{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ADANA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/963 - 2025/896<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/963 <br>KARAR NO\t: 2025/896<br>\t\t\t\tT Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>\t\t\t\tİ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 11/02/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas -  ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... - \t<br>VEKİLİ\t: Av.  <br><br>DAVALI\t: ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü \t<br>VEKİLLERİ\t: Av.   <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF TALEP TARİHİ\t: 14/04/2025  <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 07/07/2025<br>KARARIN YAZIM TARİHİ\t: 07/07/2025<br>....Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 11/02/2025 tarih ve  ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;<br>DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalı tarafından 21/06/2018 tarihinde gerçekleştirilen ... İKN'li \"... İlçesi Muhtelif Mahalleler ile ... ve ... Mahalleleri İçme Suyu İnşaatı Yapım İşi\" ihalesinin müvekkili uhdesinde kaldığını, davalı idare ile müvekkili arasında 19/07/2018 tarihinde 2.276.576,47 TL bedelli sözleşme imzalandığını, 27/07/2018 tarihinde yer teslimi yapıldığını, sözleşmede işin bitim tarihinin 24/03/2019 olduğunu, müvekkili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkinde çalışırken yoğun kar yağışı ve tipi gibi hava muhalefeti nedeniyle Yatırım İnşaat Dairesi Başkanlığı Kontrol Mühendislerine bilgi verdiğini, yapım işinin durduğulduğunu, müvekkilinin davalı idareden tasfiyesini talep ettiğini, davalı idarenin talebi reddederek yeni iş bitim tarihinin 09/12/2019 olarak belirtildiğini, red kararı üzerine işe büyük bir titizlikle devam etmesine rağmen hak edişlerinin ödenmediğini, talep konusu alacaklarının ödenmesi için arabuluculuğa başvuru yaptıklarını ancak anlaşmanın sağlanamadığını, haksız cezai kesintilere maruz bırakılması, emek ve mesaisinin karşılığı olan hak ekişinin zamanında ve tam olarak ödenmemesi nedeniyle doğan zararın davalı idareden tahsil edilmesi ve kendisine ödenmesi gerektiğinden bahisle davalı idare tarafından tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere HMK 107 gereğince şimdilik 20.000 TL alacağın işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALI  VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: 19/07/2018 tarihinde yüklenici şirketler ile sözleşme imzalandığını, davacı ile yapılan ihale kapsamındaki sözleşmeye göre ... İlçesi Muhtelif Mahalleler ile ... ve ... Mahallerei İçme Suyu inşaatı Yapım işi muhtevasında 29.425,33 m içme suyu borusu, 1.185 adet abone bağlantısı, 1 adet 20 m3 toplama odalı terfi merkezi ve 3 adet içme suyu deposu imalatlarını kapsadığını, taraflarına yöneltilen alacak davasının hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu, ihale sürecinde müvekkili idare tarafından davacı yükleniciye gönderilen yazı ile hava şartlarının düzelmesi nedeniyle çalışmaların yeniden başlaması istenildiğini, yüklenicinin 21/02/2019 tarihli dilekçesinde ödeme yapılmaması nedeniyle işe başlayamadığını bildirdiğini, Cumhurbaşkanlığı Genelgesine istinaden 11/03/2019 tarihli yüklenici Tasfiye Kanunundan faydalanarak işinin tasfiye edilmesini ve teminatlarının iade edilmesini talep ettiğini, talebinin bakanlık ile yapılan yazışmalar neticesinde olumsuz sonuçlandığını, talebinin olumsuz sonuçlanması üzerine müvekkili kurumdan devir talebinde bulunduğunu ancak kurum tarafından talebinin uygun görülmediğini, sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 24/03/2019 olup, işin yapımı esnasında yaşanılan sebeplerle işe süre uzatımı verilerek iş bitim tarihinin 11/03/2020 olarak belirlendiğini, davacı vekilinin idarenin geçici kabulü geciktirdiği iddiasının tam aksinin söz konusu olduğunu, yüklenici idare tarafından defalarca davet edilmesine rağmen geçici kabul işlemleri sırasında dahi hazır bulunmadığını, ihale konusu işin yapım süreci dahil olmak üzere sonrasındaki kabul ve hakediş sürecinde iş ve işlemleri gecikmesine sebebiyet veren asıl tarafın yüklenici olduğunu, müvekkili kurumun yapmış olduğu iş ve işlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığının tespit edilebilecek olduğunu, davacı tarafın bu işten doğan bir zararının bulunmadığından bahisle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...somut olayda, davacı şirketin, alt yüklenici sözleşmesiyle üstlendiği işi tam olarak yaptığı halde, davalı tarafın eksik ödeme yaptığını, davalı taraf ise, davacının işi eksik yaptığını, yaptığı ödemeler sonrası eksik işler de dikkate alındığında, davacıya borcu olmadığını ileri sürdüğü, taraflar arasında akdî ilişkinin kurulduğu ihtilâfsız olup işin ve teslimin tam ve eksiksiz olarak zamanında yapılıp yapılmadığı ve ödemenin eksiksiz yapılıp yapılmadığı ilgili olarak taraflar arasında uzlaşmazlık bulunmaktadır. Eserde iş sahibinin borcu, bedelin yükleniciye ödenmesi, yüklenicinin borcu ise, iş sahibinin amacına, fen ve sanata uygun imal ve teslim yükümlülüğüdür. İşin tam ve eksiksiz yapıldığının ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispat yükü de iş sahibindedir. Davacının talebi teknik incelemeyi gerektirmekle mahkememizce aldırılan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 18/09/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda;  taraflar arasındaki sözleşmenin 25. Maddesindeki sözleşmenin feshi düzenlemesi uyarınca gecikme cezası kesilmesinin sözleşme gereği işi zamanında tamamlayamadığı için, yükleniciden kesilen gecikme cezası olan 188.500,53 TL ücretin doğru olduğu, sözleşme gereği yaptırması gereken testleri yaptırmayan