{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/644 <br>KARAR NO: 2025/737<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/12/2019<br>NUMARASI: 2016/1208 Esas -  2019/1290 Karar<br>DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/05/2025<br>Mahkememizden verilen 12/10/2023 Tarihli 2020/1523 E. - 2023/1016 K. sayılı sayılı kararı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25/02/2025 tarih ve 2024/231 E. ,  2025/1094 K.  sayılı ilamı ile bozulmakla, dosyanın Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonucunda dosya ele alındı. <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ... Mah. ... sok. No:... Ataşehir – İstanbul adresinde bulunan ve ... pafta ... ada, ... parsel numarada kayıtlı ve sözleşme tarihi itibari ile inşaat halindeki taşınmazdaki bağımsız bölümlerin kiralanması konusunda, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 01/09/2014 tarihinde ve 12 ay süreli Gayrimenkul Aracılık Sözleşmesi akdedildiğini, taraflarca sözleşmenin aynı süre ve şartlarla uzaması hususunda mutabık kalındığından sözleşmenin 01/09/2015 tarihinden itibaren başlamak üzere 12 ay süre ile 01/09/2016 tarihine kadar uzatıldığını, aracılık sözleşmesinin 5.1 maddesi uyarınca müşteri, ...’ ın taşınmaza tabela ve/veya afiş yerleştirmesine imkan tanımayı kabul ve taahhüt ettiğini, binanın dış cephe cam ve pencereleri takılı olmadığından, bunlar takıldıktan sonra ... afişinin asılması beklendiğini, ne var ki, cam ve pencerelerin takılması sonrasında davalı taraf müvekkiline  hiçbir bildirimde bulunmaksızın ve sözleşme hükümlerine aykırı olarak binanın dış cephesine bizzat kendisi KİRALIK tabelası astığını, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından davalı şirket yetkilisi faks yoluyla gönderilen 15.02.2016 tarihli yazı ile binaya asılan tabelanın kaldırılması ve ... tabelasının asılacağı ifade edildiğini, bundan 1 gün sonra davalı şirket yetkilisi ... tarafından davacı şirket yetkilisi ...’e gönderilen Üsküdar ... Noterliği’nin 16.02.2016 tarih ... yevmiye sayılı İhtarnamesi ile sözleşmenin haksız bir şekilde feshedildiğini, davalı tarafın sözleşmeyi feshinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, zira taraflar arasında münakid Gayrimenkul Aracılık Sözleşmesinin 5,1, maddesinde \"müşteri ...'ın taşınmaza tabela veya afiş yerleştirmesine imkan tanımayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalının sözleşmeden kaynaklı hizmet bedeli olarak 174.337,00-USD hizmet bedeli ve 174.337,00-USD cezai şart bedelini sözleşme maddeleri gereği ödemekle yükümlü olduğunu, bu miktarın şimdilik 10.000,00-USD'nin 11.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Amerikan Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yapılan sözleşmenin süresinin dolduğunu, süre dolmasından sonra davacı firma ile herhangi bir mutabakata varılamadığını, huzurda açılan davanın sebepsiz zenginleşme niyeti taşıyan kötü niyetli açılmış bir dava olduğunu, Davaya konu sözleşmenin belirli süreli sözleşme olmasından ve cezai şart gerektirecek herhangi bir fiil olmadığından, gerekse de aradaki husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Davacı tarafından davalı tarafın sözleşmeyi feshinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, zira taraflar arasında imzalanan Gayrimenkul Aracılık Sözleşmesinin 5,1, maddesinde \"müşteri ...'ın taşınmaza tabela veya afiş yerleştirmesine imkan tanımayı kabul ve taahhüt ettiğinden davalının sözleşmeden kaynaklı hizmet bedeli ve cezai şart bedelini sözleşme maddeleri gereği ödemekle yükümlü olduğu gerekçesi ile davalının yükümlülüklerine uymaması ve sözleşmenin bozulmasına neden olması kapsamında sözleşmeden doğan ücretle birlikte ifaya eklenmiş cezai şartı  fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bu belirsiz alacak için tazminat davasının açtığı anlaşılmaktadır. Davacının sözleşme kapsamında yapmış olduğu işlerle ilgili sunmuş olduğu davalı şirket yetkilileriyle mail yazışmaları, gazete ilanı ve ... olarak sözleşme konusu taşınmaz ile ilgili internet adresinde ki ilanları yaptığı anlaşılmaktadır. Davacının