{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/596 Esas<br>KARAR NO: 2025/866<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/01/2025<br>NUMARASI: 2024/325 Esas, 2025/40 Karar<br>DAVA: 6361 SAYILI FİNANSAL KİRALAMA, FAKTÖRİNG VE FİNANSMAN ŞİRKETLERİ KANUNUNDAN KAYNAKLANAN (Alacak)<br>KARAR TARİHİ: 19/06/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili banka ile davalı müflis şirket arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, davalının kredi borcu taksitlerini aksatması üzerine 26.03.2019 tarihli ihtarname ile borcun ödenmesini talep ettiklerini, ödeme yapılmaması üzerine müvekkili bankaya rehnedilen araçlar hakkında İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1235 Esas sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunması nedeniyle icra dosyasında herhangi bir işlem yapılamadığını, konkordato yargılaması sonucunda davalının 08.03.2021 tarihinde iflasına karar verildiğini, davalının takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında; iflas tarihinden önce başlatılan takibe yine iflas tarihinden önce itiraz ettiklerini, davacının iflas masasına alacak kayıt başvurusu bulunup bulunmadığı, başvuru varsa alacağın kabul edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, davacı bankanın müflis şirketten ne miktarda ve şekilde alacağı olduğunu ortaya koyamadığını, alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden takibe itirazın yerinde olduğunu, varsa tahsilatların dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı bankanın aynı alacağa ilişkin iflas masasına kayıt başvurusunda bulunduğu, iflas masasının kısmi red kararı üzerine de reddedilen alacağın masaya kaydı için İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/543 Esas sayılı dosyasında kayıt kabul davası açtığı, davanın kabul edildiği, kayıt kabul davasında verilen hükmün eldeki davada kesin hüküm teşkil edeceği gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin ek kararı ile, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak;  İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/543 Esas sayılı dosyasında görülen kayıt kabul davasının iflas masasının alacağı kısmen reddetmesi üzerine zaruri olarak açılmış bir dava olduğunu, bu nedenle kayıt kabul davası gerekçe gösterilerek eldeki davada ret kararı verilmesi ve karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.Mahkemece; davacının aynı alacak için iflas masasına başvurduğu ve iflas masasının alacağı kısmen reddetmesi üzerine, reddedilen alacağın masaya kaydı için  İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/543 Esas sayılı dosyasında kayıt kabul davası açtığı, kayıt kabul davasında verilen hükmün eldeki dosyada kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. 1-Davacı bankanın Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri uyarınca kredi alacağından şimdilik 122.549,00 TL'sinin tahsili için davalı şirket hakkında  İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığı, davalının takibe itiraz ettiği, sonrasında davalının 08.03.2021 tarihinde iflasına karar verildiği, iflas tarihinden sonra davalının takibe itirazının iptali ve takibin devamı talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının yine aynı kredi sözleşmesine dayanarak toplam 1.235.726,43 alacağın iflas masasına kaydı için başvurduğu, iflas masasının alacağın 671.691,09 TL'sinin fahiş faiz isteminden kaynaklandığı gerekçesiyle reddettiği, davacı bankanın reddedilen alacağın masaya kaydı için de İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/543 Esas sayılı dosyasında kayıt kabul davası açtığı, yargılama sonucu davanın kabul edildiği görülmektedir. Davacı banka, reddedilen alacağın masaya kaydı için İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/543 Esas sayılı dosyasında 18.08.2021 tarihinde kayıt kabul davası açtıktan sonra, davalının iflasından önce aynı alacağın bir kısmının tahsili için yapılan takibe itiraz edilmesi nedeniyle,  itirazın iptali ve takibin devamı için 01.09.2021 tarihinde işbu davayı açmıştır. Davalının iflasından sonra açılan eldeki itirazın iptali davasının kayıt kabul davası niteliğinde olduğu açıktır. Ancak bu davanın açıldığı tarihte daha önce açılan kayıt kabul davası kesin hükme bağlanmış değildir. Bir davanın görülebilmesi için, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması gerekir.  Bu durumda Mahkemece davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, eldeki davanın açıldığı sırada kayıt kabul davasının henüz karara bağlanmadığı da gözetilmeden davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi doğru değildir.2-Kabule göre de mahkemece HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karara verilmesi gerekirken, HMK'da öngörülmeyen şekilde \"Davanın kesin hüküm nedeniyle reddine\" karar verilmesi de doğru değildir.Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden  HMK'nın 114/1-ı ve 115/2 maddeleri uyarınca derdestlik nedeniyle dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/325 Esas,  2025/40 Karar ve 16/01/2025 tarihli kararının HMK'nın 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)HMK'nın 114/1-ı ve 115/2 maddeleri uyarınca aynı davanın derdest olması nedeniyle dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden REDDİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.092,84 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.477,44 TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE,c)Davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,e)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan  alınarak davalıya  VERİLMESİNE, <br>İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL  istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Kararın kaldırma nedeni de gözetildiğinde taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 361/1. fıkrası uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5c1ea3381d83774","SID":"f996da330513a0b3"}}