ve davacıdan kesilen 64.415,56 TL ücretin doğru olduğu, 2018 birim fiyatlarına göre analiz ve tutarlar hazırlanmış yükleniciden 64.415,56 TL kesilmesi uygun görülerek karşılıklı olarak davacı itirazı” ile imza altına alınmış 2 nolu hakkedişte bu tutar yükleniciden kesilmesi ve 04/01/2019 tarihli tutanakta davacı tarafından yapılan işlerde sözleşme ve eklerine aykırı olarak yapıldığında yapılan yanlış işlerin düzeltilmesi gerektiği, aksi takdirde yüklenici namı hesabına yaptırılacağı kontrol teşkilatınca imza altına alınmış olup, yanlış yapılan işlerin düzeltilmesinin, kamu yararı gereği yaptırılması ilgili idarece yaptırılmış ve sözleşme gereğince hak edişinden kesilen 64.415,56 TL ücretin doğru olduğu ve neticeten yapılan işler karşılığı davalı idarece, davacıya hak ediş ödemeleri yapıldığını, bu ödemelerden işi zamanında bitirilmediği için gecikme cezası ve yüklenici tarafından yapılmayan işlerin ...  tarafından yaptırılması sonucu ortaya çıkan parasal bedelin kesintisi sözleşme ve eklerine uygun olarak hak edişlerden yapıldığının tespit edildiği,  işin tam ve eksiksiz yapıldığının ispat yükü yüklenici davacıda olmasına rağmen davacının davalı ile akdedilen sözleşme uyarınca hak edişini eksik ve geç alması ve hukuka aykırı ceza kesintileri nedeniyle zarara uğradığı iddiasını ispatlayamadığı, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı gibi dosya kapsamında iddiasını doğrulayan bir ikrar da bulunmadığı anlaşıldığından... \" şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı  vekili 14/04/2025 tarihli istinaf dilekçesinde özetle;<br>1-Müvekkili tarafından ...  Su ve Kanalizasyon İdaresi aleyhinde  haksız ve hukuka aykırı olarak tanzim edilen cezai işlemlerin tahsili amacıyla açılan ve yukarıda esas/karar numarası yazılı davanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce eksik incelemeler yapılarak hukuki mesnetten yoksun gerekçeler ile reddine karar verilmesi sebebiyle, söz konusu kararı istinaf etme zorunluluğu hasıl olduğunu, Mahkemenin yukarıda esas numarası yazılı dava dosyasında 11/02/2025 tarihinde davanın reddi şeklinde karar verildiği, işbu karar taraflarına 22/03/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olarak gözüküyor ise de dilekçeleri ekinde sunulan UYAP Ekran görüntüleri ve Safahat görüntülerinden \"onaylanmış\" bir gerekçeli karar olmaksızın tebliğ işleminin yapıldığının anlaşıldığını, usulüne uygun bir şekilde yapılmış tebligattan söz edilemeyeceği ortada olduğundan ve istinaf başvurularının süresinde olduğunun kabulü gerektiğini,<br>2-Dava konusu olayın kronolojik ve ceza işlemleri olarak;<br>a) ... Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından 21/06/2018 tarihinde gerçekleştirilen ... İKN’li  “... İlçesi Muhtelif Mahalleler İle ... ve ... Mahalleleri İçme Suyu İnşaatı Yapım İşi” ihalesinin müvekkili ... uhdesinde kaldığını, davalı idare ile müvekkili arasında 19/07/2018 tarihinde 2.276.576,47 TL bedelli sözleşme imzalandığı ve 27/07/2018 tarihinde yer teslimi yapıldığı, bu sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 24/03/2019 olduğunu,<br>b) Müvekkilinin ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkiinde çalışmakta iken yoğun kar yağışı ve tipi gibi hava muhalefeti nedeniyle Yatırım İnşaat Dairesi Başkanlığı Kontrol Mühendislerine bilgi verdiğini, bunun sonucunda 20/11/2019 tarihli ... sayılı yazı ile yapım işinin durdurulduğu tarihin 11/02/2019 olarak kabul edildiğini,  müvekkilinin 09/08/2019 tarihli dilekçesi ile davalı idareden 4735 sayılı Kanunun Geçici 4.maddesine istinaden 11/02/2019 tarihinde işin tasfiyesini talep etmiş ise de davalı idarenin 29/11/2019 tarihli cevabi yazısında bu talebin reddedildiğini,  yeni iş bitim tarihinin 09/12/2019 olarak belirlendiğini, müvekkilinin ret kararı üzerine işe büyük bir titizlikle devam etmesine rağmen bu süre zarfında müvekkilinin hakedişlerinin ödenmediğini, müvekkili tarafından gönderilen 24/02/2020 tarihli yazıda “maddi imkansızlık nedeniyle işe başlayamadığını belirterek önceden yapılan imalatlara ilişkin hakedişlerin ödenmesi” talebinde bulunulduğunu, ayrıca, mücbir sebep nedeniyle yeni iş bitim tarihinin 11/03/2020 olarak belirlendiğini, davalı idarenin 04/03/2020 tarihli yazısı ile değişim yapılan imalatlar tespit edildikten sonra hak ediş evrakının düzenleneceğinin bildirildiğini ve ardından müvekkiline 13/03/2020 tarihli yazı ile 04/01/2019 tarihli tutanakta belirtilen eksikliklerin giderilmesi için ek süre verildiğini,  buna göre yeni iş bitim süresinin 09/04/2020 tarihi olarak belirlendiğini, bu süre zarfında sözleşmenin 25.2 maddesine göre cezalı çalıştırılacağının bildirildiğini, bunu müteakip, müvekkiline yeni yer tesliminin 23/03/2020 tarihinde yapıldığını, aynı sürede, davalı idare tarafından 17/03/2020 tarihli yazı ile işin pandemi nedeniyle 16/03/2020–29/03/2020 tarihleri arasında durdurulmasına karar verildiğini,<br>c) Müvekkili tarafından 10/07/2020 tarihinde işin geçici kabulünün yapılmasının talep edildiğini,.  