{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/1926 <br>KARAR NO:2025/961<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:24/05/2022<br>NUMARASI:2018/419 Esas - 2022/418 Karar<br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ:29/05/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.12.2017 günü sürücü ..., sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile ... seyrederken Kuzey Çevre yolu kavşağına gelip ... istikametine, kavşağı tamamlamak üzere iken aracının sağ ön, teker ve çamurluk kısımlarına; yeni devlet hastanesi istikametinden gelip Kuzey Çevre Yolunu takiben ... istikametine giden sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol ön kısımları ile çarpması neticesinde çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2018/1328 Soruşturma numaralı dosya kapsamında aldırılan kusura ilişkin bilirkişi raporuna göre; bu kazanın oluşumunda... plakalı araç sürücüsü ...'in asli kusurlu olduğu; ... plakalı diğer araç sürücüsü ...'nın ise tali kusurlu olduğu tespit edildiğini, davacının  ... plakali araçta yolcu olarak bulunduğunu, kusuru olmadığını, davacı ...'ın geçirdiği trafik kazası sonucu sakat kaldığını, davalı sigorta şirketine tazminat tutarının ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu, yasal süre içerisinde talebin karşılanmadığını, ... plakalı aracın davalı tarafından ZMSS sigortası ile sigortalandığını, işleyecek faizin kaza tarihi olduğunu, zararın belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere 200,00 TL maddi tazminatın (iş gücü kaybı) faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın başvuru yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, ... plakalı aracın davalı nezdinde sigortalı olduğunu, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının gelirini somut belgelerle ispatlaması gerektiğini, davalının temerrütünün söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın reddine, geçici iş göremezlik talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında hükme esas alınan 20/05/2020 tarihli maluliyet raporu dosyayı takip etmeyen Av. ...'e tebliğe çıkarıldığını bu nedenle hak arama özgürlüğünü kısıtlar mahiyette olduğunu, raporun müvekkilinin güncel muayenesi yapılmaksızın tanzim edildiğini, dosya kapsamında hükme mesnet yapılan rapor yanlış ihtisas kurulu tarafından hazırlandığını, Adlî Tıp Üçüncü İhtisas Kurulunun görevli olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından gerekçeli kararda dava dilekçesinde geçici iş göremezlik tazminatı talebi olmadığını, yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin açıldığı iddia edildiğini, konu kısmında iş gücü kaybı denilmek suretiyle açıkça sürekli ve geçici iş gücü kaybının ifade edildiğini, Yerel Mahkeme tarafından hukuka uyarlığı bulunmayan bir gerekçe ile davanın reddine karar verilerek geçici iş göremezlik talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, işbu sebeple kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından,  25.12.2017 tarihinde davalıya zmms ile sigortalı  ... plakalı araç ile davacının içinde yolcu olarak bulunduğu  ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle karşı araç zmm sigortacısından tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili dava dilekçesinde sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiş,  geçici iş göremezlik tazminatı ilgili bir talebi olmamıştır. Aktüer bilirkişi raporunda davacının sürekli maluliyeti bulunmadığından geçici iş göremezlik tazminatı  hesaplanmış ve ıslahta buna göre yapılmış ise de dava dilekçesinde bulunmayan talebin ıslah yoluyla eklenmesi olanağı yoktur. Yine HMK'nın 26.maddesi gereği hakim taleple bağlı olup, talepten fazlasına karar veremez. Dolayısıyla,  geçici iş göremezlik tazminatı  bakımından usulünce açılan bir dava bulunmadığından Mahkemece geçici iş göremezlik tazminatı talebi konusunda esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.(Yargıtay  4. Hukuk Dairesinin  2024/12075 E. ve    2024/11589  K. sayılı kararı) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.(Yargıtay  4. Hukuk Dairesinin 2024/10612  E. ve 2024/11214    K. sayılı kararı) Eldeki davada kaza, 25.12.2017  tarihinde meydana gelmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak  ATK 2. İhtisas Kurulundan rapor öncesi sağlık kuruluşunda muayenesi istenerek yaptırıldığı kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına ve maluliyet raporunun ATK 3. İhtisas Dairesinden alınması gerektiğine ilişkin düzenleme de bulunmamasına  göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.Yine davacı vekili tarafından 15/06/2020 tarihinde  vekaletnamedeki yetkilerin tümünü kapsayan yetki verilen Av. ...' ye hükme esas alınan 22/05/2020 tarihli maluliyet raporunun, yetki verilen vekilin  27/12/2021 tarihinde vekillikten istifa etmeden önce 21/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği  anlaşılmakla davayı takip etmeyen avukata rapor tebliğ edildiği ve hak arama özgürlüğünün kısıtlandığına ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.Kaldı ki aynı yetkili avukat ilk iki celsede hazır bulunduğu, davayı açan ve istinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin 02/12/2020 tarihli dilekçesi ile, maluliyet raporunun dosyaya sunulduğunu ve dosyanın kusur ve hesap bilirkişilerine tevdiini talep ettiği  aynı tarihli dilekçesi ile rapora itiraz ettiği ve  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre rapor alınmasını talep ettiği, dilekçenin üzerine talebin kabulüne ilişkin havale yapıldığı ve yeniden alınan ATK maluliyet raporunda da sonuç değişmediği kalıcı maluliyetin bulunmadığı iyileşme süresinin 1,5 ay olduğu belirtildiği bu rapora karşı da itirazda bulunmayıp yine kusur ve hesap raporu alınmasını talep etmiştir.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b814e41761ceab55","SID":"b9f6033b37cc9746"}}