{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi\t: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi                          <br>Tarihi: 21/12/2022<br>Davanın Türü: Alacak (Eser Sözleşmesi) <br>Karar Yazım T: 12/06/2025<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, davalı ile yaptıkları eser sözleşmesi gereği Manavgat ilçesindeki ...arazisinde yer alan özel villanın ahşap işleri ve imalatının davalı yüklenici tarafından yapılacağı, imalatın davalı tarafından yapıldığını, ancak ayıplı ve eksik imalat bulunduğu, bunların fotoğraflandığını, ayıpların davalıya ihbar edildiğini ancak sonuç alınamadığını, ayıplı ve eksik imalattan kaynaklanan zararlarının tazminini talep ve dava etmiştir. <br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevabında, davaya konu edilen ürünlerin 2018 yılında imalat ve montajının tamamlanarak teslim edildiğini, teslim edilen ürünlere ilişkin fatura düzenlendiğini, tam ve ayıpsız teslim yapıldığını, davanın reddini talep etmiştir. <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, eserin tesliminden sonra eksik ve ayıplı iş bulunduğunu ispat, işveren üzerinde olup, kural olarak her türlü delil ile ispat edilebileceği, davacının delillerinin incelenmesinde 20 Mayıs 2020 tarihli tespit raporuna dayanmış olup, başkaca bir delil sunmadığının anlaşıldığı, 20 Mayıs 2020 tarihli tespit raporunun ise, herhangi bir resmi merci tarafından hazırlanmadığı, davacının sunmuş olduğu 08/11/2022 tarihli beyan dilekçesinden anlaşılacağı üzere davacı tarafça hazırlandığının anlaşıldığı, keşif tarihi itibariyle ise, davalı tarafından yapılan imalatta herhangi bir eksik ve ayıplı bir iş bulunmadığı, kural olarak sözleşme fesh edilmediği müddetçe imalatların yüklenici tarafından yapıldığı karinesi bulunmakta olup, davacı defterindeki dava dışı şirkete kesilen faturanın tek başına ayıplı ve eksik işi ispatlar nitelikte olmadığı anlaşıldığından, ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davacı vekili, bilirkişi raporunun kendi iddialarını doğrulamasına rağmen davanın reddinin hatalı olduğu, ayıbın kanıtlandığı, oluşan zarardan davalının sorumlu olduğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, ayıplı ve eksik imalat iddiasından kaynaklanan alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.<br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca imalatların tamamlandığının yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuyla belirlenmiş olmasına, sözleşmenin ayakta olduğu dönemde yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığı konusunda karine bulunmasına, bu karinenin aksinin de iş sahibi tarafından yazılı delilerle ispatlanamamış olmasına, ihtarnameden sonra yaptırılmış bir delil tespiti bulunmamasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>V. KARAR<br>1)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, <br>2)Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın istinaf yoluna başvuran davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3)Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Dairemize ya da Dairemize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 12/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"915fc7c5ac115075","SID":"b7032a1129b095c4"}}