{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2025/524 <br>KARAR NO:2025/1778<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:04/12/2024<br>NUMARASI:2023/387 E - 2024/1096 K<br>DAVANIN KONUSU:Alacak<br>KARAR TARİHİ:03/07/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı uluslararası lojistik ve taşımacılık faaliyeti yürütmekte olup, davalı şirket ile yaptığı sözleşme ile GSM operatörlüğü ve iletişim hizmeti satın aldığı, bu hizmet kapsamında müvekkilinin iş yeri adresindeki tüm iletişim, davalı tarafından taahhüt ve temin edilen hizmet ve telefon hattı üzerinden sağlanacağı, bu kapsamda da davalının davacıdan, davalının aboneliğinden ayrılmama taahhüdü istediği, ancak davalı tarafça hizmetin verilmesinde aksaklık olduğu,baz istasyonunun uzak olması nedeniyle taahhüt edilen iletişimin sağlanamadığı,davacının ticari hayatının bu nedenle sekteye uğradığı,bu nedenle sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiğini, davalı tarafın ise, müvekkili şirket ile  Kurumsal Tip Gsm Abonelik Sözleşmesi imzalandığı ancak müvekkilinin bu sözleşme kapsamında tanzim edilen Ağustos-Eylül-Ekim 2021 dönemlerine ait toplam 18.166,60 TL tutarlı faturaları ödemediği iddiası ile... Sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine  icra takibi başlattığını, bu icra takibine müvekkili tarafından süresi içerisinde itiraz edildiğinden icra takibinin  durduğunu, davacının tüm gsm operatörlerince kara listeye alındığını,bunun akabinde davalı tarafın Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1062 E. Sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine alacak davası ikame ederek ödenmeyen fatura alacaklarının müvekkilinden tahsilini talep ettiğini,davalı tarafın müvekkili tarafından defalarca ihtar edilmiş olmasına rağmen  imzalamış olduğu kurumsal tip gsm abonelik sözleşmesinde taahhüt ettiği elektronik haberleşme hizmetini müvekkiline sunmadığını, kara listeden çıkarılması için davalı tarafından müvekkili aleyhine ikame edilen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1062 E. numaralı dosyasının karara çıkmasını beklemesi halinde, müvekkilinin  yargılama süreci boyunca başkaca GSM operatörlerinden hizmet alamayacak ve bu süre zarfında da gerekli olan iletişim hizmetini sağlayamayacağı,bu nedenle müvekkilinin davalı taraf ile 16.12.2022 tarihli bir sulh protokolü imzalayarak müvekkilinin  istirdat davası da dahil olmak üzere her türlü talep ve dava hakkını saklı tutmak  kaydı ile asıl alacak, asıl alacağa işleyen faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretiyle birlikte toplam 40.225,00 TL ödemesi ve bunun karşılığında davalının  müvekkilini kara listeden çıkararak Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1062 Esas sayılı dosyasından feragat etmesi hususunda anlaşma sağlandığını belirterek ,davacıdan  haksız olarak tahsil edilen, davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olan, davalı tarafça kara listeye alınmış olmanın mecburiyeti ile ödenen 40.225,00 TL'nin  faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini  talep ve dava  etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ve davalı şirket arasında akdedilen abonelik sözleşmesi gereğince GSM hizmeti sunulabilmesi için gerekli şartlar ilgili abonelik sözleşmesinde belirtildiği,müvekkili şirket tarafından söz konusu sözleşmelerde belirtilen şartlara uygun şekilde hizmet sağlandığını, davacı yan henüz taahhütname sona ermeksizin aboneliğini feshetmiş olup müvekkili şirket tarafından da abonelik sözleşmesi, taahhütname ve mevzuata uygun şekilde ağustos, eylül, ekim/2021 dönem faturaları düzenlendiği, fatura içerikleri incelendiğinde söz konusu faturalara haberleşme ücreti ile indirim iptal bedeli yansıtıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, davacı tarafın  lojistik şirketi olarak davalı taraftan iletişim hizmeti aldığı, davalı tarafından sunulan hizmetin kapsama alanına ilişkin şikayetin olduğu,  davalı tarafça cihaz kurulumunun yapıldığının belirtildiği, bununla birlikte davacı tarafın teknik sorun eksikliklerinin iki gün içerisinde giderilmesi için  