{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/04/2021<br>NUMARASI\t\t: ... Esas,  ... Karar<br><br>DAVACI\t: ...  <br>\t  ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... -...<br><br>DAVALI\t: ... - ... - ...\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t\t\t\t\t\t\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 30/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30/10/2024<br>Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/04/2021 tarih, .. Esas, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TALEP\t:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili kooperatifin üyesi olup genel kurul sonucunda belirlenen aidat borçlarını tüm şifahi ikazlara rağmen ödemediğinden hakkında icra takibi başlatıldığını, Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile açılmış bulunan icra takibinde 15.000 TL lik kısma davalı borçlunun itiraz ettiğini, takbin durduğunu, takibe konu alacağın genel kurul kararına dayandığını, davalının   itirazının yerinde olmayıp itirazın iptaline icra takibinin devamına alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında genel kurul kararına dayalı olarak aidat borcu bulunduğundan bahisle icra takibi başlatılmış ise de müvekkili tarafından genel kurul kararının iptaline yönelik olarak Bursa 1. ATM'nin .. Esas sayılı dosyası ile genel kurul kararının iptaline yönelik olarak dava açıldığını,o dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile kanuna aykırı şekilde alınan kararın iptali yönünde karar verileceğinin muhtemel olduğunu, söz konusu karar sonucunda mahkemede açılan işbu davanın da reddi gerekeceğini,  anılan ... sayılı dosyanın bu dosya için bekletici mesele yapılmasını, ayrıca icra takibindeki talep edilen  faiz miktarının da yüksek olduğunu, faize de itiraz ettiklerini, netice itibariyle bu davanın haksız ve mesnetsiz olduğundan reddine ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında davacı kooperatifin 05/04/2015 tarihli genel kurulunda alınan kararlarının iptali davasında, huzurdaki dava konusu tahsili talep edilen aidatların düzenlendiği gündemin 7. maddesinin iptaline yönelik davalının taleplerinin reddedildiği, bu davanın istinaf incelemesinden geçtiği ve taraflarca yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 03/03/2020 tarihli ve ..E. -.. K. sayılı ilamı ve bu doğrultuda Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ..E. sayılı dosyası ile yeniden yapılan yargılama ile dava konusu aidatların düzenlendiği 7. maddenin iptaline ilişkin taleplerin reddedildiği, Kooperatif kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, kooperatifin takip tutarı kadar alacaklı olduğunun ifade edildiği, her ne kadar genel kurulda ortak ödentilerden faiz alınacağı kararlaştırılmadığı gibi; ödentinin ne zaman, nasıl, kaç taksitte tahsil edileceğine dair de bir karar alınmadığından bahisle davacı tarafın takipte işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığına mahkemece kanaat getirilmiş ise de; takipte faize bir itirazın bulunmadığı, takibin asıl alacağın 15.000,00 TL si yönünden itiraza uğradığı, bilirkişi raporu ile de bu talepte davacı kooperatifin haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile itirazın iptaline, takip tarihinde açılmış takip konusu alacağın dayanağını oluşturan genel kurul kararının iptaline dair dava olduğu gözetilerek alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  aidat ve faiz oranlarının kooperatif genel kurulunda belirlendiğini, davalı kooperatif tarafından davacının alacağının bilinmesi ve hesap edilmesi imkan dahilinde olup likit alacak niteliğini kazanan alacak için, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli olan şartların tümünün sağlandığını, itirazda haksızlığı sabit olan davalı hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca her ne kadar gerekçeli kararda mahkemece  faize itiraz edilmemesi sebebiyle faize de hükmedilmiş olsa da mahkemenin  faiz yönünden varılan kanaatininin kabulünün mümkün olmadığını, takipte faiz işletilmesinin hukuka uygun olduğunu, kooperatif ortaklarının ödemelerini geciktirmeleri halinde Kooperatifler Kanununun 23. maddesi çerçevesinde genel kurulca kararlaştırılmak kaydıyla borçlar kanununa uygun olarak gecikme faizi alınmasının mümkün olduğunu, Kooperatif genel kurul toplantılarında ödemelerini süresinde yapmayan üyelerin aylık %1.5 yıllık %18 gecikme faizi ödeyeceğinin açıkça belirlendiğini, belirterek kararın kaldırılmasına ve icra inkar tazminatına da hükmedilerek davanın kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;<br>Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi .. E. Sayılı dosyasında genel kurul kararının iptali davası açıldığını, bu davanın derdest olduğunu, bu davanın işbu itirazın iptali davasının sonucunu direk etkileyeceğinden derdest olan dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, ancak mahkemece bu talebin kabul edilmediğini, icra takibine konu borcu, borç