{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/1083 <br>KARAR NO\t: 2025/1379<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                      \t    K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/132 E.  -  2023/20 K.<br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararı İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/01/2023 tarih ve 2022/132 E. - 2023/20 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava konusu markanın yayınına itiraz ettiklerini, itirazın ve karara itirazın reddedildiğini, müvekkilinin sağlıklı ve geniş ürün yelpazesini tüm dünyadaki tüketicilere sunmak için sektördeki yarım asra yakın tecrübesi ile sektörün öncü şirketlerinden olduğunu, tescilli markaları ile premium çikolata çeşitleri, pasta grubu ürünleri, hediyelik çikolata ürünleri ve hurma çeşitleri sunduğunu, Türkiye dışında da faaliyet gösterdiğini, markalarının tanınmış marka olduğunu, davalının başvuru konusu yaptığı \"...\" ibaresi ile müvekkilinin \"...\" markasının benzer olduğunu, faaliyet konularının aynı olduğunu, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin markalarının aktif olarak kullanıldığını ileri sürerek, 2022-M-3195 YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı şirket vekili, müvekkilinin 40 yılı aşkın deneyimi ile sektöründe söz sahibi olduğunu, onlarca tescilli markası bulunduğunu, hiçbir firma ya da kişinin itibar ve tanınmışlığından faydalanmasına ihtiyacı bulunmadığını, dava konusu markaya ait ürünün Türkiye’de hiçbir satışı bulunmadığını, davacının kullanımı ispat edemediğini, markaların benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait  (2012/41499) ve (2011/37734) sayılı \"...\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluşmakla beraber, davacı tarafın itiraz mesnedi markalarının kullanımı kanıtlanmadığından, SMK'nın 19/2. maddesi göndermesi ile SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, dava dilekçesindeki  (2020/33435) sayılı markanın dava konusu marka başvurusundan sonraki tarihli olduğu, iltibas değerlendirmesine esas  alınmadığı, davacı tarafın \"...\" ibareli  başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, dava konusu  marka açısından  SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan ve hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna itirazların dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, heyette bir hukukçu bilirkişi bulunması gerektiğini, davalı ... başvurusunun kötüniyetli olduğunu, davalının müvekkilinin Türkiye’de de yoğun bir şekilde bilinen/kullanılan markasını tanımayacağının, bilmeyeceğinin düşünülemeyeceğini, davalının müvekkilinin uzun yıllar sonucu elde ettiği itibarından ve tanınmışlığından yararlanmak suretiyle haksız menfaat elde etme amacı güttüğünün açıkça ortada olduğunu, ihtilafa konu işaretin müvekkilinin tescilli markasının kapsadığı  30. Sınıfta tescili ve kullanımı halinde, hiç çaba sarfetmeksizin müvekkiline ait tanınmış markanın tüketici kitlesini kendisine çekerek haksız yarar sağlayacağını, davalı yanın geçmişte müvekkilinin markasından haberdar olduğunu, bu hususların da davalının huzurdaki davaya konu marka başvurusunda kötüniyetle hareket ettiğinin bir göstergesi olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müvekkilinin tescilli markalarının kullanımına ilişkin yeterli delil bulunmadığı tespit edilmiş olup, bu tespitin hatalı olduğunu, müvekkilinin markalarının uzun süredir markaların tescilli oldukları sınıflarda aktif olarak kullanıldığına ve piyasa içerisinde sektöründe belli bir tanınmışlık düzeyine oluştuğunu kanıtlayan belgelerin kullanım ispatı dilekçesinde bulunduğunu, davalının marka başvurusu ile müvekkilinin '...'  ibareli tescilli markalarının  ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalar arası iltibas ihtimali değerlendirilirken hedef tüketici kitlesinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvurusunun \"...\" ibareli olduğu, davacıya ait mesnet markaların ise (2012/41499) ve (2011/37734) sayılı \"...\" ibareli oldukları, dosya kapsamında bulunan deliller karşısında davacı tarafın itirazına mesnet olarak gösterdiği markalarının kullanımı kanıtlayamadığı, bu itibarla SMK'nın 19/2. maddesinin göndermesi ile kullanımı ispatlanamayan markaların SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca dikkate alınamayacağı, davacı tarafın \"...\" ibareli  başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu  marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"539f862f510b4717","SID":"20150da175d97d1a"}}