{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 02/06/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 25/02/2025<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 02/06/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili şirketin, ... ili ... ilçesinde bulunan fabrikasında zeytin peleti ve yağı imalatı işi ile iştigal olduğunu, müvekkili şirket tarafından, bu fabrikada kullanılmak üzere davalının imal ettiği ve satışa sunduğu \"...\" satın alındığını ve davalı tarafından kurulumu yapılarak Ekim 2023'te müvekkili şirkete teslim edildiğini, satış bedeli olarak davalı şirkete toplam 120.140,00 Euro ödeme yapıldığını, teknik olarak satın alınan malaksörün temel işlevinin, zeytin hamurunu ısıtıp karıştırarak santrifüj makinesine hazır hale getirmek olduğunu, şirket tarafından satın alınan malaksörün kurulumu ve çalıştırılmasının ardından, hamuru ısıtma işlemini yapmadığının müvekkili şirket tarafından tespit edildiğini, bu duruma ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından yapılan teknik muayene neticesinde, davalı tarafından satılan malaksörün su ceketi kalınlığının 10 mm olduğu, diğer emsal firma ürünlerinde ise su ceketi kalınlığının 40 ila 50 mm arasında değiştiğini, bu nedenle davalı tarafından satılan malaksörün ısıtma yapmadığının, yani temel işlevini yerine getirmediğinin ve bu bakımdan ayıplı olduğunun anlaşıldığını, bu durumun derhal  davalı tarafa ihbar edilmesi üzerine, yapılan yazışma ve görüşmeler neticesinde, davalı tarafından ilk önce malaksörün ücretsiz onarımının kabul edildiğini, uzun bir süre müvekkili şirketin çeşitli bahanelerle oyalandığını ancak en son davalı tarafından müvekkili şirkete gönderilen 13/05/2024 tarihli e-mailde özetle, ayıba karşı herhangi bir sorumluluklarının olmadığını ve herhangi bir işlem yapmayacaklarını bildirdiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından Manavgat 6. Noterliği'nin 17/05/2024 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili şirkete satılan \"...\"e ilişkin belirtilen ayıbın 7 iş günü içerisinde makinenin ücretsiz olarak onarımı veya malın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini veyahut malın ayıplı satımı nedeniyle satış bedelinde indirim yapılarak 50.000,00 Euro'nun müvekkili şirkete iadesinin talep edildiğini, davalının cevap vermediğini, Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş numaralı dosyası ile tespit yapıldığını beyan ederek, dava konusu malın ayıplı olması nedeniyle Euro olarak ödemesi yapılan satış bedelinden, ayıp oranında indirim yapılarak indirim bedelinin fiili ödeme tarihindeki TCMB Euro/TL efektif satış kuru karşılığı dikkate alınarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 75.000,00 TL ve davcaının uğramış olduğu kazanç kaybına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 75.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, yetkili mahkemenin Karşıyaka Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ayıp ihbar muayene yükümlülüklerine uyulmadığını, davacının, müvekkili şirkete Manavgat 6. Noterliği'nin 17/05/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderdiğini, bu ihtarname ile malaksörün ayıplı imal edildiğini, bu sebeple satış bedelinde 50.000 Euro indirim yapılması talep ettiğini ancak bu ihtara karşı müvekkili tarafça yanıt verilmediğini iddia ettiğini, oysa bahsi geçen bu ihtarnameye müvekkili tarafça İzmir 15. Noterliği'nde ... yevmiye numaralı 28/05/2024 tarihli ihtarname ile yanıt verildiğini ve ihtarnameye yanıtlarının karşı yana 02/06/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, yokluklarında yapılan tespiti kabul etmediklerini, satışı yapılan makinenin standartlara uygun olduğunu, ayıp bulunmadığını, uzman görüşünün haklılıklarını ortaya koyduğunu, kazanç kaybına ilişkin olarak arabuluculuk görüşmesi yapılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...Davacı kazanç kaybı tazminatı da talep etmiş ise de, 26/07/2024 tarihli arabuluculuk son tutanağında bu alacak kalemine ilişkin bir talep yoktur. Bunun gibi 15/10/2024 tarihli celse de; davacı vekiline kazanç kaybı taleplerine ilişkin arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için bir haftalık kesin süre verilmesine, karar verilmiş ise de, davacı vekili verilen kesin süre içinde arabuluculuk son tutanağını sunmamıştır. Kazanç kaybına yönelik alacak kalemi yönünden arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden buna ilişkin davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı satıma konu ürünlerin ayıplı