{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>17.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br><br>ESAS NO:2014/683 Esas<br>KARAR NO:2025/503<br><br>DAVA:Tazminat<br>DAVA TARİHİ:04/02/2009<br>KARAR TARİHİ:16/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ait olup  Türkiye limanları ile İtalya'nın Treste limanı arasında ... taşımacılığı yapan ... gemisinin 02.02.2008 tarihinde Pendik Limanından İtalya'nın Trieste limanına seyir halindeyken 06.02.2008 tarihinde ... denizinde içinde bulunan müvekkili şirkete ait ... plakalı Dorsey ile  ile Dorseyde bulunan yükler gemide bulunan muhtelif şirketlere ait çekiçi ve dorseyler ile ile birlikte gemide çıkan yangın sonucu tamamen yandığını ve zayi olduğunu, gemi armatörünün gemiyi sefere kalkışta sefere hazır hale getiremediği ve bu şekilde geminin taşıdığı yükler ile birlikte tahrip olmasına neden olduğunu bununda gemi armatörünün ağır kusurundan doğduğunu,  yangın olayına müteakiben ... gemisinin içinde bulunan yükler ile birlikte yanması sonucunda müvekkili şirket ile birlikte gemide bulunan araç ve yükleri bulunan 21 şirket adına İstanbul Denizcilik ihtisas Mahkemesine başvurularak ... D.iş dosyası tahtında geminin satışının önlenmesi zımnında tedbir talebinde bulunulduğunu, ve sayın mahkemenin 31.03.2008 tarihli karar ile taleplerinin kabul olunarak gemi'nin 3.şahıslara devrinin önlenmesi zımnında ferağdan men şeklinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini,  verilen tedbir kararı İstanbul Liman Başkanlığı ( gemi sicil ) nezdinde tedbir kararının uygulanması sonucunda gemi sigortacısı ... AS'den araç ve yükler zayi olan 24 şirket için 3.748,049 Euro çekici ve Dorseyler 8.500,00 Euro araçlarda bulunan yükler için toplam 12.248.049 Euro tutarında teminat mektubun alındığını, bilaharede 14 şirket için 897.908 Euro çekici ve dorseyler , 58.000 Euro sair zararlar ve 601.439 Euro dorseylerde bulunan ve zayi olan yükler içi olmak üzere 1.457.347 Euro tutarında ikinci bir teminat mektubu alındığını ve gemi üzerindeki tedbirin kaldırıldığını,   gemi armatörünün sigortacısı tarafından yangında araç ve yükleri zarar gören şirketler adına clup teminatı vberilmesine rağmen bugüne kadar gemi armatörü ve clup sigortacısı ile  yapılan görüşmelerden bir sonuç alınamaması üzerine zararların tazmini zımnında sayın mahkemeye başvuru zorunluluğunun doğduğunu,  müvekkili şirketlerin yanan ... gemisinde 15.000 Euro değerinde ... plakalı dorseyi ile dorseyde bulunan yükler zayi olduğunu, ayrıca bu yangın sebebi ile müvekkili şirketin günlük 100 Euro hesabı ile dava tarihine kadar 30.000 Euro navlun ve kar kaybı 2.000 Euro araçlarda bulunan ekipman ve şöferin zayi eşyaları ile araçda bulunan yakıt olmak üzere toplam yük hariç davalıdan tahsili istenilen 47.000 Euro bir kar kaybı zararı bulunduğunu,  beyanla, Mahkemece tespit edilecek hususlar sonucunda davanın haklılığının tespiti ile bu deniz sergüzeşti sonucu doğan zararların davalıdan tahsili ile dava tarihinden itibaren alacağa ticari faiz uygulanmasına ve mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkili ... A. Ş.'ne ait “...” isimli  ... gemisi, Pendik (İstanbul-Türkiye) / Trieste (İtalya) seferini gerçekleştirmek üzere 03.02.2008 tarihinde Pendik Limanı'ndan hareket ettiğini, 06.02.2008 tarihinde saat 05.30 civarında geminin varma limanına ulaşmasına üç saat kala ana güvertede başlayan yangın 10-15 dakikalık bir süre içinde tüm gemiyi sardığını ve geminin içindeki yüklerle birlikte yanarak tamamen zayi olmasına neden olduğunu, müvekkili şirketin başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklanmayan yangından ileri gelen dava konusu zarardan TTK m. 1062 / II hükmü uyarınca mutlak şekilde sorumsuz olduğunu,  müvekkili şirketin bir an için herhangi bir sebeple iddia edilen zarardan sorumlu tutulabileceği düşünülse dahi, bu durumda müvekkilinin tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonu uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. Paragrafının b) bendi uyarınca hesaplanacak meblağ ile sınırlı olduğunu, Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. paragrafı uyarınca müvekkili donatanın tazmin borcu 3.907.800.- Hesap Birimi (Özel Çekme Hakkı - ÖÇH / Special Drawing Rights - SDR) ile sınırlı olduğunu, olay tarihi itibarı ile Özel Çekme Hakkı kuru ile hesaplanırsa müvekkili şirketin davacı vekilinin iddia ettiği zarar dahil gemideki tüm araç ve yüklerin yanmasından ileri gelen zararların tamamı için ödeyeceği tazminatın üst sınırı, 1 SDR = 1.8761 YTL, 3.907.800.