{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ..... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/10/2020<br>NUMARASI\t\t: .....<br><br>DAVACI\t: ... -... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ........<br>DAVALILAR\t: 1 -... -  -...<br>\t  ...<br>\t: 2 -... -  ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...  .....<br>\t  Av. ...\t  .....<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 06/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/10/2023<br><br>..... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin  08/10/2020 tarih, ...../..... Esas, ...../..... Karar <br>sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 04.02.2016 tarihinde ....., ..... ..... Mevkii 369 ada, 2 parsel de kayıtlı  120/9450 arsa paylı D Blok Zemin Kat 3 nolu bağımsız bölümü 07.01.2016 tarihinde üzerinde davalı banka tarafından diğer davalı aleyhine konulmuş ipotekle birlikte satın aldığını, satın aldığı tarihte kredi tutarının 90.000-TL olarak açıklandığını, borcun halen ödenmekte olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla bir yıl gibi zamanda borcu kalmayacağı ifade edilen taşınmazın gerçek değeri 200.000-TL olduğu halde 110.000-TL ödediğini, aradan geçen zamanda davalı borçlu ..... ..... borcunu ödediği ve 40.000-TL civarında borcun olduğu öğrenildiği halde, davalı bankanın  ..... 2. Noterliğinin 12.09.2017 tarih ve ..... Yev. Nolu İhtarnamesi ile  ..... ..... işletme kredilerinin, kredi kartlarının, tüketici kredisinin ve kredili mevduatının toplam borcunun 104.134,31-TL olduğunu ve borcun ödenmemesi halinde taşınmazın ipoteğinin paraya çevrilmesi yolu ile satılığa çıkarılacağının bildirildiğini, taşınmazı satın aldığı tarih itibariyle yapılan ödemelerden arta kalan kredi borcu nedeni ile sorumlu olması gerekirken bankanın satın alma tarihinden sonraki borçlarıda bu taşınmaza yüklemesinin hukuka aykırı olduğunu,  müvekkilinin üçüncü kişi olması nedeni ile yapılan işlemlerden tam olarak bilgi sahibi olmaması nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak  3 nolu mesken üzerinde 07/01/2016 tarihinde davalı banka tarafından diğer davalı aleyhine konulmuş ipoteğin müvekkilinin taşınmazı satın aldığı tarihteki gerçek borç tutarının tespitini, taşınmazı satın aldıktan sonra bu borç için yapılan ödemelerin tespitini, nihayetinde dava tarihi itibariyle bu ipotekten kalan borç tutarının tespitini ve bunun üzerindeki tutardan fazlaya ait miktar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL tutarındaki kısım bakımından müvekkilinin sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... arasında imzalanan kredi genel sözleşmesi gereği adı geçene kredi açıldığı ve kullandırıldığı,  firmanın kredilerinin teminatını teşkil etmek üzere dava dışı Aysel Yazıcı tarafından adına kayıtlı ..... ili ..... Mevkii 369 ada 2 parselde kayıtlı 3 nolu taşınmazın 1. Derecede ipotek alındığını,  davacının taşınmazın ipotekli olduğunu bilerek satın aldığını, borçlulara borcun ödenmesi için kat ihtarı gönderildiğini ancak borcun ödenmediğini, davacının müvekkili banka ile herhangi bir kredi ilişkisi olmayıp sadece ipotekli yeri satın alması nedeni ile ipotek miktarı ile sınırlı olarak borçtan sorumlu olduğunu, davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkinin müvekkil Bankayı bağlamadığını, husumet nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, dava konusu ipoteğin sadece borçluya kullandırılan kredinin, ipoteğin bankalarınca fek edilene kadar resmi senette yazılı olan sebeplerden dolayı asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını oluşturduğunu, davacının ipotekli taşınmazı satın alırken diğer davalının doğmuş doğacak tüm borçları için ipotek alındığından davacı yanın sorumluluğunun tüm borç kalemlerinden teminat kadar sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Davalı bankanın ..... Şubesi ile davalı ... ..... arasında 16/12/2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu kredi sözleşmesine konu borç nedeniyle davacı ...'na ipotek veren sıfatı ile ihtarname gönderilmiştir. Davacı ... ipotekli taşınmazı ipotek yükü ile birlikte 04/02/2016 tarihinde satış yoluyla iktisap etmiştir. İpotek akit tablosuna göre tesis edilen ipoteğin üst limit ipoteği, ipotek verenin ipotek limitiyle sorumlu tutulabileceği anlaşılmıştır. TMK 888. Maddesinde \"ipotekli taşınmazın devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, borçlunun sorumluluğunda ve güvencede bir değişiklik meydana  getirmez. ... İpotekli taşınmaz devredildiğinde yeni malik, taşınmazın mülkiyetini üzerindeki rehin hakkıyla birlikte kazanır.