olduğunu ileri sürmüş ise de, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesinin gerekmesi, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olması, ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin derhal yapılmasının gerekmesi aksi halde alıcı malı ayıp ile beraber kabul edilmiş sayılacak olması, ürünlerde ayıbın sonradan ortaya çıktığının kabulü halinde dahi en geç bu durumdan ilk üretim yapıldığı 15 Ekim - 15 Aralık 2024 tarihleri haberdar olunması, ayıp ihbarının ise derhal yapılmak yerine yaklaşık 5 ay sonra Manavgat 6. Noterliği'nin 17/05/2024 tarihli..yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihbar edilmiş olması, tacirler arasındaki ayıplı mal satışından kaynaklanan uyuşmazlıklarda ayıp ihbarının tanıkla ispatı kabul edilmemesi,  davalı yetkilisinin de davadan önce ayıp ihbarında bulunmadığına dair yemin etmesi, başka bir ifade ile davacının ticari satımlarda muayene ve ihbar külfetine uymaması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesinin uygulanmasının mümkün olmaması nedenleri ile davanın reddine\" gerekçesiyle kazanç kaybı talebi yönünden; HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, sair talepler yönünden esastan reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bahsi geçen ayıbın alelade bir ayıp olmadığını, sadece detaylı teknik bir muayene ile ortaya çıkabilecek gizli bir ayıp olduğunu, müvekkilinin makineyi teslim aldıktan sonra, makinenin hamuru ısıtma işlemini yapmadığını tespit edince davalı şirket yetkililerine durumu bildirdiğini, ancak davalı şirket yetkililerinin, müvekkilini sürekli oyaladığını, müvekkilinin 17/05/2024 tarihinde ihtarname çekmesinin sebebinin, davalı şirketin bu süreçte müvekkili şirketi oyalamasından kaynaklı olduğunu, taraflar arasında makinenin ayıplı olduğuna ilişkin öncesinde görüşmeler olduğunu, mahkemece ayıbın niteliği konusunda hiçbir araştırma yapılmadan ve delilleri değerlendirilmeden davanın reddine karar verildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava,  ticari satımda ayıptan kaynaklı ayıp oranında bedelde indirim hakkına dayalı alacak ve kazanç kaybı istemlerine ilişkindir.<br>Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle kazanç kaybı talebi yönünden davanın usulden, ayıptan kaynaklı talep yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.<br>Davacı tarafça ayıptan kaynaklı alacak istemine yönelik verilen red kararı istinaf edilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Tacirler arasındaki satış ve mal değişimi işlemlerinde öncelikli olarak uygulama alanı bulan TTK'nın 23/1-c maddesinde; \"Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.\" hükmü, TBK'nın 223/2. maddesinde; \"Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Somut olayda, davacı, satın alınan makinenin gereken ısıtmayı yapmadığını iddia ettiğine göre, dayanılan bu ayıp iddiası, muayene ile öğrenilebilecek \"açıkça belli olmayan  ayıp\" niteliğinde olup, TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca, davacının 8 günlük muayene ve ihbar külfeti bulunmaktadır. Makine 19/10/2023 tarihli fatura ile bu tarihte satın ve teslim alınmış, davacının ayıp bildirimi ise bu tarihten çok sonra 17/05/2024 tarihli ihtarname ile yapılmıştır. Bu tarihten önce davalının, davacıya gönderdiği 16/05/2024 tarihli mail içeriğinden ve yine cevap dilekçesine ekli varlığı taraflar arasında ihtilafsız olan 30/12/2023 tarihli WhatsApp yazışmasından, ayıpla ilgili bildirimin davacı tarafça ihtarnameden önce karşı tarafa iletilmiş olduğu anlaşılmakta ise de, bu bildirimin ne zaman yapıldığıyla ilgili herhangi bir delilin dosyada bulunmadığı, dolayısıyla davalının kabul etmemesi karşısında ayıp ihbarının teslimden itibaren 8 gün içerisinde yapıldığını ispat yükünün davacıya ait olduğu anlaşılmaktadır. <br>Davacı tarafça bu konuda davalı tarafa yemin teklif edilmiş ve davalı şirket yetkilisince ihbarın yapılmadığına ilişkin yemin edilmişse de, yalan yere yemin edildiği ile ilgili davacı tarafça yapılan şikayet üzerine soruşturma dosyasının açıldığının iddia edilmesi karşısında, bu soruşturma dosyasının sonucu, eldeki davayı etkileyeceğinden, Mahkemece soruşturma dosyasının celbi sağlanarak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuş davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf başvurusu kabul edilmiştir. <br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2025 tarih ve ... Esas - .l.. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd792ace7109126b","SID":"29768baa570c2e2a"}}