- SDR x 1.8761 = 7.331.423,58 YTL olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.maddedeki parça başına sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluğunun 100.00 TL (eski birim) ile sınırlandığını, davanın dava miktarı ve talebinin fahiş olduğunu beyanla davanın reddine, TTK 1062/2’deki savunmaları kabul görmemesi halinde (kabul anlamında olmamak üzere) 1976 tarihli Londra Konvansiyonu hükümlerine göre Sınırlama Fonu tesis edilerek, hükme bağlanacak alacakların fondan tahsiline, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava; davalının maliki/donatanı olduğu ... isimli ... gemisinin 202 adet tır ve römork yüklü olarak Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacı şirkete ait  müvekkili şirkete müvekkili şirkete ait ... plakalı dorsenin ile içinde bulunan yükler ile birlikte  yanarak zayii olması nedeniyle ortaya çıkan zarar ve tahsil edilemeyen navlun ile kar kaybının davalı donatandan tahsili istemine ilişkindir.<br><br>Dava konusu uyuşmazlıkta davacı taraf, geminin yangına karşı koyma da teknik donanımı ile gemi adamlarının Ulusal ve Uluslararası kuralları gereğince alması gereken eğitim ve yeterlilikleri açısından denize, yola ve yüke elverişli olmadığından bahisle, davalı donatanın zarardan sorumlu olması gerektiğini iddia etmektedir. Davalı vekili ise, donatanın şahsi kusurundan kaynaklanmayan yangından doğan zarardan sorumsuz olduğunu, TTK'da taşıyan lehine kabul edilen sorumluluktan kurtuluş beyinelerinden yararlanmak için geminin teknik ve idari bakımdan sahip olması gereken tüm belgelerinin mevcut olduğu, gemi adamlarınında gerekli ehliyet ve sertifikalara sahip olduklarından donatanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak davanın reddini  istemiştir. <br>... isimli ... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı mahkememizde çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan ... Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada ... Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenmesine karar verilmiştir.<br>Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası 2008/151 olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından ... Esas üzerinden Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2018 tarihli, 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı oy çokluğu kararı ile,\"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir.\" gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. <br>Mahkemece bu aşamadan sonra ... Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; \"... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince  sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı\" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir.<br> İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile; \"... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca  dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının  denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü,  taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da  değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği\" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur. <br>Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra... nolu Esasını alan davada mahkemece Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak davanın reddine karar verilmiştir.<br>Böylelikle, bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son Bozma İlamı ile, eldeki dosyaya konu olan ... isimli ... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının \"sorumlu olmadığına\" karar verilmiş olduğundan, donatan hakkında açılan iş bu davanın da anılan Yargıtay ilamı doğrultusunda reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2- Peşin alınan 1.319.80 TL harçtan, karar harcı olan 615,40 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 704.40 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davalı yargı gideri toplamı olan  187.50 TL posta giderinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi gereğince tayin olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair,  davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/06/2025  <br><br><br>Katip ...<br>✍e-imzalıdır.<br> <br>Hakim ...<br>✍e-imzalıdır. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3caf9c844ad61ae6","SID":"d23ad5d98ec777fc"}}