{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ...<br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t:...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/10/2020<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, 2... Karar <br><br>DAVACI\t: A...<br>VEKİLİ\t: Av. S...<br>DAVALI\t:...<br>VEKİLİ\t: Av. ..<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali  <br>KARAR TARİHİ\t: 06/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/10/2023<br><br>... 3.  Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/10/2020 tarih,  .../... Esas, .../... Karar  sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı-borçlu arasında mazot alım satımından kaynaklanan cari hesap bakiyesinin ödenmemesi nedeni ile, davalı borçlu aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının yetkiye ve borca itiraz ettiğini, TBK 89 maddesi uyarınca yetki itirazının yerinde olmadığını, davalı borçluya ait ... Nakliyat firması ile dava dışı ... A.Ş. arasında anlaşma uyarınca ... A.Ş. tarafından üretilen araçların satılmak üzere bayilerine gönderilmeden önce geçici plakaları ile davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından da söz konusu araçlar için müvekkilinden mazot satın alındığını ve araçların davalı tarafından ilgili ... A.Ş. bayilerine teslim edildiğini, dilekçe ekinde ki tabloda davalı tarafından müvekkili şirkete getirilmiş olan hangi araca hangi tarihte kaç litre mazot verildiğinin açıkça görüldüğünü belirterek, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesinin sunulmadığı, davalının 23/01/2020 Tarihli duruşmaya katılarak \"Davaya konu 3 faturadan 15/07/2018 tarih 012063 seri numaralı fatura bana aittir. Ancak diğer iki fatura bana ait değildir. Arabuluculuk görüşmesinde ben bana ait olan faturayı kabul ettim, ancak karşı taraf vekili bunu kabul etmedi. Anlaşamadık. Mahkemeye başvuracaklarını söylediler. Ben bana ait olan faturayı kabul ediyorum. Diğer iki fatura yönünden davanın reddini talep ediyorum\" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Mali müşavir bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 17/02/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre;  davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan asıl alacak olarak 34.798,24 TL alacaklı olduğu, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce resen bilirkişi olarak atanan mali müşavir bilirkişi ... ... ...   tarafından düzenlenen 17/03/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre; 34.798,23 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından \"DAVANIN KABULÜ ile ... 9.İcra Müdürlüğü .../... Esas Sayılı takip dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, icra takibinin talepnamedeki miktar ve koşullar ile birlikte DEVAMINA, İtirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu değerlendirilerek davalı-borçlunun  asıl alacağın  %20 si oranında hesap edilen 6.960,04 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,\"  karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davalı tarafından  istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu icra dosyasında ödeme emrinde alacağın konusunun 01/03/2019 tarihli Cari Hesap alacağı olduğunun belirtildiği, dava aşamasında da cari hesap alacağı olarak talep edilip, yerel Mahkemece'de bu şekilde kabul edildiği, gerekçeli karardan da görüleceği üzere cari hesap sözleşmesi olmaması nedeni ile Yerel mahkeme tarafından söz konusu ilişkinin açık hesap ilişkisi olduğu nitelendirmesi yapılmadan cari hesap alacağı hükümleri uyarınca inceleme yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ödeme emrinde cari hesap olarak belirtilen ve cari hesap sözleşmesi bulunmayan borç noktasında haklı olarak itirazda bulunduklarını, kabul anlamına gelmemek ile birlikte açık hesap ilişkisi olarak değerlendirildiğinde dahi Yerel Mahkeme tarafından yapılan incelemelerde eksiklik olduğunu,  defterlerin incelenmesi,  defter tasdiklerinin incelenmesi (Delil vasfı açısından önem arz etmektedir), faturaların ibrazı ve incelenmesi, faturaların tümünün teslim alan kısımlarında imza olduğu hususunun gözetilmesi gibi detaylı araştırma yapılması gerekirken  eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, bilirkişi raporlarının eksik olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava;  açık hesap ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89.  maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.<br> Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz.<br>Davaya konu ödeme emrinde alacağın kaynağı \"Cari hesap alacağı\" olarak belirtilmiş ise de, dava dilekçesi içeriği, ibraz edilen fatura içeriklerine  göre, davacı tarafça mazot satımından kaynaklanan hesap bakiyesinin ödenmediği belirtilerek talepte bulunulduğu, cari hesap sözleşmesinin varlığının iddia edilmediği, davacı tarafça faturalar uyarınca talepte bulunulduğu bu itibarla taraflar arasındaki uyuşmazlığın akaryakıt satımına ilişkin   açık hesap ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsiline ilişkin  olduğu anlaşılmıştır.<br> Tek başına fatura düzenlenmesi, akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.<br>Somut olayda; Davacı tarafından 34.800,24-TL asıl alacak için \"cari hesap alacağı\" açıklaması ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının süresi içerisinde  borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacı vekilince, davalı ile müvekkili şirket arasında mazot alımından kaynaklanan cari hesap bakiyesinin ödenmemesi nedeni ile icra takibi yapıldığı, müvekkili şirket tarafından borçlu aleyhine 3 adet faturanın tanzim edildiği belirtilerek itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece davacı şirket ve davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporlarında tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, davacı tarafın ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 38.869,63 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde davacı ile ticari münasebetinin 15/07/2018, 31/07/2018 ve 15/08/2018 tarihli üç adet fatura olduğu 2018 Temmuz dönemine ait BA formunda 2 adet faturanın yer aldığı, 2018/ Ağustos dönemine ait B formunda 5.000-TL sınırını aşmadığından BA formunda yer almadığı,  davacı ile başkaca yazar kasa fişlerinin olduğunun görüldüğü, ödeme kaydedici fişlerinde cari hesaba açık olarak işlendiği 2019 ticari defterlerinde 31/12/2019 tarihli 185 yevmiye numaralı Mahsup fişi ile hesap bakiyesi nakit ödeme şeklinde kapatılmış ise de, herhangi bir ödeme belgesinin bulunmadığının belirtildiği, bu itibarla davacı tarafça davalıdan 34.798,24 TL alacaklı olduğunun belirtildiği,  yapılan incelemeye göre dava dilekçesine ekli faturaların davalı ticari defterlerine işlendiği,  takibe dayanak ödeme emrinde \"Cari hesap alacağı\" olarak belirtilmiş ise de; dava dilekçesi içeriğinde taraflar arasında mazot alım-satımından kaynaklı cari hesap bakiyesi faturaya ilişkin takip yapıldığının belirtildiği, davalı tarafça davaya dayanak teşkil eden 15/07/2018 tarihli faturanın kendisine ait olduğunu diğer faturaların kendisine ait olmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de kendisine ait faturayı kabul ettiğini iki adet faturayı kabul etmediğinin belirtildiği,  bu itibarla borcun kaynağının ve  borç miktarının davalı tarafça bilindiği/ bilinebilecek nitelikte olduğu, alacağın likid olup mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.377,21TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 497,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.879,81 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, <br>3-İstinaf yargılama giderlerinin davacının gider avansından karşılandığından 11,00 TL tebligat  masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 06/10/2023\t\t\t\t<br><br><br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imzalı <br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>021/101 <br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Katip<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7caaa425edb8aee","SID":"86851ea816d3a61f"}}