sözleşmede 4. Maddede ki yükümlülüklerine ilişkin ... ofisleri ağı internet sistemi içine aldığı, ...com adresinde yayınladığı, gazete ilanı verdiği, ... Gayrimenkul den gelen maillerle birlikte Kanadalı bir şirkete okul olarak kiraya verilmesine ilişkin çalışma mevcut olduğu , 2016 yılı başında davalı şirket yetkilileri ile bu oluşumun paylaşıldığı anlaşılmaktadır. Ancak sözleşmenin davalı tarafından Üsküdar ... Noterliği’nin 16.02.2016 tarih ... yevmiye sayılı İhtarnamesi ile eksikliğinden bahisle fesih edildiği davacıya bildirilmiştir.Sözleşmenin taraflarının kararlaştırdığı gayrimenkulün kiralanmasının gerçekleşmediği, bu hususta çekişmesiz olup ,davacının dayandığı sözleşmenin 5.1 maddesi uyarınca davalının tabela asılmasına imkan tanımadığı kendi tabelasının astığı ve bu nedenle sözleşmeye aykırı davranan davalının 5.8. maddesi kapsamında ücretin tamamını ve ücret kadar cezai şart talep ettiğini bildirmektedir.Müşteri öncelikle ...'ın sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirebilmesi için taşınmaza her zaman serbestçe giriş imkanı sağlamayı kabul ve taahhüt eder. ... yetkisi ile birlikte gelen müşterileri kabul ve ...'ın tabela ve/veya afiş yerleştirmesine imkan tanımayı kabul ve taahhüt eder. ..., ticari işletme olarak TTK'nun 22. Maddesi ile BK'nun 404 ve devam eden maddeleri uyarınca, müşteriye vermiş bulunduğu hizmet sonucu olarak; Kiralama işlemine aracılık ediyorsa; kiralamanın gerçekleşmesi veya kiralama için müşteri ile kiralayanın bir araya getirilmesi veya ön anlaşmanın yapılması halinde taşınmazın yıllık kiralama bedeli olarak belirlenen bedelin %12+KDV'si ücrete hak kazanır. Ücret peşinen ve defaten ödenir. Her iki durumda da, ücret müşteri tarafından ödenmediği takdirde, ... tarafından müşteriye gönderilecek ihtarnamenin tebliğinden itibaren (7) gün İçerisinde de ödenmemesi durumunda, 5.7. madde bedeli belirtilen ceza-i şarta aynen uygulanır.Müşteri, sözleşme süresi boyunca veya sürenin sona ermesinden itibaren 90 günden az olmamak şartıyla sözleşme süresi kadarki süre içerisinde ...'ın temsil ettiği; bulduğu, kendisine gönderdiği tanıştırdığı kişi veya kuruluşlarla ...'ın onayı olmadan taşınmaza ilişkin satış ve /veya satış vaadi ve/veya kiralama işlemini yaptığı takdirde ücretin tamamını ve 5.7. maddede belirtilen cezai şartı öden... peşinen beyan, kabul ve taahhüt eder.Kiralama İşleminin söz konusu olduğu durumlarda; sözleşme süresi içerisinde müşteri tarafından taşınmazın satılması veya herhangi bir şekilde kiralamaya hazır edilmemesi, halleri sözleşmenin feshini ve 5.8. maddede belirtildiği şekilde ücret ve cezai şartın müşteri tarafından ödenmesini gerektirir.Bilindiği gibi taraflar arasındaki sözleşme, tellal ile bu sözleşmeyi imzalayan kişi arasında hak ve borç doğuran bir sözleşmedir. Davacı ücrete hak kazanılmasına ilişkin 5.2.b maddesi düzenlemesi kapsamında komisyon ücretinin istenebilmesi için kiralama işleminin gerçekleşmiş olması sonucuna bağlı ücreti talep etmemekte, 5.8. maddesi hükmü kapsamında davalının yükümlülüklerine uymaması ve sözleşmenin bozulmasına neden olması kapsamında sözleşmeden doğan ücretle birlikte ifaya eklenmiş cezai şart talep etmektedir.Teknik olarak taraflar arasında akdedilen sözleşme yükümlülüklerinin taraflarca yerine getirilip getirilmediği, taraflarca sözleşme hükümlerine aykırı davranışta bulunup bulunulmadığı hususlarında davacının 4.1 maddede kararlaştırılan tanıtımlarla ilgili hususları yerine getirdiği, aynı maddede son cümlede yer alan kira akdi ilişkisinin kurulmadığı, davalının yükümlülüklerinden 5.1 maddesi kapsamında aykırılığı söz konusu olduğu, Davacının ücret alacağına ilişkin sunulan yazışmalar kapsamında fesihten önce en son 90.000 USD aylık kira bedeline ilişkin görüşme söz konusu olduğu , bu tutar üzerinden hizmet bedeli ücretinin 12 aylık kira bedeli üzerinden % 12 'sinin 129.600.-USD hesaplandığı, Cezai şart olarak ücretini hak etmediği kanaatine varılmıştır. Ancak davacı her ne kadar belirsiz alacak olarak davasını açmış isede davasını ıslah etmemiştir. Bu durumda davanın kabulü ile Islah edilmediğinden 5.000.