{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/07/2020<br>NUMARASI\t\t: .../... Esas, .../... Karar <br><br>DAVACI\t: ... -...\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. .......<br>DAVALI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t:Av.......<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 06/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/10/2023<br><br>... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin  07/07/2020 tarih,  .../... Esas, .../... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı borçludan olan alacağını tahsil amacıyla ... 9.İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, davalının takipte yaptığı itirazın taraflarına tebliğ edilmediğini, huzurdaki davanın yasal süresi içerisinde açıldığını, yapılan iş gereği 19/08/2015 Tarihli ... Nolu 4.720 TL tutarında ve 04/09/2015 tarihli ... Nolu 4.720 TL tutarında faturaların tanzim edildiğini, ancak faturaların ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, TTK 19/2 maddesi uyarınca davanın ticari dava niteliğinde olduğunu, dava tarihinden önce zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak tarafların anlaşmaya varamadıklarını belirterek davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin  davacı yana herhangi bir borcunun ya da taahhüdünün bulunmadığını, davacının takip aşamasında sunmadığı sözleşmelerden bahsettiğini, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımının dolduğunu, likit bir alacağın varlığının şüpheli iken icra inkar tazminatı talep edilmesinin hukuksuz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini ve davacı yanın % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; \"İnceleme gününe ilişkin olarak her iki tarafa da verilen  kesin sürenin ihtaratı yapılmış olduğu halde davacı taraf yapılan ihtarata rağmen defter ve belgelerini inceleme için hazır etmemiştir. Davalı taraf ise defterlerini hazır etmiş yapılan incelemede davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunduğuna dair kaydın bulunmadığı, davalının kendi defterlerinde kendisini davacıdan alacaklı olacak biçimde kayıt tuttuğu görülmüştür. Bilirkişi raporu sonrası davacı taraf beyanlarında 65.000,00 TL yapılan gönderinin fatura ödemesi olmadığını taraflar arasındaki gayrimenkul satımına ilişkin olarak para iadesine ilişkin olduğunu ileri sürmüşse de bu durum iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğu gibi bunu ispatlayacak bir kayıtta sunulmamıştır. Davacı davasını ispatlayamadığından davanın reddine ve Davalı taraf davacıdan kötü niyet tazminatı istemişse de davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verildiğinden, Davacının takipte açıkça kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.\" gerekçesiyle \"Davanın reddine, davacının takipte açıkça kötüniyetli olduğu sabit olmamakla kötüniyet tazminatının koşulları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına,\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yapılan ticari iş gereği davaya konu faturaların tanzim ettiğini ve fatura bedellerinin ödenmediğini,  yapılan keşfe zamanında intikal edemeyip, ticari defterlerini süresinde ibraz edememelerinin  davanın reddi yönünde karar tesisini doğru kılmadığını, 2015 yılı muavin dökümleri incelendiğinde, davaya konu faturaların, davalı taraf yevmiye ve kebir defter dökümlerinde görüldüğünü,  Davalı tarafın ticari defterlerinde müvekkil davacının alacaklı olduğu ve bu sebeple davalının borcu ikrar ettiğinin sabit olduğunu,  22/07/2015 tarihinde müvekkili tarafından şirket hesabına 65.000 Tl nakit girişinin  04/08/2015 tarihinde müvekkili hesabına geri gönderildiğini, aynı dökümde 17/09/2015 tarihinde müvekkili hesabına 35.000 Tl'lik bir çek girişi gözüktüğünü, bu giriş çıkışların sebebinin dava dosyasında da yer aldığı şekilde müvekkili ile davalı arasında gerçekleşen yer alım satımı hususunda ki sözleşme gereği olduğunu, Sözleşme gereği davalı tarafın müvekkiline 302.000 Tl bedelli bir arsayı satacağı  bunun karşılığında müvekkilinin 65.000 Tl nakit, 130.000 Tl değerinde araç ve 35.000 Tl bedelli  30/08/2008  keşide tarihli çek, 35.000 Tl bedelli 31/10/2015 keşide tarihli çek ve 37.000 Tl de yapılacak işlerin bedeli olarak kararlaştırıldığını,  anlaşmanın yapıldığı gün davalı şirket hesabına 65.000 Tl nakit para gönderildiğini, aynı gün çekleri keşide ederek davalı tarafa verdiğini, daha sonra davalı tarafın anlaşmadan caydığını, 65.000 Tl'lik paranın 04/08/2015 tarihinde müvekkiline geri gönderildiğini,  çeklerin müvekkiline teslim edilmediğini,  müvekkilinin çekin keşide tarihinde ödemesini yaptığını, diğer çek içinse aynı rakamda davalı tarafın kendi çekini keşide ederek müvekkiline teslim ettiğini,  17/09/2015 tarihli 35.000 Tl bedelli çekin bu çek olduğunu, iç ilişkiyi ispatlayacak ölçüde  22/07/2015 tarihli bahsi geçen 65.000 Tl ödemeye ilişkin sözleşme suretini sundukları halde mahkemece itibar edilmediğini, mahkemece verilen red kararının yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava; Fatura alacağına ilişkin yapılan icra takibine itiraz nedeni ile itirazın iptaline ilişkindir.