{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/733 Esas<br>KARAR NO: 2025/925 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26.03.2025<br>NUMARASI: 2025/23 E. SAYILI ARA KARAR <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>TALEP: Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesi ile, müvekkilinin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tescil numaralı markalarının TPMK nezdinde tescilli olduklarını, \"...\" ve \"...\" markalarıyla ürünlerini satışa arz ettiklerini, davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... tescil numaralı \"...\" markasının müvekkilinin markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğu, farklı sınıflarda tescilli olsa da müvekkilinin markasının sektörde herke s tarafından bilinmesi nedeniyle tüketiciyi yanılttığı, kötüniyetle tescil edildiği iddiasıyla, davalının markasının tümden hükümsüzlüğüne, mahkeme aksi kanaatteyse davalının markasının müvekkilinin markası ile benzer mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve markanın tescil belgelerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>TEDBİR KARARI: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 06/02/2025 tarihli  2025/23E. sayılı ara kararıyla;\"...İşbu davada davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü talep edildiği hususu nazara alınarak, dava dilekçesi ve ekli belgelere göre, HMK'nın 389 ve devamı maddeleri ile SMK'nın 159. maddesi uyarınca, markanın/tasarımın davanın devamı sırasında üçüncü kişilere devredilmesi durumunda, taraf teşkili sağlanması hususunda zorluk yaşanması ve verilecek kararın infazında sıkıntı yaşanmaması amacıyla ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, takdiren 10.000,00 TL teminat karşılığında, davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... tescil nolu markanın tescil belgeleri davalı adına kayıtlı ise, 3. şahıslara devrinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacı vekili tarafından, takdiren 10.000,00 TL (OnBin TL.) teminatın, nakden veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu olarak, kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibraz edilmesi halinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; -Davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... tescil nolu markanın tescil belgeleri davalı adına kayıtlı ise,  3. şahıslara devrinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına, 2-Teminat yatırıldığı takdirde kararın uygulanabilmesi için bir örneğinin TPMK'ya gönderilmesine ve taraflara tebliğine,3-HMK'nın 393/1. Maddesi gereğince, 1 hafta içerisinde ihtiyati tedbirin uygulanması talep edilmediği takdirde ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılmasına...\" karar verilmiştir. <br>TEDBİR KARARINA İTİRAZ: Davalı vekili itiraz dilekçesi ile; müvekkilinin yıllardır aynı faaliyet alanında tescil ettirdiği markasının sınıflarında ticaretini gerçekleştiren bilinçli bir tacir olduğunu, davacının müvekkile ikame ettiği dava müvekkilin ticaretini aksatmaktan ve ona zarar vermekten başka bir amacı olmayan bir davadan ibaret olduğunu, müvekkilin kullanımındaki \"tanzim et balık mağazaları\" ibaresinin, aynı zamanda müvekkilin yetkilisi bulunduğu şirketin ticaret unvanının çekirdek unsurunu oluşturmakta olup, TTK uyarınca ilgili kullanımdan kaynaklı tüm hakların da müvekkiline ait olduğunu, davacının markası ile hiçbir benzerliği olmadığından, müvekkilinin markası üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi  26.03.2025 tarihli 2025/23 E. sayılı ara kararıyla; \"...Geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK'nın 389. Maddesi ile ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında  uygulanacak geçici bir hukuki koruma olup, taraf vekillerince dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı topluca değerlendirildiğinde, dava, davalı adına kayıtlı 2019/24447 tescil numaralı markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup, söz konusu hükümsüzlüğü talep edilen markanın davanın devamı sırasında üçüncü kişilere devredilmesi durumunda, taraf teşkili sağlanması hususunda zorluk ve verilecek kararın infazında sıkıntı yaşanmaması, bu cümleden olmak üzere, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmaması amacıyla verildiği,  yerleşmiş istinaf uygulamalarının da (İst. BAM 16. HD., 17/11/2020 tarih, 2020/1877-2020/1919; İstanbul BAM. 16. HD. 07/12/2018 tarih, 2018/3590Esas, 2018/2636 Karar) aynı mahiyette olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin mahkememizce verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin itirazın reddine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU:Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; ... tescil numaralı markanın tüm haklarının müvekkiline ait olduğunu, \"...\" ibarelerinin davacının tekelinde olmadığını, bu ibarelerin müvekkilinin markasında tali unsur olarak kullanıldığını, Markaların hitap ettikleri müşteri kitlesinin ve ürünlerin satıldıkları yerlerin birbirlerinden farklı olduklarını, \"...\" ibaresinin müvekkiline ait şirketin ticaret unvanının çekirdek unsuru olduğunu, TTK anlamında tüm kullanım haklarının müvekkiline ait olduğunu, Ceza soruşturma dosyasına sundukları Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan uzman görüşünde müvekkilinin kullanımlarının marka hakkı kapsamında olduğu ve davacının markaları ile benzerlik ihtiva etmediğine dair görüş bildirildiğini, SMK'nun 159/1. maddesindeki ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olmadığı, Müvekkilinin ihtiyati tedbir nedeniyle telafisi mümkün olayacak şekilde mağduriyet yaşadığını belirterek, açıklanan nedenlerle tedbire itirazın reddi kararına karşı istinaf başvurularının kabulüne, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 26/03/2025 tarihli ara kararının istinafen incelenerek \"...\" markası üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı \"...\" markasının 11/03/2019 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle 29, 35. sınıflarda davalı adına tescil edildiği tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, marka hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece davalıya ait markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davalı tarafça karara yapılan itirazın reddedilmesi üzerine bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. Davalıya ait ve hükümsüzlüğü talep edilen markanın yargılama sırasında üçüncü kişilere devredilmesi halinde davada taraf teşkilinin sağlanması için davanın yeni malike yöneltilmesi gerekeceği, bu durumun zaman alacağı, davacının haklı olması halinde hakkını elde etmesinin gecikeceği, bu nedenle HMK’nun 389/1. maddesindeki ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olduğu, dosyada mevcut marka tescil kayıtlarına göre yaklaşık ispat şartının da mevcut olduğu anlaşılmakla, mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddedilmesi yerinde olduğundan, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 02/07/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"507dd4fe28cb964c","SID":"54907755206bf6bc"}}