{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br><br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No<br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29.03.2023<br>NUMARASI\t\t: 2018/159 Esas 2023/214 Karar<br><br>DAVACILAR\t:....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 12.06.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 23.06.2025<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 06.07.2017 tarihinde, davalı ... adına kayıtlı, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortas ile sigortalı, davalı ... idaresindeki ... plakalı çekicinin, davacılar desteği ... idaresindeki ... plakalı emniyet şeridinde duraklamış olan  otomobile arkadan çarpması sonucu ... vefat ettiğini belirterek davacı anne ... lehine 200.000,00-TL manevi tazminat, davacı baba ... lehine 200.000,00-TL manevi tazminat ve davacı kardeş ... lehine 75.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 475.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ....müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, HMK’nın 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak davacı anne ... lehine 12.500,00TL, davacı baba ... lehine 12.500,00TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile, talebini davacı ... için 13.449,59 TL’ye yükseltmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davanın ortak yetkili mahkemelerin Sivrihisar /Eskişehir Asliye Hukuk Mahkemeleri olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesini, dava konusu maddi olay hakkında davalının kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğunu, maddi olay ile ilgili olarak Sivrihisar Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/563 soruşturma numaralı dosyasında yapılan soruşturma sonucu Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığından 10.11.2017 tarihinde alınan bilirkişi raporunda; olayın oluşumunda müteveffa ... asli kusurlu, davalı ...ise tali kusurlu olduğu tespitinin yapıldığını, dolayısıyla kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren tarafın davalı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazında bulunduklarını, kazanın meydana gelmesinde müteveffa ...’ın tam kusurlu olduğunu, yol sapağını kaçırdığı için köprü üzerinde geri manevra yaptığını, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Davalı ... ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; 06.07.2017 tarihinde ... plakalı araç Afyon-İzmir-Eskişehir bağlantı köprüsü geçişi sonrasında sağa şeritte duraklamış vaziyette dururken aynı istikamette seyreden ... kontrolündeki ... (...) plakalı tır-çekicinin, sağ şeritte duraklamış vaziyetteki araca arkadan çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini ve bu kazada ... plakalı aracın içerisinde bulunan 4 kişiden ikisi ... ve ...'in yaralandığını, diğer iki kişi olan ... ve ...'ın vefat ettiğini,  kazaya karışan ... plakalı aracın davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu,  kaza tespit tutanağında merhum ... asli, sigortalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere müteveffa ... yönetimindeki araç şehirler arası yolda beklerken bir kısmının karayolunun sağ şeridine taştığı ve kazanın hız limitleri içerisinde seyreden ...'nın aracın sağ şeride taşan kısmına çarpmasıyla gerçekleştiğinin anlaşıldığını, kaza sonrası Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan kusur tespitine ilişkin raporda merhum ...'ın asli kusurlu olduğu yönünde tespitte bulunulduğunu,  davalı şirketi tarafından davacılara ödeme yapıldığını ve ibraname  alındığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, hükme esas alınan İTÜ raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde desteğin %65 oranında, davalı sürücünün %35 oranında kusurlu olduğu, davacıların destekten yoksun kalma zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, TBK’nın 56. Maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile; 13.449,59 TL tazminatın davalı ... ve ... yönünden 06.07.2017,  davalı ... şirketi yönünden 22.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile; 12.500,00 TL tazminatın davalı ... ve ... yönünden 06.07.2017, davalı ... şirketi yönünden 22.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için  30.000,00 TL manevi tazminatın 06.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacıların manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan aktüer raporunun bilimsel ve objektif olmadığını, eksikler ve hatalar olduğunu, kusur raporunu kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde müteveffa ...’ın dikkatsiz şekilde geri manevra yapması sonucu kazanın meydana geldiğini, tam kusurlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, hükme esas alınan kusur raporunun hakkaniyetli olmadığını, aktüer bilirkişi hesaplamasının fahiş olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>1-Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden hükme esas alınan İTÜ raporunda; müteveffa sürücüsü ...’ın yönetimindeki otomobil ile yola geçerken dikkatini vermediği, görüş alanını kontrol altında bulundurmadığını, aynalarından arkasında akan trafiği ve yaklaşmakta olan araçların hızını ve mesafesini kontrol etmesi ve sonrasında manevra yapması gerekirken, aksine davranarak olay mahallinde yolun sağ şeridine taşan vaziyetteki aracını, arkasından gelen trafiği kontrol etmeden ve gerekli tedbirleri almadan geri manevra yaptığından tehlike arz edecek tarda dikkatsiz ve tedbirsizce araç kullanmasıyla sebebiyet verdiği olayda %65 oranında kusurlu olduğunun, davalı sürücü ...’nın, gündüz vakti görüşün açık olduğu mahalde dikkatinin dağınık, yola gereken dikkatini vermeden dikkatsiz ve tedbirsizce mevcut hızıyla olay mahalline yaklaştığı, önünde durup geri manevra yapan vasıtayı geç fark etmesinden olaya mani olmak bakımından gerekli ve yeterli fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığından ve aracının hızının etkisiyle yeterli mesafede durmadığından kazanın oluşumunda %35 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği görülmüştür. Kazaya ilişkin Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/99 Esas 2019/230 Karar sayılı dosyasında, yapılan yargılama sonucu, müteveffa sürücü ...’ın yönetimindeki otomobil ile meskun mahal dışında bölünmüş devlet karayolunda seyri sırasında, dönüş yapacağı Afyon-İzmir yol ayrımını geçip, sağ önde oturan yolcunun uyarması üzerine geçtiğini fark ederek aracını bölünmüş yolun sağında durdurduktan sonra kaçırdığı yol ayrımına geri gitmek için, kurallara aykırı biçimde ve trafiğin seyir durumunu tehlikeye atarak, aracın sol tarafı kısmen sağ şeride taşar şekilde geri manevra yaptığı esnada, arkadan sağ şeridi takiben gelmekte olan davalı sürücü ...'nın kullandığı çekici ile aracının sol arka kesimine çarpması ve önünde sürüklemesi sonucu kazanın meydana geldiği, müteveffanın asli, davalı sürücünün tali kusurlu olduğu kabul edilerek davalının taksirle ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermek eyleminden cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 2020/1500 Esas 2022/846 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporunun, kaza tespit tutanağı ve kazanını oluşumu ile uyumlu, kesinleşen ceza dosyasındaki somut olgulara uygun olduğu; davacıların destekten yoksun kalma zararının hesaplanması yönünden hükme esas alınan 17.09.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunun yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun, dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalıların kusur oranına ve aktüer hesabına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>2-Davacıların manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br> Somut olayda, kazanın gerçekleşme biçimi, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, davacıların müteveffaya yakınlık dereceleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde; davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, davacılar tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde, olayın özelliğine ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davalıların manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.652,92 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.326,50 TL harcın mahsubu ile kalan 5.326,42 TL harcın davalılar ...  ile  ...'dan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>3- Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, <br>5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki  haftalık süresi içerisinde  TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00574fd92be15b0c","SID":"a0ef3283029768c1"}}