{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/231 <br>KARAR NO\t: 2025/1144<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t              :11/09/2023<br>NUMARASI\t:2021/625 Esas - 2023/822 Karar<br><br>DAVACI\t:....<br>VEKİLİ\t:....<br>DAVALI\t:....<br>\t:....<br>VEKİLİ\t:....<br>DAVA\t:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:27/08/2021<br>KARAR TARİHİ\t:19/06/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ :25/06/2025<br><br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gebze 4. İcra Dairesinin alacaklısı ve iş bu davanın davalısı olan ... (...) tarafından müvekkili şirket Özalp Tem. Sos. Hizm. İnş. Nak. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine Gebze 4. İcra Dairesinin 2018/38489 Esas sayılı dosyası ile 85.000,00-TL bedelli 2 adet çekten oluşan 170.000-TL asıl alacak, 34,487,86-TL işlemiş faiz, 17.000,00-TL miktarlı %10 çek tazminatı, 510,00-TL %0.30 komisyon tutarı olmak üzere toplam 221.997,86-TL'nin ferileriyle birlikte tahsili talepli kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, alacaklı/davalı ... tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu senetlerden dolayı davacı şirketin borcunun bulunmadığını, söz konusu icra takibine konu olan 30.09.2015 keşide tarihli, 85.000,00-TL bedelli, ... numaralı çekin ve 30.08.2015 keşide tarihli, 85.000,00-TL bedelli, ... numaralı çekin keşidecisi davacı şirket Özalp Tem. Sos. Hizm. İnş. Nak. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. olup lehtarının ... olduğunu, ilgili çeklerin ciro zincirine bakıldığında ...'ın (...) çekin son cirantacısı ve icra dosyasının alacaklısı olduğunun görüleceğini, söz konusu iki çekin de müvekkili şirket tarafından keşide edilmediğini, çeklerde yer alan imzaların davacı şirketin yetkilisi olan ...'a ait olmadığını ve imzaların sahte olduğunu, davacı şirketin çeklerde lehtar olarak gözüken ...'e ve ciranta olarak gözüken ...'a (...) böyle bir borcu da bulunmadığını, çek üzerinde yer alan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığından çeklerin lehtarı olarak gözüken, dava dışı ...'e karşı müvekkili şirket tarafından Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nde menfi tespit davaları açıldığını, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış olan 2015/52 Esas, 2019/317 Karar sayılı ve 22.03.2019 karar tarihli menfi tespit davası ile Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinde 2015/532 Esas, 2019/1257 Karar sayılı ve 18.12.2019 karar tarihli menfi tespit davasında çeklerdeki imzaların müvekkili şirketin yetkilisi olan ...'e ait olmadığına ve dolayısıyla davacı şirketin borçlu olmadığına karar verildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu neticesinde kurulmuş olan bu hükümlerin kesinleştiğini, kesinleşmiş mahkeme kararları nedeniyle çeklerdeki imzanın müvekkili şirkete ait olmadığının tespit edilmiş olduğundan herhangi bir bilirkişi incelemesine gerek olmaksızın çekin yetkili hamili ve son cirantası olan ... hakkında da aynı kararın verilmesi gerektiğini, ilgili çeklerin davacı şirket tarafından keşide edilmediği için davacının davalı/alacaklı ...'a (...) karşı borcu bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile dava ve sair hakları saklı kalmak kaydıyla davalının takip konusu alacak miktarının %20'sinden aşağı olamamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının soyut imza inkarı dışında herhangi bir maddi ve hukuki sebep ileri sürmediğini, şirket müdürü olan ...'in 2007-2009 dönemi hariç şirketle ilişkisini hiç kesmemiş olup, şirkette ne olup bittiğini, şirketin kimlerle ilişki içinde olduğunu bildiğini, bir diğer anlatım ile ...'ın bilgisi olmadan şirketin çeklerini bir başkasının tanzim ederek tedavüle koymasının olanaksız olduğunu, davacının, çekteki imzalarının  şirket yetkilisine ait olmadığına dair iddiasının gerçek dışı olduğunu, usulüne uygun örnek imzalar elde edilerek bilirkişi incelemesi yapıldığında çeklerdeki imzaların davacı şirketi temsil ve ilzam eden ...'a ait olduğunun belirleneceğini, davacının herhalde çeklerle ve çeklerdeki  imza ile bağlı olduğunu, davacının çek defterinin, dava konusu çek yapraklarının rızasına aykırı olarak elden çıktığına dair bir sav ileri sürmediğini, lehtar ... aleyhine açtığı davada da bu yönde bir sav ileri sürmediğini, bugüne kadar menfi tespit davası açmadığı gibi herhangi bir masraf gerektirmeyen cezai şikayet hakkını da kullanmadığını, davacı şirketin, şirket yetkilisi dışında başka kişilere imzalattığı çek ve senetleri hep ödediğini, tüm bu tüketici işlemlerin, dava konusu çeklerin şirket müdürü ...'ın bilgisi, talimatı dahilinde keşide edilmiş olduğunu gösterdiğini, bir diğer anlatım ile bir sahte çek olmadığını, şirket yetkilisi tarafından sözlü olarak atanan vekil ve/veya ticari mümessil bulunduğunu, davacının, atadığı ticari mümessil tarafından keşide edilen çekten sorumlu olduğunu, TBK'nın 547. maddesine göre Ticaret Sicile tescil edilmemiş olsa dahi ticari mümessil çek keşide etmeye yetkili olduğunu, davacının çeklerdeki imzalar ile bağlı olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız, dayanaksız, kötüniyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... <br>1-Davanın KABULÜNE, davacının Gebze (4.) İcra Müdürlüğü'nün 2018/38489 Esas sayılı dosyasında dayanak FinansBank İsmet Paşa Gebze Şubesi, 30/08/2015 tarihli, \"...\" seri numaralı, 85.000,00-TL bedelli ve FinansBank İsmet Paşa Gebze Şubesi, 30/09/2015 tarihli, \"...