davalı idare tarafından, 21/07/2020 tarihli Ön İnceleme Raporunda işin geçici kabule hazır olmadığı, eksikliklerin tutanak doğrultusunda tamamlanması gerektiğinin belirtildiğini, müvekkili tarafından bu raporun, İçmesuyu Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan eksikliklerin toplam bedeli olan 147.142,70 TL’ye itiraz edilerek imzalandığını, 11/02/2021 tarihinde davalı idare tarafından proje değişikliğine gidildiğini, müvekkilinin bu değişiklikleri de kapsar bir çalışma göstererek 01/03/2021 tarihli 2021/10725 evrak kayıt numaralı dilekçe ile yeniden geçici kabul talebinde bulunduğunu,<br>d) Müvekkili tarafından 01/03/2021 tarihinde geçici kabul talebinde bulunulmasına rağmen davalı idarenin 5 ay boyunca bundan imtina ettiğini, taraflarınca gönderilen 05/08/2021 tarihli ihtarname ile bir kez daha geçici kabulün yapılmasının ihtar edildiğini, davalı idare tarafından gönderilen 12/08/2021 tarihli cevabi yazıda “ …yapımı tamamlanan ... İlçesi ... Mahallesi Terfi Merkezinde bulunan pompalar ve terfi hattının testlerinin yapılmadığından dolayı, işin geçici kabule hazır olmaması nedeniyle, geçici kabulü yapılamamaktadır.” gerekçesinin sunulduğunu, bu hususun taraflarınca gönderilen 18/08/2021 tarihli ihtarnamede yer aldığı gibi kabul edilebilir mahiyette de olmadığını, zira ihale kapsamında enerji temini, müvekkiline ait olmayıp davalı idarenin enerji hattının çekilmemiş olmasından kaynaklandığını, bunun üzerine davalı idare tarafından gönderilen 03/09/2021 tarihli yazı ile müvekkiline geçici kabulün yapılacağı, 17/09/2021 tarihinde hazır bulunması gerektiğinin bildirildiğini,<br>e) Sonrasında davalı idare tarafından 27/09/2021 tarihli ihtarname ile ... İKN’li ihaleden kaynaklı kamu zararının doğduğu, bu nedenle müvekkiline işbu dava konusu olan ... İKN’li ihaleye ilişkin hak ve alacaklarının ödenmeyeceğinin bildirildiğini, yargıya taşınmış bir alacak kalemi nedeniyle kesinti yapmanın hukuka aykırı olduğunun taraflarınca 29/09/2021 tarihli cevabi ihtarname ile davalı idareye bildirildikten sonra davalı idarenin ödemenin geciktirilmesine yönelik gerekçelerinin yer aldığı yazışmaların devam ettiğini, nihayetinde, 17/12/2021 tarihinde müvekkili tarafından tamamlanmış olan işe ilişkin geçici kabulün yapıldığını,<br>f) Müvekkili tarafından davalı idare tarafından hazırlanan ikinci hakediş raporunun Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 39.maddesi gereğince ihtirazı kayıtla imzalandığını, bahse konu işle ilgili İçme Suyu Başkanlığının 26/02/2020 tarihli yazısına istinaden müvekkilinin hakedişinden 64.415,56 TL kesilmesi uygun görülüp, ikinci hak ediş raporunun bu husus dikkate alınarak yeniden düzenlendiğini, bahse konu kesintinin yapılmasının hukuksal hiçbir dayanağı olmadığını, ihalenin tarafı içme suyu başkanlığı olmadığı gibi bahse konu eksikliklerin varlığının dahi şüpheli olduğunu, müvekkiline eksikliklerin giderilmesi aksine bir durumda bunların bizzat ...  tarafından giderilip müvekkilinin hak edişinden kesileceği konusunda yazılı tek bir ihtar, uyarı vs bulunmadığını,<br>g) Sözleşme kapsamında kesildiği iddia edilen ceza ve sair diğer cezaların haksız olduğunu, davalı idarece söz konusu işte proje değişikliği yapılıp ve yeni iş programları oluşturulduğunu, İdarece proje değişikliğinin ne zaman yapılacağı belirli olmadığından işin süresinin doğal olarak uzadığını, dolayısıyla idareden kaynaklanan sebeplerle işin süresinin uzadığını, müvekkilinin işin uzamasında kusuru olmadığını, bu nedenle davalı idarece tek taraflı olarak yapılan ceza kesintilerini kabul etmelerinin mümkün olmadığını,<br>h) İşin geçici kabulü 01/03/2021 tarihinde yapılmasına rağmen, hakedişin düzenlenmesi ve ödenmesinin hukuka aykırı olarak geciktirildiğini, davalı idarenin bu gecikmeyle de yetinmeyip ayrıca işe ilişkin sözleşmenin 14.maddesinde fiyat farkının hesaplanacağı ve buna ilişkin fiyat farkının hesaplanmasında 31/08/2013 tarih ve 28751 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre ihale edilen yapım işlerinde uygulanacak fiyat farkına ilişkin esaslar” dahilinde fiyat farkı hesaplanması gerekirken sübjektif şekilde fiyat farkının düşük hesaplandığını, bunun kabulünün olası dahi olmadığını, ayrıca davalı idare tarafından iş eksilişinin 4735 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 24.maddesine aykırı olarak yapıldığını, <br>3-İlk derece mahkemesi dosyasındaki \"04/01/2019 tarihli tutanakta davacı tarafından yapılan işlerde sözleşme ve eklerine aykırı olarak yapıldığı (alın kaynağı yapılması gereken yerlerde kaplin manşon kullanıldığı, bu malzemenin yüksek basınç altında arızalara sebep olacağından değiştirilmesi gerektiği) yapılan yanlış işlerin düzeltilmesi gerektiği, aksi takdirde yüklenici namı hesabına yaptırılacağı kontrol teşkilatınca imza altına alınmıştır. Yanlış yapılan işlerin düzeltilmesinin, kamu yararı gereği yaptırılması ilgili idarece yaptırılmış ve sözleşme gereğince hak edişinden kesilen 64.415,56 TL ücretin doğru olduğu görüş ve kanaatindeyiz.” tespitinin davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan kamu ihale sözleşmesine aykırı olduğu gibi kamu ihale mevzuatına da aykırı olduğunu, nam ve hesaba yaptırmanın kamu ihale sözleşmesinin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesine göre dört halde mümkün olduğunu,<br>-Bunlardan birincisinin Genel Şartnamenin 16. maddesine göre yapı denetim görevlisinin kullanması için yapılan barakaların kaldırılmasında, <br>-İkincisi Genel şartnamenin 25. maddesine göre teminat (geçici kabulle kesin kabul arası) süresi içerisinde ortaya çıkan idarece asgari on gün süre verilerek ihtar edilmesine karşın yüklenicinin bakım ve düzeltme sorumluluğunu yerine getirmemesi halinde, verilen sürenin bitiminden itibaren geçecek her gün için, sözleşmesinde günlük gecikme cezası olarak yazılan miktarın %10’u oranında günlük ceza uygulanmasına rağmen gecikme otuz günü geçerse ceza uygulamasına devam edilmekle birlikte idarece kusur ve aksaklıklar yüklenici nam ve hesabına giderilebileceğini,<br>-Üçüncü hal ise, Genel Şartnamenin 41. Maddesine göre; “Kabul komisyonu, kabule engel nitelikte olmamakla birlikte yapılan işte kusur ve eksiklikler tespit ederse; geçici kabul tutanağını tanzim ederek gördüğü kusur ve eksikliklerin ayrıntısını gösterir bir liste düzenler ve bunların giderilmesi için gerekli olan süreyi tutanakta belirtir. Belirlenen sürenin sonunda, yüklenici bulunsun veya bulunmasın, işin son durumu, yapı denetim görevlisi tarafından düzenlenecek bir tutanakla tespit edilir ve idareye iletilir. Eksikliklerin giderilmesi halinde geçici kabul tutanağı onaylanır. Kabul komisyonunun tespit ettiği eksiklikler, belirlenen sürede yüklenici tarafından giderilmezse bu sürenin bitiminden sonra eksikliklerin giderilmesine kadar geçecek her gün için, sözleşmesinde günlük gecikme cezası olarak yazılan tutarın %10’u oranında günlük ceza uygulanır. Ancak gecikme otuz günü geçerse ceza uygulamasına devam edilmekle birlikte idarece kusur ve eksiklikler yüklenici nam ve hesabına giderilebilir.”