{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t:...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: 2...<br>KARAR TARİHİ\t: 19/10/2020<br><br>DAVACI\t: ... (...)<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t ...<br>DAVALI\t: ...<br>\t\t...<br>VEKİLİ\t: Av. ......<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 02/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04/10/2023<br><br>Davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili, davalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından ... 11. İcra Müdürlüğünün .../... E. sayılı dosyasında ... Mobilya İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti ve ... ... adi ortaklığı ortakları ... ..., ... ... ve müvekkil ... aleyhine iki adet çeke dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkili ...'nun takip alacaklısı şirkete böyle bir borcunun bulunmadığını, icra takibine konu 31/07/2016 tanzim tarihli ve 30/08/2016 tanzim tarihli çekler üzerinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, imza silsilesinde diğer ortaklar ... ... ve ... ... imzalarının yer aldığını, oysaki müvekkilinin 18/03/2013 tarihinde ... ... ve ... ... ile kurduğu adi ortaklığı üçüncü kişilere karşı tek temsile yetkili kişinin müvekkili olduğunu, bu durumun adi ortaklık sözleşmesinde kayıt altına alındığını, takip konusu çekler üzerinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, ... ... ve ... ... temsil yetkisine haiz olmaksızın ortaklık adına çeke imza atmalarının müvekkilinin hukuki sorumluluğunu ... takibinin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile çeklerde yazılı miktar olan 70.000,00 TL 'nin %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı taraf yasal süresi içinde davaya cevap vermemiş, davalı vekili beyan dilekçesinde, adi ortaklık yetkililerinin kendilerini imza ve temsile yetkili tanıtarak ve ortaklık kaşesi ile çekleri ciroladıklarını, ortakların kendi aralarında imzaladıkları ortaklık sözleşmesinin iyi niyetli müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>           <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın, davalı şirket tarafından başlatılan ... 11. İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasına dayanak olan çeklerdeki imzanın davacı tarafa ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit talebine ilişkin olduğu, grafoloji uzmanı tarafından tanzim edilen raporda, icra takibine konu çeklerin arka yüzü üzerinde birinci cirantacı \"... ... ... ... ... -... ... ... adi ortaklığı...\" kaşesi üzerinde atılı bulunan imzaların ...'ya ait olmadığının tespit edildiği, bu suretle icra takibine konu çeklerde yer alan imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... 11 .İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra takip dosyasına konu .../... Şubesi’ne ait 31/07/2017 keşide tarihli, keşide yeri ..., keşidecisi ... Mobilya İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. olan 35.000,00 TL bedelli çek ve .../... Şubesi’ne ait 30/08/2016 keşide tarihli, keşide yeri ..., keşidecisi ... Mobilya İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. olan 35.000,00 TL bedelli çek sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davalı vekili,  adi ortaklıklarda temsile yetkili kişilerin birlikte hareket etmesi gerektiğini, somut olayda davacının da dava konusu çekte imzasının olması gerekirken kendisinin imza atmadığını, davacının buna dayanarak işbu davayı ikame etmesi ve yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı vekili tarafından imzanın ... ... ait olduğu belirtilmişse de dava konusu çeklerden dolayı ... ... ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açtığını ve mahkemeye vermiş olduğu dava dilekçesinde o tarihte şirket ortaklığından çoktan ayrıldığını ve çekler üzerindeki imzanın da kendisine ait olmadığını belirtmiş olduğunu, davacının imzanın ... ... ait olduğunu yönündeki beyanının mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Katılma yoluyla istinaf talebinde bulunan davacı vekili, davalının çeklerde müvekkilinin imzasının olmadığını bilerek icra takibine giriştiğini, somut olayda İİK m. 72 uyarınca kötü niyet tazminatı koşullarının oluştuğunu  belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>... 11 .İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklı tarafından ... Mobilya İç ve Dış Ticaret Ltd.Şti., ..., ...aleyhine 31/07/2016 keşide tarihli 35.000 TL bedelli, 30/08/2016 keşide tarihli 35.000 TL bedelli keşidecisi ......Ltd.Şti., lehtarı ... ... ...