{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/551 <br>KARAR NO\t: 2025/794<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17.01.2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/467 Esas 2023/32 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 12.06.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 18.06.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.02.2018 tarihinde, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası  ile sigortalı aracın yapmış olduğu tek taraflı kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, yolcu konumunda bulunan davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, SGK tarafından karşılanmayan ve 6111 Sayılı Kanun kapsamı dışında kalan zorunlu ve kaçınılmaz harcamaların davalı ... şirketinin sorumluluğunda bulunduğunu, başvuruya rağmen ödemenin yapılmadığını, bakıcı giderinin de ödenmediğini belirterek davanın kabulü ile şimdilik 1.100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan ve fatura edilmeyen tedavi gideri tazminatı ve bakıcı gideri tazminatının davalının temerrüt tarihi olan 24.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 10.11.2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 26.005,15 TL tedavi gideri tazminatı, 40.286,19 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 66.291,34 TL 'ye yükseltmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sigorta tahkim komisyonuna yapılan başvuru sonucunda tam teminatın davacı tarafa ödendiğini, davalı şirketin tedavi giderleri, geçici iş göremezlik ve geçici iş göremezlik dönemi geçici bakıcı talepleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, tedavi gideri ve bakıcı giderlerinin SGK sorumluluğunda olduğunu, mahkeme aksi kanaate ise davacının yapmış olduğu ve SGK tedavi gideri dışında kalan tedavi giderlerini faturalandırarak ispat etmesi, geçici bakıcı talebi var ise bu dönemde bakıcı yardımı aldığını belgelendirmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının talep ettiği tedavi giderlerine ilişkin olarak konusunda uzman doktor bilirkişisinden, davacının kazadaki yaralanması ile tedavisinin mahiyeti, tedavi süresi ve şekli ile tedavi belgeleri dikkate alınmak suretiyle, tedavi sürecinde yapılması muhtemel olan ve KTK'nın 98.maddesi kapsamında kalmayan, belgelendirilmiş ve/veya belgelenmemiş tedavi giderlerinin miktarı ve diğer harcamaları konusunda rapor tanzimi istendiği, 03.11.2022 tarihli hekim bilirkişi raporunda, tedavi giderleri olarak refakatçi ücretleri, hastanın tedavisi sırasında refakat emel ihtiyaçları, yol ücretleri, ilaç fark bedelleri, katkı payları, tedavisi sırasında kullandığı ortez malzemeleri, fizik tedavi giderleri esas alınarak 26.005,15 TL hesaplama yapıldığı, davacının maluliyeti ve bakıcı ihtiyacı süresi yönünden ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %70 oranında olduğu, bakıcı ihtiyacı süresinin 18 ay olarak belirlendiği, bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, 40.286,19 TL bakıcı gideri hesaplandığı, alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 26.005,15-TL tedavi alacağı ile 40.286,19-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 66.291,34-TL tazminatın 24.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre tedavi giderlerinden ve bakıcı giderinden SGK’nın sorumlu olduğunu, davacı tarafından bakıcı tutulduğu çalıştırıldığına dair resmi belge, hizmet dökümü vb. evraklar sunulmadığını, bu nedenle bakımın aile için bakım olarak değerlendirilerek net asgari ücreti üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, ulaşım hesaplamasının farazi yapıldığını, yapılan giderlere ilişkin fatura, makbuz sunulmadığını, fizyoterapist giderinin dolaylı giderlerden olup teminat kapsamında olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek tedavi gideri ve bakıcı gideri talep etmiştir.<br>\tDavacının, dava konusu kaza nedeniyle gördüğü tedaviye ilişkin olarak SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin davalıdan tahsilini talep etmiş olup talep edilen bu zararın miktarı TBK'nın 50/2. maddesi ve 51. maddesine göre belirlenmelidir. Bu durumda mahkemece, tedavi giderleri konusunda uzman doktor bilirkişiden, davacının kazadaki yaralanmasının niteliği, tedavisinin mahiyeti, tedavi süresi ve şekli ile tedavi belgeleri dikkate alınmak suretiyle, tedavi sürecinde yapılması muhtemel ve belgelenmemiş tedavi giderlerinin miktarı konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınması gerekmektedir. <br>\tMahkemece, belgelenemeyen tedavi giderlerine ilişkin olarak doktor bilirkişiden rapor alınmış ise de, raporda tedavi giderleri içinde \"refakatçi gideri\" masrafına da yer verildiği görülmüş olup refakatçi giderinin bakıcı gideri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği halde  hem tedavi gideri kapsamında refakatçi giderine hem de  aynı zamanda bakıcı giderine hükmedilmiş olması  doğru görülmemiştir.<br>\tAyrıca, raporda, davacı tarafça dosyaya sunulan ve davacının ulaşım hizmetini yapan ...ile ... tarafından tanzim edilmiş tutanak esas alınarak davacının tedavi aşamasında 58 gün fizyoterapiste gittiği kabul edilerek bu süre için ulaşım gideri hesabı yapılmışsa da, raporda davacının kazadan kaynaklanan yaralanması nedeniyle iyileşmesi için fizyoterapi tedavisi görmesi gerekip gerekmediğinin, doktoru tarafından önerilip önerilmediğinin, fizyoterapi tedavisi gerekiyor ise ne kadar süre bu yönde tedavi görmesi gerektiğinin incelenip değerlendirilmediğinden bu yönüyle de bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.<br>\tBu durumda mahkemece, davacının talep ettiği tedavi giderlerine ilişkin olarak davacının yaralanmasının şekli ve niteliğine göre uzman doktor bilirkişiden, davacının kazadaki yaralanması ile tedavisinin mahiyeti, tedavi süresi ve şekli ile tedavi belgeleri dikkate alınmak suretiyle, dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle illiyet bağı bulunan, tedavi sürecinde yapılması zorunlu olan ve KTK’nın 98. maddesi kapsamında kalmayan, belgelendirilmiş ve/veya belgelenmemiş tedavi giderlerinin miktarı konusunda (refakatçi giderleri dahil edilmeden) hesaplama yapılması, davacının kazadan kaynaklanan yaralanması nedeniyle iyileşmesi için fizyoterapi tedavisi görmesi gerekip gerekmediğinin, doktoru tarafından önerilip önerilmediğinin, fizyoterapi tedavisi gerekiyor ise ne kadar süre bu yönde tedavi görmesi gerektiğinin incelenip değerlendirilmesi ve buna göre fizyoterapi için gerekli ulaşım giderinin hesaplanması hususunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hüküm kurmaya elverişli bulunmayan bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. Maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\t5-Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2023/2613 esasına yatırılan 125.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Katip ...<br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23222ce908a87a1a","SID":"2ba49e10165135ab"}}