\" seri numaralı, 85.000,00-TL bedelli çekler dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının tespitine,<br>2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin eksik inceleme neticesinde karar verdiğini, bilirkişi raporlarının eksik inceleme ürünü olduğunu ve maddi gereği aydınlatmadığını, mahkemenin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2011/12-549 E. 2011/644 K. sayılı ve 19.10.2011 tarihli kararı doğrultusunda yapılan savunmayı hatalı değerlendirdiğini, davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarında atanmış temsilci olmadığını bildirdiğini, oysa savunmanın dayanağı kararda açıkça \"Ticari temsilcinin tersine ticari vekil, ticaret siciline tescil edilemez.\" dendiğini, harç ve avukatlık ücretini icra takip dosyasının takip çıkış meblağı üzerinden hesap ettiğini, taleple bağlılık ilkesi gereği bu hususun usule aykırı olduğunu, bunun yanında harç, masraf ve avukatlık ücretine dair hükmün de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap ve katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, belirsizlikleri gidermek için iki kez bilirkişi marifetine başvuran yerel mahkeme kararının hukuka uygun olup, dosya kapsamında ortaya konmayan veya davacı tarafından gizlenip araştırılamayacak herhangi bir unsur da bulunmadığını,  belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, davalının haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının çekleri ciro silsilesine uygun olarak iktisap ettiğini, bu sebeple tazminata hükmedilebilmesinin şartları bulunmadığını belirterek; davacının haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/09/2023 tarih, 2021/625 Esas - 2023/822 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan takip dolayısıyla borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından Gebze 4. İcra Dairesinin 2018/38489 Esas sayılı takip dosyasına konu edilen FinansBank İsmet Paşa Gebze Şubesi, 30/08/2015 tarihli, \"...\" seri numaralı, 85.000,00-TL bedelli ve FinansBank İsmet Paşa Gebze Şubesi, 30/09/2015 tarihli, \"...\" seri numaralı, 85.000,00-TL bedelli çekler üzerinde davacı şirketin yetkili temsilcisi ...'e atfen atılı keşideci imzasının eli ürünü olmadığı iddiası ile eldeki dava açılmış, ilk derece mahkemesince, davacı şirket temsilcisinin huzurda alınan imza örnekleri ile kurum ve kuruluşlardaki tatbike medar imzaları temin edilerek grafoloji alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmış, adli tıp ve belge inceleme uzmanlarının tanzim ettiği ve çekler üzerindeki imzanın, şirketin yetkili temsilcisi ...' eli ürünü olduğu kanaatini içeren 06/07/2023 tarihli rapor uyarınca davanın kabulüne karar verilmiş, işbu karar davalı vekilince ve katılma yolu ile davacı vekilince istinaf edilmiştir.<br>Mahkemece iki rapor alınmış; 10/01/2022 tarihli Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Kriminal Laboratuvar Amirliği'nin raporunda özetle; inceleme konusu çekler üzerinde “Özalp Temizlik Sos.Hiz...” adına atfen atılı bulunan imzaların kişiye atfedilebilecek kaligrafik ve karakteristik özellikler ihtiva etmeyen, taklidi kolay ve basit tersimli imzalar olduğu, inceleme konusu çekler üzerinde “Özalp Temizlik Sos.Hiz...” adıra atfen atılı bulunan imzalar ile ...'in mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada inceleme konusu çekler üzerinde atılı bulunan söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmek mümkün olmadığı bildirilmiştir.<br> 06/07/2023 tarihli adli tıp ve belge inceleme uzmanlarından oluşan bilirkişi heyet raporunda özetle; inceleme konusu 2 adet çek aslı ön yüzündeki keşide imzalarının mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı ...’in eli ürünü olmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.<br>İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Dosya içerisinde hükme esas alınan 06/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu incelendiğinde, inceleme konusu ve mukayese imzaların tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in el ürünü olmadığı tespit edilmiştir.<br>06/07/2023 tarihli bilirkişi heyetinden alınan raporda, davaya konu çeklerdeki atfedilen imzanın davacı şirket yetkilisi ...'e ait olmadığının tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu, senet metninden anlaşılan def'ilerin, bu kapsamda imza inkarının herkese karşı ileri sürülebileceği, hükme elverişli bilirkişi heyet raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Davacı taraf davaya konu icra takibinin kötü niyetli olduğundan bahisle %20 oranında kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş olmakla, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 72. maddesinde yer alan \"Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz\" şeklindeki düzenleme doğrultusunda değerlendirme yapıldığında,  taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre davalının kötüniyetle hareket ettiğine ilişkin delil bulunmadığından davacının bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.   <br>Dava açılırken dava değeri olarak icra takip dosyasının takip çıkış meblağ ile aynı değer ile açılmış olduğundan Mahkemece icra takip dosyasının takip çıkış meblağ üzerinden harç ve avukatlık ücretinin hesaplanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. <br>Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davalı vekilinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-Alınması gereken 15.164,67-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 3.792,00-TL'nin mahsubu ile kalan 11.372,67-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>5-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>8-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae9d08a4e7dd4936","SID":"2bb97256c37cc80b"}}