{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2025/1046 <br>KARAR NO\t: 2025/1373<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>  <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/05/2025<br>NUMARASI\t\t: 2023/509 E. <br><br>TALEP KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen  Tarih ve 2023/509 Esas 16/04/2025 Tarihli kararın Dairemizce incelenmesi karşı tarafca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbirin kaldırılmasını isteyen davalı vekili, müvekkilinin 25/03/2025 tarihinde 2008/36793 tescil numaralı marka sahibi olan kişi ile İnhisari Olmayan Lisans Sözleşmesi imzaladığını, iş bu lisans sözleşmesinin Kuruma da sunulduğunu, müvekkilinin gerek eskiye dayalı kullanımının bulunması gerekse de iş bu lisans sözleşmesi uyarınca kullanım hakkının olması nedeniyle verilen tedbir kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek ihtiyati tedbir kararının  teminatlı veya teminatsız olarak kaldırılmasını talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 12/02/2025 tarihli dilekçesi ve 06.03.2025 tarihli duruşmadaki beyanlarıyla mahkemece verilen 19.09.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının infazı kapsamında Ankara 5. Genel İcra Dairesinin 2024/64737 E. Sayılı dosyası oluşturulduğunu, ancak Erişim Sağlayıcıları Birliği ile yapılan şifahi görüşmelerde ihtiyati tedbir kararının mahkeme tarafından gönderilmesi ve web sayfalarına erişimin engellenmesi ve erişim engellemenin mümkün olmaması halinde \"...\" ibarelerinin çıkarılmasının istenilmesine karar verildiğinin yazılı olarak bildirilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiği, mahkemece 19.09.2024 tarihinde belirtilen adreslere erişimin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararının verilmiş olduğu, davacı vekilinin verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanamaması nedeniyle yerine getirilemediğini, tam olarak uygulanabilmesi için  ... ve ... isimli sosyal medya hesaplarının içeriklerinden ... ibarelerinin çıkartılmasının gerektiğini beyan etmesi, dosya kapsamında bu istemin de kabulü için gerekli delillerin bulunması karşısında  talebi doğrultusunda ihtiyati tedbir  istemin kabulüne karar verildiği, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını gerektirecek yeni bir delil olmadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbirin kaldırılmasını isteyen davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, gerek ıslah dilekçesi ekinde gerekse de flash bellek içerisinde müvekkilinin eskiye dayalı kullanımına ilişkin 2009 tarihli faturaların, sosyal medya hesapları, reklamlar vb. birçok evrakın sunulduğunu, mahkemece ıslah ile sunulan eskiye dayalı kullanım talepleri kabul edilmese dahi müvekkili tarafından 25.03.2025 tarihli lisans sözleşmesi uyarınca müvekkili tarafından 2008/36793 tescil numaralı “... ” markasının lisans ile kullanıldığı ve lisans sözleşmesi tarihinden itibaren de kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağının ortada olduğunu, kaldı ki teminat miktarının da 30.000-TL olup, müvekkilin 5 adet şubesinde yalnızca tabela indirme bedelinin 1.000.000-TL tuttuğunu, davacının sonraki tarihli marka tescili ile müvekkilinin eski tarihli kullanımını engellemesinin mümkün bulunmadığını, müvekkilin markasını ve ticaret ünvanını uzun yıllardır tescilsiz kullanması ile gerçek hak sahipliğini kazandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Talep, ihtiyati tedbire itiraza ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tSomut olayda, davacı tarafça ihtiyati tedbir talep edildiği, bunun üzerine mahkemece talebin kısmen kabulü yönünde karar verildiği, bu kararın karşı taraf vekilince istinaf edilmesi üzerine İstinaf Mahkemesince itirazların esastan reddine karar verildiği, bu tedbir kararının açık yazı bulunmaması nedeniyle uygulanamaması üzerine mahkemece eksik hususların tamamlanarak ilgili hususta tedbir kararı tesis edildiği, karşı taraf vekilince bu kararın kaldırılmasının istenildiği, mahkemece karşı taraf vekilinin kaldırma talebinin reddine karar verildiği, iş bu son kararın istinaf edilerek Dairemiz önüne geldiği anlaşılmaktadır. <br>\t6100 sayılı HMK'nın, durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen  396. maddesine göre, durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin olarak ise 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları kıyas yoluyla uygulanacak olup, maddede kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 396 maddesinin gerekçesinde de, hâl ve şartların değişmesi, hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı bir husus olduğu, ayrıca, aynı yargılama süreci içinde, bir çok kez hâl ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması, bu yönde talepte bulunulması ya da talebin reddi söz konusu olabileceği, her talepten sonra verilecek karar hakkında kanun yoluna başvurulmasının, ihtiyatî tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacağı belirtilmiş olup, hal ve şartların değişmesi nedeni ile verilen kararlar hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı kararlar olduğundan ve her değişiklikten sonra verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması halinde, kanun yolundan beklenilen amaçtan uzaklaşılması sonucunu doğuracağından, bu kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması öngörülmüştür.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, talebinin reddine ilişkin karar, durum ve koşulların değişmesi nedeniyle verilen bir karar olduğundan ve  6100 sayılı HMK'nın 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 391. ve 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığından mahkemenin ara kararına  karşı kanun yolu kapalı olup, karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>\t1-HMK'nın 346. maddesi gereğince, karşı taraf vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin REDDİNE,\t<br>\t2-Karşı taraftan peşin alınan 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, istek halinde karşı tarafa iadesine, <br>\t3-Kararın tebliği ve harç tahsili işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/06/2025 tarihinde oy birliği ile HMK.'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. <br> <br><br>\t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"627ab73414cae910","SID":"f4e7219f9be5fdc3"}}