-USD ücret alacağı  dava tarihinden itibaren 3095 SY 4/a mad uyarınca USD faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, cezai şart alacağının isteminin reddine , ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Gerekçeli Kararda \"davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı\" ifade edilmiş ise de davanın kısmi dava olarak ikame olunduğunu, dava dilekçesinde ve diğer dilekçelerde davanın belirsiz alacak davası olduğuna dair herhangi bir beyanının bulunmadığı gibi aksine davanın \"fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutulmak suretiyle\" kısmi dava olarak açıldığını, mahkemece hizmet bedeli yönünden davanın haklı bulunarak kabulüne karar verilirken ifaya ekli cezai şart alacağı yönünden talebinin reddine karar verilmiş olmasının usule, yasaya ve konuya ilişkin Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davalının; Gayrimenkul Aracılık Sözleşmesinin 5.8. maddesinde \"sözleşmenin 5.1,5.2, 5.3, 5.4, 5.5, 5.6, 5.7. maddelerindeki taahhüt ve yükümlülüklerine uymaması ve sözleşmenin bozulmasına neden olması halinde\" ve 6.1. maddesinde \"sözleşmeyi haklı veya mücbir sebebi olmaksızın feshettiği takdirde\" sözleşmede belirlenen ücretin tamamını ve bu ücret kadar bedeli ifaya ekli cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davacı şirketçe davalı şirkete keşide olunan 01.08.2016 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamede, ücret ile cezai şartı ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde ödemesi ihtar olunmuş olup, işbu ihtarname davalıya 03.08.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, mahkemece kabul olunan ücret alacağı yönünden temerrüt tarihi olan 11.08.2016 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren hükmedilmiş olmasının da yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kiralamanın yapılamadığı her geçen gün davalı şirketin zararının katlandığın ve sözleşmenini yürürlükte kaldığı bir buçuk yıllık süreçte davacının yalnızca iki kiracı adayı bulabilmesinin aktif tanıtım faaliyetlerini yerine getirmeyerek ihmalkar davranması davalının  görüşme ve bilgi edinme taleplerinin ertelenmesi ve karşılıksız bırakılması sözleşmenini devamını çekilmez hale getirmiş olup mahkemece haklı nedenle feshedildiğine dair savunmasının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun da bu yönde eksik olduğunu, mahkemece dosyada mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gidermeden hüküm tesis edildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenini hukuki niteliğinin simsarlık sözleşmesi olduğunu, mahkemece davalının sözleşmeye konu binaya kiralık yazısı asmasının sözleşmeye aykırı bir davranış olarak yorumlandığını ve varılan sonucun hatalı olduğunu, zira mahkemece yapılan değerlendirmede binaya asılan yazıda yalnızca kiralık ibaresine ve binanın metrekare bilgisine yer verildiği hususunun gözden kaçırıldığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, simsarlık sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle ücret ve cezai şart alacağının tahsili davasıdır. Taraflar arasında, 01/09/2014 tarihinde, ... ada, ... parsel, Küçükbakkalköy/Ataşehir'de bulunan taşınmazın kiralanması amacıyla simsarlık sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı tarafça davalıya gönderilen 15/2/2016 tarihli mailde, taşınmaza asılan tabelanın kaldırılması ve taşınmaza ... tabelasının asılacağı bildirilmiştir. Bunun üzerine, davalı tarafından, davacı muhatabına çekilen Üsküdar ... Noterliği'nin 16/02/2016 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile sözleşmenin zayıf ilgiden dolayı görülen lüzum üzerine feshedildiği ihbar edilmiştir. Bu kez, davacı tarafından davalı muhatabına çekilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 01/08/2016 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile sözleşmenin haksız feshi nedeniyle sözleşmenin 5.8 ve 6.1 maddeleri uyarınca 3. Maddede belirlenen bir yıllık kiralama bedelinin %12+KDV'si tutarındaki 174.337,00 USD ücretin tamamı ile bu ücret kadar bedelin cezai şart olarak 7 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiş ve muhatabına 03/08/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.Davacı tarafça, davalının sözleşmeyi haksız feshettiğinden bahisle sözleşmenin 5.8 ve 6.1 maddeleri uyarınca 3. Maddede belirlenen ücretin tamamı ile bu ücret kadar kadar bedeli ifaya ekli cezai şart olarak tahsili istemiyle eldeki dava açılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, \"davanın kabulü ile Islah edilmediğinden 5.000.