{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/835 <br>KARAR NO:2025/915<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/02/2022<br>NUMARASI:2017/1013 Esas - 2022/98 Karar<br>DAVA:Ayıplı Araç Değişimi ve Alacak <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/06/2025<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili, dava konusu 2011 model ... marka ... model yeni aracın ilk satıcısının davalı ...A.Ş. olduğunu, 1 yıl kadar sonra 06/12/2012 tarihinde aracın müvekkili şirket tarafından ilk alıcısından satın alındığını; aracın 14/01/2017 tarihinde 115.000 kilometredeyken arızalandığını ve çekiciyle ... yetkili servisi davalı .... A.Ş.'nin Bostancı servisine götürüldüğünü, yapılan incelemede aracın motor bloğunun parçalandığı ve motorun değişmesi gerektiğinin söylendiğini, motor değişim ücreti olarak 72.000-TL talep edildiğini; sonrasında İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2017/483 değişik iş sayılı dosyasında yapılmış delil tespiti bilirkişi raporunda, aracın motorundaki hasarın biyel kolu malzemesinin hatasından veya kep civatalarının gevşemesinden kaynaklandığı kanaatine varıldığının görüş olarak belirtildiğini; davalılara yapılan başvurulara kayıtsız kalındığından müvekkili tarafından 38.935,43-TL harcama yapılarak harici bir yerde sıfır motor taktırıldığını; davalılara noterden gönderilen 02/08/2017 tarihli ihtarnameyle uğranılan zararın tazmini ve aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesin istenildiğini, davalı... ... A.Ş.'nin ihtarnameye olumsuz cevap verdiğini, diğer davalıların ise cevap vermediğini ileri sürerek, motor değişim maliyeti 38.935,43-TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve aracın davalılara iadesi ile ayıpsız misliyle değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:1- Davalı... ... A.Ş. vekili, aracın müvekkili tarafından 23/09/2011 tarihinde  dava dışı ...'a satıldığından müvekkili ile davacı arasında bir alım satım ilişkisi olmadığını, bu nedenle müvekkiline sorumluluk ve husumet yöneltilemeyeceğini; aracın ilk satışından 1 yıl sonra davacının aracı ikinci el olarak aldığını, araç 02/05/2017'ye kadar sorunsuz kullanıldığından arızanın üretimden kaynaklanmadığını; talebin zamanaşımına uğradığını; aracın müvekkilinde servis kaydının bulunmadığını, başka servislerdeki işlemlerden müvekkilinin sorumlu olmadığını; 38.935,43-TL içinde başkaca giderlerin olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2- Davalı ...-... ... A.Ş. vekili, aracı ikinci el olarak dava dışı kişiden satın alan davacı ile müvekkili arasında hukuki ilişki bulunmadığını; devam eden garanti bulunmadığın; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini; aracın 2 yıllık garantisinin 06/12/2014'tarihinde sona erdiğini, şikayetin ilk kez 14/01/2017'tarihinde ortaya çıktığını ve zamanaşımı süresinin dolduğunu; TTK 23/1-c veTBK 223'e göre 2-8 gün içinde ayıp ihbarının yapılmadığını; imalat ayıbı bulunmadığını; müvekkilinin yokluğunda alınan delil tespiti raporunun aleyhe delil olmayacağını; 38.935,43-TL içinde ilgisiz giderleri de içerdiğini ve 6 yıl kullanılmış ikinci el aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi talebinin iyiniyetli olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.3- Davalı ... ... A.Ş. vekili süresinde olmayan cevap dilekçesinde, 2011 model aracın 2 yıllık garanti süresinin 2013'tarihinde sona erdiğini; satışı müvekkili yapmadığından husumet yöneltilemeyeceğini; talebin zamanaşımına uğradığını; müvekkilinin garanti mesuliyeti olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacının aracı dava dışı ...'dan alan davacının o kişinin haklarına halef olacağından aracın ilk satıcı davalı... ... A.Ş.'nin husumet itirazının kabul edilmediği (Erzurum BAM  3. HD'nin 2018/263 E. ve 2019/396 K. sayılı ilamı); satıcı ve üretici ayıptan sorumlu olduğundan davalılar ... ... A.Ş. ve ... ... A.