miktarını, faizleri ve ferilerinin kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda davacının iddia edilen aidat borcunun temelinin dubleks dairelerden toplam 15.000 TL alınacak ödenti olduğunun belirtildiğini, 05/04/2015 tarihli genel kurulda dubleks dairelerden alınması kararlaştırılan 15.000 TL lik ödentinin ne zaman, nasıl, kaç taksit olacağı belirtilmediğini, bu nedenle de ödentiye işletilen faizin tamamen haksız olduğunu, bilirkişi raporunda genel kurulda belirlenen ödentinin aidat olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, kooperatifin diğer genel kurullarında açıkça aidat belirlendiğini, Nitekim davacı aynı ve davalısı Orçun Yaraş olan Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. E. Sayılı dosyada \"Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesinin 18/04/2019 tarih ve ..E - ... /K sayılı kaldırma kararı doğrultusunda,  Bursa Ticaret ve Sanayi Odasından gelen 04/05/2015 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağına göre aidat ödemesi kararı alınmadığı, yapı kullanma izni alınması için vergi dairesi kadastro ve tapu daireleri ve yüklenici ödemeleri için normal dairelerden toplam 2.500 TL, dubleks dairelerden 15.000 TL olmak üzere ortak ödenti alınmasına karar verildiği, bu ödemelerin hangi tarihte yapılması konusunda da karar alınmadığı dikkate alındığında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.\"şeklinde karar verildiğini, Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile hesaplanan faiz oranı ve miktarının da hatalı olduğunu, hatalı hesaplamaya dayalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, Davacı kooperatif tarafından  davalı aleyhine icra takibi yapıldığı dönemde genel kurul kararlarının iptaline ilişkin dava bulunduğundan icra inkar tazminatının da şartlarının oluşmadığını, Belirterek  kararın kaldırılmasına,  davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklının, tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini, talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Dava, kooperatif alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı tarafça davalı aleyhine alacağın tahsili talebiyle  Bursa 11.İcra Dairesinin .... sayılı dosyasında, 15.318,10 TL asıl alacak, 2.323,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.641,72 TL kooperatif aidat alacağı talebiyle icra takibi başlatılmış; davalı borçlu tarafından  borcun 15.000,00 TL'lik kısmına ve bu kısmın ferilerine itiraz edildiği icra müdürlüğü tarafından, takibin 15.000,00 TL'lik kısmı yönünden durdurulmasına, karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dava konusu alacağa dayanak olan davacı kooperatifin 05/04/2015 tarihinde yapılan genel kurulunun 7.maddesinde; yapı kullanma izni alınması için Vergi Dairesi, Kadastro ve Tapu Daireleri ve Yüklenici ödemeleri için normal dairelere 2.500,00 TL, dubleks dairelere de 15.000,00TL ortak ödenti alınmasına oy çokluğu ile karar verildiği, davalının aralarında olduğu bir kısım üyeler tarafından, anılan genel kurulda alınan kararların iptali için Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin.. Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde; (3) ve (5) no'lu maddelerin iptaline, diğer maddeler yönünden talebin reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı kooperatif ile davalı tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi tarafından 23/01/2017 tarih ...Esas ... sayılı kararı ile davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı kooperatifin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; genel kurulun  (3) no'lu kararının iptali yönündeki ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, bu kez bu kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 03/03/2020 tarihli ve 2017/ 1286E. - 2020/1446 K. sayılı ilamı ile davacılar vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddine, 5. gündem maddesine ilişkin davalı kooperatifin temyiz sebepleri haklı görülerek kooperatif lehine bozulmasına karar verildiği, bozma kararı uyarınca Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/12/2020 tarihli ... E. -... K. sayılı ilamı ile davacıların davasının reddine karar verildiği , buna göre aidat alacağına dayanak olan genel kurul kararının iptali davasının sonuçlanarak kesinleştiği dosya kapsamından sabit olmakla; aidat alacağına dayanak olan genel kurul kararının iptali davasının sonuçlanarak kesinleştiği  gözetilerek bu yöndeki davalı vekilinin istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.