{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 15/10/2020<br><br>DAVACI\t: ...\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...  ...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...  ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/10/2023<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili, davalı borçlu ile müvekkili firma arasında ticari ilişki söz konusu olup borçlu şirketin müvekkilinden mal ve hizmet satın aldığını, müvekkili firmanın işin tamamını eksiksiz yaparak teslimi gerçekleştirdiği halde davalı tarafın fatura bedellerini ödemediğini, ... 17.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile cari hesap alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, davalı tarafın takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili, davacı taraf  ile imzalanan 25/06/2015 tarihli sözleşmenin 3. nolu şartları başlıklı maddesi ile 1 EURO=3TL olarak sabitlendiğini ancak davacı firmanın faturalarını günlük kurdan düzenlediğini, müvekkili şirketin açık sözleşme hükmü karşısında davacı tarafın sözleşmeye aykırı fatura keseceğini tahmin etmediğinden faturaları ticari kayıtlarına işlediğini ve belirli peridolarda ödemeleri yaptığını, durumun fark edilmesi üzerine önce sözlü daha sonra mail yoluyla sözleşmeye aykırı faturaların davacı firma tarafından düzeltilmesi veya fazla kesilen fatura bedelleri karşılığında müvekkili şirket tarafından iade faturası kesilmesinin gündeme getirildiğini ancak davacı firmadan yanıt alınamadığını, müvekkili şirket tarafından fazladan ve sehven 107.659,98 TL ödendiğini, bu miktarın geri ödenmesi için 19/03/2018 tarih ve 04605 yevmiye nolu ihtarnamenin keşide edildiğini, halen ödemenin yapılmadığını savunarak davanın reddi ile müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, her iki tarafın defter incelemesi deliline dayandıkları nazara alınarak taraf defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, bilirkişi raporunda takibe dayanak yapılan faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kayden 42.079,19 TL alacaklı göründüğü, TTK 21/2 maddesi hükmü gereğince de davalı tarafın yasal süre içerisinde faturanın içeriğine itiraz etmediği, yıllara ait ticari defter kayıtlarında iade faturası düzenlendiğine dair bir kaydın olmadığının tespit edildiği, davacı tarafın davasını yeterince ispat ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ... 17.İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 42.079,19 TL asıl alacak üzerinden devamına, itirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu değerlendirilerek davalı-borçlunun asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davalı vekili, bilirkişi raporuna göre davacı şirketin kamera satımlarıyla ilgili fatura tutarlarının hesaplanmasındaki günlük kur ile taraflar arasında imzalanan 25/06/2015 tarihli sözleşmenin 3. maddesindeki 1 EUR=3 TL tutar ile hesaplanması durumunda oluşan farkı gösteren tabloya göre arada oluşan farkın 107.659,98TL olduğunu, yani davalı müvekkili şirketin davacı şirkete borçlu değil aksine alacaklı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin gayet açık olup sözleşmenin 3 nolu \"Şartları\" başlıklı maddesi ile 1 EURO=3TL olarak sabitlendiğini ancak davacı tarafın kötü niyetli bir şekilde faturaları, sabitlenen kur ile değil günlük kur'a göre düzenlediğini ve müvekkili şirkete gönderdiğini, davacı tarafın sözleşmeye aykırı şekilde fatura keseceğini tahmin edemediğinden ve beklemediğinden müvekkilinin faturaları ticari kayıtlarına işlediğini ve belirli periyotlarla da ilgili ödemeleri yaptığını, durum fark edildiğinde müvekkili şirket tarafından 22/01/2018 tarih ve 2664 sayılı fatura kesilerek davacı tarafa fazladan ve sehven ödenen 107.659,98TL'nin ödenmesinin talep edildiğini ancak ödenmediğini, talep haksız olduğundan icra inkar tazminatına da hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup davalı vekilince karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İtirazın iptaline konu  ... 17.