{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS    NO\t: 2021/2140 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1108<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/01/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/53 Esas  2020/62 Karar <br>DAVA\t\t: MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT <br>KARAR TARİHİ             : 02/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ  : 02/06/2025<br><br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/53 Esas ve 2020/62 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı ... vekili 03.04.2019 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin ... A.Ş. ile yaptığı 01.06.2014 tarihli bayilik sözleşmesiyle ... ili .... Bölge Bayisi olarak bu şirketin damacana sularını satmak için anlaşma yaptığını,  Davalı ... A.Ş nin 04.01.2016 şikayet dilekçesi  ile  İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/481 soruşturma dosyasında şikayet bulunması üzerine müvekkilinin işyerinde ... ibaresi bulunan 528 adet içi dolu 672 adet içi boş damacana hakkında arama koruma altına alma koruma tutanağı düzenlendiğini ve bir adet damacanın emanete alınarak 1199 adedinin müvekkiline yeddiemin olarak teslim edildiğini, müvekkili hakkında İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/127 Esas sayılı dava açıldığını TTK m. 62/1 ve TCK m. 53 ve 54. maddesine göre dava açıldığını, ... A.Ş.'den bayilik sözleşmesinin temin edilerek durumun açıklandığını 1199 adet damacanayı müvekkilinin kullandığı iddiasıyla İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/57 D.İş sayılı dosyasıyla tespit yaptırdığını, müvekkilinin bu damacaları kullanmaması nedeniyle kardan mahrum kaldığını İzmir Fikri Ve Sinai Haklar Mahkemesi'nin 2014/23 Esas 2015/76 Karar sayılı dosyasında müvekkilinin taraf olmadığını ayrıca Aydın 1. İdare Mahkemesi'nin 2014/226 Esas sayılı 2015/422 karar sayılı dosyasındada müvekkilinin taraf olmadığını, davalının ... A.Ş.'yi taraf alacağı yerde müvekkiline karşı husumet yönelttiğini müvekkili hakkında İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/41 Esas sayılı dosyasına beraat kararı verildiğini, İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/127 Esas 2017/124 Karar sayılı karar dosyasıyla müvekkili aleyhine açılmış bulunan kamu davasının düşürülmesine karar verildiğini, müvekkilinin bu damacanaları kullanamaması nedeniyle yeni bir dükkan kiralayarak kira ödemek zorunda kaldığını, 07/01/2016 - 03/04/2017 tarihleri arasında 266.500 adet damacana aldığını ve sattığını, bu süre içerisinde 1200 damacanayı kullanamaması yüzünden kar kaybı yaşadığını, zararın bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesini istediğini, damacanaların içindeki suların son tüketim tarihlerinin geçtiğini, ayrıca boş damacanalarında kullanım ömrünün dolduğunu, bu konuda İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/49 D.İş dosyasıyla tespit yaptırdıklarını, bu damacanaların müvekkiline yeddiemin olarak bırakılmasaydı günlük satış yapılacağını müvekkiline ... A.Ş. tarafından  21.000 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, 2016 sonu itibariyle ... A.Ş.'e 45.000 TL borçlu kaldığını, aynı zamanda ceza ve hukuk dosyaları için yargılma gideri ve vekalet ücreti masrafı yaptıklarını, manevi tazminat talebininde bulunduğunu belirterek HMK m. 107'e göre şimdilik 15.000 TL maddi tazminat ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline ve tahsiliyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili 20.05.2019 tarihli cevap dilekçesinde; maddi tazminat talebinin belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, aynı zamanda haksız fiilden kaynaklanan zararlarda zaman aşımının 2 yıl bulunması nedeniyle 07.01.2016 tarihinden itibaren davanın 2 yıllık zaman aşımının dolduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, talep edilen alacak miktarının harca esas değerle örtüşmediğini, eksik harcın tamamlanmasını istediklerini, müvekkili şirketin haksız rekabet teşkil eden kullanıma karşı yasal şikayet hakkını kullandığının hukuka uygun olarak el konulan damacanaların davacıya yeddiemin olarak bırakıldığını, müvekkilinin ... markasının sahibi olduğunu, ....ili ... ilçesinde .... Dağı eteklerinde su kaynaklarını, yüksek kaynak harcı ödeyerek işlettiğini, .... markasının ülke genelinde tanınan bir marka olduğunu, ....ın ise coğrafi kaynağı ve üretim yerini belirttiğini, ... A.Ş.'nin ise .... Dağından elde etmediği halde ... ifadesi kullanarak su sattığı İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2014/23 Esas - 2015/76 Karar sayılı dosyasında .... ibaresinin davalı tarafından kullanılması nedeniyle haksız rekabetin oluştuğu tespit edildiği ve bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/10844 Esas 2016/6486 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğini, yine ... dağında bulunmayan kaynak isminin Aydın Valiliği tarafından ... 