\" Dava konusu ipoteğin, ipotek verenin bankadan kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatı olarak verildiği, davacının ipotekli taşınmazı satın alan 3. Kişi sıfatıyla davalı ... Altınok'un davalı banka nezdindeki doğmuş ve doğacak tüm borçlarından ipotek limiti ile sınırlı sorumlu olacağı, bankacı bilirkişilerden aldırılan bilirkişi raporlarında görüleceği üzere kredi sözleşmesine konu borcun ödenmediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili tarafından  istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalının borcundan dolayı üzerinde ipotek bulunan ..... İli, ..... İlçesi, ..... Mevkiinde kain ve tapunun 369 Ada, 2 parselinde kayıtlı D Blok, 3 nolu meskeni üzerindeki ipotekle birlikte satın alan müvekkilinin, ipotek borcunun satın alım tarihinden sonra kullandırılan krediler nedeniyle 104.134,31-TL olduğunu ve bu borcun ödenmemesi durumunda taşınmazın ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile satışa çıkarılacağını öğrendiğini ve bankanın satın alma tarihinden sonraki borçları da bu taşınmaza yüklemesinin hukuka aykırı olduğunu düşünerek, gerçek borç tutarının tespiti ve artan kısımdan borçlu olmadığının tespiti için işbu davayı ikame ettiğini, Mahkemece sadece anlık borç tutarını hesaplamaktan ibaret eksik, hatalı ve mesnetsiz bilirkişi raporlarındaki kanaate kıymet vererek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek  kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava; Menfi tespit istemine ilişkindir. <br>Davacı tarafça,  davalı borçlu ... tarafından, diğer davalı bankadan kullanılan kredi nedeni ile davalı banka lehine  07/01/2016 tarihinde ipotek konulan taşınmazı, dava dışı üçüncü kişiden 04.02.2016 tarihinde üzerinde bulunan ipotek ile birlikte satın aldığını, banka tarafından gönderilen ihtarnamede borçlu tarafından kullanılan krediler, kredi kartları vs toplam borç tutarının 104.134,31 TL olduğunun bildirildiğini, ancak  söz konusu ipoteğin satın alma tarihinden önce kullanılan kredi borcunun teminatı olduğunu, satın alma tarihinden sonra kullanılan kredi vs borçlardan dolayı müvekkilinin ipotekten kaynaklı borcunun olmadığını belirterek borçlu olunmadığının tespiti talepli dava açılmıştır.<br>Menfi tespit davalarının kısmi dava olarak açılması mümkün değildir.\tDolayısıyla davacının davalı banka tarafından gönderilen 12 Eylül 2017 tarihli ihtarname uyarınca, taşınmazı satın aldığı tarih itibariyle kullanılan kredi nedeni ile borç miktarı dışında kalan kısımdan  borçlu olmadığının tespitini talep ederek, dava değerini fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000-TL göstermesi ve bu miktar üzerinden  harç yatırması yerinde görülmemiştir.<br>Davacı vekilince bilirkişi raporuna karşı ibraz edilen 01/06/2018 tarihli dilekçesinde de \"Müvekkilin satın aldığı taşınmazla sorumlu olacağı tutar, ancak taşınmazı aldığı andaki borç ile ilgili olmalıdır. Bu borç tutarına faiz yürütülmeli, bu borç için yapılan ödemeler mahsup edilmeli ve nihayetinde ancak taşınmazın satın alındığı anda mevcut olan borcun ulaştığı tutar ile sorumlu olunmalıdır. Rapordan bu tutarın 42.647,43-TL olduğu anlaşılmaktadır. Müvekkilin taşınmazı ile sorumlu olacağı tutar işte bu tutar olmalıdır. \" belirtmiştir.<br>HMK m. 33. hükmüne göre, davada dayanılan maddi olayların açıklanması taraflara, hukuki sebebin ve uygulanacak yasa maddesinin belirlenmesinin de hakime ait olduğu gözetilerek, mahkemece davacıya dava dilekçesinin içeriği ve dosya içerisinde  mevcut yazılı beyanları da hatırlatılarak borçlu olmadığını talep ettiği miktar açıklattırılarak eksik harcın yatırılması için Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca  süre verilip, harcın yatırılmaması halinde de, HMK'nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılması, anılan maddede geçen süre zarfında harç ikmal edilmek suretiyle dava yenilenmediği takdirde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın kaldırılması gerekmiştir. (Yargıtay 11. H.D.nin  2021/379 E. 2022/4355 K.)<br>Kabule göre de:, İİK'nun 72. maddesine göre açılacak menfi tespit davalarının alacaklıya karşı yöneltilmesi gerekir. Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur. Davalı  ...'un alacaklı sıfatının olmamasına rağmen mahkemece davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,  kaldırma nedenlerine göre bu aşamada diğer istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>Davacı vekilinin  istinaf kanun yoluna  başvurusunun   KABULÜ ile;<br>1-..... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin  08/10/2020 tarih, ...../..... Esas, ...../..... Karar <br> sayılı kararının   KALDIRILMASINA,  <br>2-HMK 353/1-a-4 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, <br>3-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, peşin  alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edene   iadesine, <br>4-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına, <br>5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 06/10/2023<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imzalı<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imzalı<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"27f34a055a5d9775","SID":"8181921a9d15bf2a"}}