<br>-Dördüncü ve son hal ise; Genel şartnamenin 44. Maddesine göre kesin kabul aşamasında; “Kabul komisyonunun beşinci fıkranın (a) bendine göre tespit ettiği eksiklikler, belirlenen sürede yüklenici tarafından giderilmezse bu sürenin bitiminden sonra, işin beşinci fıkranın (b) bendine göre kesin kabule uygun olmadığının tespiti halinde ise tanzim edilen tutanağın yükleniciye tebliğ edildiği tarihten sonra eksikliklerin giderilmesine kadar geçecek her gün için, sözleşmesinde günlük gecikme cezası olarak yazılan tutarın %10’u oranında günlük ceza uygulanır ve beşinci fıkranın (a) bendindeki durum için kesin kabul tutanağı onay tarihi kusur ve eksikliklerin giderildiği tarihe ertelenir. Ancak gecikme otuz günü geçerse ceza uygulamasına devam edilmekle birlikte idarece kusur ve eksiklikler yüklenici nam ve hesabına giderilebilir.”<br>Bu hallerin dışında kamu ihale mevzuatına göre hiçbir halde nam ve hesaba yaptırma olmadığnıı, dikkat edilirse burada sayılan hallerin tamamının geçici kabulden sonraki aşamada olduğunu, dava konusu olayda ise nam ve hesaba yaptırıldığını iddia edildiği aşamada ortada ne geçici ne de kesin kabul olmadığını,<br>4-Yine bilirkişi raporuna dayanarak yerel Mahkemenin yanılgıya düşmüş başkaca bir hususu da fiyat farkı hesaplanması ile ilgili olarak,.... dosyasında onaylı iş programı olmadığı için, fiyat farkının hesaplanması hususunda herhangi bir değerlendirme yapılamadığı tespitine yer verildiğini, bu tespitin bilirkişi heyetinin kamu ihale mevzuatından ne denli uzak olduğunun açık bir göstergesi olduğunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Yapım İşlerinde Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esasların 5. Maddesine göre fiyat farkı hesaplandığını, bilirkişi raporunda bahsedilen hususun iş programıyla fiili imalatın zamanlarının farklı olması ve iş programının güncellenmemiş olması halinde fiyat farkının nasıl hesaplanacağına ilişkin olduğunu, yoksa fiyat farkının iş programına göre değil hakedişe göre hesaplandığnı, yani sözleşme yılı fiyatlarının uygulama yılı fiyatlarına çekilme metodunun fiyat farkı hesaplaması olduğunu, iş programının ise imalatların hangi zaman aralığında yapılacağını gösteren bir plan olduğunu, tüm bu hususlar incelenmeksizin ve kamu ihale mevzuatına hakim bir bilirkişi tarafından hazırlanmayan rapora dayalı verilen red kararının kaldırılması gerekitiğini belirterek,<br>Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkeme  kararının kaldırılması ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;<br>1- Genel Müdürlük tarafından  21/06/2018 tarihinde ihalesi yapılan, ... İKN'li \"... İlçesi Muhtelif Mahalleler ile ... ve ... Mahalleleri İçme Suyu İnşaatı Yapım İşi\" ihalesinin  davacı   ... adına ihale edildiğini, ancak davacı yüklenicinin sözleşmeye aykırı ve kusurlu iş ve işlemleri nedeniyle ihale sürecinin sekteye uğradığı, sözleşmeye konu iş karşılığı müvekkili kurum tarafından davacıya hak ediş ödemleri yapıldığını, bu ödemelerden işi zamanında bitirilmediği için gecikme cezası ve yüklenici tarafından yapılmayan işlerin ...  tarafından yaptırılması sonucu ortaya çıkan parasal bedelin kesintisinin, sözleşme ve eklerine uygun olarak hak edişlerden yapıldığını, ancak  yüklenici tarafından, ...  aleyhine haksız yere cezai kesintilere maruz bırakıldığı, hakedişin zamanında ve tam ödenmediği gerekçesiyle doğan zararının tazmini talepli .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını,<br>2-Yerel mahkeme tarafından dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve mahkeme dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile, davacı ... ile müvekkili kurum arasında akdedilen sözleşme uyarınca davacının hak edişini eksik ve geç alması, hukuka aykırı ceza kesintileri nedeniyle zarara uğradığı iddiasını ispatlayamadığı, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı gibi dosya kapsamında iddiasını doğrulayan bir ikrar da bulunmadığı anlaşıldığı şeklindeki gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, verilen nihai karara istinaden davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun ve gerekçelerinin hiçbir haklı ve hukuki dayanağı bulunmamakla birlikte, öncelikle yasal süresi içerisinde sunulmayan istinaf başvurusunun süre yönünden reddi gerektiğini, yerel mahkemenin 22/04/2025 tarihli İstinaf Başvurusu Değerlendirime Kararı ile de,  \"HMK 345.  