-USD ücret alacağı  dava tarihinden itibaren 3095 SY 4/a mad uyarınca USD faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, cezai şart alacağının isteminin reddine,\" karar verilmiştir. Bu kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 12/10/2023 Tarihli 2020/1523 E. - 2023/1016 K.  sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak; davacı tarafça, işi aldığı 01/09/2014 tarihinden sözleşmenin feshedildiği 16/02/2016 tarihine kadar \"aktif tanıtım\" yükümlülüğünün gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle, davalı tarafça sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin kabulünün gerektiği, bu halde, sözleşmenin 5.8 ve 6.1 maddelerinde düzenlenen ücret ve cezai şart koşullarının oluşmadığı, bu nedenle mahkemece, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken ücret alacağı bakımından 5.000,00 USD olarak davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli görülmediği  gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine,  Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25/02/2025 tarih ve 2024/231 E. ,  2025/1094 K.  sayılı bozma ilamı ile; Bölge Adliye Mahkemesince; davacının işi aldığı 01.09.2014 tarihinden sözleşmenin feshedildiği 16.02.2016 tarihine kadar \"aktif tanıtım\" yükümlülüğünün gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle, davalı tarafça sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, bu halde, sözleşmenin (5.8) ve (6.1) maddelerinde düzenlenen ücret ve cezai şart koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de dosya içinde yer alan bilgi ve belgeler ve sözleşmede  davacı şirketin davalı müşteriye vereceği hizmetler içeriği dikkate alındığında; davalı tarafından sözleşmenin \"ilgi zayıflığı\" gerekçesiyle sözleşmenin feshinin haksız olduğu ve özellikle sözleşmeye konu taşınmazın sözleşme feshedildikten sonra davalı tarafın beyanına göre 01.01.2018 tarihinde kiraya verildiği de gözetildiğinde davalı tarafça yapılan feshin haksız olduğu kabul edilerek, sözleşme içeriğine göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı görülerek Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamı üzerine Dairemizce HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca duruşma açılarak taraf beyanları alınmış, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma kararına uyulması halinde, bozma ilamı kapsamında inceleme yapılması ve karar verilmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 520/1. Maddesine göre, simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. TBK’nın 521. maddesine göre de, simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır.Taraflar, asıl akit kurulmamış olsa bile, ücret ödenmesini kararlaştırabilirler. Simsarlık sözleşmesinin, 5.8. Maddesi, \"sözleşme şartlarının ... tarafından yerine getirilmesine karşın, müşteri işbu sözleşmenin 5.5,5.2,5.3,5.4,5.5,5.6, ve 5.7 maddelerindeki taahhüt ve yükümlülüklerine uymaması ve sözleşmenin bozulmasına neden olması halinde, müşteri ...'a 3. maddede belirlenen hizmet bedeli/ücretin tamamını ödemekle yükümlüdür. ...'ın sözleşmeden doğan ücret alacağını talep ile birlikte tahakkuk edecek ücret kadar bedeli müşteri ifaya ekli cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder\"; yine sözleşmenin 6.1. maddesi, \"işbu sözleşmenin süresi taraflarca imzalandığı tarihten itibaren 12 aydır. Müşteri, bu süre içinde sözleşmeyi haklı veya mücbir sebebi olmaksızın feshedemez. Feshettiği takdirde müşteri ...'a 5.8. maddede belirtildiği şekilde; 3. Maddede belirlenen ücretin tamamını ve bu ücret kadar bedeli ifaya eklenmiş cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder.\" şeklinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin 6.2 maddesi uyarınca, sözleşme süresi 01/09/2014 tarihine uzamış olup, sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği hususu gelinen aşamada ihtilaf konusu değildir. Simsarlık sözleşmesi sonrasında asıl sözleşmenin kurulmadığı da sabittir. Ancak, müşterinin taahhüt ve yükümlülüklerine uymaması ya da haklı veya mücbir sebebi olmaksızın sözleşmeyi feshetmesi halinde simsarın ücrete hak kazanacağı düzenlenmiştir. Davalı sözleşmeyi haksız feshettiğine göre, davacı, sözleşme ile kararlaştırılan ücrete hak kazanmış durumdadır. Sözleşmede yıllık kira ücretine ilişkin bir düzenleme bulunmasa da ilanlarda 120.000 USD belirtilmiş olup,17/04/2018 tarihinde sunulan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi aylık 90.000,00 USD teklif bulunduğu değerlendirildiğinde bu miktar esas alınarak ücretin belirlenmesi gerekir. Buna göre bilirkişi tarafından KDV dahil ücret alacağı 174.337,00 USD olarak hesaplanmıştır. Ancak, davacı tarafça fazlaya dair haklar saklı tutularak 5.000,00 USD ücret alacağı talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak ücret alacağının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.TBK'nın 179/2. Maddesi, ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir, şeklindedir. Sözleşme davalı tarafça haksız feshedildiğine ve sözleşmede haksız fesih halinde ücret alacağı kadar ifaya ekli cezai şart ödeneceği düzenlendiğine göre talep edilen cezai şartın koşulları da oluşmuş bulunmaktadır. Ancak, davacı tarafça fazlaya dair haklar saklı tutularak 5.000,00 USD cezai şart alacağı talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak cezai şart alacağının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.TBK'nın 117. maddesine göre, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.Davaya konusu ücret ve cezai şart alacağına ilişkindir. Aksine bir sözleşme olduğu veya taraflarca vade belirlendiği iddia ve ispat edilmediğine göre, davalının, davacının muhatabına 03/08/2016 tarihinde tebliğ olunan Beyoğlu ... Noterliği'nin 01/08/2016 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile verilen 7(yedi) günlük sürenin geçmesiyle 11/08/2016 tarihinde temerrüde düşmüştür. Davacı alacağına temerrüt tarihinden itibaren 3095 SY'nin 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanması gerekir.Yargıtay bozma kararı kapsamında yapılan yargılama sonunda, dosyada mevcut deliller, yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya mündericatı değerlendirildiğinde; davalının sözleşmeyi haksız feshettiği ve ücret ile cezai şart alacağından sorumlu olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davanın KABULÜ ile, 5.000,00 USD ücret alacağı ile 5.000,00 USD cezai şart alacağına 11/08/2016 tarihinden itibaren 3095 SY'nin 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Başlangıçta peşin olarak alınan 601,68 TL harcın  alınması gerekli olan 2.405,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.803,92 TL karar ve ilam harcının davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu  başvuru harcı 29,20 TL, peşin harç 601,68 TL, posta ve tebligat gideri 176,50 TL, bilirkişi ücreti 2.350,00 TL olmak üzere toplam 3.157,38 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama masraflarının kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 7-Kanun Yolu Aşamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça kanun yolu aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL ile posta ve tebligat gideri 442,1‬0 TL olmak üzere 590,7‬0 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davalı tarafından istinaf başvurusu sırasında peşin olarak yatırılan 300,84 TL harcın, alınması gerekli olan 1.202,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 901,96 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, d-Davalı tarafından kanun yolu aşamasında yapılan yargılama masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.   28/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6beb8c474904246e","SID":"c16ddaadeb42c8ca"}}