{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/957 - 2025/1278<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/957 <br>KARAR NO\t: 2025/1278<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          \t      K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/97 E.  -  2022/587 K.<br><br><br>VEKİLİ\t: Av. MUSTAFA KAHRAMAN ATİK-[16394-93278-67481] UETS <br>DAVANIN KONUSU\t: Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05/10/2022 Tarih ve 2021/97 Esas - 2022/587 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca   istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin eski çalışanı olan davalıların müvekkili şirketten istifa ettikten kısa bir süre sonra aynı alanda faaliyet gösteren ve kısa bir süre önce kurulan davalı şirkette çalışmaya başladıklarını, davalı eski çalışanların davacı şirketin bedelini ödeyerek satın aldığı ve uzun yıllar süren çalışmalar ile oluşturduğu arşiv kayıtlarını da usulsüz ve yetkisiz olarak ele geçirerek davalı şirkete taşıdıklarını, davalı şirketin bu kayıtları internet sitesi üzerinden yaptığı satışlarda kullandığını, ayrıca davalı eski çalışanları şirket mailinde kayıtlı iş yapılan firmaların listesini de alarak müvekkilinin iş yaptığı firmaları arayarak teklifler götürdüğünü ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve meni ile şimdilik 7.500,00 TL manevi tazminatın ve 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar vekili, müvekkillerinin haksız rekabet oluşturacak eylemlerinin bulunmadığını, davalı gerçek kişiler ile davacı arasında rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını ve davalıların aynı sektörde başka bir iş yerinde çalışmalarının da hukuka uygun olduğunu, müvekkillerinin iş yerinden ayrılırken müvekkili şirkete getirdikleri iddia edilen görsellerin ve arşivlerin davacıya ait olmadığını, aynı sektörde faaliyet gösteren şirketlerin ortak kullanımında olan ve internet ortamından kolaylıkla temin edilebilecek kayıtlar olduğunu,  davacı şirketin de müvekkili şirketten 7 ay önce kurulan bir şirket olduğunu ve bu kayıtlara aynı yöntem ile sahip olduğunu, görsellerin orjinal bir tasarım olmadığını, müvekkillerinin davacının iş yaptığı şirketleri arayarak iş yaptığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müşteri portföyünün dar olduğu bir alanda reklam işi ile uğraşan firmaların internet üzerinden firmalara ulaşmasının doğal olduğunu ve davacının  arandığını iddia ettiği iş yerlerinin numaralarının da internet üzerinden temin edildiğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket çalışanlarının davalı tarafından ayartılması suretiyle davacı şirkette çalışırken davalı şirket adına faaliyette bulunulması haksız rekabet teşkil edecek ise de, davacı şirket çalışanlarının iş ilişkileri sona erdikten sonra davalı şirkete geçmesinin başlı başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği, aksinin kabulünün Anayasa'nın 48. maddesi ile güvence altına alınan çalışma hürriyetinin ihlali anlamına geleceği, dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde uyuşmazlığın temelini, davacı firmanın ...adıyla bilinen web sitesi aracılığıyla temin ettiği dijital arşivinin davalılarca haksız ve hukuka aykırı bir şekilde ele geçirilerek ticari faaliyetlerinde kullandığı iddiasının oluşturduğu, ... bir hazır fotoğraf, video, vektör sağlayıcısı konumundaki bir web sitesi olup, amatör ve profesyonel içerik üreticileri ile müşterileri bir araya getirerek, üreticiler açısından yaratılan ve paylaşılan içerikler üzerinden para kazanılmasını sağlayan, müşteriler bakımından da yüksek çözünürlüklü hazır içeriklere erişime imkan tanıyan üyelik karşılığı içerik sağlayan, pek çok alternatif satış paketi ile tüketiciye hizmet sunan bir site olduğu, davacı yanın dava dilekçesi ekinde tablolaştırmak suretiyle sunduğu karşılaştırmalarda davacı firmadaki hangi ürün görselinin davalı firmaya ait kataloglardaki hangi görsele denk geldiği ve orijinal dosya adı ile lisanslama tarihlerinin belirtildiği bir liste hazırlanmış ise de, verilen bu bilgilerin karşılık görsellerinin ne olduğunun, görsellerin telifli görseller olup olmadığının, davacı yanın bu görselleri nasıl elde ettiğinin tespitinin mümkün olmadığı, yine dosya içerisinde bahsi geçen katalogların dijital ortamda saklı hallerinin de sunulmadığı, her ne kadar davacı  taraf  dava