Ve 346. Maddesinin, İstinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir\" hükmü gereği davacı tarafça süresi geçtikten sonra verilen istinaf isteminin süre yönünden reddine karar verildiğini, 22/04/2025 tarihili,  istinaf isteminin süre yönünden reddine dair verilen bu kararın da usul ve yasaya uygun olup, onanması gerektiğini,<br>3-Kaldı ki, davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesi ve gerekçesinin hukuki bir  dayanağı bulunmayıp, haksız ve mesnetsiz iddiaların aksine;  ... İKN’li ihale kapsamında ki sözleşmeye göre, “... İlçesi Muhtelif Mahalleler İle ... ve ... Mahalleleri İçme Suyu İnşaatı Yapım İşi”  muhtevasının ... İlçesi ... Mahallesi Kurdak Mevkii İçme Suyu Şebeke Projesi, ... Mahallesi Merkezi ile ..., ..., ..., ...,..., ve ... Mevkiilerinin İçme Suyu Projesi kapsamında, 29.425,33 m içme suyu borsu, 1.185 adet abone bağlantısı, 1 adet (20 m3) toplama odalı terfi merkezi ve 3 adet (2 tanesi 100 m3,1 tanesi 30 m3) içmesuyu deposu imalatlarını kapsadığını, sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 24.03.2019 olduğunu, ancak, ihale konusu işin yapımı esansında yaşanılan sebepler ( inceleme, meteorolojik sebepler, yüklenicinin tasfiye talebi) süre uzatımları verilerek işin bitim tarihi olarak 11.03.2020 tarihinin belirlendiğini, bu süreçte yükleniciye gönderilen 06.02.2019 tarih ve 56739414-755.99-E.4102 sayılı yazıları ile, hava şartlarının düzelmesi nedeniyle çalışmaların yeniden başlanılmasının istenildiğini, ancak yüklenicinin 21.02.2019 tarihli dilekçesinde ödeme yapılmaması nedeniyle işe başlayamadığını bildirmesi üzerine Cumhurbaşkanlığı Genelgesine istinaden 11.03.2019 tarihinde yüklenicinin Tasfiye Kanunundan faydalanarak işinin tasfiye edilmesini ve teminatlarının iade edilmesini talep ettiğini, idare ile Bakanlık arasında yapılan yazışmalar neticesinde yüklenicinin tasfiye talebinin  olumsuz sonuçlandığını, tasfiye talebinin kabul edilmemesi üzerine yüklenicinin devir talebinde bulunduğunu, bu talebinin de idarece uygun bulunmadığını, yüklenicinin 06.12.2019 tarihli idareye verdiği dilekçe ile, sözleşmenin devam edip etmediği, sözleşme devam ediyor ise süre uzatımın verilmesi ve o güne kadar olan hakedişlerin ödenmesinin istendiğini,<br>4-Süre uzatımlı iş bitim tarihi olarak belirlenen 11.03.2020 tarihinde işin tamamlanmamış olması sebebi ile 30 gün süreli yükleniciye ihtar gönderildiğini, yüklenicinin idareye verdiği 31.03.2020 tarihli dilekçesinde COVİD-19 salgını tehlikesinin artarak devam ettiği gerekçesiyle çalışmalarına ara vermek istediğini, idarenin 01.06.2020 tarih ve ... sayılı yazısı ile söz konusu işin mahallinde yapılan denetimlerde her ne kadar saha çalışmalarına ara verilmek istendiği belirtilmiş ise de ... İlçesi ... Mahallesinde hem şebeke hattından hem de terfi merkezi binası inşaatı yapımına devam edildiği, İdarece durdurulan 16.03.2020-19.03.2020 tarihleri arasın hariç bir süre uzatımından bahsedilemeyeceği ve işin ivedilikle tamamlanmasının yükleniciden istenildiğini, yüklenicinin 24.02.2020 tarihli dilekçesi ile hakkedişlerin ödenmesi talepli dilekçesine cevabi olarak gönderilen 04.03.2020 tarih ve ... sayılı yazı ile yapılan imalatların sıkıntılı çıkmasında kaynaklanan arızaların giderilmesinden sonra hakkedişlerin yapılacağının bildirildiğini, tüm bu süreçte, davacı yüklenicinin işe zamanında başlamaması ve yapılan imalatlarda bir takım eksikler olması nedeniyle, bahse konu bölgedeki bazı mahallelerde su problemi yaşandığı, bölge halkının mağduriyeti nedeni ile ivedilikle müdahale edilmesi gerektiğini, yaşanan sıkıntı ve problemlerin müvekkili kurumun ilgili birimleri tarafından yapılan müdahaleler ve çalışmalar neticesinde giderildiğini, Genel Müdürlük İçme Suyu Dairesi Başkanlığı'nca mezkur işteki patlak ve arızalar giderilerek hatta su verildiği, yapılan işlerin listesinin Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığına gönderildiğini, yüklenicinin eksik ve kusurları nedeni ile hak ediş yapılamadığını,<br>5-Yüklenici tarafından idarece  işin geçici kabulünün haksız şekilde uzatıldığı, hak ediş raporlarının hazırlanmadığı iddia edilmiş ise de, İdari yapı denetim elemanları olmaksızın yapılan imalatların , yüklenici hatası ve kusuru nedeniyle sonradan kontrol edilmeye çalışıldığını, yüklenicinin haber vermeden işe başlayıp imalat yapması sebebi ile denetleme çalışmalarının zaman aldığını, yüklenicinin sözleşmeye aykırı ve kusurlu iş ve işlemleri nedeniyle ihale sürecinin sekteye uğradığını, akabinde şebeke boru hatlarından yerinde numuneler alındığı, laboratuvar testlerinin yapılması için ... Analiz Laboratuvarına gönderildiği, laboratuvar test sonuçları olmadan hak ediş düzenlenemeyeceği için , yükleniciden laboratuvar test bedelini ödenmesinin istendiğini, yüklenicinin laboratuvar test ücretini ödememesi üzerine, 14/12/2021 tarih ve ... sayılı yazı ile yüklenici alacağından kesileceği bildirilerek nam-ı hesabına ödeme yapılarak laboratuvar test sonuçlarının temin edildiğini,<br>6-İdarece saha çalışmaları incelenerek yapılan imalatların fen, sanat ,kurallarına uygunluğunun denetlendiği ve imalatlarda kullanılan boruların şartnameye uygunluğu test sonuçları beklenerek  neticesinde geçici kabul yapıldığını, 20/12/2021 tarihinde hakkedişin onaylandığı ve 21/12/2021 tarihinde ödeme yapılması için Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na gönderildiğini,<br>7-Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığınca saha çalışmaları incelenerek yapılan imalatların fen ve sanat kurallarına uygunluğu denetlenerek, imalatlarda kullanılan boruların şartnameye uygunluğu test sonuçlarına göre tespit edilince, buna istinaden geçici kabule hazır olunduğunun yükleniciye bildirildiğini, ancak, Geçici Kabul Komisyonunca; firma yetkilisi geçici kabul işlemleri için sahada hazır bulunmadığından, geçici kabul işlemlerinin İdare tarafından tek taraflı olarak yürütülmekte olduğu, konu ile alakalı ilgi olarak geçici kabul işlemlerinin tek taraflı olarak yürütüldüğü,  hakediş işlemleri için ise; sahaya indirilen borulardan, teknik şartnameye göre İdare tarafından teste gönderildiği, laboratuvar test sonuçlarının temin edilmesi ve sonuçların uygun olması halinde hakediş işlemleri tamamlanacağının yükleniciye bildirildiğini, yüklenicinin, idarenin geçici  kabulü geciktirdiği iddiasının  tam aksine yüklenici idare tarafından defalarca davet edilmesine rağmen geçici kabul işlemleri sırasında dahi hazır