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 43.017,24 TL asıl alacak, 8.641,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.658,40 TL açık hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. <br>Davacı, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca mal tesliminin gerçekleştirilerek davalı borçluya fatura tanzim edildiğini ancak fatura bedellerinin ödenmediğini iddia etmekte olup davalı, faturaların taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine aykırı olarak sabit kur üzerinden düzenlenmeyip günlük kur üzerinden düzenlendiğini, bu durumun fark edilmeyerek faturaların ticari defterlere işlendiğini savunmaktadır.<br>Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın ticari defterleri uyarınca davacının, davalından 31/12/2107 tarihli kapanış fişi uyarınca 42.079,19 TL alacaklı olduğu, davalı tarafı ticari defterleri uyarınca da 31/12/2017 tarihli kapanış fişi uyarınca 42.079,19 TL borçlu olduğu, davacı tarafça 2016-2017 yıllarında kamera alımları ile ilgili düzenlenen satış faturalarının günlük TCMB Euro satış kuru ile hesaplandığı,  1 Euro =3 TL üzerinden hesaplama yapılması durumunda ise faturalarda 107.659,98 TL fark oluştuğu tespit edilmiştir. <br>Taraflar arasında 25/06/2015 tarihinde toplam 236 adet kameranın 205.716 Euro karşılığında satışı ve teslimine ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 3.maddesinde \"İşbu satış sözleşmesine konu tüm emtianın toplam satış bedelini 205.716 Euro'dur. Bu bedelin anlaşma tarihi itibariyle taraflarca müştereken varılan mutabakatla sabitlenen kur (1 Euro=3 TL) üzerinden TL karşılığı 617.149 TL'dir. Taraflarca kararlaştırılan bu bedelin ödemesi toplamda aşağıda detaylı listelenen ve tanzim tarihleri bu sözleşme ile aynı olan 13 adet senet ile gerçekleştirilecektir. Senetler ödemeyi gerçekleştirmek için alınmış olup teminat senedi değildir\" şeklinde düzenlemenin yer aldığı görülmektedir.<br>Bu itibarla somut uyuşmazlıkta, taraf defterleri uyarınca davalı taraf, davacıya 42.079,19 TL borçlu olarak gözükmekte ise de; davacı tarafça kesilen ve taraf defterlerine işlenen faturaların günlük TCMB Euro satış kuru üzerinden hesaplandığı, oysa taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca döviz kurunun sabitlendiği, bilirkişi raporunda sözleşme hükümleri uyarınca 1 Euro=3 TL tutarından hesaplama yapılması durumunda oluşan fatura bedeli farkının 107.659,98 TL olduğunun tespit edildiği nazara alındığında, davacı tarafça sözleşme hükümlerine aykırı olarak günlük Euro kuru üzerinden fatura tanzim edildiği ve dava konusu açık hesap ilişkisi nedeniyle davalının davacıya borçlu olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görülmüştür.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine ve hazineden tahsil edilen arabuluculuk ücretinin haksız çıkan davacıdan tahsiline dair yeninden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>\t<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;    <br>    I-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;<br>1-) Davanın reddine,<br>2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  269,85 TL karar harcının davacı tarafça peşin yatırılan 476,34 TL harçtan mahsubu ile  hazineye irat kaydına, bakiye 206,49 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, <br>3-) Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-) ... Arabuluculuk Bürosunun... büro ve .../... arabuluculuk numaralı dosyasında arabuluculuk masrafı olarak yapılan 1.320,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, bu hususta 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca gerekli işlemlerin ilk derece mahkemesince icrasına, <br>5-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilemesine,<br>6-) Taraflarca yatırılan gider/delil avansından kullanılmayarak arta kalan kısmın kararın kesinleşmesine müteakiben ve talebi halinde taraflara iadesine,<br><br>II-) İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar ve ilâm harcının talep halinde ilk derece mahkemesince istinaf kanun yoluna başvuran davalıya iadesine,<br>III-) Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 148,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>IV-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>V-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.   16/10/2023<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imza<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f99d0c193d3c51bb","SID":"619152de47244835"}}