{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: .... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t\t: ....<br>KARAR TARİHİ\t: 02/10/2019<br><br>DAVACI\t: ...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... ....<br>\t....<br>VEKİLLERİ\t: Av. .......<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/10/2023<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında davalı şirketin kuruluşundan itibaren 2015 yılının 9.ayına kadar devam eden ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında akdedilmiş hizmet sözleşmesi uyarınca davalı şirkete satışı gerçekleştirilen karton vb. ürünler ile depolama hizmeti, dilimleme, lamine işlemi, lamine dilimleme, nakliye ve yükleme işlemlerine ilişkin olarak faturalar kesildiğini, davalı şirketin taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi 20/08/2015 tarihli ihtarname ile fesih ettiğini, buna müteakiben müvekkili şirketçe kesilen ve davalıya tebliğ edilen 04/09/2015 tarihli ve 609701 sıra numaralı 367.641,35 TL bedelli,  .... sıra numaralı 167.914 TL bedelli, 609703 sıra numaralı 1.008.975,93 TL bedelli faturaların davalı tarafça kabul edilmeyerek iade edildiğini, cari hesap bakiyesine istinaden başlatılan takibe davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini, müvekkili şirket tarafından 2015 yılı Mart ayında 33.679,5 kg, Nisan ayında 230.805,5 kg, Mayıs ayında 161.113 kg ve Haziran ayında da 524.473,5 kg olmak üzere toplamda 950.071,5 kg gri kartonun davalı şirketin talepleri doğrultusunda satışı yapılmak suretiyle tesliminin gerçekleştirildiğini, sözleşmenin feshi üzerine ödemesi yapılmamış olan 950.071,5 kg'lık gri karton satışına ilişkin faturanın 04/09/2015 tarihinde kesilerek davalı şirkete gönderildiğini, malların teslim edildiğinin teslim fişleriyle sabit olduğunu, yine müvekkili şirket tarafından 2014 yılı yaz aylarından itibaren davalı şirket için dilimleme, lamine, lamine dilimleme, depolama, nakliye ve boşaltma hizmetleri de verildiğini, aradaki ticari ilişkinin iyi olmasına istinaden müvekkili tarafından bir fiyat mutabakatı yapılmadan söz konusu işlemlerin müvekkilince yerine getirildiğini, davalı şirketin satış ve pazarlama sorumlusu .... .... ile söz konusu hizmetlere ilişkin yazışmalar yapıldığını ve en son 23/07/2015 tarihinde mail yoluyla mutabık kalınarak fiyatların belirlendiğini ileri sürerek davalı hakkında .... 20.İcra Müdürlüğünün ..../.... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, Belçika menşeili olan müvekkili şirketin kendileri için yabancı bir yatırım bölgesi olan Türkiye’de bulunmanın verdiği dezavantajı giderebilmek adına davacı ile bir hizmet sözleşmesi  imzaladığını ve bu çerçevede davacıyı temsilen .... .... müvekkili şirketin genel müdürü sıfatıyla hareket ettiğini, davacının ortağı ve aynı zamanda yetkilisi olan .... .... da müvekkil şirket bünyesinde muhasebe müdürü sıfatıyla faaliyet gösterdiğini, ancak davacı şirket yetkilileri tarafından akdedilen hizmet sözleşmesinin ihlal edildiğinin tespiti üzerinde sözleşmenin sona erdirildiğini, müvekkili ile davacı şirketin  20/11/2012 tarihli hizmet sözleşmeden kaynaklı ilişkisi sebebiyle müvekkili şirkete ait bir kısım malların, davacı şirkete ait .... .... .... Mah. 113. Sok. No:21 adresinde bulunan fabrikasında depo edildiğini, 02/01/2015 tarihli davacı ortak ve yetkilisi .... .... tarafından onaylanan müvekkili şirketin davacı şirkette bulunan mallarının miktarına dair belgeye göre müvekkili şirketin 820.345,5 kg gri karton, 122.000 kg cima ve 17.938 kg Kraft 40*80*100 tava cinsi malı bulunduğunu, bu depolama hizmeti için, davacı tarafa .... sıra nolu 4.720,00 TL bedelli faturaya istinaden ödeme yapıldığını, isimsiz imzalar ile teslim alındığı görülen gerçekliği şüpheli dokümanların gerçekten müvekkili şirket elemanlarınca teslim alınmışsa en fazla davacının fabrikasında bulunan müvekkili şirket malının  davacı şirketten peyderpey teslim aldığını gösteren dokümanlardan ibaret olduğunu, zaten davacıdan alınmış bir hizmet veya mal olması durumunda bunun irsaliyesinin olması gerektiğini,  çoğu tarihsiz olan ürün çıkış fişi üst başlıklı resmi bir niteliği olmayan neye ilişkin olduğu belirsiz, imzasız fişlerle ilişkilendirilmiş imzaların doğruluğu dahi şüpheli, belge bile denemeyecek dokümanlarla müvekkiline satış gerçekleştirildiği iddiasının kabul edilemez olduğunu, 950.071,5 kg malın irsaliyesiz satılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirket eski çalışanı .... .... tarafından davacı çalışan .... .... gönderilen elektronik postanın dava konusu 3 adet faturayla ilişkisini gösteren hiçbir ibare bulunmadığını, 23/07/2015 tarihli yazışmadan anlaşılanın ........ .... 01/07/2015 tarihi itibariyle bazı işlerle ilgili fiyat teklifine bir anlaşma olması durumunda yani müvekkili şirketçe bir sipariş olması durumunda, işin işleyişinin nasıl olması gerektiği ve teklifteki bedellerin uygun olup olmadığını içeren genel bir teklif cevabından ibaret olduğunu, davacı dilekçesinde zaten faturaların 2015 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran aylarına dair gri karton satışından kaynaklandığının beyan edildiğini, bu durumda 01/07/2015 tarihinden itibaren geçerli olacak teklifin bu faturalarla bağlantısının söz konusu olmadığını, gerçekte 479.648,50 TL alacaklı olan tarafın müvekkil şirket olduğunu savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>           <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacının, davalı tarafa 2015 yılı Mart ayında 33.679,50 kg, Nisan ayında 230.805,50 kg, Mayıs  ayında 161.113 kg ve Haziran ayında 524.473,50 kg olmak üzere toplam 950.071,50 kg gri kartonu satarak teslim ettiğini ileri sürdüğü, bu hususun ispatı bakımından bir kısım teslim fişleri sunduğu, aynı zamanda davacının davalıya 2014 yılı yaz aylarından itibaren dilimleme, lamine, depolama, nakliye ve boşaltma işlemlerine ilişkin olarak hizmet verdiğini ve bu hizmet dolayısıyla da alacaklı bulunduğunu ileri sürmekte olup davalı tarafın davacının ileri sürdüğü hususları kabul etmediği, iddiaları inkar ettiği, davacının düzenlemiş olduğu üç faturadaki hizmetin ve satıma konu malların davalıya teslimini ispat etmesi gerektiği, davacı tarafça bu yönde sunulmuş bir yazılı delil bulunmadığı, taraflar tacir olduğundan ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, tarafların kayıtlarının ihtilafsız döneme ilişkin içeriğinden taraflar arasında bir kısım hizmet faturalarının ve satış faturalarının bulunduğu ancak ticari ilişkide ağırlıklı olarak hizmet faturalarına yer verildiği, yargılamaya konu faturaların ise taraf defterlerinde ihtilaflı olduğu, davacı tarafın düzenlemiş olduğu faturaların davalı tarafça iade edildiği, bu şekilde bu faturalara konu mal ve hizmetin verildiğinin defter ve kayıtlardan anlaşılamadığı, davacı tarafların mail yazışmalarına dayandığı ve bunun yazılı delil başlangıcı olduğunu ileri sürerek bu hususta tanık bildirdiği, davacının bildirdiği .... ve .... isimli tanıkların beyanlarında özet olarak davalının yurt dışından ithal ettiği ürünlerin (kağıt ve gri karton) davacı tarafından lamine ve dilimleme işlemlerinin yapıldığını beyan ettikleri ancak satıma konu olan mallarla ilgili olarak herhangi bir bilgi vermedikleri, yine teslim fişleri ile ilgili olarak bunların yazılı delil başlangıcı olduğu, bunlarında da tanıkla ispatlanabileceği ileri sürülmüş ise de taraflar arasındaki sözleşmede dilimleme, lamine ve depolama hizmetinin de yer aldığı, tanık anlatımlarından da belirtildiği üzere bu işlemler sonrası hizmetin verildiği malların davalıya iade edildiği, teslim fişlerindeki malların davacının düzenlemiş olduğu  950.071,50 kg gri karton satışına ilişkin 04/09/2015 tarihli 1.008.975,93 TL tutarlı faturada yer alan mallar olduğuna dair dosyada herhangi bir somut delil ve kayıt bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin doğası gereği depolanan yahut işlem gören malların davalıya tesliminin söz konusu olduğu, teslim fişlerinde teslim edilen malların satılan mallara mı yoksa verilen hizmet sonrası iade edilen mallara mı ilişkin olduğuna dair hiçbir veri bulunmadığı, davacının davalıya 950.071,50 kg miktarında 1.008.975,93 TL tutarında gri karton sattığını ve teslim ettiğini ispatlayamadığı, taraflar arasındaki hukuki ve ticari ilişkinin süresi içerisinde tarafların kayıtlarından bir takım alış verişlerin yapıldığı anlaşılsa da davacı tarafın davaya konu ettiği  04/09/2015 tarihli 367.641,35 TL'lik (dilimleme, lamine, nakliye hizmetine ilişkin), 04/09/2015 tarihli 167.914,00 TL'lik (depolama hizmetine ilişkin) ve 04/09/2015 tarihli 1.008.975,93 TL'lik (950.071,50 kg gri karton satışına ilişkin) faturalardaki mal satımlarının ve verilen hizmetleri ispatlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, müvekkilinin alacağına esas teşkil eden dava dilekçesi ve 15/06/2015 tarihli