Ş. vekillerinin de husumet itirazlarının yerinde olmadığı; bilirkişi raporunda aracın gizli ayıplı sayılması görüşü ve 18/01/2017 tarihli iş emri açılış belgesinde, aracın komple motor değişimi gerektiğine yönelik tesbitler gözetildiğinde, motordaki gizli ayıbın ağır kusur kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle satıcının TBKnın 231/2'deki 2 yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağı, bu nedenle dava süresinde açıldığından zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının reddedildiği (İstanbul BAM 13. HD'nin 2021/1313 E. ve 2021/1248 K. sayılı ilamı); denetlenebilir bilirkişi kök ve ek raporlarında, araçta biyel kolunun 114.000 km civarında kırıldığı, 700.000-km'ye kadar biyel kırılması sorununun yaşanmaması gerektiği, bu durumun ancak malzemenin hatalı olması ve metal yorulması sebebiyle kırılmasıyla açıklanabileceği, özellikle otomatik vitesli araçta sürücünün biyel kolunun kırılması sonucunu doğuracak bir kullanım hatası yapmasının mümkün olmadığı, aracın gizli ayıplı olduğu ve motor zarar bedelinin 35.481,88-TL olduğunun belirtildiği; rapor dikkate alınarak davacının TBK 227/1 uyarınca seçimlik haklarından ücretsiz onarım talep edebileceği, alıcının aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme hakkı olduğundan, davacının motor değişim bedeli olarak 35.481,88-TL'nin 21/09/2017 dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine; aracın davalılara iadesi ile ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebi konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:1- Davalı... ... A.Ş vekili,cevap dilekçesinde savunmalarını yineliyerek, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini; arıza, delil tespiti ve ihtar tarihi dikkate alındığında davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını; 2012'den 2017'ye  kadar sorunsuz kullanılmış araçta üretim hatası olmadığını; bilirkişi raporunun tespit raporundan yola çıkılarak tanzim edildiğini; tespit raporunda gizli ayıptan bahsedilmediğini, raporda arızadan önce aracın 12/11/2011, 23/10/2012, 25/01/2013 ve 03/02/2013 tarihlerinde kazaya karıştığının belirlendiğini, ama bunlardan ilk iki kazanın motora etkili olup olmadığının incelenmediğini, arızanın kazalardan kaynaklanabileceğini; 38.935,43-TL'nin sadece motor değişim maliyeti olmayıp, başkaca işlerin bedellerini de içerdiğini; aracın müvekkili serviste servis kaydı bulunmadığını, başka servis işlemlerinin kusurlu olup olmadığının bilinmediğini; davacının 19/06/2020 tarihli dilekçesinde araç 12/11/2019'da satıldığından talebinin bilirkişi raporuyla hesaplanan 35.481,88-TL üzerinden karar verilmesi olduğunu söylediğini, bunun feragat anlamına geldiğini, bu nedenle davalılar için yargılama gideri ve 131.453,55-TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini; semenin tenzili yoluna gidilmesi gerektiğini; bilirkişinin aracın misliyle değiştirilmesinin gerekmediğini, rayiç değerinin 200.000-TL olduğunu ve değişim talebinin haksız olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2- Davalı ...-... ... A.Ş vekili, cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini; TBK'nın 227/2. ve onun atfıyla 112. maddesi uyarınca, satıcıya başvurulabileceği, üretici ve ithalatçının ayıptan sorumluluğu olmadığını;arıza, delil tespiti ve ihtar tarihi dikkate alındığında davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, aracın karıştığı önceki kazaların değerlendirilmediğini, aracın dava dışı serviste onarım bedeli 38.935,43-TL talebinin dayanağı olarak dosyaya sunduğu faturalarda şikayetle ilgisiz bakım bedelinin bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.3- Davalı ... ... A.Ş vekili, davacının aracı motor arızası şikayetiyle yetkili servis olan müvekkiline tamir için getirdiğini, kontroller sonrasında aracın motor biyel kolunun kırıldığının tespit edildiğini, sadece yetkili servis sıfatı bulunan ve garanti süresi dışında ücretsiz herhangi bir onarım hizmeti sunması mümkün olmayan müvekkilinin davacıya müşteri memnuniyeti kapsamında %20 indirimli onarım teklif ettiğini, ancak davacının talebi üzerine işlem yapılmadan aracın müşteriye iade edildiğini; müvekkilinin aracın üreticisi, ithalatçısı, satıcısı ve hizmet sunanı olmadığını, yani taraf sıfatının bulunmadığını, buna rağmen husumet itirazlarının kabul edilmediğini; davacının ayıplı bir servis hizmeti iddiasının da bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, davacının aracının gizli ayıplı olduğundan bahisle ayıpsız misliyle değiştirilmesi ve onarım bedelinin ithalatçıdan, satıcıdan ve yetkili servisten tahsili istemine ilişkindir.Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun düzenlendiği TBK'nın 219. maddesine göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.TBK'nın 231. maddesi hükmüne göre, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Somut olayda trafik tescil kayıtlarına göre, davaya konu 2011 model ...-... marka otomobil 02/05/2011 tarihinde ilk olarak davalı... ... A.Ş. adına tescil edilmiş; araç 23/09/2011 tarihinde davalı... ... A.Ş. tarafından dava dışı ...'a satımış; 06/12/2012 tarihinde de davacı  aracı satın almıştır.Davacı aracın 14/01/2017 tarihinde arızalandığını ve çekiciyle yetkili ... servisi olan davalı ... ... A.Ş.'nin ... şubesine götürüldüğünü, motorun değişmesi gerektiğinin söylendiğini ve işlem yapılmadan aracını servisten aldığını belirtmiştir. Davacı 30/01/2017 tarihinde İstanbul Anadolu 8. ATM'den delil tespiti talebinde bulunmuş, 14/04/2017 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda, aracın davalı ... ... A.Ş.'nin servisinde incelendiği, otomobilden indirilen motor ve kırık biyel kolunun görüldüğü, aracın henüz 120.000 km'de olduğu, servise 18/01/2017 tarihinde motorundan ses geldiği ve stop etmiş durumda getirildiği, motorun indirildiği, demontaj edilmiş durumda olduğu, biyel kolunun kırık ve pistonun parçalanmış olduğu, biyel kolunun bir kısmının yolda düştüğü, motordaki arıza ve hasarın motorun 3. silindirinin biyel kolunun kırılarak silindiri patlatması sonucu meydana geldiği, biyel kolunun kırılmasının malzemedeki bir hatadan olabileceği veya biyel kolunun kepinin gevşek olmasından kaynaklanacağı, kep civatalarının zaman içinde gevşemesi ile de olabileceği sonucuna varıldığı görüşü belirtilmiştir.Davacı dava dilekçesinde, delil tespiti raporuna istinaden davalı ...-... A.Ş.'nin üretici ve davalı... ... A.Ş.'nin satıcı olduğunu, biyel kolu malzemesinin hatasının üretim hatası olduğundan her iki davalının sorumlu olduğunu ve kep civatalarının gevşemesinden ise diğer davalıların yanı sıra aracın servis bakımlarını yapan davalı ... ... A.Ş.'nin de sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Bu kapsamda aracın motorunun dava dışı bir serviste değiştirildiğini, bunun için yapılmış 38.935,43-TL'nin davalılardan tahsilini ve aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini istemiştir.Yargılamada bilirkişi kurulundan alınan kök raporda, delil tespit raporunda iki ihtimale yer verildiği, birinci ihtimal olan kep civatalarının gevşemesi kapsamında, bu civataların büyük tork ve ön gerilme ile monte edilen uzar civatalar olduğu ve bunların zaman içinde gevşemesinin rastlanan bir durum olmadığı; ikinci ihtimal olan biyel kolu malzemesinin evsafına  uygun olmaması kapsamında, bu segmentteki araçlarda 700.000 km'ye kadar biyel kırılması sorunu yaşanmaması gerektiği, 114.000 km civarında yaşandığına göre bunun ancak malzemenin hatalı olması ve metal yorulması sebebiyle kırılmış olmasıyla açıklanabileceği, araçtaki arızanın kullanıcı hatasından meydana geldiği iddiasının isabetsiz olduğu, özellikle otomatik vitesli araçta sürücünün biyel kolunun kırılması sonucunu doğuracak kullanım hatası yapmasının mümkün olmadığı, aracın dava konusu arızadan önceki kazalarının kaporta düzeltme ve değişimine ilişkin olduğu, bunların silindirlerde patlama ve biyel kolunda kırılma meydana getiremeyeceği, sonuç olarak biyel malzemesinin evsafına uygun olmadığından aracın gizli ayıplı olduğu, olay tarihi itibariyle zararın 35.481,88-TL olduğu görüşü belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti 2. ek raporda, aracın karıştığı 2011 ve 2012 tarihli kazalara ilişkin belgelerin incelenmesinde hasarın kaportaya ilişkin olduğu, bunun da biyel kırılması sonucunu doğurmayacağı, aracın altı yıl kullanılmış olmasının ayıpsız olduğunu göstermediğini, çünkü söz konusu parçanın yaklaşık 700.000 km dayanması gerekirken 114.000 km'de kırıldığı ve araç motoru komple değiştiğinden araç üzerinde inceleme yapılamadığı ifade edilmiştir.Davalı ...-... A.Ş. mahkemenin müzekkeresine verdiği 14/11/2017 tarihli cevabi yazısında, aracın ilk trafiğe çıkış tarihinin 02/05/2011 tarihi olduğu ve 2 yıl olan garanti süresinin 02/05/2013 tarihinde sona erdiğini bildirmiştir.Somut olayda, davalı... ... A.