{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ...<br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t:...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 26/10/2020<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t  \t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/10/2023<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı ile dava dışı ... Apartmanı Yönetimi ile kentsel dönüşüm hizmeti ve arsa payı karşılığı kat yapım ve taahhüt ön sözleşmesi imzalanmasına aracılık ettiğini, 04/03/2017 tarihli ön sözleşmede aracı kurum olarak isiminin yer aldığını, bağımsız bölüm başına danışmanlık ve aracılık bedeli olarak 12.000 TL'nin müvekkili şirkete verilmesi konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin üzerine düzen aracılık ve danışmanlık görevini yerine getirdiği halde davalının sözleşmeye riayet etmediğini ileri sürerek yapılan bağımsız bölüm sayısını bilemediklerinden dolayı simsarlık alacak miktarının tespiti ile  şimdilik 1000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, simsarlık sözleşmesinin yazılı biçimde yapılması gerektiğini, şekil şartına uyulmadığı için geçerli bir sözleşme bulunmadığını, kaldı ki yapının müteahhidinin ... İnş. AŞ olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.   <br>    <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, gayrimenkul simsarlığı sözleşmesinin hukuken geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması, sözleşmede içerik ve konunun gösterilmesi, borç altına girenlerin imzalarının bulunması gerektiği, somut olayda; dosyada mübrez önsözleşmede davacının aracı kurum olarak adlandırıldığı ancak  aracılık faaliyetinin konusu, içeriği ve yapılacak aracılık faaliyeti sonucu hak kazanılacak ücrete ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, taraflar arasında 04/03/2017 tarihinde ... .... Kentsel Dönüşüm Hizmeti ve Arsa Payı Karşılığı Kat Yapım ve Taahhüt Ön Sözleşmesi akdedilmiş olup sözleşmeye göre yapımcı firma/yüklenici/müteahhit ... Yapı İnş. Taah. Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti., aracı kurum ise müvekkili şirket ... Evleri Gayrimenkul Emlak İnş. Mimarlık Mühendislik San. Tic. Ltd. Şti. olduğunu, yapılan sözleşmede yüklenici olarak davalı şirketin, aracı kurum olarak müvekkilinin imzalarının bulunduğunu,  imzalara itiraz olunmadığını, bu durumda tarafların iradesinin komisyonculuk sözleşmenin kurulması konusunda birleştiğini, üzerine düşen aracılık ve danışmanlık görevini yerine getiren müvekkili şirketin sadece sözleşmenin şeklen geçersizliğinden bahisle mağdur edilmesinin Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralları ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı olduğunu, şekil eksikliği nedeniyle sözleşmenin kurulamadığı hususu kabul edilse bile, taşınmaz simsarlığı sözleşmesinin tarafını oluşturan emlakçının tacir olması durumunda geçerli olmayan taşınmaz simsarlığı sözleşmesine göre ücret isteyemese de, yaptığı aracılık faaliyetini ispat etmesi şartı ile müvekkilinin TTK m. 20 uyarınca münasip bir ücret isteme hakkına sahip olacağını  ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, davacı tarafın, simsarlığını yaptığını ve müvekkili şirkete bu projeyi aldırdığını ifade etmiş ise de, müvekkili şirketin hiçbir şeklide böyle bir proje yapmadığını, söz konusu kentsel dönüşüm projesinin üstlenicisi ve müteahhidinin müvekkili şirket olmadığını, yapının müteahhidinin ... İnşaat AŞ olup  firmanın müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi olmadığını,  müvekkili şirketin söz konusu yerin sadece hafriyat işlerini yaptığını belirterek istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, simsarlık sözleşmesinden doğan ücret alacağının tespiti ve tahsili talebine ilişkindir. <br>Davacı taraf, davalı ile dava dışı apartman yönetimi arasında kurulan kentsel dönüşüm hizmeti ve arsa payı karşılığı kat yapım ve taahhüdü ön sözleşmesine aracılık ettiğini, aracılık bedeli olarak bağımsız bölüm başına 12.000 TL ücret öngörüldüğünü ancak davalı tarafça ücretin ödenmediğini iddia ederek ücretin tespiti ile davalıdan tahsilini talep etmiş olup davalı taraf ise taraflar arasında imzalanmış geçerli bir simsarlık sözleşmesi olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.   <br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, simsarlık sözleşmesinin geçerlilik şekli olan yazılı şekilde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli bir simsarlık sözleşmesinin kurulup kurulmadığı, davalının ücrete hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 520/1. maddesine göre, simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Anılan maddenin 3. fıkrasına göre ise, taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.<br>Somut olayda, davacı taraf ile davalı taraf arasında yazılı şekilde akdedilmiş bir simsarlık sözleşmesi bulunmadığı, davacı tarafça dosyaya fotokopisi ibraz edilen \"... ... Dönüşüm Hizmeti ve Arsa Payı Karşılığı Kat Yapım ve Taahhüt Ön Sözleşmesi\"nin davalı ile Çelik Apartmanı yönetimi arasında akdedilen adi yazılı şekilde yapılmış bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi olduğu, davacı tarafın söz konusu sözleşmede aracı kurum olarak imzası bulunmakta ise de bu sözleşmenin simsarlık sözleşmesi olmadığı anlaşılmaktadır. <br>TBK 520/3 maddesi gereğince taşınmazlara ilişkin simsarlık sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli sayılamayacağı, davacı ile davalı arasında bu anlamda yapılmış yazılı bir sözleşme bulunmadığından davacının simsarlık ücretine hak kazandığından bahsedilemez (Yargıtay 23 Hukuk Dairesi 2016/3384 E. 2019/648 K., Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 2016/24595 E. 2018/6859 K.). Öte yandan, davacı tarafça, davalıya bir ücrete hak kazanacak bir hizmet verildiği de ispat edilemediğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. <br>Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre mahkeme kararı ve gerekçesi yerinde olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş olup dava, belirsiz alacak davası olması nedeniyle temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.<br>\t<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)\tDavacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-)\t 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,<br>3-)\tİstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-)\tİstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>5-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere,  OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 16/10/2023<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imza<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97e47028ee411e2f","SID":"30d14936e9e13806"}}