delil dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edilen tüm deliller toplanmadan tahkikatın sona erdirilip sözlü yargılama aşamasına geçildiği ve eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini, ibraz edilen delillerin tamamının incelenmediğini,  asıl ve ek bilirkişi raporunda fatura ve teslim tutanağı gibi dayanak belgelerin incelenmediği, 17/04/2019 tarihli celsede \"teslim alanların davalı çalışanı olduğuna dair kayıtların da sunulabileceği\" belirtildiği ve bu husus, davalı vekilinin beyanının aksine delillerin daha önceden dosyaya sunulması nedeniyle yeni delil ibrazı olarak değerlendirilemeyeceği halde teslim konusundaki delillerin incelenmeden sözlü yargılamaya geçilerek davanın reddine karar verildiğini, mal tesliminin bir hukuki işlem değil, maddi olgu olup tanık dahil her türlü delille ispat edilebileceği, yazılı delille ispat zorunluluğu kapsamında olmadığı,  malların tesliminin dosyada bulunan ve davalı çalışanlarının imzasını içeren teslim fişleri ile sabit olduğunu, tarafların teslim fişlerinin yer aldığı 2015 Mart- 2015 Ağustos tarih aralığındaki mali kayıtları incelendiğinde davalıya teslim edilen ürünlerin bedelini karşılayacak işlenmiş herhangi bir toptan satış faturasının olmadığını, ilgili dönemdeki ihtilafsız toptan satış fatura bedellerinin toplamının dahi teslim edilen ürün bedellerini karşılamadığını, teslim fişlerinin HMK'nın 202. maddesi gereğince yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup bu fişlerde teslim alan olarak imzası bulunan kişilerin tanık olarak dinlenilmesi gerektiğini  ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. <br>Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup davacı vekilince yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Davacı taraf taraflar arasındaki hizmet ve satım sözleşmelerine istinaden düzenlenen faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürmekte olup davalıya karton sattığını, depolama, dilimleme, lamine işlemi, nakliye ve yükleme hususunda hizmet verdiğini ve dava konusu faturaları tanzim ettiğini ileri sürmekte olup davalı taraf söz konusu faturalara ilişkin mal ve hizmetlerin alındığını inkar etmekte olup dava konusu faturaların davalı tarafça iade edildiği, davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır.<br>Uyuşmazlık, davacı tarafça alacağa dayanak yapılan 04/09/2015 tarihli 367.641,35 TL'lik (dilimleme, lamine, nakliye hizmetine ilişkin), 04/09/2015 tarihli 167.914,00 TL'lik (depolama hizmetine ilişkin) ve 04/09/2015 tarihli 1.008.975,93 TL'lik (950.071,50 kg gri karton satışına ilişkin) faturalardan kaynaklanmaktadır.<br>Somut olayda dava ve takip konusu faturalardaki malların teslim edildiği/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü davacı tarafta olup mal tesliminin ve hizmet ifasının davacı tarafça yazılı delil ile ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı taraf, satım sözleşmesine konu malların teslimine ilişkin ürün çıkış fişi suretleri sunmuş ise de taraflar arasında süregelen dilimleme, lamine ve depolama hizmeti de söz konusu olduğu, bu işlemler sonrası hizmetin verildiği malların davalıya iade edildiği ve davacı tarafça dosyaya ibraz edilen ürün çıkış fişlerindeki malların, davacının düzenlemiş olduğu 950.071,50 kg gri karton satışına ilişkin 04/09/2015 tarihli 1.008.975,93 TL tutarlı faturada yer alan mallara ilişkin olduğuna dair dosyada herhangi bir somut delil ve kayıt bulunmadığı, bu suretle davacı tarafça fatura konusu malların davalıya teslim edildiği ve hizmetlerin verildiğine ilişkin iddianın usulüne uygun deliller ile ispat edilemediği, yerel mahkemece davacı tarafça ibraz edilen delillerin toplanarak değerlendirildiği, tahkikat aşaması sona erdikten sonra sözlü yargılamaya geçildiği, ilk derece mahkeme gerekçesinde dayanılan deliller ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br> <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)\tDavacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,<br>3-)\tİstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-)\tİstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>5-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere,  OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 16/10/2023<br><br>\t\t\t\t<br>....<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imza<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"756e84a0542c8917","SID":"007c2d0ed5eac96c"}}