{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/263 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/526<br><br>DAVA\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 14/01/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 23/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; \"Davacı  şirketin 01.02.2005-31.12.2007, 14.04.2009-31.12.2009, 14.01.2011-02.06.2011 tarihleri arasındaki ihale dönemlerinde ... Üniversitesi Rektörlüğü'nde temizlik işi ihalesini alarak temizlik hizmetini üstlendiğini, iş akdinin sona ermesinden sonra personellerden ... davalı idare ve müvekkil şirket aleyhine ... 14. İş Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ile işçilik alacaklarının tahsiline yönelik alacak davası açtığını ve dava sonucunda personel lehine kıdem tazminatı ve diğer alacaklarının ödenmesine karar verildiğini, daha sonra mahkeme kararı ile müvekkil şirket tarafından faizi ve tüm masrafları ile birlikte toplam 13.000 TL' nin personellere ödendiğini, personellerden ...'ün  04.04.2000-02.06.2011 tarihleri arasında ... Üniversitesi Rektörlüğünde çalıştığını, müvekkil şirkette ise sadece 01.02.2005-31.12.2007, 14.04.2009-31.12.2009, 14.01.2011-02.06.2011 tarihleri arasında çalıştığını, öncelikle müvekkil şirketin kanuna aykırı olarak haksız surette ödemiş olduğu bedellerin davalılardan tahsiline, bu nedenlerle 13.000 TL bedelin alt işveren davalı  şirketlerin  kendi dönemi ile sorumlu olmak üzere müvekkilinin  ödeme yaptığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini...\" talep etmiştir.<br>Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu’nun 114. maddesinin (g) bendinde, gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmış olup aynı Kanun’un 115. maddesinin 1. fıkrasında, mahkemenin bu koşulun mevcut olup olmadığını kendiliğinden araştıracağı, ikinci fıkrasında ise, bu şartın noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür.<br>7251 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle değişik HMK’nın “Harç ve gider avansının ödenmesi” başlıklı 120. maddesinde; <br>“(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. <br>(2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.<br>(3) Taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen delil avansına ilişkin 324 üncü madde hükümleri saklıdır” düzenlemesi bulunmaktadır.<br>18. Anılan maddenin gerekçesinde ise; “Madde ile, dava açılırken yargılama harçlarının mahkeme veznesine yatırılması zorunluluğu düzenlenmiştir. Maddede ayrıca, 1086 sayılı Kanunda yer almayan, yeni bir düzenleme yapılarak, her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın, avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğu getirilmiştir. Bu avansın yetmemesi durumunda ise tamamlanması için davacıya kesin süre verileceği hususu hüküm altına alınmıştır. Avans miktarının, davanın türü ve özelliklerine göre her yıl Adalet Bakanlığınca ilan edilecek tarifeye göre belirleneceği, maddede yer almıştır. Maddede yapılan bu düzenlemeyle, gerekli masrafların zamanında yatırılmamasından dolayı davaların gecikmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır” ifadelerine yer verilmek suretiyle, her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın, avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğu getirildiği vurgulanmıştır (Hukuk Genel Kurulunun 22.06.2021 tarihli,... E.,... K. sayılı kararı).<br>Delil avansının ödenmesine, hâkim tarafından dilekçelerin verilmesi, ön inceleme aşaması veya tahkikatın başında karar verilir.\" şeklinde düzenlendiği, HMK 190/1 maddesinde ''...ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.\" düzenlemesi yer almaktadır.<br>Dosyada masraf bulunmaması nedeniyle davalı şirket tasfiye memuruna dava dilekçesi ve bilirkişi raporunun tebliğ edilemediği, taraf teşkilinin sağlanmaması nedeniyle mahkememiz 16/04/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara karar ile 750,00TL gider avansını HMK'nun 114/1-g ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememiz veznesine yatırması için davacı vekiline  2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin sürenin gereğinin yerine getirilmemesi halinde davanın usulden reddedileceğinin ihtarına dair ara karar kurulduğu, duruşma zaptının davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı tarafından kesin süre içerisinde belirtilen gider avansının yatırılmadığı; Yargıtay 14.HD’nin ...esas, ... karar sayılı, 29.05.2017 tarihli ilamında vurgulandığı üzere \"HMK'nun 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Aynı kanunun kesin süre başlıklı 94. maddesinin 2. fıkrasına göre ise; hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Hâkim tarafından kesin süre verilirken; kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması, verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi, yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi, sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur.\" yönünde mahkemece verilen kesin sürenin sonuçlarının belirtildiği nazara alınarak; 16/04/2025 tarihli celse ara kararı ile davacı tarafın belirtilen kesin süre gereği kendisine verilen kesin süreye riayet etmediği, 16/04/2025 tarihli celse ara kararı ile davacı tarafa kesin sürenin gereğinin yerine getirilmemesi halinde davanın usulden reddedileceği yönünde ihtarat yapıldığı; ancak gider avansının tamamlanmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 114/1-g bendi uyarınca \"Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması\" dava şartı yokluğundan HMK'nın 115/2. maddesi gereği davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın HMK m. 114/1-g ve m. 115/2 hükümleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine,<br>2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 427,60TL'nin mahsup edilerek bakiye ‭187,8‬0TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize gönderilecek veya sunulacak dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/06/2025<br><br>Katip<br> ...<br>¸e-imza   <br> <br> <br>Hakim<br> ...<br> ¸e-imza  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1fa8b64a566e318f","SID":"0f18062cadc64303"}}