18.6.2021 tarihinde ihtar çekildiği, ihtarın davalı tarafa elektronik tebligatla gönderildiği, davacı tarafın  kapsama alanı ile ilgili sorunun halen devam etmesi sebebiyle sözleşmenin  9.7.2021 tarihinde tek taraflı olarak fesih edildiği, bu feshin hizmetin alınamamasından kaynaklı olması sebebiyle haklı olduğu, davalı tarafın davacı tarafa sözleşmenin fesih edildiği dönemler dışında indirim iptallerine ilişkin 3 adet fatura gönderdiği, davacı tarafın faturalara itiraz ettiği, faturaların süresinden önce fesih yapılması sebebiyle düzenlendiği, içeriklerinin detaylandırılmadığı, fatura içeriklerine ilişkin davacı tarafa açıklamada bulunmak üzere iki haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafın sadece 2021 /8. aya ilişkin olarak açıklamada bulunulduğu, bu açıklama içeriğinden toplam 13 adet hattın aynı kalem ve miktarlarla faturalandırıldığı, yaklaşık 20 adet hatta aynı kullanım miktarının (3,11 TL) olduğu, standart olarak aynı gösterilen kullanım tutarlarının gerçeği yansıtmadığı gibi sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca 16/07-15/08  tarihleri arasındaki dönemde kullanım oluşmayacağı, faturaların üzerindeki bilgilerde incelendiğinde önceki aydan devir eden ödenmemiş fatura borcu olmadığı,  kural olarak kimsenin kendi kusuruna dayalı olarak ücret talebinde bulunamayacağı, davalı tarafında kendi hizmet kusurundan kaynaklı davalı taraftan indirim tutarlarını cayma bedellerini, erken iptal bedellerini talep edemeyeceği, davacı tarafın davalıya icra dosyası sebebiyle ihtirazı kayıtla ödeme yaptığı, bunun nedeninin kara listeden çıkmak olduğu, davacı tarafın başka bir şirkete hat aktivasyonu için başvurusununda kara listede olması sebebiyle  tamamlanamadığı, yaptığı ödeme de ihtilaf olmadığından ihtirazı kayıtla yapılan ödememenin  ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacı tarafa iadesi gerektiği gerekçesi ile;\"Açılan davanın kabulü ile 40.225,00TL’nin ödeme tarihi olan 20.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan  alınarak davacıya ödenmesine\" karar verilmiştir.Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; mahkeme kararında, davacı tarafın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesinde haklı olduğu belirtilmişse de bu kanaatin yasal dayanağının gerekçe kısmında bildirilmemesi nedeniyle gerekçeli karar haklarının ihlal edildiğini,16.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının, müvekkili şirketin hizmetlerinden yararlandığı, davacının fatura bedellerini ödemekle yükümlü olduğu isabetli olarak tespit edilmişse de, bu durumun yerel mahkeme tarafından dikkate alınmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,mahkemenin  standart olarak aynı gösterilen kullanım tutarlarının gerçeği yansıtmadığı şeklindeki hükmünde de hata bulunduğunu, bilirkişi kök ve ek  raporuna itirazlarının değerlendirilmediği, telekomünikasyon bilirkişisine dosyanın tevdi taleplerinin dikkate alınmadığını,eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde; davalı istinafının reddini istemiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,fazladan ödendiği ileri sürülen bedelin iadesine yönelik alacak talebine ilişkindir.Alınan kök rapor sonrası  ek bilirkişi  raporunda \"Cep telefonları günlük hayatın ve iş hayatının ayrılmaz bir parçası olup cep telefonu kullanımındaki artışla birlikte haberleşmenin kesintisiz ve aksamadan gerçekleşebilmesi için ilgili altyapının sağlanması gerekmektedir. Bu alt yapının sağlanması davalının sorumluluğunda görevidir. GSM operatörünün görevi; kesintisiz, vaat ettiği telefon görüşmesi, internet ve SMS hakkı tanımlamak ve kullandırmaktır. Maddenin devamında ise yapma ve yapmama borçlarında borçlu, borcunu ifa etmediği takdirde alacaklıya zararını tazmin haklar tanımlanmaktadır. Fatura detaylarında ; davacının davalının hizmetlerinden yararlandığı görülmektedir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu md.112: “ borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.