bulunmadığını, ihale konusu işin yapım süreci dahil olmak üzere sonrasındaki kabul ve hakkediş sürecinde de iş ve işlemleri gecikmesine yüklenici tarafından sebebiyet verildiğini,<br>8-Yüklenici tarafından İdareye 1 nolu hakediş bedeli için, 03.12.2018 tarih, ... numaralı, 977.929,80TL tutarlı ve 03.02.2018 tarih, ... numaralı 223.302,55TL tutarlı irsaliye faturası düzenlenmiş; yine yüklenici tarafından 2 nolu hakediş bedeli için, 20.12.2021 tarih, ... E-arşiv 933.356,87TL ve  20.12.2021 tarih, ... E-arşiv 125.799,10TL tutarlı irsaliye faturası düzenlendiği, düzenlenen faturalara istinaden idare tarafından 1.816.603,30TL ödeme yapıldığını, <br>9- Yerel Mahkeme tarafından dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde dava konusu ihale konusu iş kapsamında yapılan kesintiler ve ödemelere ilişkin; <br> - İhale konusu işte kullanılacak malzemelere ilişkin, “… teste gönderilecek boru cinsi, çapı, miktarı idarenin takdiri altındadır. gerektiğinde boru test ücretleri idare tarafından karşılanacak bu durumda oluşacak bedel yüklenicinin hakedişinden kesilecektir.” hüküm gereğince davacı olan yüklenici tarafından yaptırılmayan testlerin 14.12.2021 tarih ve -... sayılı yazı ile yüklenicinin alacağından kesileceği bildirilmiş olup, sözleşme gereği yaptırması gereken testleri yaptırmayan ve davacıdan kesilen 64.415,56 TL ücretin doğru olduğu”,<br>- Sözleşmenin 25. Maddesinde belirtilen Gecikme halinde uygulanacak cezalar ve sözleşmenin feshi başlığında “Yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde, gecikilen her gün için sözleşme bedelinin % 0,03 (on binde üç ) oranında gecikme cezası uygulanır” düzenlemesi uyarınca gecikme cezası kesildiği,  sözleşme gereği işi zamanında tamamlayamadığı için, yükleniciden kesilen gecikme cezası olan 188.500,53 TL ücretin doğru olduğu” <br>-2018 birim fiyatlarına göre analiz ve tutarlar hazırlanmış yükleniciden 64.415,56 TL kesilmesi uygun görülerek, karşılıklı olarak davacı itirazı ile imza altına alınan 2 nolu hakkedişte bu tutarın yükleniciden kesildiğini, 04/01/2019 tarihli tutanakta davacı tarafından yapılan işlerde sözleşme ve eklerine aykırı olarak yapıldığında yapılan yanlış işlerin düzeltilmesi gerektiği, aksi takdirde yüklenici namı hesabına yaptırılacağı kontrol teşkilatınca imza altına alındığını, yanlış yapılan işlerin düzeltilmesinin, kamu yararı gereği yaptırılması ilgili idarece yaptırılmış ve sözleşme gereğince hak edişinden kesilen 64.415,56 TL ücretin doğru olduğu hususları tespit edilerek, müvekkili kurumun yapmış olduğu iş ve işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığını,<br>10-Dosya içerisinde mevcut tüm bilgi belgeler ve beyanları ile açıkça görüldüğü üzere, dava konusu ihaleye ait işin mahiyeti ve sözleşme hükümleri doğrultusunda müvekkili kurumun yapmış olduğu iş / işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı tarafın bu işten kaynaklanan bir zararının olmadığı, bu sebeple talep edilen bedellerin hukuki bir dayanağının bulunmadığını, dava konusu edilen ihale konusu iş kapsamında davalı idarece, davacıya hak ediş ödemleri yapıldığını, bu ödemelerden dava konusu işin zamanında bitirilmemesi sebebi ile gecikme cezası ve yüklenici tarafından yapılmayan işlerin ...  tarafından yaptırılması sonucu ortaya çıkan parasal bedelin kesintisinin sözleşme ve eklerine uygun olarak hak edişlerden yapıldığı hususlarının da tespit edildiğini, <br>11-Mahkeme dosyasına ibraz edilen tüm bilgi belgeler, bilirkişi raporları ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda, davacının ihale sürecinin sekteye uğramasına, iş ve işlemlerin gecikmesine kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, doğduğunu iddia ettiği zarardan kendisinin sorumlu olduğunu, imzalanan idari ve teknik şartname hükümleri, bilirkişi tarafından tespit edilen hususlar, içtihat kararları ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanun, TBK madde hükümleri doğrultusunda usul ve yasaya uygun olarak verilen nihai kararın ONANMASI gerektiğini belirterek, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi 22/04/2025 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirme kararı ile;\"Mahkememizce verilen 11/02/2025 tarih ve  ... Esas, ... Karar sayılı ilam davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ve 2025/116 istinaf no ile kaydı yapılmış ise de; dosya içeriği incelendiğinde gerekçeli kararın Davacı vekili Av. ...'a 22/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı vekili tarafından 14/04/2025 tarihli dilekçe ile istinaf edildiği, istinaf dilekçesinin yasal süre içerisinde verilmediği anlaşılmakla;   <br>Dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili tarafından, istinaf dilekçesinin süresi geçtikten sonra verilmesi nedeniyle HMK 346. Maddesi uyarınca İSTİNAF İSTEMİNİN SÜRE YÖNÜNDEN REDDİNE,\" şeklinde karar verildiği, <br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi 25/04/2025 tarihli ek kararı ile; \"Dosyanın incelenmesinde; mahkememizce verilen 11/02/2025 tarih ve  ... Esas, ... Karar sayılı ilamın davacı vekili tarafından istinaf edildiği, istinaf dilekçesinin incelenmesinde; dava dosyasında 11/02/2025 tarihinde davanın reddi şeklinde karar verildiği, işbu kararın kendisine 12/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği, ancak UYAP Ekran Görüntüleri ve Safahat Görüntülerinden \"onaylanmış\" bir gerekçeli karar olmaksızın tebliğ işleminin yapıldığı, usulüne uygun bir şekilde yapılmış tebligattan söz edilemeyeceğinin belirtilerek öncelikle hazırlanmış gerekçeli bir karar var ise işbu kararın onaylanmasını, onay sürecini müteakip taraflara tebliğ işlemlerinin yapılmasını talep etmiştir.