1 ve 2 olarak değiştirilmesi şeklindeki idari tasarrufunun da Aydın 1. İdare Mahkemesi'nin 2014/226 Esas 2015/422 Karar sayılı kararıyla iptal edildiğini, ... A.Ş.'nin ... markalı ürünlerin satışına devam ettiğini bunun üzerine müvekkilinin bu ürünlerin toplanması için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/66215, 2015/66738, 2015/68052, 2015/68045, 2015/68039 sayılı soruşturma dosyalarıyla şikayette bulunduğunu, yeddiemin tutanaklarının düzenlendiğini, İzmir CBS Fikri Ve Sinai Haklar Soruşturma Bürosunun 2016/481 dosyasında davacının işyerine gidilerek haksız kullanıldığı belirlenen damacanaların tespit edildiğini ve 1 adet damacanın adli emanete alınarak geri kalan 1199 adedinin davacıya yeddiemin olarak bırakıldığını, İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/127 Esas sayılı dosyasında açılan kamu davasında müvekkilinin dava dışı ... A.Ş. ile yaptığı protokol kapsamında ... A.Ş.'nin haksız kullanıma son vermesi ile şikayetten vazgeçtiğini ve düşme kararı verildiğini, müvekkilinin hem davacı hem de diğer ... A.Ş. temsilcilerine ilişkin şikayette bulunduğunu ve tümü hakkında soruşturma yapıldığını, müvekkilinin hak arama hürriyeti kapsamında bu işlemleri yaptığını, mahkeme kararıyla gerçekleşen arama ve el koyma nedeniyle zarara uğradığının ileri sürelmesinin haksız ve kötü niyetle olduğunu, oluştuğu belirtilen zararlarla davranış arasında iyi niyet bağının bulunmadığını, iddia edilen 1200 adet damacanın kullanılmaması sonucunda böyle bir zararın oluşmayacağı ayrıca manevi tazminat taleplerinin de yersiz olduğunu, davacının bu zararı ancak ... A.Ş.'ye yöneltebileceğini zira ... A.Ş.'nin bu ürünlerin satılmasını sağladığını, müvekkiline karşı acılan davanın husumet yöneltilemeyeceğinden karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili 31.07.2019 tarihli replik dilekçesinde; davalının zaman aşımı savunmasının yerinde olmadığını TBK m. 72 gereğince faili ve zararı öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde davanın açıldığını, damacanaların müvekkiline teslim edildiği tarihin 03.04.2017 olup arabuluculuğa 07.03.2019 tarihinde başvurulduğunu, 01.04.2019 tarihinde son tutanağın düzenlendiği ve 03.04.2019 tarihinde açıldığını, müvekkilinin damacanaları kullanmadığı toplam sürede kar mahrumiyetinin bulunduğu, aynı zamanda damacana üzerindeki yeddiemine ne zaman kaldırılacağı belirli olmadığından zaman aşımı savunmasınında birlikte belirsiz alacak davası açılamayacağı, talebinin de reddine karar verilmesine talep etmiştir. <br>Davacı vekili 02.08.2019 tarihli beyan dilekçesinde; maddi tazminat talebine belirli hale getirilerek 15.000 TL olan maddi tazminat talebinin 295.500 TL olarak düzelttiği ve bu miktarın 243.500 TL'sinin mahrum kalınan kar bedeli, 12.000 TL'sinin bozulan sulardan doğan zarar, 10.000 TL'sinin masraf, 8.000 TL sinin kira farkı, 4.500 TL'sinin dava ve mahkeme masrafı, 7.500 TL'nin ise 15 aylık yeddiemin ücreti olduğunu belirterek eksik kalan 280.500 TL eksik harcı 05.08.2019 tarihinde yatırmıştır. <br>Dava haksız olduğu iddia edilen, haksız rekabete dayalı olarak alınan tedbir kararının infazından doğduğu belirtilen maddi ve manevi zararın tazminine ilişkin davadır. <br>Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.<br>Aydın 1. İdare Mahkemesinin 2014/226 Esas 2015/422 Karar sayılı kararı,  İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/127 Esas sayılı dosyası, İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2014/23 Esas - 2015/76 Karar sayılı dosyası, ve diğer tespit dosyaları incelenmiş ve değerlendirilmiştir.<br>Mahkemece 05.11.2019 tarihindeki celsede zaman aşımı definin şartları gerçekleşmediğinden reddine karar verilmiştir. <br>Dava sırasında davacının açmış olduğu davada talep ettiği 15.000,00 TL maddi tazminatın açıklanması ve varsa zararının bildirilmesi ile bildirilen miktar üzerinden eksik harcın tamamlanması yönünde ara karar verilmiş olup bu ara karar kapsamında davacının maddi tazminata konu davası 02.08.2019 tarihli dilekçe ile değiştirilerek davanın 295.500 TL maddi tazminat ve 15.000 TL manevi tazminat olarak düzeltilmesi yoluna gidilmiş ve böylece bu noksanlığın davanın devamı aşamasında giderildiği belirlenmiştir. <br>Davacının maddi tazminat talebi değerlendirildiğinde taraflar arasında 29/06/2016 tarihinde yapılan protokolle davacının bağlı olduğu ... A.Ş.'nin, ... A.Ş. ile yaptığı protokol gereğince ... ibaresine ait hiçbir logo ve benzeri görsel malzemeleri kullanmamayı tahahhüt ettiği bu konuda ... A.