\" denilmekte olup davacı her ne kadar hizmet almadığını iddia etmişse de fatura detay bilgilerinden davacının hizmet aldığı görülmektedir Bu nedenle davacı  yukarıdaki 1-2-3 deki fatura bedelerini ödemekle yükümlüdür.Bu hususta taktiri mahkemeye ait olmak üzere davacının davalıya gönderdiği 6 ad ihtarname dikkate alındığında dosya muhteviyatında sorunun çözümü için her hangi bir girişimde bulunulmaması gibi nedenlere istinaden 40.225,00- 23.500,62= 16.724,38 TL nin davacıya iade edilmesi gerektiği\" belirtilmiştir.Sunulan ve davanın dayanağı olan taraflar arasındaki sulh protokolünde, tarafları aynı olan ancak davacısı GSM şirketi olan  Bakırköy 3 ATM'nin 2022/1062 esas sayılı dosyasında  8-9-10 2021 aylarına yönelik  18.166,60 TL tutarlı faturaların ödenmemesi iddiasına  yönelik  davada davacının kara listeden çıkartılması için istirdat davası açması hakları saklı tutularak  40.225,00TL ödeme yapılması konusunda anlaşılması sonrasında anılan davanın davalısı ... AŞ tarafından  ödeme dekontunun ibraz edildiği,davanın davacısı...A.Ş vekilinin feragat beyanı ile \"Davanın feragat sebebiyle reddine\" şeklinde 23/12/2022 tarihinde karara çıktığı anlaşılmıştır.Eldeki davaya ilişkin ödemenin feragatle sonuçlanan diğer davada kara listeden çıkmanın sağlanması yönünden istirdat hakları saklı olarak yapılan ödemenin iadesi istemine ilişkin olduğu taraf beyanlarından görülmüştür.Dava sulh protokolü ile bitirilmediğinden dava konusu talep edilen ödeme istenebilir istirdat hakkı saklı olarak ihtirazi kayıtla ödendiğinden istenebilir  durumdadır.Bu durumda uyuşmazlık davacının dava konusu ödemeye konu fatura hizmetleri alıp almadığı noktasındadır.Davacı tarafça davalıya gönderilen sıralı ihtarnamelerde dava konusu hizmetin davacıya sağlanamadığı belirtilmiş,sözleşme davacı tarafça feshedilmiştir.Davacının ticari iş yapması nedeniyle davalı tarafça tam ve verimli şekilde hizmet sağlanamamış olması fatura karşılığı hizmetin tam anlamıyla sunulduğunu kanıtlayamayacaktır.Belirtilen ve davacının davalıya keşide ettiği 18.10.2021 tarihli ihtarnamede 15.10.2021 tarihli 572,80TL bedelli faturaya itiraz edildiği,yine 05.10.2022 tarihli ihtarnamede 15.08.2021 tarihli 18.153,21 TL bedelli faturaya itiraz beyan edildiği, 23.09.2021 tarihli ihtarnamede 15.09.2021 tarihli 4.774,66 TL bedelli faturaya itiraz  edilerek  ödenmediği ileri sürülen borç olmadığının belirtildiği, 24.08.2021 tarihli ihtarnamede  15.08.2021 tarihli 18.153,21 TL bedelli faturaya itiraz edildiği, 09.07.2021 tarihli  ihtarnamede  sözleşmenin tek taraflı fesih edildiği, 18.06.2021 tarihli ihtarnamede  ise 18 hatla ilgili hizmetin sunulamadığının belirtilerek problemin giderilmesi aksi halde sözleşmenin fesih edileceğinin açıkça ve ihtaren bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf kaliteli  hizmet alamadığından haklı olarak 24 ay taahhütlü sözleşmeyi taahhüt süresi bitmeden  haklı nedenle feshetmiştir.Bunun yanısıra  sunulan sözleşmenin 6 maddesinde sözleşmenin feshinin düzenlediği görülmüştür.Taraflar arasındaki sözleşmenin, 6.5.maddesine ilişkin abonenin aboneliğini her zaman ücretsiz sona erdirebileceği, abonenin sözleşmeyi fesih etmek istediği takdirde  talebini yazılı olarak yapması gerektiği, fesih talebinin davalı tarafça alınması halinde  aboneye en geç 24 saat içinde sunulan hizmetin kısıtlanacağı ya da durdurulacağı, hizmetin kısıtlanmaması ya da durdurulmaması halinde abonelin sorumlu tutulmayacağı, aboneye fesihten sonra geri kalan alacakları için  en geç dört ay içinde fatura göndereceğinin hüküm altına alındığı belirlenmiştir.Dosya kapsamı ve davacının davalıya gönderdiği belirtilen tüm ihtarnameler kapsamında sözleme gereği taahhüt edilen hizmetin kaliteli ve devamlı bir şekilde davalı tarafça davalıya başından beri sağlanmadığı görülmekle,davacının ödenmeyen fatura alacakları için ihtirazi kayıtla davalıya ödediği bedeli talep edebileceğinden,davacı davasını ispatlamıştır.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 2.747,77 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 687,4‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.060,37‬ TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7722db89564c7a33","SID":"0555fc3a959cac5a"}}