{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/3205 <br>KARAR NO: 2025/1740<br>KARAR TARİHİ: 17/06/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/09/2024<br>NUMARASI: 2024/669 2024/765<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (munzam zarar)<br>Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu\t27. Asliye Hukuk Mahkemesi ile  İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik  kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesince, \"...Eldeki davanın dayanağı olan  İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü 2023/ 31936 Esas ( Eski Esas : 2022/7150 ) sayılı dosyasının dayanağının bono olduğu şu hali ile uyuşmazlığın  6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nunda  düzenlenen kambiyo senedinden(bono) kaynaklandığı, icra takibinin bonodan kaynaklanıyor olması nedeni ile  davacının  talebi hakkında karar verme görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, \"...dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere, davacının iddialarının takip konusu bonoya değil, bononun geç tahsil edilmesine dayandığı, bu hali ile talebin alacak değil tazminat olup, maddi zarar diye tabir edilen kalemin aslında munzam zarar olduğu, davacının ayrıca alacağını geç tahsil etmesinden kaynaklı süreçte manevi zarar uğradığını iddia ettiği, bu kapsamda takibe esas bono ile ilgili taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, tarafların gerçek kişi olup, tazminat davası niteliğindeki davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu değerlendirilmekle mahkememizin görevsizliğine...\" gerekçesiyle görevsizlik  yönünde karar vermiştir.6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesinde “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır.  Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Dava, kambiyo senedine bağlanan alacağın geç ödenmesinden mütevellit munzam zarar istemine ilişkindir. Kambiyo senedinin  bir ticari işletme faaliyeti kapsamında verildiği veyahut tarafların gerçek kişi tacir olduklarına dair dosya kapsamında bir bilgi bulunmamaktadır. Tam aksine davacı adli yardım talebinde bulunurken SGK'lı işçi olduğunu beyan etmektedir. Taraflar arasındaki ihtilaf, TTK'da düzenlenen kıymetli evraka ilişkin hükümlere göre değil, BK 122. madde uyarınca çözümlenecektir. Bu durumda, mutlak veyahut nisbi nitelikte ticari dava niteliğinde olmayan davaya bakmak görevi asliye hukuk mahkemesine ait bulunmaktadır.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince  İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 17/06/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac28ef1247cadb68","SID":"5e10fb22ca9ef779"}}