Ş.'nin davacının tarafı bulunduğu sözleşmenin tarafı olmadığı, davacının ikinci (sicil kayıtlarına göre üçüncü) alıcı olarak, kendisine araç satan ilk alıcı olan ikinci satıcının davalılar ile arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı anlaşılmaktadır. Davacının tarafı olmadığı sözleşmeden doğan haklardan yararlanması ve davalı... ... A.Ş.'nin davacıya karşı sorumlu tutulabilmesi mümkün olmadığından, kendisine husumet yöneltilemeyecektir. Bunun diğer bir sonucu da ithalatçı olan diğer davalı ...-... A.Ş.'den de davacının bu kapsamda müteselsil sorumlu olarak hak talep etmesi mümkün değildir. Ayrıca 12/03/2021 tarihinde yürürlüğe girmiş 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanununun \"Ürün sorumluluğu tazminatı\" başlıklı 6. maddesinin 1. ve 6. fıkraları \"(1) Ürünün, bir kişiye veya bir mala zarar vermesi halinde, bu ürünün imalatçısı veya ithalatçısı zararı gidermekle yükümlüdür. ... (6) Tazminat talebi için zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren üç yıl ve her halde zararın doğduğu tarihten itibaren on yıldır.\" şeklinde düzenlenmiştir. Ancak söz konusu kanunun yürürlük tarihi dikkate alındığında, somut olaya davalı ithalatçı açısından 7223 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmamaktadır.Diğer davalı ... ... A.Ş. ise, davacının aracını 14/01/2017 tarihinde götürdüğü yetkili servis olup araçtaki sorunu tespit etmiştir. Mahkemece hangi gerekçeyle bu davalı açısından davanın kabulüne karar verildiğine ilişkin bir gerekçe de bulunmamaktadır.Davacı her ne kadar aracın sürekli bakımlarının anılan davalı tarafından yapıldığından kep civatalarının gevşemesinden sorumlu olduğunu belirtmiş ise de, yargılama aşamasında aracın bakımlarının davalı ... ... A.Ş. tarafından yapıldığına dair bir bilgi-belge sunulmamış olup, bakımları söz konusu şirket tarafından yapılsa bile hükme esas alınmış bilirkişi raporunda kep civatalarının büyük tork ve öngerilme ile monte edilen uzar civatalar olduğu ve zaman içinde gevşemesinin de rastlanan bir durum olmadığı belirtildiği dikkate alındığında, üretici, ithalatçı ve satıcı olmayan davalı ... ... A.Ş.'ye karşı araçtaki sorundan dolayı ileri sürülebilecek bir sorumluluk bulunmamaktadır. Husumet her zaman mahkemece resen dikkate alınacağından, davalı ... ... A.Ş.'nin cevap dilekçesini süresinde sunmamış olması da bu sonucu etkilememektedir.Ayrıca mahkemece gerekçeli kararda atıf yapılan Erzurum BAM 3. HD'nin 2018/263 esas, 2019/396 karar sayılı ve 11/03/2019 tarihli ilamına göre, davacının ikinci alıcı olarak ilk alıcının haklarına halef sıfatıyla dava açabileceği belirtilmiştir Fakat söz konusu karara konu olayın, eldeki dava için emsal teşkil etmediği anlaşılmıştır.Öte yandan dava devam ederken araç satıldığından aracın misliyle değişim talebi kanunen değer kaybına dönüşmüş olup, davacı davalılara karşı sadece onarım bedelini talep hakkını kullandığını belirttiğinden, bu beyanın feragat olarak değerlendirilemez. Bu nedenle davalı... A.Ş. vekilinin, misliyle değişim talep değeri üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalıların pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek  davanın reddine  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, istanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1013 Esas-2022/98 Karar sayılı ve 08/02/2022 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;\"Pasif husumet yokluğundan davanın REDDİNE\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 615,40-TL harcın, davacı tarafından yatırılan 2.851,67-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 2.236,27‬-TL harcın davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı... ... A.Ş. tarafından yapılan 28,50-TL yargı giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,Davalılar lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\"İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin istinaf karar harcının (davalı... ... A.Ş. için 605,95-TL'nin, davalı ... ... A.Ş. için 80,70-TL'nin ve davalı ...-... A.Ş. için 1.131,30-TL'nin) istek halinde kendilerine iadesine,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı... ... A.Ş. tarafından yapılan 54-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 04/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c0b4b5da3afab781","SID":"787e9203b9ee6aaa"}}