Ş.'nin de tüm suç duyurularını geri çekeceği ve ceza davasından şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiği protokol gereğince belirlenmiştir. <br>Davacının bu protokol kapsamında hakkında açılmış olan İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/127 Esas 2017/124 Karar sayılı TTK'ya muhalefet suçundan dolayı ... A.Ş. vekilinin şikayetten vazgeçmiş olması nedeniyle TTK m. 62/1, TCK m. 73/4 ve 223/8 gereğince kamu davasının düşürülmesine, 1199 adet damacanaların sanık davacı ... rın yeddi eminliği kaldırılarak  iadesine, 1 adet damacının da yine doğrudan sanığa iadesi karar verildiği ve bu kararın 08.03.2017 tarihinde  kesinleştiği belirlenmiştir.<br>Davacının dayanak konusu yapmış olduğu zarar sebeplerinin davalının hak arama hürriyetinden kaynaklandığı kaldı ki davalının süresi içerisinde gerek İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk TL'sinin 2014/23 Esas - 2015/76 Karar sayılı dosyası ve gerekse İzmir CBS'nin 2015/66215, 2015/66738, 2015/68052, 2015/68045, 2015/68039 sayılı soruşturma dosyalarıyla şikayette bulunduğu, yargılama aşamasında İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin davacının markasının taklit edilerek kullanılması nedeniyle ve haksız rekabetin önlenmesine ve davalı ... A.Ş.'nin bu markayı kullanmasının engellenmesine ilişkin tespitlerde bulunulmuş ise de markanın henüz davalı tarafında tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmediği ancak haksız rekabetin tespitine ve bu markanın kullanılmasının önlenmesine karar verildiği bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/10844 Esas 2016/6486 Karar sayılı 13.03.2016 tarihli kararıyla onandığı, karar düzeltme talebinin de reddedilmesiyle 11.10.2018 tarihinde kesinleştiği ancak tarafların 29.06.2016 tarihinde yargılama devam ederken protokolle bu konuda mahkeme hükmünün uygulanması yönünde anlaşma yaptığı ve protokolü düzenlediği belirlenmiştir.<br>Sonuç olarak davalının hak arama hürriyeti konusunda yapmış olduğu başvuru ve bu başvurular sonucunda davacı hakkında yapılan tüm idari, adli işlemler ve ceza davaları bu kapsamda kaldığından haksız fiil teşkil etmediği ve davacının oluşan bu zararının davalıdan değil bilakis kendisiyle bayilik sözleşmesi yapan ... A.Ş. ile ve distribürütör ... Ltd. Şti. karşı ileri sürmesi gerektiği zira Lisans hakkı sahibi ....nın kullandığı ürünlerin satışında başka firmalarla iltibasa sebebiyet verecek ürünlerin satılmasından doğan ve bu ürünlerin sahibi olan firmaların hak arama hürriyeti konusunda yasal haklarını kullanması nedeniyle doğacak zararlardan dolayı hak arayan firmanın değil bilakis bu ürünlerin satılmasına sebebiyet veren ana firmanın sorunlu olduğu belirlenmiş olduğundan bu talebin reddi gerekmiştir. Kaldı ki davalı şirketin bu hakkın kullanılması sırasında davacıya hukuk dışı ve hakkın kötüye kullanılması teşkil edecek (TMK m. 2) bir fiilde bulunduğu da ispat edilmiş değildir. <br>Dava dışı ... A.Ş. ile davacı arasında yapılmış olan sözleşmede 4.4. maddesinde bayii ile şirketin arasındaki ihtilaflara ilişkin bir düzenleme bulunmaktadır. Bu madde yönünden tarafların değerlendirme yapması gerekmektedir.  <br>Bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin şartlarının gerçekleşmediği...\" gerekçesi ile; Davacının davasının  REDDİNE karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br><br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının 05.01.2016 tarihindeki şikayetinde henüz markaya ait mahkeme kararının kesinleşmediğini ve davalı şirketin dava dışı .  AŞ ile protokol yapmadığını, davalının hukuken korunmaya değer meşru bir hakkının olmadığını, davalının eyleminin açıkça zarar verme kastı taşıyan haksız fiil olduğunu, fiil ile zarar arasında illiyet bağının bulunduğunu ve müvekkilinin bu illiyet bağını kesecek bir kusurunun bulunmadığını, davalının hakkını kötüye kullandığını, davalının haksız fiilinden dolayı maddi ve manevi zarara uğradığını, mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığını, eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br>Dava, haksız rekabete dayalı tedbir kararının infazından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacının iddiasını ispatlayamamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br><br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2020 tarih ve 2019/53 Esas 2020/62 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 59,30.TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,    <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t<br>\t\t<br>\t<br><br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a71e0718ce3b1cb5","SID":"9bae9a4ebc375ab5"}}