<br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Somut olayda; davacı tarafından davalı aleyhine 19/08/2015 tarih ... nolu 4.720-TL bedelli ve 04/09/2015 Tarih ... nolu 4.720 TL bedelli faturalar uyarınca icra takibi yapıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takip alacaklısına karşı herhangi bir borcunun olmadığını belirterek asıl alacak ve faize itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davacı tarafça defterlerin ibraz edilmemesi üzerine, bilirkişi tarafından davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, rapor içeriğine göre takibe konu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 17/09/2015 tarihi itibariyle davalı tarafın davacı taraftan 25.264,04-TL alacaklı olduğu hususunun belirtildiği, mahkemece davalının defterlerinde davacıdan alacaklı olduğuna dair kayıt bulunması nedeni ile davanın reddine karar verildiği, davacı tarafça bilirkişi raporlarına karşı beyan dilekçesinde raporda belirtilen 22/07/2015 tarihli 65.000-TL nakit girişinin müvekkili hesabına 04/08/2015 tarihinde geri gönderildiği, 35.000-TL bedelli çek girişinin davalı ile aralarında  22/07/2015 tarihli taşınmaz alım satımı sözleşmesi uyarınca olduğunu, anlaşmaya göre davalının 302.000-TL bedelli taşınmazına karşılık 65.000-TL nakit, 130.000-TL değerinde araç ve 30/08/2018 tarih 35.000-TL bedelli çek,  31/10/2015 tarihli  35.000-TL bedelli çek ve 37.000-TL Yiğit Reklam tarafından yapılan işlerin mahsup edileceğinin kararlaştırıldığını, sonrasında davalının sözleşmeden cayması nedeni ile nakit yatırılan parayı iade ettiğini ancak çeklerin iade edilmediğini, 17/09/2015 tarihli çekin bu şekilde kendi verdikleri çekin davalı tarafından teslimine ilişkin olduğunu belirterek rapora itiraz etmiş ve 22/07/2015 tarihli Emiroğulları İnşaat adına  İbrahim Hakkı Demir ve Yiğit Reklam adına Hasan Yiğit ve Cengiz Yiğit imzalı adi yazılı şekilde düzenlenen SÖZLEŞME başlıklı belge ibraz edilmiştir.<br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, somut uyuşmazlıkta ispat yükü davacı tarafta olup, her nekadar takibe konu faturalar davalı defterlerinde kayıtlı ise de, yapılan ödemeler nedeni ile davalı defterlerine göre davacının takip konusu faturalar nedeni ile davalıdan alacaklı olmadığı bilirkişi tarafından rapor edilmiştir.  Davacı tarafça bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde davalı ile aralarında harici olarak yapılan taşınmaz satımına ilişkin sözleşme gereği 65.000-TL nakit ve 35.000-TL bedelli çeklerin verildiğini, sonrasında davalının anlaşmadan cayması üzerine 65.000-TL nin iade edilmesine rağmen çeklerin iade edilmediğini, çeklerden birisinin müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını, diğer çek için ise davalı tarafça kendi çekinin teslim edildiğini 17/09/2015 tarihli çekin bu çek olduğunu belirtmiş ise de, davacı tarafça ibraz edilen adi yazılı sözleşmede çeklerin 22.07/2015 tarihinde teslim edileceğinin belirtilmesine rağmen çeklerin teslim edildiğine ilişkin bir kaydın bulunmadığı gibi, çek numaralarınında belirtilmediği, davacının söz konusu iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, bu itibarla davalı tarafın defterinde faturalardan sonra kayıtlı olan 35.000-TL ödemenin taraflar arasında yapılan harici gayrimenkul satışına ilişkin teslim edilen çekin iadesi anlamında olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı bu itibarla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamakla birlikte, ilk derece mahkemesince davacının bilirkişi raporuna itirazında belirttiği bu hususların iddianın genişletilmesi kapsamında değerlendirilmesi yerinde görülmemiş ise de bu yanılgı esasa etkili görülmemiş, eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa müracaat edilmiş ve arabuluculuk son tutanağı tanzim edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13, 18/14 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326. maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle eldeki dava yönünden arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL'nin tarafların davadaki haklılık durumuna göre pay edilmesi  ve hazineye irat kaydına dair karar verilmemesi doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan  nedenlerle; davacının istinaf dilekçesinin kamu düzeni nedeni ile kabulüne, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yukarıda belirtilen yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yerel mahkeme kararının  kaldırılmasına, istinaf itirazları ve tarafların kazanılmış hakları dikkate alınarak  dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>A-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun   kabulüne,<br>... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin  07/07/2020 tarih  .../... Esas .../... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına;<br>1-Davanın reddine,<br>2-Davacının takipte açıkça kötüniyetli olduğu sabit olmamakla kötüniyet tazminatının koşulları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,  <br>3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli  269,85 TL harcın başlangıçta alınan 161,22  TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 108,63 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>6-6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile  hazineye irad kaydına,<br>7-Taraflar tarafından yatırılan kullanılmayan bakiye gider avansının yatıran tarafa iadesine,<br>İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;<br>1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>2-Kararın niteliği gereği davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>4-Kararın tebliğ ve harç  işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.06/10/2023<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imzalı <br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imzalı<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c0dd678cd0bbd09","SID":"eae16d7a46d8b1c2"}}