<br>Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında 11/02/2025 tarihinde verilen hükmün, 13/02/2025 tarihinde yazımına başlanılmış olup detaylı evrak işlem kütüğü incelendiğinde kararın katip tarafından 17/03/2025 tarihi 08:47:18 itibarıyla imzalandığı, hakim tarafından 17/03/2025 tarihi 09:12:56 itibarıyla imzalandığı, imza ile birlikte kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m.5/6 hükmü gereği imza ile UYAP kapsamındaki ilgili birimlere gönderildiği, bu kapsamda hakim iş listesine dosyada varsa alınmış bilirkişi raporunun hükme esas alınıp alınmadığı ve raporun denetimi konusunda \"Bilirkişi performans değerlendirme formu\" düştüğü, ancak UYAP sistemindeki arıza nedeniyle performans formu değerlendirilmesine rağmen iş listesinden düşmemesi nedeniyle yaşanan sorun nedeniyle bilgi işlem personeli tarafından bilirkişi performans değerlendirme formunun ekrandan silindiği, bunun üzerine UYAP uygulamaları düzeltme formu ile de oluşan durumun düzeltilmesinin sağlandığı, kararın hakim tarafından imzalanmadan sisteme aktarılması mümkün olmadığından taraflarca görüntülenemeyeceği, kaldı ki onaylanmayan kararın UYAP sisteminde tebliğe çıkarılmasının da mümkün olmadığı anlaşıldığından...\" şeklindeki gerekçe ile  davacı vekilinin gerekçeli kararın onaylanarak tebliğe çıkarılması talebinin reddine karar verildiği, <br>Davacı vekilinin 29/04/2025 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; dilekçesiyle; <br>1-Müvekkil tarafından ... Su ve Kanalizasyon İdaresi aleyhinde  haksız ve hukuka aykırı olarak tanzim edilen cezai işlemlerin tahsili amacıyla açılan ve yukarıda esas/karar numarası yazılı davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce eksik incelemeler yapılarak hukuki mesnetten yoksun gerekçeler ile 11/02/2025 tarihli kararla davanın reddine karar verildiğini,  işbu kararın taraflarına 22/03/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olarak gözüküyor ise de dilekçeleri ekinde sundukyları UYAP Ekran görüntüleri ve Safahat görüntülerinden \"onaylanmış\" bir gerekçeli karar olmaksızın tebliğ işleminin yapıldığının anlaşıldığını, usulüne uygun bir şekilde yapılmış tebligattan söz edilemeyeceği ortada olduğundan ve istinaf başvurularının süresinde olduğunun kabulü gerektiğini,<br>2- Taraflarına  gönderilen e-tebligatta ek olarak mahkeme kararı ilave edildiği belirtilmiş ise de gönderilen evrak PDF formatında gönderildiğini, sistem UDF tanımlı olduğundan işbu kararın taraflarınca okunamadığını, gerekçeli kararı okumak üzere UYAP sistemi açıldığında ise mahkeme dosya evrak listesinde gerekçeli kararın olmadığının görüldüğünü ve ekran fotosu alınmak suretiyle bu durumun tespiti yapıldığını, ekran görüntülerinin dilekçeleri ekinde sunulduğunu,<br>3-Hatta vekil olarak adlarına kayıtlı bulunan ancak UYAP sisteminde kullanmakta olmadıkları ... numaralı hatta bir örneği dilekçeleri ekinde sundukları ve UYAP SMS adıyla 21/03/2025 tarihinde gönderilen mesaja göre gerekçeli kararın tebliği için 80 TL gider avansı yatırılmasının talep edildiğini, bundan anlaşılanın 21/03/2025 tarihi itibarıyla herhangi bir geçerli tebligatın olmadığı hususu oldğunu, vekil olarak şahsı tarafından kullanılan ve UYAP sistemine kayıtlı numaranın ... olup mahkeme tarafından yanlış numaraya sms gönderildiğini,<br>Tüm bu anlatılan maddi bulgulardan görüleceği üzere taraflarının bir kusuru olmaksızın ve mahkemenin ihmali nedeniyle oluşan bu durumun vecibesinin taraflarına yükletilmesinin mümkün olmadığını, Mahkemenin kusurundan kaynaklı bu husus nedeniyle istinaf haklarının yok sayılmasının hukuki olmayıp buna dayalı red kararının da yerinde olmadığını, bu nedenlerle red kararının kaldırılarak dosyanın esas yönünden incelenmesini- 14/04/2025 tarihli dilekçe içeriğini tekrarla- talep etmiştir.<br>DELİLLER : İstinaf incelemesine esas;<br>Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesine dayalı alacak davasıdır.\t<br>6100 sayılı HMK'nun 345. maddesi: \" İstinaf yoluna başvurma süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen  taraflardan  her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel hükümler saklıdır\" şeklindedir. <br>İstinaf incelemesinin yapıldığı sırada  UYAP ortamından nihai karara ilişkin olarak yapılan EVRAK İŞLEM KÜTÜĞÜ sorgulamasında da, ilk derece mahkemesi katibi tarafından nihai kararın 13/02/2025 tarihinde saat 14:20:31 itibariyle doküman olarak ilk kez oluşturulduğu, hakim tarafından da 17/03/2025 tarihinde saat  09:12:56 itibariyle imzalandığı, yine işbu nihai karar işlemine ait dokümanın davacı asil ... tarafından UYAP vatandaş portal üzerinden aynı gün saat 14:21:25 itibariyle ilk kez okunduğu; dosya arasındaki davacı vekiline gönderilecek 11/02/2025 tarihli nihai karara ilişkin tebliğ evrakının- yapılan EVRAK İŞLEM KÜTÜĞÜ sorgulamasında- da ilk derece mahkemesi katibi tarafından tebliğ evrakının -gerekçeli kararın hakim ve katip tarafından imzalanması sonrasında- 17/03/2025 tarihinde saat 15:47:18 itibariyle doküman olarak ilk kez oluşturulduğu, ayrıca söz konusu tebliğ evrakında gerekçeli kararın ekli olduğunun da  açıkça belirtildiği,  işbu tebliğ işlemine ait dokümanın davacı vekili Av. ... tarafından da UYAP vekil portal üzerinden 14/04/2025 tarihinde saat 13:31:32 itibariyle ilk kez okunduğu görülmüştür.<br>\"...Taraflar arasındaki araç mülkiyetinin tescili-alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın  kabulüne karar verilmiştir.<br>Kararın (davalı) tereke tasfiye memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun süre yönünden  reddine karar verilmiştir.<br>....