dilekçesi ekine ...isimli web sitesinden muhtelif tarihlerde aylık abonelik paketi neticesinde temin ettiği ürünlere ait bilgileri içerir faturalara yer vermiş ise de, bu faturalardan indirilen görsellerin neler olduğuna yönelik net bir kanaate varılmasının mümkün olmadığı, dosyadaki delillerden davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediğinin ve davalıların, davacı yana ait bilgisayar sistemi, internet sitesi ya da katalog/arşiv dokümanlarından izinsiz olarak davacı yanın üzerinde hak sahibi olduğu herhangi bir ticari veriyi izinsiz bir şekilde kullanıp kullanmadığı kanaatine varılmasının mümkün olmadığı, davacı yanın 26.05.2021 tarihli celsede alınan 6 nolu ara karara rağmen defter ve kayıtlarını dosya kapsamına sunmadığı gibi incelemeye esas bulunduğu yeri bildirdiğine yönelik bir beyanının da yine dosya içerisinde bulunmadığı, dosya kapsamındaki sair bilgi ve belgelerden, davalılar tarafından gerçekleştirilen eylemlerde, davacı yan ile doğrudan haksız rekabet teşkil eden eylemlerin ne mahiyette olduğunu ortaya koyar somut delillerin dosya içerisinde mevcut olmadığı, tek başına tarafların aynı alanda faaliyet gösteriyor olmalarının haksız rekabetin varlığı için yeterli olmadığı,  davacının davalılar hakkında yapmış olduğu güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerine dair şikayeti sebebiyle açılan davada alınan bilirkişi raporu ile de, davalıların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair delillerin bulunmadığına değinilmiş olduğu anlaşıldığı, ceza dosyasındaki tespitlerin dosyadaki tespitler ile paralel olduğu, üzerinde özel bir hak bulunmadığı veya haksız rekabet oluşturmadığı sürece aynı veya benzer görsellerin ilgili sektörde çalışan herkes tarafından kullanılması mümkün olduğundan, davacının görsellerin benzerliğine dayalı haksız rekabet iddialarını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli olmayıp inceleme konusu hakkında gerekli teknik donanıma sahip olmayan heyetçe düzenlendiğini, müvekkilinin bedelini ödeyerek satın aldığı lisanslı görsellerin davalı gerçek kişiler tarafından kopyalanarak ve ayrıca ''...'' e-posta hesabında kayıtlı bulunan müşterilerin kayıt bilgileri dahi birebir kopyalanarak bu müşterilere teklifler götürüldüğü, bilirkişi heyetinin uzman olmayan kişilerden oluştuğunu, hükme dayanak alınan raporun hukuki ve teknik yönden yeterli olmadığını, davalı gerçek kişilerin davalı şirkette kullandıkları bilgisayarların ve harici depolama cihazlarının karşılaştırma yapılması gerektiğini, ceza dava dosyasında aldırılan ilk rapordaki hatalı görüşlerin ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararına kanaat oluşturmasının hukuka aykırı bulunduğunu, davalı gerçek kişilerin, kendi kuracakları ve çalışacakları firmaya (diğer davalı tüzel kişi), müvekkilinin çalışanlarına teklifte bulunarak, müvekkili şirketi iş yapamaz hale getirmeyi de planladıklarını, davalıların haksız rekabet eylemleri sunulan delillerle de desteklendiği halde, rapordaki yorum niteliğindeki beyanların hükme esas alınmasının açıkça hukuka aykırılık yarattığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bir dava içerisinde birden fazla yargılamanın yapılmasının davaların yığılması olduğunu, bu hususun doktrinde objektif dava birleşmesi adı ile anıldığını, davacının açmış olduğu dava, haksız rekabetinin tespiti, men'i ve tazmini taleplerini içermekte olup, iş bu davada objektif dava birleşmesinin söz konusu olduğunu, Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere, objektif dava birleşmesinin söz konusu olduğu hallerde her bir talep bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bu kapsamda yerel mahkemece somut durumda davacının birbirinden bağımsız ve farklı 3 farklı talebi / 3 farklı davası olduğu hususu gözetilerek vekalet ücreti yönünden de her bir talep açısından ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken bunun yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.   <br> <br>GEREKÇE\t: 1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirket çalışanlarının iş ilişkileri son erdikten sonra davalı şirkette işe başlamalarının başlı başına haksız rekabete vücut vermeyeceği, diğer yandan dosya kapsamındaki uyuşmazlığın esasında, davacı şirketin temin ettiği dijital arşivinin davalılarca haksız ve hukuka aykırı bir şekilde ele geçirildiği, bunların ticari faaliyetlerinde kullandığı iddialarının oluşturduğu, ancak davacının iddiasınındaki internet sitesinin benzeri şekilde faaliyet gösteren çok sayıda web sitesi olduğunun ve günümüzde internet üzerinden kullanılan görsellerin pek çoğunun bu mahiyetteki web siteleri üzerinden ücret ödenerek temin edildiğinin belirlendiği, diğer yandan davacı yanın dava dilekçesi ekinde sunduğu karşılaştırmalarda davacı firmadaki hangi ürün görselinin davalı firmaya ait kataloglardaki hangi görsele denk geldiği ve orijinal dosya adı ile lisanslama tarihlerinin belirtildiği bir liste hazırlanmış ise de, verilen bu bilgilerin karşılık görsellerinin ne olduğunun, görsellerin telifli görseller olup olmadığının, davacı yanın bu görselleri nasıl elde ettiğinin tespitinin mümkün olmadığının belirlenemediği, dosyadaki delillerden davalıların, davacı yana ait bilgisayar sistemi, internet sitesi ya da katalog/arşiv dokümanlarından izinsiz olarak davacı yanın üzerinde hak sahibi olduğu herhangi bir ticari veriyi izinsiz bir şekilde kullanıp kullanmadığı yönünde kanaate varılamadığı, tarafların aynı alanda faaliyet gösteriyor olmalarının haksız rekabetin varlığı için yeterli olmadığı, davacı tarafından bedeli ödenerek oluşturulan görsel içerikleri barındıran arşivin olup olmadığı ve bu arşivin davacıya ait özel bir arşiv olduğunun, davalılarca haksız olarak ele geçirildiğinin, haksız rekabet oluşturur tarzda kopyalayıp, ürettiği/sattığının ispatlanamadığı, kaldıki benzer görsellerin ilgili sektörde çalışan herkes tarafından kullanılmasının mümkün olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>2-Davalılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; HMK'nın 110. maddesi uyarınca davacının, aynı davalıya karşı birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürmesi mümkün olup bu duruma davaların yığılması (objektif dava birleşmesi) denilmektedir. Böyle hallerde, her bir asli talep yönünden ayrı ayrı yargılama giderlerinin ve bu kapsamda vekalet ücretinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olayda da haksız rekabetin tespiti ve meni, maddi ve manevi tazminat talep edilmiş olup, kural olarak vekille temsil olunan davalı yararına reddedilen her bir asli  talep yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken,  mahkemece iki vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.<br>Bu durumda hükmedilecek vekalet ücretleri konusunda Yargıtay uygulaması, haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat taleplerinin üç ayrı talep olarak değerlendirilmesi ve her bir talep için kabul ve reddedilen miktarlar gözetilerek ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündedir (Yargıtay 11. HD.'nin 05.11.2009 tarih ve 2008/6784 E.-2009/11544 K., 13.05.2010 tarih ve 2008/10169 E.-2010/5318 K., 01.11.2010 tarih ve 2009/4147 E.-2010/11030 K., 02.05.2011 tarih ve 2009/11948 E.-2011/5267 K., 12.11.2012 tarih ve 2011/11337 E.-2012/17844 K., 10.11.2015 tarih ve 2015/4136 E.-2015/11791 K., 04.04.2016 tarih ve 2015/8662 E.-2016/3549 K.). <br>Dairemizce, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün esasına ilişkin bir değişiklik yapılmayıp, sadece feri nitelikteki vekalet ücretine ilişkin kısım için yeniden hüküm kurulduğundan, ilk derece mahkemesinin kararının verildiği tarihte geçerli bulunan AAÜT hükümleri dikkate alınmış ve HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05/10/2022 Tarih ve 2021/97 Esas - 2022/587 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın REDDİNE,<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 59,30.TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10.TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,   <br>\t5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan reddedilen maddi tazminat yönünden 1.000,00.TL, reddedilen manevi tazminat yönünden 7.500,00.TL, reddedilen diğer istemler yönünden 9.200,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t7-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan 100,00-TL posta masrafı ve 984,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 1.084,00-TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 359,80-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara iadesine,<br>\t10-Davacıdan alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf9fb99cf1c9867b","SID":"85e805282c8d9420"}}