<br>Dava konusu icra takibinde alacağın dayanağının aidat olduğu belirtilmesine karşın genel kurulda belirlenen alacağın niteliğinin ödenti olduğu ileri sürülmüşse de; uygulamada yapı ve diğer bazı kooperatif türlerinde sermaye unsuru, diğer ticaret şirketlerin aksine sembolik bir unsur olarak fonksiyon gördüğü, sermayenin rolünün önemsiz olmasının nedeni özellikle yapı kooperatiflerinde konut ve işyerini tamamlamak için ortaklardan aldıkları payların çok çok üzerinde taksit ve ara ödemeler talep ettiği, bunların kanun düzenlemesinde sair ödemeler ve ek ödeme yüklemi olup ortaklık payı dışındaki ödemeler olduğu, taksit kavramının da bu kapsamda olduğunda şüphe olmadığı, bu ortaklık payı dışındaki ödemelerin uygulamada toplanış amacı paralelinde giriş aidatı, arsa ve inşaat fonu alt yapı taksidi gibi çeşitli adlar altında isimlendirildiği gözetildiğinde davalının bu yöndeki istinafı da yerinde görülmediği gibi davacı kooperatif genel kurulunda ödemelerini süresinde yapmayan üyelerin aylık %1.5 yıllık %18 gecikme faizi ödeyeceği açıkça belirlenmiş olup belirlenen takipten itibaren talep edilen gecikme faizinin yasaya ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına da uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı  itirazı da yerinde görülmemiştir. (emsal Bursa BAM 5. Hukuk Dairesinin 2020/440E ve  2023/116 Karar sayılı kararı,)<br>Genel kurul kararında dava konusu 15.000,00 TL’nin  hangi tarihte ve kaç taksit olarak ödeneceği kararlaştırılmadığından dava konusu alacak bakımından takip öncesinde işlemiş faiz istenebilmesi için muaccel olan borcun borçlusunun temerrüdü gerekir. Bu durumda davalı borçlunun takipten önce temerrüde düşürüldüğü ileri sürülmemiş ise de  davalı borçlunun sadece 15.000 TL lik kısma yönelik itirazının bulunuduğu ve bu kısım yönünden takibin durduğu dikkate alınarak davacı vekilinin ve davalı vekilinin bu yönlere ilişen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>Buna göre davacı kooperatif genel kurulunda ödemelerini süresinde yapmayan üyelerin aylık %1.5 yıllık %18 gecikme faizi ödeyeceği açıkça belirlenmiş olduğundan belirlenen gecikme faizinin yasaya ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına da uygun olduğu, buna göre genel kurul tutanaklarında belirtilen aidat miktarı, ödenti tutarları  ve kararlaştırılan faiz dikkate alınarak 02/05/2017 tarihli bilirkişi raporunda yapılan  hesaplamanın aidat alacakları ve faiz hesabı ile asıl alacak yönünden 15.318,04  TL,  işlemiş faiz yönünden ise, 2.217,85TL olmak üzere  toplam 17.535,89 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.<br>Davalı borçlunun icra takibinde açıkça işlemiş faize yönelik bir itirazının bulunmadığı, icra müdürlüğü tarafından 31/05/2016 tarihli karar ile sadece 15.000 TL lik kısım yönünden takibin durdurulduğu, 2.641,72 TL lik kısım yönünden takibin devamına karar verildiği nazara alınarak davacı vekilinin bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.<br>Bununla birlikte genel kurul kararında belirtilen 15.000 TL lik ortak ödentinin likit ve bilinebilir olduğu, genel kurulca belirlenen bir alacak olduğu ve davalının bu alacağa ilişkin icra takibine yönelik itirazının haksız olduğu anlaşıldığından mahkemece davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür.<br>Açıklanan bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davalının takibe yönelik  itirazının iptaline takibin,  asıl alacağa takip tarihinden işleyecek yıllık %18 oranına faizi ile birlikte devamına ve davacı yararına kabul edilen 15.000TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;<br>A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>B-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile;<br>C-Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/04/2021 tarih, ....Esas,... sayılı kararının KALDIRILMASINA, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden HÜKÜM TESİSİ İLE,<br>1-Davanın  KABULÜ ile Bursa 11.İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın  İPTALİNE,  asıl alacağa takip tarihinden işleyecek yıllık %18 oranına faizi ile birlikte Takibin kaldığı yerden ferileriyle birlikte DEVAMINA,<br>2-Alacak likit olduğundan hükmedilen 15.000 TL alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan  3.000,00 TL  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL harcın peşin alınan 167,96 TL'nin mahsubu ile bakiye 856,69‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-Davacı tarafça yapılan 197,16 TL harç, 518,00 TL yargılama gideri toplam 715,16 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına,<br>5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>6-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, <br>İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;<br>1-İstinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL istinaf karar harcından peşin alınan 256,16 TL'nin mahsubu ile bakiye 768,49‬‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına<br>3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 44,00 TL masrafın  davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, artan gider avansının talebi halinde iadesine,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-6100 sayılı HMK. 359/4. maddesine göre kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 30/10/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e16aad95ac88a9d8","SID":"5240982c2a43a2bb"}}