{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/7 Esas<br>KARAR NO: 2025/894<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/07/2021<br>NUMARASI: 2018/510 Esas, 2021/564 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/06/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen danışma ve yönlendirme hizmet sözleşmesi kapsamında müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, hizmet bedeli olarak düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının takipte icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiğini, sözleşmede kararlaştırılan yetkili icra dairesinde takip başlattıklarından ve hizmet bedeli ödenmediğinden davalının icra dairesinin yetkisine ve borca itirazının haksız olduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında; müvekkili şirketin uyarılarına rağmen davacının sözleşme gereği yüklendiği edimlerin hiçbirisini yerine getirmediğini, işin yapılmaması nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını savunarak davanın reddine ve davacının takip miktarının % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar arasında danışma ve yönlendirme hizmet sözleşmesi kapsamında ticari ilişki bulunduğu,  tarafların ticari defterler ve kayıtlarının birbiriyle uyumlu olup, davacı tarafından düzenlenen ve takibe dayanak olan faturaların tarafların ticari defterlerinde kaydedildiği, davalının takip tarihi itibariyle davacıya 78.378,54 TL borcunun bulunduğu, davalı taraf taraflar arasında akdedilen danışma ve yönlendirme hizmet sözleşmesi kapsamında davacının üzerine düşen edimlerin hiçbirini gereği gibi yerine getirmediğini savunmuşsa da, buna ilişkin hiçbir delil sunmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'si oranında (15.675,70 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının müvekkili şirketten edimini ifa etmesini isteyebilmesi için, sözleşme gereği üzerine düşen edimini tam ve eksiksiz ifa etmesi gerektiğini, davacının sözleşmeden doğan hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu durumun tespiti için bilirkişi raporu alınmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasının ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, açık hesap ilişkisi kapsamında bakiye alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından;  davacının 78.378,53 TL asıl alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının yasal süresinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece; yukarıda belirtilen gerekçe ile itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir. 1-İtirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde başlatılmış, usulüne uygun bir takip bulunmalıdır. Somut olayda davacı alacaklının taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan icra dairesi olan İstanbul İcra Dairesinde takip başlatması nedeniyle, yetkili icra dairesinde yapılmış bir takip bulunduğundan Mahkemece işin esasının incelenmesi yerindedir.2-Davalı vekili, davacının sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 222. maddesinin üst başlığı “ Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması “ dır. 222/2. fıkrada, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, 3. fıkrada ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinde ki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğine yer verilmiştir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK’nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK ‘nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay15.HD'nin 2017/1445 Esas, 2018/1438 Karar sayılı kararı) İlk derece mahkemesinde mali müşavir bilirkişiden alınan raporlarda; tarafların 2017 yılı ticari defterlerinin delil niteliğine haiz olduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, her iki tarafın ticari defterlerine göre davacının davalıdan 78.378,53 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Buna göre alınan bilirkişi raporlarına göre; davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine işlediği, davacının incelenen ticari defterlerinin ise usulü uygun tutulup birbirlerini doğruladığı, her iki taraf ticari defterlerinin birbirlerine uyumlu olduğu ve iki taraf ticari defterlerine göre davacının davalıdan  78.378,53 TL alacaklı olduğu, faturaları itiraz etmeden ticari defterlerine kaydeden davalının faturalara konu hizmeti almadığını ispatlayamadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinnce  davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/510 Esas,  2021/564 Karar sayılı ve 14/07/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.338,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 723,10 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.26/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"965c723bbd401136","SID":"01641f0766a5b5fc"}}