<br> Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Somut olayda, gerekçeli kararın davalı tasfiye memuruna tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık istinaf süresinin son gününün 2023 yılı Kurban Bayramı arefe günü olan 27.06.2023 tarihine denk geldiği, Kurban Bayramı tatilinin 27.06.2023 günü saat 13:00’de başladığı, Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 26.06.2023 günü tam günü ve 27.06.2023 günü yarım gün olmak üzere idari izin olarak ilan edildiği, Cumhurbaşkanlığı Kararı ile idari izin sayılan günlerin resmi tatil niteliğinde olmayıp bu tarihlerde de mahkemelerde işlem yapıldığı, bu nedenle idari izin sayılan günlerde sürelerin işlemeye devam edeceği,  bu durumda, kararın tebliğ tarihi ile istinaf edildiği gün gözetildiğinde iki haftalık yasal istinaf  süresinin geçtiği anlaşılmaktadır.<br>Buna göre, kararda belirtilen gerekçeye ve (davalı) tasfiye memurunca sunulan istinaf dilekçesinin 6100 sayılı Kanun'un 345 inci maddesinde belirlenen iki haftalık başvuru süresi geçirildikten sonra verildiğinin anlaşılmasına göre, (davalı) tasfiye memurunun temyiz itirazlarının reddi ile kararın onamasına karar vermek gerekmiştir...<br>\"( Yargıtay 3. H.D.'nin 27/11/2024 tarih ve 2024/692 E.- 2024/3924 K. sayılı kararı)<br>\"Taraflar arasında görülen İcra  ve İflas Kanunu'nun 121 inci maddesine dayalı ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br>Mahkemece 18.11.2016 tarihli ek karar ile temyiz isteminin süresinde olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.<br>Ek karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; <br>...Davalı ... vekili ek karara karşı temyiz dilekçesinde; temyiz başvurularının süresi içinde yapıldığını, zira temyiz süresinin son gününün Ramazan Bayramı tatili nedeniyle uzatılan (idari) tatil gününe denk geldiğini, bu nedenle ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ek kararın kaldırılmasını, asıl kararın bozulmasını talep etmiştir. <br>....Usul hukukunda sürelerin başlangıç ve bitişleri kanunla belirlenmiştir. HMK'nın 93'üncü maddesine göre, sürenin son gününün resmi tatil gününe rastlanması halinde takip eden ilk iş gününün çalışma saatinin sonuna kadar süre uzar. Ancak idari tatil günleri yönünden kanunda bir istisna bulunmamaktadır. Dosya içeriğine göre; gerekçeli karar davalı ... vekiline 30.06.2016 tarihinde tebliğ edildiğinden, tebliğ tarihinden itibaren başlayan 8 günlük temyiz süresinin son günü 08.07.2016 tarihidir. Bu tarihin idari tatil günün olmasının sürenin durmasına bir etkisi bulunmadığından, davalı ... vekilinin 11.07.2016 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğunu kabul etmek mümkün değildir.<br> Hal böyle olunca; davalı ... vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinin Mahkemece ek karar ile reddedilmesi yerinde bulunduğundan ek kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir...\"( Yargıtay 7. H.D.'nin 21/10/2024 tarih ve 2024/3766 E.- 2024/4702 K. sayılı kararı)<br>SOMUT OLAYDA:<br> Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olarak açılan davada, yapılan yargılama sonucu ilk derece mahkemesince red kararı verildiği, ....Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 11/02/2025 tarih ve  ... Esas - ... Karar sayılı gerekçeli kararının da davacıya 22/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği ve bu tarihten itibaren HMK'nun 345. maddesinde belirtilen 2 haftalık istinaf başvurusu süresinin (22/03/2025 tarihinde) başladığı,( arada 29/03/2025 tarihinde arife günü+ 30/03/2025- 01/04/2025 tarihleri arası 3 gün Ramazan Bayramı ve devamındaki 3 gün idari iznin de bulunduğu, iki haftalık yasal süre bitiminin ise 05/04/2025 olarak hafta sonuna denk gelmesi sonrası HMK'nun 93. maddesi gereği resmi tatili takip eden ilk iş günü olan) 07/04/2025 günü gece saat 00:00 itibari ile de bittiği kabul edilmelidir.<br> Nihai karar ise, davacı vekili tarafından 14/04/2025 tarihinde gerekçeli olarak istinaf edilmiş, istinaf harçları ise 29/04/2025 - 20/05/2025 tarihlerinde yatırılmıştır. Dolayısıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun süresinden sonra yapıldığı anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın 04/06/2025 tarih ve 7550 sayılı kanunun 20.maddesiyle değişik Ek-1/2.maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle değerlendirme yapıldığında temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmesi uygun görülmüştür.<br><br>Sonuç itibariyle; Davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1-c maddesi gereğince usulden reddine karar  verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H  Ü  K  Ü  M  : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>\t1-6100  sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1-c md.si gereğince davacı vekili İstinaf Başvurusunun Usulden Reddine,<br>\t2-İstinaf başvurusu sırasında davacıdan peşin alınan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının  talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya İADESİNE,<br>\t3-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irad KAYDEDİLMESİNE,<br>\t4-İstinaf masraflarının, başvuran  davacı  üzerinde BIRAKILMASINA,<br>\t5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>\t6-6100  sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4. maddesi uyarınca, kararın Dairemiz  TARAFLARA TEBLİĞİNE,<br>\t6100  sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanununun  352/1-c, 361/1 ve 365/1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme  sonucunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Dairemize veya hükmü veren  ilk derece Mahkemesine veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07/07/2025<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br> <br><br> <br>           \" Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır. \"<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13874a80fe82f854","SID":"6f6dde4010b46fa7"}}