet ücreti ile birlikte, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kısmı tahsilatın TBK’nın 100. maddesine göre öncelikle işlemiş faiz, masraf, fer’ilerine mahsubu sağlanarak devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İİK'nın 67. maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan asıl alacağın %20'si olan 529,81 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili tarafından  istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; davalının kur farkı faturalarına yasal süresi içerisinde itiraz etmeksizin veya iade faturası düzenlemeksizin defterlerine işleyerek BA formaları ile de maliyeye beyan ettiğini, müvekkilince kesilen faturaların döviz bazlı olup itiraz edilmeden,  her iki tarafın ticari defterlerine işlendiğini, 6102 Sayılı Yasanın 21. maddesinde süresi içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağının düzenlendiğini, tarafların fatura içeriği hususunda mutabakata vardığının açık olup, aksini iddia eden davalının bunu yazılı delil ile kanıtlaması gerektiğini, yerel mahkemece raporlar arasında çelişki giderilmeden hüküm tesis edildiğini, 27/10/2020 tarihli raporda davalının defter kayıtlarında 2016 yılı sonunda davacıya 30.529,73 TL borcunun olduğunun tespit edildiğini, sonrasında 28.459,50 TL havale edilen miktar ile ilgili 14.164,50 TL'nin 20/04/2016 tarihinde, 14.321,00 TL'nin de 05/05/2016 tarihinde yapıldığı ve bu ödemelerin 18/03/2016 ve 21/03/2016 tarihli mal alım faturalarına karşılık yapıldığının yazıldığı, akabinde 26.088,44 TL tutarlı olduğu yazılan 18/03/2016 tarihli mal alım faturası karşılığı olan dolar karşılığı ve 24.469,99 tutarlı olduğu yazılan 21/03/2016 tarihli mal alım faturası karşılığı olan dolar karşılığı yazıldığı, eksik inceleme sebebiyle hataya düşüldüğü, zira 26.088,44 TL'lik faturanın karşılığının nasıl ödendiğinin yazıldığı, fakat 24.269,99 TL'lik faturanın ödemesinin nasıl yapıldığının anlaşılamadığı, 881,13 USD kısmi havaleyi burada ödendi sayılsa dahi 97 TL kur farkına nasıl ulaşıldığının açık olmadığı, yerel mahkemece itirazları dikkate almadan hüküm tesis edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava; Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Somut olayda taraflar arasında kumaş alış verişi yapıldığı, satış ve kur farkı faturalarının her iki tarafın ticari defterlerine kayıtlı olduğu, cari hesap ekstrelerine göre davalının bir kısım ödemelerini çekle yaptığı anlaşılmaktadır.<br> Çek bir ödeme vasıtası olup, ibrazında tahsil imkanı bulunduğundan, ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edilmelidir. Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamalarına göre cari hesap ilişkisine dayanak teşkil eden faturalar karşılığında çekle yapılan ödemelerin ayrıştırılması suretiyle bakiye faturalar için kur farkının istenebileceği kabul edilmektedir. (Yargıtay 19.H.D.nin 2015/16900 E.2016/6896 K.)<br>Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından 2015 ve 2016 yıllarında kesilen mal satış faturaları toplamının 641.002,81 TL olup bu faturalar karşılığında yapılan ödeme tutarının 638.459,50 TL olduğunu, mal alış verişinden doğan borç/alacak rakamının 2.543,31 TL olduğu, bu tutarın kur farkı faturaları dışındaki mal alımından kalan davacının davalıdan bakiye alacak rakamı olduğu, davacı tarafından 3 adet toplam 38.911,43 TL tutarında kur farkı faturası kesildiği, bu faturalardan 10.925 TL olan fatura için davalı tarafından iade faturasının düzenlendiği, söz konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, iadeden sonra kur farkı faturalarından kalan kur farkının 27.986,41 TL olduğu, 638.459,50 TL yapılan ödemenin 610.000 TL'sinin çekle yapıldığı, 28.459,50 TL'sinin havale ile yapıldığı, havale ile yapılan 28.459,50 TL'nin 14.164,50 TL'sinin 20/04/2016 tarihinde, 14.321,00 TL sinin de 05/05/2016 tarihinde yapıldığı, ödemelerin 18/03/2016 ve 21/03/2016 tarihli mal alım faturalarına karşılık olduğu, ilgili tarihlerdeki kurların 18/03/2016=2,8609 TL, 21/03/2016 =2,8605 TL, 20/04/2016=2,8380 TL, 05/05/2016=2,8642 TL olduğu, 26.088,44-TL tutarlı faturanın tamamı, 24.269,99-TL tutarlı faturanın 881.13 $ lık kısmının havale ile ödendiği, ödemenin TL karşılığının 28.511 TL olup, ödemesi yapılan faturanın TL karşılığının 28.608,91 TL olduğu, 97,91 TL kur farkının mevcut olduğu, sonuç olarak davacının mal satışından kaynaklı 2.543,31 TL  alacağı, havale ile yapılan ödemeden kaynaklı 97,91 TL + KDV ; 105,74 TL kur farkı olacağı olmak üzere toplamda 2.649,05 TL davalıdan alacağının bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.<br>Evrak kapsamına göre; Mahkemece dairemizin kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda kur farkının 97,91 TL olduğu belirtilmiş ise de, bilirkişi raporu içeriğinden kur farkının ne şekilde/hangi tarihlere göre tespit edildiği denetime imkan verir şekilde belirtilmemiştir.  Bu hali ile bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile hüküm tesis edilemez. Mahkemece Dairemiz kaldırma kararına uygun taraf itiraz ve iddiaları değerlendirilerek, ayrıntılı, denetime imkan verir şekilde, konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekir.<br>Açıklanan bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/12/2020 tarih, ...../..... Esas, ...../..... sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, <br>4-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine, <br><br>5-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına, <br>6-Harç ve tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>7-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imza<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"958dc6486a589a27","SID":"ee298ded7600a20c"}}