{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  ... <br>KARAR NO\t:  ... <br>KARAR TARİHİ\t: 27/06/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>KATİP\t\t:  ... <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/03/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t\t: ... Esas <br><br>DAVACI\t:  ... <br>VEKİLLERİ\t: Av.  ... <br>\t  Av.  ... <br>\t  Av.  ... <br>KONKORDATO KOMİSERİ\t: 1 - ... <br>KONKORDATO KOMİSERİ\t: 2 - ... <br>KONKORDATO KOMİSERİ\t: 3 - ... <br>TEMSİLCİ\t: 1 - ... <br>TEMSİLCİ\t: 2 - ... <br>ASLİ MÜDAHİL\t:  ... <br>VEKİLLERİ\t: Av.  ... <br>\t  Av.  ... <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan <br>\t\t  (İİK 285 İla 308/h))<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/06/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik Asli Müdahil  ... A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>Asli Müdahil vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dairenin emsal dosyalarda bahse konu tedbir kararlarının İİK md 287 kapsamında kapalı olarak verildiğinden bahisle usulden red kararı verildiğinin istihbar edildiğini, söz konusu uygulamanın müvekkil kurum ve firmadan tüm alacaklılar yönünden telafisi imkansız zararlara sebebiyet verdiğini, söz konusu dosyada olduğu gibi konkordato mühleti içerisinde konkordato sınırları aşılarak, kişilerin mülkiyet hakkının ihlali neticesini doğuracak şekilde hukuka aykırı tedbir kararları da verilebildiğini, kararların İİK kapsamında verildiğinden bahisle usulden reddedilmesinin davacı firmadan alacaklı olan müvekkil kurum yönünden hak kayıplarına sebebiyet verdiğini, söz konusu tedbirlerin İİK kapsamında verildiğinden cihetle istinaf talepleri reddedilirken, aynı tedbir kararlarının HMK kapsamında verildiğinden bahisle müvekkil kurum hakkında HMK kapsamında tedbire muhalefetten cezai yargılamaya maruz bırakıldığı, hatta ve hatta söz konusu tedbir kararlarına istinaden çek aslı dahi görülmeden ve müvekkil kurum meşru ve yetkili hamili olduğu çekler hakkında davacı firma tarafından müvekkil kurum aleyhine ihtiyati haciz başvuruları yapılarak cebri ve cezai yaptırım tehdidi altında bırakıldığını, bu uygulamanın usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkil kurumun Anayasa'da güvence altına alınan mülkiyet hakkı yerel mahkeme eliyle sona erdirilirken itiraz hakkı verilmemekte, tedbirin icrası için müvekkil kurum aleyhine Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz baskısı altında bırakılmakta ve Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasından tedbire muhalefet nedeni ile ceza tehdidi altında bırakılırken bu hususta, üst mahkemeye başvuru haklarının da engellenmekte olduğunu, aksinin kabulü halinde bir üst mahkeme incelemesinden geçmeden tüm bu kararlar aynı mahkeme üyeleri arasında verilmekte olup, hukuki denetim dışında kaldığını, müvekkil kurum itirazlarına ilişkin hoca görüşleri alınıp, emsal yargı kararları ibraz edilirken, HGK kararları ibraz edilmesine rağmen sayın mahkeme tarafından reddedilirken hiçbir gerekçe dahi gösterilmediğini, huzurdaki dava konkordato yargılamasına ilişkin olup, ticari dengenin bozulmaması için salt davacı firmanın değil, firmadan alacaklı olanların menfaatleri de gözetilerek, alacaklı-borçlu menfaat dengesi sarsılmadan, en az müdahale prensibine uygun olarak ve her halükarda usul ve yasalara uygun olarak karar verilmesi gerektiğini, Yerel Mahkemenin yetkisi huzurdaki davacı firmanın malvarlıklarına ilişkin olup, müvekkil kurum mülkiyetindeki çekler yönünden karar verme yetkisi bulunmadığını, mahkeme tarafından verilen ara kararlar müvekkil kurumun maddi hukuktan kaynaklanan ve Anayasa'nın 35. maddesinde koruma altına alınan ve ancak kanunla sınırlanabilen mülkiyet haklarını Sayın Mahkeme tarafından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1672E. 2019/1058K. ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 26.06.2024 tarih, 2024/981E. 2024/903K. Sayılı kararı dayanak gösterilerek ihlal edildiğini, söz konusu kararlardan sonra verilmiş güncel yargı kararları ile söz konusu görüşten dönülmüş olup, sayın mahkeme tarafından verilen kararların dayanaksız kaldığını (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2024/942E., 2024/1330 K. 14.11.2024 Tarihli Kararı; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. HD., E. 2019/2265 K. 2020/211 T. 12.2.2020 tarihli kararı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.04.2024 tarihli 2023/11-589E. 2024/212K. sayılı kararı); bahse konu çeklerin kanunda aranan tüm yasal şartları sağlayarak, konkordato mühletinden önce müvekkil bankaya ciro edilmiş ve zilyetliği teslim edilerek  bankamız mülkiyetine geçmiş çekler olduğunu, bu nedenle, söz konusu çekler nedeni ile hak sahibi ve yasal ve yetkili hamil sıfatı müvekkili bankaya ait olup, sayın mahkemece müvekkili bankanın mülkiyet hakkını ihlal eden işbu tedbir kararı usul ve yasaya aykırı olup, söz konusu tedbir kararların kaldırılmasının zaruri olduğunu, ayrıca Yargı kararlarına duyulan güvenin azalmaması ve uygulamada birliğin mümkün olduğunca sağlanması Sayın Mahkemelerin görevi olmakla, Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kararların Türkiye'nin genelinde yerleşmiş kararlardan ayrık olması hatta ve hatta Sayın Mahkeme tarafından her dosyada vermiş olduğu kararlar arasında dahi yeknesaklık bulunmadığını, örneğin, müvekkil kurumun taraf olduğu Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında, teminat mektubu karşılığında çeklerin iadesine ilişkin talebin reddine dair karar ile istinaf yolu açık olarak 2 hafta süre verilmiş olmakla, dosyamızda ise yaklaşık 1 yıllık yargılama süreci boyunca karar yolu kapalı olarak karar verildiğinden hukuka aykırı tedbir kararları hakkında kanun yoluna başvurma imkanlarının dahi olmadığını, davacı firmanın konkordato süreci içerisinde projesini gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği şu aşamada  ne Sayın Mahkemece ne de Sayın Konkordato komiserleri tarafından bilinemeyeceğinden, hiçbir gerekçe sunulmaksızın verilen işbu kararın, Türkiye'nin en büyük bankalarından biri olan ve bir kamu bankası olan müvekkil kurum yönünden telafisi imkansız zararlar vereceği ve bankacılık sektöründeki ticari ve ekonomik dengeleri bozacağının aşikar olduğunu, bu sebeplerle, istinaf talebinin kabulü ile Sayın Mahkemece verilen verilen çek bedellerinin iadesine ilişkin ara kararların kaldırılmasına, aksi kanaat halinde ise 20/11/2024, 28/11/2024 ve 11/03/2025 tarihli kararların kaldırılarak, mülkiyet hakkını engelleyen nitelikte usule, yasaya ve emsal yargı kararlarına aykırı olarak verilen davacı firma tarafından konkordato mühletinden önce cirolanarak verilen ve mülkiyeti müvekkili bankaya ait olan çeklerin ve çek bedellerinin iadesine ilişkin tedbir kararlarının kaldırılmasını, aksi kanaat halinde ise dosyada verilmiş olan ve usulü kazanılmış hak teşkil eden teminat mektubu karşılığında tedbirlerin durdurulması kararları nedeni ile teminat mukabilinde tedbir kararlarının durdurulmasını istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile; \"İtiraz eden ... Anonim Şirketi vekilinin itirazının REDDİNE,\" dair karar verilmiştir.<br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca açılmış konkordato yargılamasında mahkemece verilen 11/03/2025 tarihli ara karara yöneliktir.<br>HMK'nun, \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341/(1). maddesi, \"İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmünü,<br>İİK'nun 7101 Sayılı Yasa ile değişik \"Geçici mühlet\" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, \"Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.<br>...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.\" hükmünü içermektedir.  <br>Pozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir.<br>Buna göre, 6100 sayılı HMK'nun 12/01/2011 tarihinde kabul edildiği ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 28/02/2018 tarihinde kabul edilerek 15/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.<br>Bu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerle ilgili kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.<br>Gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki tedbirlere yönelik kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 6 . HD. 2024/3146 Esas - 2024/4044 Karar, 2024/2558 Esas - 2024/3133 Karar sayılı ilamları).<br>Bu nedenle istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen 11/03/2025 tarihli ara karara karşı Asli Müdahil ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341/2, 346/1 ve 352/1-b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,<br>2-Asli Müdahil ... Anonim Şirketi tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f ve İİK'nın 287/son maddeleri gereğince KESİN olarak karar verildi.27/06/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br> ... <br><br>Üye<br> ... <br><br>Üye<br> ... <br><br>Katip<br> ...  <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb15558d5338b800","SID":"762e7bbf24714a34"}}