{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2025/180 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/236<br><br>DAVA\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>DAVA TARİHİ\t: 24/02/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 25/02/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 25/02/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Bankası A.Ş, .... Şubesi 200.000 TL bedelli 02.12.2024 keşide tarihli ... numaralı çekin, ...'e teslim edildiğini ancak cirolanmadığını, çekin bu suretle kaybolduğunu ; ödeme yasağı ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:<br>Dava; TTK'nın 818/1-s maddesi atfıyla aynı yasanın 757 ve takip eden maddelerine göre açılan zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin çekişmesiz yargı işidir. <br>Kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali davası yalnızca senet üzerinde hak sahibi olan meşru hamil tarafından açılabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kıymetli evrakın iptali dava şartlarını düzenleyen 651.maddesinde yer alan; “(1) Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. (2) Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir.” şeklinde düzenleme ile kıymetli evrakın iptali davasının yalnızca meşru hamil tarafından açabileceği hükme bağlanmıştır.<br>Yargıtay uygulaması ve doktrinde de kambiyo senedi üzerinde hamil ve zilyet olmayan şahsın iptal davası açma hususunda dava ehliyeti bulunmadığı vurgulanmaktadır. Türk Ticaret Kanunu’nun 651/2.maddesine göre kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı zamanda senet üzerinde hak sahibi olan şahıs senedin iptalini isteyebilir. Burada önemli olan senet üzerindeki zilyetliğin veya ayni bir hakkın mevcut olmasıdır. Senetteki hakkın sahibi olmayan, zilyet olmayan bir kimsenin iptal davası açma hususunda dava ehliyeti yoktur. Bu sebeple kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali, yalnızca son hamil tarafından istenebilir.<br>Bu nitelikteki davanın mutlak olarak çek hamili tarafından açılması gerektiği gerek yasadaki düzenlemeler ve gerekse de Yargıtay kararları ile belirgindir.  Davanın istemde bulunan sıfatı nedeniyle dinlenebilir (mesmu) olmaması halinde çekişmesiz yargı koluna dahil olan ve mutlak olarak reddi mucip bir istemin ele alınarak karar verilmesi Anayasa'nın 141/4 maddesindeki dava ve usul ekonomisi kurallarına uygun olduğu gibi 6100 sayılı HMK'nun 320.maddesinde mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği düzenlemesi de nazara alındığında somut olayın belirginliğine bağlı olarak hakim duruşma açmama yönündeki takdir hakkını kullanabilecektir. <br>Her ne kadar davacı mahkememize açmış olduğu dava ile dava dilekçesinde belirttiği çekin iptalini talep etmiş ise de;  kıymetli evrak kaybından kaynaklanan hasımsız iptal davası açmak için kıymetli evrakın zayiliğinin söz konusu olması gerektiği ancak söz konusu çekin davacı tarafından sunulan suretine göre davacı tarafından ciro edilerek üçüncü şahsa teslim edildiği, davacı tarafından sunulan kolluk ifade tutanağında ifadesi alınan üçüncü kişi şahsın ilgili çekin davacının mülkiyetine ait olduğuna dair bir beyanda bulunmadığı gibi kendisi adına şikayetçi olduğu ve kendisine ait bilgileri verilen çekin kaybedildiğini bildirdiği, davacı tarafından da sunulan çek fotokopisinde davacı tarafından çekin cirolandığı ve zilyetliğinin üçüncü kişiye verildiği gözetildiğinde davacının dava tarihi itibariyle davaya konu çek üzerindeki zilyetliğini yaklaşık ispat noktasında ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın usul yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1- DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USUL YÖNÜNDEN REDDİNE, <br>2-Davacı tarafından harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>3-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE,<br>4-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve  devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacının yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi.25/02/2025<br><br><br>Katip ...<br>  ¸e-imza <br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66ab2393ee764a2d","SID":"7f73b1b09c4ae01a"}}