- ... ortaklığı olduğu, davacının da içinde bulunduğu ... ... ... ..., ... ..., ... ... adi ortaklığının çekte ilk ciranta olarak yer aldığı çeklere istinaden kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığı anlaşılmaktadır. <br>Somut olayda davacı, adi ortaklığı temsile yetkili kişinin kendisi olduğunu, çekler üzerindeki lehtar-ciranta imzalarının ise diğer ortaklar ... ... ve v... tarafından atıldığını, temsile yetkili olmayan ortalar tarafından atılan imzalar nedeniyle hukuki sorumluluğunu doğurmayacağını ileri sürerek takibe konu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptalini talep etmiştir.  <br>Adi ortaklık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre “Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Adi ortaklık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında yer alan ortaklıklardan farklı olarak  tüzel kişiliği haiz değildir. <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 51. maddesinde dava ehliyetinin medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği düzenlenmiştir. Adi ortaklıkların, tüzel kişilikleri bulunmadığı için fiil ehliyeti ve taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle adi ortaklık halinde  yönetici ortağa dava açmaya özel yetki verilmesi halleri dışında adi ortaklığın fiil ve taraf ehliyetleri bulunmamaktadır. <br>HMK’nun \"Mecburi dava arkadaşlığı\" başlıklı 59. maddesinde ise; \"Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır.\" hükmü düzenlenmiş bulunmaktadır. Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği halde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder (HMK'md. 60/1).<br> Adi ortaklığın, tüzel kişiliği bulunmadığı için fiil ehliyeti ve taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Adi ortaklık tarafından açılacak davalar bakımından, adi ortaklığı oluşturan kişilerin TBK’nun 638. maddesi  uyarınca taraf olarak birlikte hareket etmeleri gerekmektedir. Diğer bir ifade ile adi ortaklığa ilişkin davaların ortakların hepsi tarafından birlikte ikame edilmesi veya açılan davada ortakların tamamının taraf olarak yer alması gerekir.  Kısaca adi ortaklığın taraf olduğu hukuki işlem ve eylemlerde  dava açma ehliyeti  elbirliği mülkiyeti kuralları gereğince (6098 Sayılı TBK'nun 638., 818 Sayılı BK'nun 534., TMK'nun 702. maddeleri)  mecburi dava arkadaşı olarak bütün ortaklar tarafından  birlikte kullanılması gerekir.<br>Bu açıklamalardan  anlaşılacağı gibi  adi ortaklık alacaklısına karşı açılacak davaya tüm ortakların  katılımının sağlanması şarttır. Ortaklarca birlikte dava açılmadığı takdirde adi ortaklardan bir kısmınca açılan davaya dava açmayan diğer ortakların  davaya katılımının ya da muvafakatlerinin sağlanması, olmadığı takdirde davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 17/02/2020 tarih, 2019/6074 E, 2020/1331 K, sayılı ilamı)<br>Somut uyuşmazlıkta, dava konusu çeklerin şahsen düzenlenmiş  çekler olmayıp, adi ortaklık adına ciro edildikleri, davalı- takip alacaklısının çeklere dayalı olarak adi şirket ortaklarının üçüne karşı takip başlattığı,  adi şirket ortaklarından davacının, adi ortaklık ad ve hesabına düzenlenen  ve ciro edilen çekler için tek başına eldeki menfi tespit davasını açtığı anlaşılmaktadır.<br>Bu halde, mahkemece davada yer almayan diğer adi şirket ortaklarının da davaya katılımının veya muvafakatının sağlanması için davacıya HMK'nın.115/2. maddesi uyarınca kesin süre verilmesi ile taraf teşkilinin sağlanması sonrasında işin esasına girilmesi, aksi takdirde aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>Açıklanan bu nedenlerle, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-4 ve m. 355 hükümleri uyarınca esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi uyarınca re'sen gözetilen sebeplerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine  karar verilmiştir.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;    <br>1-) Taraf vekillerinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-4 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-)\tGerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>3-)Kararın kaldırılma nedenine göre taraf vekillerinin istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına,<br>4-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden tarafa talep halinde ilk derce mahkemesince iadesine,<br>5-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  04/10/2023<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imzalı<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imzalı<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"16f5d6ae94c73729","SID":"232065020ec0eefb"}}